up
ara
Stanislaw Lem

Stanislaw Lem

Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Doğanın yasaları tesadüfi olaylara rağmen değil, onlarla birlikte işler. Yıldızların şiddetli patlamaları, bir kez yaşamı doğurmak için milyarlarca kez düşük yapmaları, zekânın bir kez ortaya çıkması uğruna milyonlarca türün rastlantısal bir felaketle yok olması -bütün bunlar Evren'de istisna değil, kuralın ta kendisidir.

Güneşler, diğer yıldızların parçalanıp yok olmasıyla oluşur, proto-yıldızlara ait bulutsu kalıntıları pıhtılaşıp gezegenleri oluşturur. Yaşam bu piyangoda nadiren kazanır, oyunun müteakip aşamalarında zekânın kazanma şansıysa çok daha düşüktür: Zekâ, ortaya çıkışını doğal seçilim yasasına borçludur. Yani bir yerde, ölüme borçludur; bazı türlerin yok olması sayesinde hayatta kalanlar güçlenir, evrim çizgisi böylesi felaketlerle aniden akıllı canlıların lehine çevriliverir.

Yaşamın yapısıyla dünyanın yapısı arasında bir bağ olduğu konusunda artık kimsenin kuşkusu yoktur. Evren'e gelince, o, son derece müsrif bir yatırımcı gibi, tüm başlangıç sermayesini Galaksilerde -o malum rulet çarklarında- çar çur etmektedir. (Bu oyuna düzen getiren bir şey varsa, o da büyük sayılar yasasıdır.) Dünyanın oluşumuyla birlikte ortaya çıkan maddenin bu tür özellikleriyle belirlenen insan, yok olma yasasının karşısına bir istisna gibi dikilmektedir: Büyük katliamlardan, büyük felaketlerden sağ salim çıkan bir tür olarak insan! Var olma ve yok olma, kimi zaman birbirinin yerine geçen, çakışan, işbirliği eden ya da birbirine karşılık veren süreçlerdir; bundan kaçıp sığınılabilecek bir yer yoktur.
ataç ikon İnsanın Bir Dakikası
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Büyük ölçeklerde gerçekleşen kozmik felaketler sadece yıldızların evrimi için değil, yaşamın evrimi için de elzemdi. Üstelik, “hayat ya da yokoluş” seçeneklerini icat eden de insan aklının kendisiydi. İnsanlık tarihinin ta başından beri insan aklı bu seçenekleri dünyaya empoze etmekteydi. Ölümlü olduğu gerçeğini yaşama arzusuyla karşı karşıya koyan insan, yok olma ile var olmanın birbirini dışladığını su götürmez, apaçık bir doğru olarak kabul etti. Bu karşıtlık, insanın yarattığı yüzlerce kültürün ortak temelidir. En eski efsanelerde, yaratılış mitlerinde, dini inanışlarda ve dinden birkaç binyıl sonra ortaya çıkan bilimde de bu karşıtlığı görürüz. İnanç ve bilim, gözle görülen dünyaya rastlantı ve talih faktörünün tüm olayların sebebi sayılmayacağı özellikler atfetmiştir. Kötünün iyiyle mücadelesi, bütün dinlerde vardır. Bu mücadele her zaman iyinin zaferiyle sonuçlanmasa da, varoluşa belli bir düzen getirir. Öyle ki, kutsal olan da olmayan da, bu evrensel düzene dayanır. Bundan ötürü eski dinlerin hiçbirinde tesadüf olgusuna -varoluşun nihai hakemine-yer yoktur.

Bilim de gerçeğin belirlenmesinde tesadüfün üstlendiği yaratıcı fakat hesaplanamaz rolü teslim etmekte uzunca bir süre ayak diremiştir. İnsan inanışları, verili bir dünyada rahata kavuşma vaadinde bulunanlar ile düzen vaadinde bulunanlar biçiminde kabaca ikiye ayrılabilir. İlk gruptakiler, ödüller, günahlar ve sevapların kaydını tutup ölüm sonrası ilahi adalet vaadinde bulunur. Bu vaatler sayesinde kusursuz olmayan bir dünyaya kusursuz bir süreklilik eklenmiştir. Böylesi inanışların nesilden nesile geçerek bu kadar uzun zaman sürekliliklerini korumaları, muhtemelen, dünyaya ilişkin şikayetlerimizi hafifletmelerine bağlıdır. Diğer yandan eski mitler, iyi idare edilen bir ebedî dünya, hakkaniyet, iyilik ve huzur yerine, çoğunlukla, zalim ancak bir o kadar da gerekli bir düzen vaat ederler. Cennet ile cehennem hakkında kim ne derse desin, eski mitlere göre orada tesadüfün zerresine rastlanmaz: Hiç kimse ilahi takdirin bir hatası nedeniyle cennete gidivermez, ya da bir karışıklık sonucu kendisini nirvana yerine cehennem ateşi içinde buluvermez. İyilik de düzen de, bir talih oyununun sonucu değildir.
ataç ikon İnsanın Bir Dakikası
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
5 beğen · 0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Büyük medya kuruluşlarının asla tamamen objektif olmadıklarından söz ediyordu. Gerçek tablo şöyledir: Yerel basında çıkan haberler kötüleştikçe, konu edinmiş oldukları toplumda daha çok özgürlük ve daha iyi koşullar var demektir.

Şayet gazeteciler saçlarını başlarını yolup kıyametten söz ediyor, eli kulağında yıkımlar için feryat ediyorlarsa, o zaman sokaklar pırıl pırıl arabalarla doludur; dükkanların vitrinlerinden tıka basa nimetler taşar; herkes halinden memnun, pembe yanaklı, yanık tenli gezmektedir; sözgelimi aşağılık bir suçlunun kelepçelenip hapse götürülüşüne tanık olmak, yağmurda elmas aramak kadar zordur.

Ya da tam tersi, eğer cezaevleri dolup taşıyorsa, toplumda korku ve acı hakimse, yoksulluk had safhadaysa, gazetelerde genellikle sevinçli, moral verici ve kasıtlı olarak neşeli (size de bir an önce bu genel mutlu tabloya katılmanızı salık verir tarzda) haberler okursunuz. Şeker kıvamındaki haberler hayatı gökkuşağının renklerine boyayıp sunar (sadece ufak bir pürüzle, bu gökkuşağı elbet bir gün parlayacaktır, ama henüz bunun için erkendir).
ataç ikon İnsanın Bir Dakikası
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
7 beğen · 0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Gerçek sanat ürünleri ile sanattan yoksun ürünlerin neredeyse ayırt edilemediği bir çağda yaşadığımızı öğreniyoruz. Sanatı, sanat olmayandan ayıran kurallar ve sınırlar yavaş yavaş ortadan kalkmıştır. Bu yüzden artık dünyada üretilen araba, uçak, lokomotif ve gemilerin toplamından daha çok sanat ürünü yaratılmaktadır. Ama bu büyük miktar tam bir kayıptır, tıpkı ne işe yaradığı bilinmeyen nesneler ordusu gibi.

Dakikada kaç değişik tür “sanat çalışması” yapıldığına (hangi maddelerden yararlanıldığına) bir göz attığımda, bu çalışmaların bayağılığı karşısında üzüntüye kapıldım. Gelecekte arkeologlar çağımızda ne tür bir grafik sanat üretildiğini inceleyecek olsalar, hiçbir şey bulamayacaklar. Her gün oluşan çöp yığınlarımızla sanat çalışmalarımızı ayırt edemeyecekler; çünkü ikisinin arasında genellikle hiç bir nesnel fark yok. Campbell marka domates çorbası kutusu bir sergiye konduğu için sanat ürünü sayılabilir, ama çöplükte sürünürken kimse ona, sözgelimi bir arkeoloğun Yunan alüvyonlarında bir mermer vazo ya da bir tanrıça heykeli bulduğu anda duyduğu hazla yaklaşmayacaktır. Bu kitabın yazarlarının gerçek niyeti, bizi çığ gibi üstümüze çöken sayıların altına gömerek sineklere ilişkin karşılaştırmaya ne kadar yakınlaştığımızı kanıtlamaktır (bir çift sinek şayet bir mevsim kontrolsüz çoğalacak olsa, dünyanın okyanuslarını yarım mil derinliğinde bir tabakayla örtebilecektir).

Doğrusu, iletişim teknolojisinin de salt insan beyninin mikroskopik kapasitesini yüzümüze vurmak için geliştiğini düşünmek işten değil. Tüm güzellikler emrimize amadeyse, hatta her şeye masaüstü bilgisayarların ekranından erişilebiliyorsa, buna karşın bizler hâlâ okyanusa kaşık sallayan birer çocuktan farksızsak, bunun nesi iyi?

Kötülüğün iyilik karşısındaki, aptallığın zeka karşısındaki, kötü niyetin sevgi karşısındaki korkunç hakimiyeti, insan dünyasına ait gerçek dengeyi mi yansıtmaktadır? Yoksa bunlar, bilgisayarların ve istatistik bakış açısının bir sonucu mudur?
ataç ikon İnsanın Bir Dakikası
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
2 beğen · 0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Cellat, baskıcı, kendi türünün katili olarak insan imgesi, ilk bölümde sunulmuştu. Şimdi onun nasıl bir hayvan olduğunu ya da canlılar dünyası içinde, yani bitkiler ve hayvanlar krallığında ne tür bir parazit olduğunu görmekteyiz. Hemen hemen hiç kimse bir pirzolanın ya da bifteğin başına oturduğunda vicdan azabı duymaz. Kasaplarla olan suç ortaklığımızın, kurbanın kalıntılarını ortadan kaldıran bir katile yardım etmeye benzediğini düşünmeyiz bile. Doğrusu, böyle bir düşüncenin aklımıza hiç gelmemesi ve lezzetli lokmaların boğazımıza dizilmemesi için istisnasız her dil, insanı özel bir konuma getiren ayrı bir sözlük oluşturmuştur. Biz vefat ederiz, oysa hayvanlar ölürler. Avcı elinde dolu silahı, bir canlıyı öldürme amacıyla ormana daldığında, tüm hukuk literatürlerinde “taammüden cinayet”le eşanlamlı olan bu davranış, hemen bütün dillerin avcılık jargonlarında, yapılan edimi aklayan terimlerle karşılanır. Kitabımız, meselenin özüne inerek, kelime dağarcığımızın bu ikiyüzlü, kolay farkedilmeyen ayrıntılarını belirginleştirir; çünkü kurbanların isimleriyle değil, sayılarıyla ilgilenmektedir. Her dakika dağlar tepeler kadar hayvan cesedi avucumuza yığılır ve yine her dakika aynı dağlar birkaç milyar insan dişi tarafından kavrulmuş, kızartılmış halde kemirilir. Bu görüntüyle, Güliver'in Brobdingnag'a seyahatlerini andıran görüntülerdir; dev hanımefendinin baştan çıkarıcı gülüşü ve Jaws filminde köpekbalığının koca ağzını açıp dişlerini gösterdiği sahneler arasındaki benzerlik çarpıcıdır. Bildiğimiz üzere, canlı bir maymunun kafatasını açıp çiğ beynini kaşıklamak, görgülü Çinlilere özgü bir damak zevkidir. Bu yolla dakikada tüketilen beyin miktarını hatasız saptamak pek olanaklı görünmese de, bu rakamı “egzotik yiyecekler” başlığı altında bulabilirsiniz.

Kitabın bu son tarihli baskısında, durmaksızın püsküren meni volkanına, dünyadaki bütün kadınların göğüslerinden bebelerin boğazına akan süt nehri de eklenmiştir.
ataç ikon İnsanın Bir Dakikası
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Bilindiği üzere insanlık dakikada 53.4 milyar litre kan pompalamaktadır, fakat bu kırmızı nehrin şaşırtıcı bir yanı yoktur, yaşamın sürmesi için akması şarttır. Aynı zamanda insanoğlunun eril organları da 43 ton meni pompalar. Vurgulanması gereken şudur ki, her boşalma, sıradan bir psikolojik faaliyet olmasına karşın, bireyden bireye farklılık gösteren, mahrem, herkeste aynı sıklıkta gerçekleşmeyen ve hatta elzem de olmayan bir faaliyettir. Bunların yanı sıra cinsel ilişkide bulunamayacak milyonlarca çocuk, yaşlı ve hasta, kendi kararlarıyla ya da koşullar gereği hiç cinsel ilişkide bulunmamış birçok kişi vardır. Ama her nasılsa bu beyaz nehir de tıpkı kırmızı nehir düzeninin sabitliğiyle akmaya devam eder. İstatistik bilimi dünyanın tümünü ele aldığında, düzensizlikler de ortadan kalkar. İşte şaşırtıcı olan da budur.

İnsanlar yemeğe oturur, çöplükte artık madde arar, kiliselerde, camilerde dua ederler, uçakla yolculuk eder, araba sürer, nükleer füze taşıyan denizaltılarda gezerler, parlamentolarda tartışma yürütür, milyonlarcası uyurken mezarlıklara doğru cenaze alayları yürür, bombalar patlar, doktorlar ameliyat masasına eğilir ve binlerce profesör aynı anda sınıflarına girerler; tiyatro perdeleri kalkar ve iner, sel baskınları tarlaları ve çiftlikleri yutar, savaşlar ilan edilir, savaş alanlarında buldozerler üniformalı cesetleri hendeklere iter, fırtınalar kopar, şimşekler çakar, gecedir, gündüzdür, tan vakti ya da alacakaranlıktır, her ne zaman, her ne olursa olsun, o 43 tonluk doymuş sperm nehri durmaksızın akar. Büyük rakamların yasasına bakılırsa, bu rakam da dünyaya ulaşan güneş enerjisinin toplam miktarı kadar sabit olacağa benzer. Bir tür mekaniklik söz konusudur sanki, bir önlenemezlik, bir hayvansılık...

Öyle ya, başına gelen ya da getirdiği onca felakete rağmen ara vermeksizin çiftleşen bir insanlık imgesinin neresi kabul edilebilir ki?
ataç ikon İnsanın Bir Dakikası
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum
Hayali Büyüklük
1970
İnsanın Bir Dakikası ve Solaris kitaplarının da yazarı Stanislaw Lem tarafından kaleme alınan Hayali Büyüklük kitabı Roman, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Pinhan Yayıncılık yayınevinden 1970 yılında 9786058770331 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Hayali Büyüklük isimli kitap 232 sayfadan oluşuyor. Hayali Büyüklük kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
İnsanın Bir Dakikası
2000
Hayali Büyüklük kitabının da yazarı Stanislaw Lem tarafından kaleme alınan İnsanın Bir Dakikası kitabı , türünde okuyucusu ile buluşuyor. İletişim Yayınları yayınevinden 2000 yılında 9789754707915 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan İnsanın Bir Dakikası isimli kitap 123 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Saliha Nilüfer çevirmiştir. İnsanın Bir Dakikası kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Solaris
0
Hayali Büyüklük kitabının da yazarı Stanislaw Lem tarafından kaleme alınan Solaris kitabı Roman, türünde okuyucusu ile buluşuyor. İletişim Yayınevi yayınevinden 0 yılında 9789754706253 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Solaris isimli kitap 268 sayfadan oluşuyor. Kitap Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap listesinde de yeralmaktadır. Solaris kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yenilmez
0
Hayali Büyüklük kitabının da yazarı Stanislaw Lem tarafından kaleme alınan Yenilmez kitabı Bilim Kurgu, türünde okuyucusu ile buluşuyor. İthaki Yayınları yayınevinden 0 yılında 9786053757337 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Yenilmez isimli kitap 240 sayfadan oluşuyor. Yenilmez kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Kör Talih
2009
Hayali Büyüklük ve İnsanın Bir Dakikası kitaplarının da yazarı Stanislaw Lem tarafından kaleme alınan kör talih kitabı Dedektif, türünde okuyucusu ile buluşuyor. yayınevinden 2009 yılında 9754701636 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan kör talih isimli kitap 195 sayfadan oluşuyor. kör talih kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Son Şans
2013
Başrollünde oyuncu Paul Giamatti yer aldığı, yönetmenliğini Ari Folman üstlendiği film Bilim Kurgu türünde izleyicisini bekliyor. Beyaz perdede Bilim Kurgu, Kitap Uyarlaması türlerinde sinema filmlerinden hoşlanan izleyicilere hitap eden Son Şans isimli filmi izlediyseniz inceleme ve replik eklemenizi unutmayın. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Sence kaç puan almalı?
0
0 oy
0