up
ara
Sylvia Day

Sylvia Day

Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

“Birine bağlanmanın elinin altında her an müsait bir kadın
bulunmasından fazlası anlamına geldiğini anlamamış olmana üzüldüm!”
ataç ikon Seninle Tamamlandım
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Onu özlemiştim. Düğmeleri deliklerinden çıkardıkça, gömleğinin yakaları birbirinden ayrılarak önce güçlü boynunu, sonra da göğsünün birazını ortaya çıkardı. Benimle oyun oynar gibi, göğüs kaslarının hemen altındaki düğmede durup kol düğmelerine geçti.Kol düğmelerini birer birer, yavaş hareketlerle çıkardı ve komodinin üstüne dikkatle ve özenle bıraktı. Hafif bir inilti kaçtı ağzımdan, içimde gözü dönmüş, yabani bir şey vardı, en güçlü afrodizyak dolaşıyordu damarlarımda.Omuzlarını önce birbirine yaklaştırıp sonra da gevşeterek gömleğiyle yeleğini çıkarıp attı.
Mükemmeldi. Her santimi. Teninin kalın ipeksi dokusunun altından görünen her bir biçimli sert kas dilimi. Hiçbiri kaba değildi. Hiçbiri fazla değildi. Aleti hariç. Tanrım.
O bağcıklı ayakkabılarını çıkarıp pantolonuyla boxer çamaşırını uzun, güçlü bacaklarından aşağıya iterken ben de uyluklarımı sıkıp birbirine bastırıyordum. Cinsel organım sızlıyordu, şişmişti, bütün kanım bedenimin merkezine toplanmıştı, yarığım arzuyla kayganlaşmıştı. Doğrulurken karın kaslarının sert örgüsü gerildi. Kasıklarına doğru V şeklini alan kaslar, bacaklarının arasından yukarı kıvrılan kalın,uzun penisini işaret eder gibiydi.
“Ah Tanrım. ”
Aletinin geniş kafası zevk suyuyla parlıyordu. Ağırca sarkan testisleri, kalın damarlı aletinin ağırlığım dengeliyordu. Muhteşemdi, en ilkel anlamda güzel, vahşice erkeksiydi. Onu görmek, içimde kadınsı ne varsa canlandırıyordu. Dudaklarımı yaladım, ağzım sel basmış gibi nemlenmişti. tadına bakmak, ben kendi zevkimde kaybolmamışken onun zevk seslerini duymak, ben onu çıldırtırken onun sarsılıp titreyişini hissetmek istiyordum.
kökünden başına kadar sertçe sıvazladı ereksiyonunu ve ucunun inci tanesi gibi bir ıslaklıkla nemlenmesine neden oldu.
“Senin bu, meleğim” dedi pürüzlü bir sesle. “Al hadi.”
Apar topar yataktan inip dizlerimin üstüne oturmaya yeltendim. Dirseğimden yakaladı beni, ağzı gergin bir çizgiydi. “Çıplak olarak.” Arzudan bağı çözülmüş dizlerimi doğrultmakta zorlandım. Daha zor olanı, giysilerimi alelacele sıyırıp atmamak için kendimi tutmaktı. Kolsuz anvelop bluzumu çözüp, gevşeyen iki yanını biraz olsun striptize benzeyen hareketlerle açmaya çalışırken titriyordum.
Sutyenimin dantelini ortaya çıkardığımda tıslayarak aldığı soluk azalan kontrolünü ele verdi. Göğüslerim ağır ve hassas, meme uçlarım sert ve dimdikti. bana doğru bir adım yaklaşarak ellerini sutyen askılarının altına soktu ve memelerim bekleyen avuçlarına düşene dek aşağı çekti askıları. Hafifçe sıktığı memelerimin ağırlığını eliyle tartıp sonra da meme uçlarımı başparmaklarının etli yeriyle okşarken hafif bir iniltiyle kapattım gözlerimi.“Giyinik bırakmalıydım seni” dedi gergince. Ama dokunuşu bambaşka bir şey söylüyordu. Güzelsin diyordu bana. Seksisin. Gözüm senden başka bir şey görmüyor.
Geri çekilmesiyle bir çığlık attım, ellerini özlüyordum. Gözleri o kadar koyulaşmıştı ki siyah gibi görünüyordu. “Sun onları bana.”
Ayaklarımın üstünde kıpırdandım, cinsel organım zonkluyordu. Bir omuz hareketiyle bluzumu sıyırıp yere attım, sonra da sutyenimi açmak için arkama uzandım. Kollarımdan kayıp düştü sutyen, böylece serbest kalan ellerimle memelerimi avuçlayıp ona doğru kaldırdım.
başını çıldırtıcı bir sabırla eğerek, ağır, telaşsız hareketlerle dilini meme ucumun üstünde gezdirdi. Bağırmak istiyordum... ona vurmak... bir şeyler yapmak. Bu delirtici soğukkanlılığı kırmak için ne gerekiyorsa onu yapmak. “Lütfen” diye yalvardım, utanmadan. “lütfen...” Emiyordu, sert sert. Seri, derin emişlerle etimi içine çekiyor, öfkeli diliyle sanki dövüyordu hassas meme ucumu. Hayvani şehvetinin, feromonlarm ve testosteronun kokusunu alabiliyordum; şiddetle azmış güçlü bir erkeğin kokuşuydu bu. Beni çağırıyordu, buyurgan ve sahipleniciydi. Çağrının çekimini, hissediyordum, içimdeki eriyişi,teslimiyeti hissediyordum. Sallandım, beni yakalayıp koluna yatırdı ve diğer mememe geçti. Emişinin gücüyle onun yanakları içeri göçerken benim de kasıklarım aynı ritimle kasılıyordu. O zevkini alsın diye aldığım pozun zorluğu omurgamı sızlatıyordu ve bu da beni iyice azdırıp delirme noktasına getiriyordu. Her türlü tanımı aşan, ilkel ve kadim bir bağ vardı aramızda. Alabilirdi beni, kullanabilirdi. Onu bekletmiştim ve o da bildiğimden tam emin olmadığım birtakım nedenlerle izin vermişti buna. Ama şimdi, arada biraz uzaklaşıp mesafemi korumaya çalışabileceğimi ama bizi birbirimize bağlayan zincirlerin hep onun elinde olacağını hatırlatıyordu bana. Ve cam ne zaman isterse beni kendisine çekecekti,çünkü ben ona aittim.Her zaman benimsin.
“Bekleme.” Ellerim saçlarına gitti. “Becer beni. Aletinin içimde olmasına ihtiyacım var...” Beni döndürdü ve yüzüstü yatağa dayadı, sonra da bir elini kürek kemiklerimin arasına bastırıp diğeriyle kapri pantolonumun arka fermuarına uzandı. Fermuara asılıp yırttı ve pamuklu kumaşı parçaladı.
“İyisin değil mi?” dedi hırlar gibi; açılan yerden elini sokmuş kaba etimi avuçluyordu. “Evet. Tanrım, evet...” Bunu o da biliyordu ama yine de soruyordu. Kontrolün bende olduğunu, ona izin verenin ben olduğumu bana hatırlatmayı asla unutmuyordu.
Bir elini saçlarıma dolayıp öbür eliyle paramparça olmuş pantolonumu dizlerime indirdi. Hoyrattı, sabırsızdı. G-stringimin lastiğini tutup çekti, lastik önce tenime gömülüp sonra da koptu.
Elini bağlı bacaklarımın arasına sokup cinsel organımı avuçladı. Sırtım geriye büküldü, vücudum titriyordu. “Tanrım, ıslaksın.” Bir parmağını içime soktu. Çıkardı. İki parmağını soktu. “Aletim o kadar sert ki senin için.” Hassas dokular içime dalan parmaklarını kavrıyordu. Geri çekti parmaklarını, klitorisimi dairesel hareketlerle ovalamaya başladı. İhtiyacım olan zevkin peşinde, parmak uçlarına bastırdım kendimi; hafif yalvarış sesleri dökülüyordu boğazımdan.
“Ben içine girmeden gelme” dedi hırlar gibi. Aletinin geniş başını yarığımın ağzına yerleştirip kalçalarımı iki eliyle tutarak geriye çekti beni. Sert ve sesli soluklar alarak bir an duraksadı. Sonra daldı içime. Döşeğin içine doğru haykırdım, fazlasıyla dolmuştum, zorlanıyordum, ona yer açmak için kıvrandım. Beni kaldırıp ayaklarımı yerden kesti. Kasıklarını çevirerek penisini ta derinlere soktu ve içimde boş kalan son yeri de işgal etti. Aletinin etrafında çılgınca bir zevkle kasılarak her santimini sıkıyordum.
“Tamam mı?” dedi sertçe, parmakları huzursuzca yoğuruyordu etimi. Kollarımla kendimi geriye ittim, gelmeye o kadar yakındım ki canım yanıyordu. “Daha.” Kanımın kulaklarımdaki uğultusunun arkasından, adımı söyleyerek inlediğini duydum. Aleti şişip uzadı, seğirmelerle fışkırtarak geldi. Hiç bitmeyecekmiş gibiydi ve belki de öyleydi, çünkü henüz daha doruktayken yeniden becermeye başladı ve pompalayarak sıcak, yoğun menisiyle doldurdu içimi. Onun geldiğini hissetmek beni de ateşledi. Güçlü spazmlar halinde bastırdı orgazmım ve şiddetli titremelerle sarstı vücudumu.gözü dönmüş, ateşli bir azgınlık içinde kaybolmuş halde aletiyle içimi döverken, ben tırnaklarımı yorgana geçirmiş, tutunmaya çalışıyordum. Menisinin kayganlığı önce cinsel organımın dudaklarını ıslattı, sonra da bacaklarımdan aşağı aktı, inleyerek derince abandı, kasıklarını çevirerek aletini iyice soktu içime. Titredi, yine geliyordu, hem de ilkinden sadece birkaç dakika sonra. Üzerime katlanarak omuzumu öptü, sıcak ve hızlı soluğu sırtımın terli kıvrımı üstünde esiyordu. Göğsü omurgamın üstünde körük gibi inip kalkıyordu, kalçalarımı çürütürcesine kavrayan parmakları yavaş yavaş gevşedi. Okşamaya, yatıştırmaya başladı elleri. Klitorisimi bulup masaj yapan parmakları beni heyecanlandırıp, ovalaya ovalaya yeni bir doruğa taşıdı.
Dudakları tenimin üstünde kıpırdadı. Meleğim... Tekrar tekrar söyledi bu sözcüğü. Kırık dökük. Çaresizce. Soluk soluğa. Sonsuza dek seninim.
Hâlâ derinlerimdeydi, sert ve hazır halde.
ataç ikon Seninle Tamamlandım
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Mahrum bırakmanın en kötü türü, insanın kendine yapabileceği işkencenin en aşırısıydı bu, ama dayanmaya zorladım kendimi. Ona dokunmak isteyip de kendime hâkim olmak. İçim giderken sabretmek.
ataç ikon Seninle Tamamlandım
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Sen azmışken, onlar da eteklerini kaldırınca hayır demesi zordur
ataç ikon Seninle Tamamlandım
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Bir şey var senin kokunda, içimde bir yerlere dokunuyor
ataç ikon Seninle Tamamlandım
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Böyle yürümez mi bu işler? ikimizin de fedakârlığıyla?”
ataç ikon Seninle Tamamlandım
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Sende Kendimi Buldum (Crossfire, #2)
1970
Günaha Davet (Historical #1) kitabının da yazarı Sylvia Day tarafından kaleme alınan Sende Kendimi Buldum (Crossfire, #2) kitabı Roman (Çeviri), Erotik türünde okuyucusu ile buluşuyor. Doğan Kitap yayınevinden 1970 yılında 9786050913835 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Sende Kendimi Buldum (Crossfire, #2) isimli kitap 352 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Ayşe Kaya çevirmiştir. Kitap En İyi Erotik Romanlar listesinde de yeralmaktadır. Sende Kendimi Buldum (Crossfire, #2) kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Günaha Davet (Historical #1)
2012
Sende Kendimi Buldum (Crossfire, #2) kitabının da yazarı Sylvia Day tarafından kaleme alınan Günaha Davet (Historical #1) kitabı Roman (Çeviri), Aşk türünde okuyucusu ile buluşuyor. Pegasus yayınevinden 2012 yılında 9786053430575 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Günaha Davet (Historical #1) isimli kitap 400 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Müge Kocaman Özçelik çevirmiştir. Günaha Davet (Historical #1) kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Sana Soyundum (Crossfire, #1)
0
Sende Kendimi Buldum (Crossfire, #2) kitabının da yazarı Sylvia Day tarafından kaleme alınan Sana Soyundum (Crossfire, #1) kitabı Roman, Erotik türünde okuyucusu ile buluşuyor. Doğan Kitap yayınevinden 0 yılında 9786050913132 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Sana Soyundum (Crossfire, #1) isimli kitap 380 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Ayşe Kaya çevirmiştir. Kitap En İyi Erotik Romanlar listesinde de yeralmaktadır. Sana Soyundum (Crossfire, #1) kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Bared to you
2008
Sende Kendimi Buldum (Crossfire, #2) ve Günaha Davet (Historical #1) kitaplarının da yazarı Sylvia Day tarafından kaleme alınan Bared to you kitabı , türünde okuyucusu ile buluşuyor. yayınevinden 2008 yılında 978-608-230-137-2 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Bared to you isimli kitap 333 sayfadan oluşuyor. Bared to you kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Sana Bağlandım (Crossfire, #3)
0
Sende Kendimi Buldum (Crossfire, #2) kitabının da yazarı Sylvia Day tarafından kaleme alınan Sana Bağlandım (Crossfire, #3) kitabı Roman (Çeviri), Erotik türünde okuyucusu ile buluşuyor. Doğan Kitap yayınevinden 0 yılında 9786050915297 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Sana Bağlandım (Crossfire, #3) isimli kitap 412 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Ayşe Kaya çevirmiştir. Kitap En İyi Erotik Romanlar listesinde de yeralmaktadır. Sana Bağlandım (Crossfire, #3) kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Sence kaç puan almalı?
0
0 oy
0