up
ara
Virginia Woolf

Virginia Woolf

Yazar, Eleştirmen
Sakız makız

Sakız makız

@sakizmakiz

"Ve benim içimde de dalga yükseliyor. Kabarıyor; sırtı kavisleniyor. Bir kez daha yeni bir arzunun farkında oluyorum, süvarisinin önce mahmuzladığı sonra da gemini çektiği gururlu at gibi bir şey yükseliyor altımda. Sırtına bindiğim sen, şimdi bize yaklaştığını sezdiğimiz düşman kim, bu kaldırımda eşelenerek dururken biz? Ölüm o. Düşmanımız, ölüm. Mızrağımı indirerek ve saçlarım genç bir adamın, Hindistan'da dörtnala giden Percival'in saçları gibi uçuşarak ölüme doğru koşuyorum. Atımı mahmuzluyorum. Sana doğru fırlatacağım kendimi, yenilmeden ve boyun eğmeden, Ah Ölüm!"
ataç ikon Dalgalar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Özlem Yıldırım

Özlem Yıldırım

@ozlemyildirim6

Öyle ise bunların içinden nasıl çıkılıyordu? Bir insan başkaları hakkında nasıl yargıya varıyor, nasıl fikir yürütüyordu? Şundan bundan tutturarak nasıl oluyor da hoşlanıyorum ya da hoşlanmıyorum gibi bir sonuç çıkarıyordu? Hem, sanki, bu sözcükler de ne demekti?
ataç ikon Deniz Feneri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
elfaltnky

elfaltnky

@elfaltnky

Kısa ve basit sözlerle insanın kendisi olması başka harhangi bir şeyden daha önemlidir..
ataç ikon Kendine Ait Bir Oda
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
Zaicim

Zaicim

@zaicim

Kendine Ait Bir Oda
ataç ikon Kendine Ait Bir Oda
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
5 beğen · 0 yorum
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Jacobın Odası
“Mektupları düşünelim -nasıl kahvaltıda geliverdiklerini ya da gece vakti, damganın ölümsüzleştirdiği sarı pullarıyla, yeşil pullarıyla- çünkü insanın kendi postaladığı zarfı bir başkasının masasının üzerinde görmesin, edimlerin her şeyi nasıl kesip koparıverdiğini ve bize yabancılaşıverdiklerini fark etmek demektir. Ancak o zaman zihnin bedenden sıyrılıp çıkma gücü gözle görülür olur ve belki de masanın üzerinde yatan bu kendimizin hayaletinden korkar ya da nefret eder ya da onun ortadan kalkmasını dileriz.”

Mektup yeni neslin hiç bilmediği hiç tanışmadığı bir kavram. Bu yabancı bir gerçekliğin parçası onlara göre. Mitolojik bir figür olmak üzere. Ama bir konu var ki bunu daha çok yaşıyorlar işte kendine yabancı insanlar topluluğu. Yaptıklarımızın ağırlığı...
ataç ikon Jacob'ın Odası
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
9 beğen · 2 yorum
kader.cmln (@naturmort)
Mektuplar o kadar güzel ki nasıl zamana karşı yenildi anlayamıyorum..
14.01.19 beğen 1 cevap
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Jacobın Odası
Felaketler, cinayetler, ölümler, salgınlar değildir bizi yaşlandıran ve öldüren; insanların nasıl baktıkları ve güldükleri, otobüslerin basamaklarını nasıl hızla tırmandıklarıdır.

Yorum yapmadan paylaşmak istemedim. Bir yazarın ki bu bir devrimci kadın yazar; toplumsal gerçekliğimize bakışı çok iyi. Otobüs ve tırmanmak; yetişmeye veya kaçmaya çalıştığımız onca şey. Zamanın içinde yitik ruhlar. Ne güzel bir kısa anlatım.
ataç ikon Jacob'ın Odası
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
28 beğen · 9 yorum
Bearded Angler (@beardedangler)
Sankı yaşamak için degılde, yarışmak için geldiğimizi sanmak...!!! Bir faunusun içindeyız, lakın faunus bızım dışımızda, bize hükmediyor....
14.01.19 beğen 2 cevap
Tam Bağımsız Proton (@tambagimsizproton)
Abi, gerçekten bazı egreltilemeleri anlayamıyorum. Otobüs basamaklarını hangi hızla tırmandığımızın ölümle bağlantısını nasıl kurmalıyım? Yani hayata bakışın ve gülmenin bağlantısında sıkıntı yok ama otobüse gelince kaçıyor ucu.
14.01.19 beğen 2 cevap
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Günler akıp geçiyor.Belki de ancak bize öyle geliyor. paylaşım fotoğrafı
"Günler akıp geçiyor.Belki de ancak bize öyle geliyor."
Yine de üstesinden gelebiliyordu insan her şeyin.

Yine de hayat, günleri birbirine eklemenin bir yolunu buluyordu...

EKLENEN BU HÜZÜNLÜ GÜNLERDE ;

*Güzel insan, rahmetli Sâmiha Ayverdi'nin gönül fırtınasındaki umuda tutunabilirmiyiz..?

"Bir gün şu hayat harmanından, senin bir savruntunla uçup gideceğim. Ama kâh sen benim peşimde , kâh ben senin izinde kim bilir hangi diyarın hangi köşesinde gene senin elinle dikilip, senin nefeslerinle filizleneceğim ey gönül fırtınası..! "
Virginia Woolf
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
oğuz çolak

oğuz çolak

@oguzcolak

''sevmek, insanı yalnız kılıyor'' demiş, Virginia Woolf.
Virginia Woolf
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 1 yorum beğen ikon
Asya🌿 (@bilinmeyenbirkadn)
Sevmek insanı çoğaltır🌷
16.11.18 beğen cevap
Ece Moğulkanlı

Ece Moğulkanlı

@ecemogulkanli

 paylaşım fotoğrafı
Başkalarının gözleri bizim zindanlarımız, başkasının bakışları bizim kafeslerimiz.. 🍂
Virginia Woolf
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
13 beğeni · 2 yorum beğen ikon
Enes DİKİCİ (@enesdikici)
İşte bu yüzden edebiyat. Dedikoduyu, elalem ne derciliği bu kadar güzel anlatabilmek ancak yazarlarin mahareti olabilir.
13.11.18 beğen cevap
HANIMCI BEYZADE (@koraycem)
Başkalarının sözleri bizim kırbaçlarımız...
13.11.18 beğen cevap
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Temas.  paylaşım fotoğrafı
Temas.
Bu nasıl bir anlatım. Büyük yazar olmak bu bence. Burada en çok “sivrilikler”e dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu anlatımı tartışmak isterdim saatlerce. Ama keyfini sürün bence. Çünkü ben okudum ve en az on dakika sustum ve keyfini çıkardım.

“Nancy tabii ki onlarla gitmişti, çünkü öğle yemeğinden sonra, aile yaşamının dehşetinden kaçarcasına, tavan arasına gitmek üzereyken, Minta Doyle elini uzatmış, yüzünde o budalaca ifadeyle onu da davet etmişti. O da gitmesi gerektiğini düşünmüştü. Gitmek istemiyordu. Bu işin içine dahil edilmeyi hiç istemiyordu. Çünkü yoldan kayalıklara doğru yürürlerken Minta elini tutup duruyordu. Sonra bırakıyordu. Sonra tekrar tutuyordu. İstediği nedir, diye soruyordu Nancy kendi kendine. Herkesin istediği bir şeyler vardı mutlaka; çünkü Minta elini tutup bırakmadığında, Nancy de, elinde olmadan, tüm dünyanın ayakları altına sevildiğini hissediyordu, sislerin ardından İstanbul’u görür gibi olan birinin ne kadar mahmur olursa olsun “Şu Ayasofya mı?”, “Şurası Haliç mi?” diye sorması gibi Minta’nın elini tuttuğunda Nancy de “İstediği nedir? Bu mu?” diye sormuştu. Peki bu neydi? Sisin içinde, orada burada, (Nancy ayaklarının altına serilmiş hayata baktığı zaman) bir kule, bir kubbe beliriyordu; ismi olmayan bazı sivrilikler. Ama Minta elini bırakır bırakmaz, yamaçtan aşağı koştuklarında olduğu gibi, bütün bunlar, o kule, o kubbe, sisin içinden çıkan her neyse, tekrar sislerin içine gömülüyor ve gözden kayboluyordu.”
Virginia Woolf
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
14 beğeni · 2 yorum beğen ikon
Gülcan (@gulcann)
😊
14.11.18 beğen 1 cevap
Joseph K

Joseph K

@jspk

Virginia Woolf
"Mrs. Dalloway çiçekleri kendi alacaktı."
Virginia Woolf
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Yüreğim... paylaşım fotoğrafı
Yüreğim...
Yüreğim; yuvası diri bir sürgünde, şarkıcı bir kuş

Yüreğim, dalları meyvelerle yüklü bir elma ağacı,

Yüreğim, dingin bir denizin sığlıklarında gezinen ebemkuşağı deniz kabuğu
Virginia Woolf
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Jacob's Room
1970
Pazartesi ya da Salı kitabının da yazarı Pazartesi ya da Salı ve Yaşlı Kadın ve Papağan kitaplarının da yazarı Virginia Woolf tarafından kaleme alınan Jacob's Room kitabı Edebiyat, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Pergamino yayınevinden 1970 yılında 9786054452729 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Jacob's Room isimli kitap 276 sayfadan oluşuyor. Jacob's Room kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Pazartesi ya da Salı
2016
Jacob's Room kitabının da yazarı Virginia Woolf tarafından kaleme alınan Pazartesi ya da Salı kitabı Roman (Çeviri), Öykü (Çeviri) türünde okuyucusu ile buluşuyor. Kırmızı Kedi yayınevinden 2016 yılında 9786059658812 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Pazartesi ya da Salı isimli kitap 224 sayfadan oluşuyor. Kitap Mutlaka Okunması Gereken Virginia Woolf Kitapları listesinde de yeralmaktadır. Pazartesi ya da Salı kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yaşlı Kadın ve Papağan
2011
Jacob's Room kitabının da yazarı Virginia Woolf tarafından kaleme alınan Yaşlı Kadın ve Papağan kitabı Çocuk, Öykü (Çeviri) türünde okuyucusu ile buluşuyor. Kırmızı Kedi Yayınevi yayınevinden 2011 yılında 9786055340650 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Yaşlı Kadın ve Papağan isimli kitap 48 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye İlknur Özdemir çevirmiştir. Kitap Mutlaka Okunması Gereken Virginia Woolf Kitapları listesinde de yeralmaktadır. Yaşlı Kadın ve Papağan kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Gece ve Gündüz
1970
Jacob's Room kitabının da yazarı Virginia Woolf tarafından kaleme alınan Gece ve Gündüz kitabı Roman, türünde okuyucusu ile buluşuyor. İletişim Yayınevi yayınevinden 1970 yılında 9789750503740 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Gece ve Gündüz isimli kitap 492 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Oya Dalgıç çevirmiştir. Kitap Mutlaka Okunması Gereken Virginia Woolf Kitapları listesinde de yeralmaktadır. Gece ve Gündüz kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Dışa Yolculuk
1970
Jacob's Room kitabının da yazarı Virginia Woolf tarafından kaleme alınan Dışa Yolculuk kitabı Roman, Roman (Çeviri) türünde okuyucusu ile buluşuyor. İletişim Yayınevi yayınevinden 1970 yılında 9789750505546 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Dışa Yolculuk isimli kitap 416 sayfadan oluşuyor. Kitap Mutlaka Okunması Gereken Virginia Woolf Kitapları listesinde de yeralmaktadır. Dışa Yolculuk kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Sence kaç puan almalı?
10
5 oy
0