up
ara
‹ Yılmaz Öztuna

Yılmaz Öztuna Sözleri

Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Tarih Sohbetleri 1
Mes'ud Barzani'nin amcası ve Molla Mustafa Barzani'nin ağabeyi olan Molla Abdüsselam, İstiklal Marşımızın şairi Arnavut asıllı Mehmet Akif'in yakın dostu dönemin Musul eyalet valisi ve aynı zamanda şair olan Kürd asıllı Süleyman Nazif Bey tarafından vatana ihanet suçundan tutuklatılıp, bir celselik askerî yargılamadan sonra idam ettirildi. Yerine Molla Mustafa Barzani, aşiret reisi oldu ki; O da Mes'ud Barzani'nin babasıdır. Türkçülük hareketinin önde gelen isimlerinden olan Süleyman Nazif, Kürt Ziya Paşa'nın da oğludur. İttihad ve Terraki iktidarında Bağdad ve Basra eyaletlerinin valiliklerini de yapmıştı.

Fotoğraf : Barzanî aşiretinin reisi Molla Abdüsselam ve yakınları
ataç ikon Tarih Sohbetleri 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Yalan, yalancıya geri döner. Onun içindir ki büyük devlet ve fikir adamları, katı gerçeklikleriyle tarihe geçmişlerdir. Şimdi ben bu yazıyı yazdığım için hiçbir zarara uğramayacağım. Sadece yazımı beğenen ve beğenmeyen okuyucularım fikirlerini belirtecekler, bu da onların en tabiî hakkıdır. Bilmem, tarihi doğru yazmak meselesini çoktan aştığımızı ifâde edebildim mi?
ataç ikon Tarih Sohbetleri 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Saptırmalar, ideolojik çarpıtmalar elbette vardır. Ancak, gerçekler kendini belli eder. Kitleler ve insanlar asla uzun müddet için kandırılamaz. İnsanoğlu denen üstün yaratık, olağan üstü meraklı bir varlıktır. Gerçeği öğrenmek için elinden geleni yapar.
ataç ikon Tarih Sohbetleri 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

İlim ve tefekkür, korkusuz kalemlerle ilerler. 6. asırda korkusuz bir Bizans tarihçisi olmasaydı biz bugün İmparatoriçe Teodora'nın biyografisini bilemezdik. Bu işin münakaşasını günümüz Türkiye'sinde yapmak, bana çok küçültücü geliyor.
ataç ikon Tarih Sohbetleri 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

1941 yılında, Ord. Prof. Ömer Lütfi Barkan gibi Köprülü ekolünden çok büyük bir tarihçi tarafından, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mecmuası'ndaki büyük bir makale ile yapıldı. 1941 yılında Ankara'dan küçük bir memurun telefonu ile İstanbul'da gazeteler kapatılıyordu. Bu bakımdan Prof. Barkan'ı, saygıyla ve rahmetle anıyorum. Üstelik o zaman üniversiteler, milli eğitim bakanlığının emrinde idi. Prof. Barkan bir zarar görmedi. Üstelik hemen o yıllarda Hasan Âli Yücel, doğrusu resmî tarihle hiç ilgisi olmayan İbnülemin Mahmud Kemal İnal üstâdımızın kapital eserlerini, Devlet yayını olarak neşretti. Demek sıkı rejimlerde bile, doğru bir üslûp içinde uzman, yetenekli kalemler yetişti. Ama Atatürk aleyhine, Türk milletinin en az üçte ikisini inciten, üstelik birçoğu uydurma veya abartılmış şeyler yayınlandı. Atatürk konusunda yasa çıkartıldı. Benim bildiğim kadarıyla tek kişi hakkında yasa, hukukun genel kurallarına aykırıdır. Zira Atatürk'ü incelemek, hakkında hüküm vermek tarihçinin işidir. 
ataç ikon Tarih Sohbetleri 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Türkiye'de gerçek tarihin yazılması için engeller var mı? Bazı tarih gerçeklerini yazan tarihçinin başı belaya girer mi? soruları hâlâ halkımızın çok ilgisini çekiyor. Bir kısım vatandaşlarımız, tarih gerçeklerinin çarpıtılarak kendilerine öğretildiği veya telkin edildiği duygusu ile rahatsız oluyor. Hâsılı bu konu, gündemden düşmüyor... Resmî tarih ile gerçek tarih çelişiyor mu? muammâsını çözümlemek için, resmî tarihin ne idüğünün iyi açıklanması gerekir. Efendim resmî denen tarih, tarih üzerinde, o devletin görüşüdür. Bu görüş, devlet rejiminin geçmişe bakış üslûbudur. Bu üslûb içerisinde, rejimin güç kazanacağı veya gücünü koruyacağı farzedilmiştir... Resmî tarih, demokrasi dışı rejimlerle yönetilen devletlerde amansızdır. Aykırı bir şey yazanın başı belâya girebilir. Demokrasilerde böyle şey olmaz. Her türlü tarih gerçeği açıklanabilir. Ama demokrasilerin de bir resmî tarihi vardır, sadece ilk ve orta öğretimde geçerlidir. Zira geleceği simgeleyen çocukları, kendi felsefesine göre yetiştirmek, demokrasilerde bile, devletin sadece hakkı değil, görevi de sayılmıştır. Demokrasilerde bu iş üniversitelere, akademilere, tarih yayınlarına uzanamaz. Profesör, akademisyen, uzman tarihçisi, istisnasız bütün gerçekleri yazabilir. Ama bunun bile sınırlaması olduğu görülür... Nasıl bir sınırlama? Tarihin bir üslûb içinde kaleme alınması gerekir. Zira tarih elbette en önemli soysal ilimdir. Ama Herodot'tan bu yana 2.500 yıldır, aynı zamanda edebiyatın bir türüdür. Tarih araştırıcısı ile gerçek tarihçinin farkı büyüktür. Olayları, kitlelerde patlama oluşturmayacak şekilde sunmak, bir kalem hüneridir. 
ataç ikon Tarih Sohbetleri 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

 Osmanlı'yı, Atatürk'le barışıklık içinde sunmak doğru ve ilmîdir. Zira Atatürk, son asırların büyük Osmanlı reformcuları halkasının sonudur.
ataç ikon Tarih Sohbetleri 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Türkiye'de tarihî gerçekler, Cumhuriyet rejimini güçlendirmek için saptırılmıştır.
ataç ikon Tarih Sohbetleri 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Tarih Sohbetleri 3
28 Şubat'ın müdahaleye dönüşmesini, dolayısıyla Türkiye'nin demokrasilerden kopmasını önleyen Demirel'dir.
ataç ikon Tarih Sohbetleri 3
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 2 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Demirel, 1975'ten itibaren Türkeş'le tam ve samimi işbirliği yaptı. Yakın dost idiler. Milliyetçi Hareket Partisi bu hususu unutmamalıdır. 1980 öncesinde Demirel-Ecevit işbirliği mümkün olsa veya erken seçim kararı alınabilse idi 12 Eylûl'e lüzum kalmazdı (Korutürk'ün isabetsiz seçimindeki işbirliği, 1980'de cumhurbaşkanlığı için tekrarlanmadı ki 12 Eylûl'ün bir diğer sebebidir.) Demirel-Erdal İnönü anlaşması ise, inanılması zor gibi göründü, ama gerçekleşti. Demirel, Çankaya'ya çıkabildi ve Atatürk'ten sonra en başarılı cumhurbaşkanı oldu. Bilhassa dışişlerimiz ve -Özal ile Türkeş'ten sonra sahipsiz kalan- Türk âlemi ile ilişkilerimizde inanılması zor bir performans gösterdi. Ecevit'le karşılıklı ve içten anlaşıp Devlet işlerini paylaşabilmeleri de kayda değer. Sadece çok kıskanç tipler bunları görmezlikten gelebilirler.
ataç ikon Tarih Sohbetleri 3
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Turgut Özal, 20. asır Türkiye tarihinin deha sahibi, en karakteristik birkaç Devlet adamından biridir. Sovyetler Birliği'nin çökmesinden önce ülkemizi liberal ekonomiye geçirdi (bu geçiş maalesef henüz tamamlanmamıştır.) Sovyetler'in göçüşünden sonraya kalsa idik, bir 3. Dünya ülkesi derekesine düşebilirdik. Özal ile üstâdı Demirel, Evren müddetini tamamlayınca, birisi cumhurbaşkanı iken diğeri başbakan şeklinde anlaşmaya varsalar idi, Türkiye'nin geleceği aydınlanırdı. 1857-1868 Âlî ve Fuad Paşalar şahane işbirliğinin (biri sadrazam/başbakan iken diğeri hâriciye nâzırı/dışişleri bakanı) benzeri tekrarlanabilirdi. Böyle bir şansımız olmadı. 
ataç ikon Tarih Sohbetleri 3
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Süleyman Demirel, Demokrat Parti iktidarının (1950-60) Su İşleri Genel Müdürü olarak barajları yapan çok parlak, genç bir ekonomist mühendis idi. 1965-71'de başbakan oldu. Bu müddet içinde, politikaya batmış CHP hayranı yargının tahakkümü altında, Türkiye'nin madde coğrafyasını ikiye katladı. Yüzde 5 enflasyon ve yüzde 5 kalkınma hızı ile, 12 Mart 1971 darbesine maruz kaldı. 1970'li yıllarda Türkiye, kendi içinden, dehşetli bir komünist taarruzuna uğradı. Güvenlik ve ekonomi kalmadı. Ampul, sigara, yemek yağı, karaborsada idi. Türkiye, sürekli sıkıyönetimlerden kurtulamadı. 1980'de 7 ay cumhurbaşkanı seçilemedi. 1960'ta Menderes erken seçime gidememişti. 1980'de gene gidilemedi. Demirel tekrar başbakan olmuş, en güvendiği bürokratı Turgut Özal'la birlikte Türkiye'yi derleyip toplamaya çalışıyordu. Ki, 12 Eylül 1980'de Genelkurmay Başkanı Kenan Evren -bu defa emr-ü kumanda zinciri içinde- darbe yaptı. Bütün partileri kapattı. 
ataç ikon Tarih Sohbetleri 3
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Merkez Sağ iktidarlar dehâ sahibi üç devlet adamı çıkardı: Adnan Menderes, Süleyman Demirel ve Turgut Özal... Menderes, halkımızca en çok sevilen liderdir. Karizması ile 1954'te yüzde 57 oy aldı ki, 1946'dan bu yana 60 yılın rekorudur. 1959'da o zaman 8 devletten oluşan Ortak Pazar'a girmemiz için müracaat etti. 27 Mayıs 1960 darbesi ile devrildi. Darbe küçük rütbeli subaylardan oluşan dar bir cunta tarafından yapıldı. Atatürk'ün en büyük eseri ve millî irâdenin tecellî-gâhı Türkiye Büyük Millet Meclisi kapatıldı. Binlerce çok değerli subay emekliye ayrılarak ordudan atıldı. Ama en vahîmi, bugüne kadarki en iyi anayasamız olan Atatürk anayasasının ortadan kaldırılmasıdır. Yeni anayasa, TBMM'nin yetkilerini şuraya buraya, seçilmemiş, atanmışlara dağıtıyor, millî irâdeyi tehlikeli ve antidemokratik şekilde sınırlıyordu. 27 Mayıs üstelik, Türkiye'ye komünizmi getirdi. 
ataç ikon Tarih Sohbetleri 3
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Osmanlı'yı inkâr yolu ile Atatürkçülük artık mümkün değildir. Atatürk'ü 1938'de öldüğü anda fikir dünyasını donduran Atatürkçüler, 1948 ve 1958'e kadar (67 ve 77 yaşına kadar) Atatürk'ün ne derecede çağa uyum sağlayıp Türkiye'yi geliştireceğini asla tahayyül etmemişlerdir. 1938'de kalacak, yerinde sayacak sanmışlardır. Kendileri 1938'de kalmışlardır..
ataç ikon Tarih Sohbetleri 2
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Atatürk'ün ve İnönü'nün mizacını yakından tanıyan her tarihçi, eğer ki İnönücülük ile başı dönmemişse, 2. Dünya Savaşı'yla ilgili aynı fikirde olabilir. Tabiatiyle Türkiye, 2 yıllık bir savaştan sonra çok kârlı çıkacaktı.
ataç ikon Tarih Sohbetleri 2
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Atatürk uzun olmayan hayatında radikal demokrasiye atacak zamanı bulamadı. Ama totaliter dünya ile değil, demokrasi dünyası ile ittifaka girmesi, niyetinin açık delilidir. Hem de 1938 dünyasında en gelişmiş teknik, teknoloji, sanayi, ilim, kültür, kimyadan felsefeye, tarihten coğrafyaya her alanda ve mutlak şekilde askerî alanda birincilik, Almanya'da olmasına rağmen... Ben Atatürk'ün 1943 baharında Müttefikler yanında Cihan Savaşı'na gireceğinden de eminim. 
ataç ikon Tarih Sohbetleri 2
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Gökalp ekolünden olduğu için Atatürk, açık şekilde dünya Türklüğü ile birinci derecede ilgilidir. Buna turancılık (panturanizm) deniyordu. Çin Türkistanı ile de ilgisini, Orgeneral Abdüniyâz Bey Uygur'un Çin'e karşı başlattığı hürriyet savaşını dikkatle izlediğini biliyoruz. 
ataç ikon Tarih Sohbetleri 2
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Atatürk, İngiltere ve Fransa ile ittifakları da hazırlayarak öldü. Birleşik Amerika'ya sempatisi biliniyor. Almanya'nın imparatorluk döneminde de, Hitler döneminde de, dış politikasından ve hâlâ dünyanın birinci kara ordusuna sahip bulunmasından hiç hoşlanmadığı da mâlûmdur (1918-1933 arası Weimar Cumhuriyeti'dir). Atatürk'ün Hitler'in belâ çıkaracağına inandığı ortadadır. İngiltere-Fransa demokrasilerine, hattâ Amerika'ya yanaşmaya, iyi ilişkiler, hattâ ittifaklar kurmaya çalışmaktadır. Rusya'da Stalin'i antipati ile izlemektedir. 
ataç ikon Tarih Sohbetleri 2
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Hatay sorunu da Atatürk'ün çok kararlı tutumu ile lehimize çözümlendi. Atatürk bunları yoksul, çok yoksul, fakat son derece gururlu ve onurlu, nüfusu 20 milyona erişmemiş bir Türkiye ile yaptı, Romanya'nın nüfusu bizimkinden fazla idi. 
ataç ikon Tarih Sohbetleri 2
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Lozan'da Boğazlar meselesi, Osmanlı'nın bıraktığından daha büyük tavizler verilerek çözümlenmişti. Atatürk, İkinci bir Cihan Savaşı'nın çıkacağından emin, Avrupa'nın boğaz boğaza girmek üzere bulunduğu 1936'da, Türkiye'nin bağımsızlığının eksik tarafı olan Boğazlar meselesini ortaya attı. Montrö Anlaşması ile lehimize çözümledi. Anlaşmayı Türkiye, o yılların cihan devleti İngiltere, müttefiki Fransa, komünist Rusya, Japonya, Avustralya, Romanya, Bulgaristan, Yugoslavya imzaladı. Birleşik Amerika ve İtalya gibi devletler sakıncalı bulup imzalamadı. Bu suretle 1918 öncesi gibi Boğazlar'ın tam kontrolü Türkiye'ye geçti. Tabii ne Atatürk, ne dünyada hiçbir devlet, yarım asır sonra yüz bin tonluk tankerler oluşacağını akıllarından geçirmediler.
ataç ikon Tarih Sohbetleri 2
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Millî Mücadele'yi İngiltere'ye karşı veren Atatürk, o savaşta kendisini tutan Rusya'dan keskin olduğu derecede üstatça manevra ile Batı'ya dönmüştür. Hiç ele alınmayan, özellikle kaçınılan bir konu, Atatürk'ün, o derecede dış politikada tecrübeli ve Fransızca'yı ana dili gibi bilip konuşan diplomatlarımız varken, dış politika ile hiç ilgisi olmamış 39 yaşında bir generali, İsmet Paşa'yı, kurtların bir araya geldiği Lozan'a gönderdiğidir. 

Önce barışı sağlamak isteyen Gazi Mustafa Kemal Paşa, Lozan'da epey taviz verilmesini göze almak durumunda kaldı. Sonra bu tavizleri Batı'dan büyük maharetle geri aldı ki, en önemlisi Boğazlar Meselesi'dir. Türk Boğazları (yani İstanbul ve Çanakkale Boğazları) sorunu, 19-20. yüzyıllar Avrupa siyasetinin büyük meselelerinden biri idi, tarihçiler bilirler. 
ataç ikon Tarih Sohbetleri 2
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Fuad Köprülü'ye Yesevî üzerindeki hârikulâde eserini yazmasını öğütleyen Yahyâ Kemal'in Türk Müslümanlığı dediği islam tasavvufu Osmanlı'nın anlayış biçimi ve üslûbu, böyle oluştu. Bu oluşumla, aynı zamanda, Türk mâşerî dehasının ve estetiğinin doruklarına ulaşmamız gerçekleşti. Bu, beşeriyetin bütününe hitap eden bir öğretidir ki, ister kul, ister hâkan, ister bey, ister yoksul olsun, insan ırkından her kişi için, yeteneği ve nasîbi oranında feyz alabileceği, dibi görünmez bir okyanustur. Henüz ham yiğit Türkmen boylarını pişirmiş, Türk milleti hâline getirmiştir. Yoksa hâlimiz nice olurdu? 
ataç ikon Tarih Sohbetleri 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Tasavvuf, Türk tefekkür (düşünce) tarihinin en büyük akımıdır. Yunan'ın felsefesi, Arab'ın kelâm'ı ne ise, bizim fikir ve gönül hayatımızda ve millî şahsiyetimizin oluşmasında tasavvuf odur, aynı ağırlıktadır.
ataç ikon Tarih Sohbetleri 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Gazete, siyasi eleştiri demektir. Siyasal eleştiri yok, gazete yoktur. Ya haber bülteni, ya magazin hâline dönüşür. Bütün çağdaş demokratik ülkelerde böyledir. Okuyucu, tarafsız ve yorumsuz haberi okur. Sonra, icranın, yani iktidarın, daha açık ifadeyle hükümetin eleştirilmesini bekler. Bu, köşe yazarının işidir. Batı'da daha çok sütun yazarı denir.

Türkiye, köşe yazarı enflasyonunda dünya birincisidir. eline kalem alan, bir gazete ve dergide sütun kapmak fırsatını yakalıyabilmiştir. Ucuz ve pahalı kadınlardan tutunuz da, futbol yıldızlarına, mesleği hocalık olan, fakat doğuştan yazarlık yeneteğinden nasipsiz kişilere kadar, köşe kapanlar ve kapatanlar, hattâ şöhret yapanlar mevcuttur.

Tabii gerçek köşe yazarları vardır. Büyük çoğunluğu politika yazar (ayrıca ekonomi, tarih, sanat gibi konularda uzmanlaşmış olanlar görülür). Yazar, politik gelişmeleri inceler, tahlil eder, siyasî temayülü istikametinde sebep ve sonuçları üzerinde durur, fikir bildirir. Misyonu, okuyucuyu aydınlatmak, düşüncelerini yaymak, fakat aynı zamanda politikacıları ve icrayı uyarmak suretiyle onlara yardımda bulunmaktır.

Tenkitten hoşlanan, hattâ iyi niyetliliğini kabullenen fevkalâde az politikacı vardır. Çoğu, köşe yazarlarına zoraki katlanır. Okuyucu, iktidarı öven yazıları az okur. Böyle yazarları çok defa mesnetsiz-iktidarın adamı sayar. İktidarın, icranın eleştirilmesini bekler. Bütün dünyada böyledir. Türkiye gibi yavaş gelişmekte olan (ve bir türlü gelişemeyen) ülkelerde bilhassa böyledir. Zira okuyucu dertlidir, türlü ıstırapları vardır. Bunların, beğendiği kalemler tarafından geniş kitlelere intikalini ister. Aktüel ve gündemde ağırlıklı bulunmayan konularda yazılara izin verilmez. Ama bazen göz yumulur.
ataç ikon Tarih Sohbetleri 3
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

1918-1939 dünyası, bir otoriter rejimler dünyasıdır.
ataç ikon Tarih Sohbetleri 2
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
/ 2