up
ara
Yukio Mişima

Yukio Mişima

Hande Ç.

Hande Ç.

@handec

Ne budalalık etmişti ! Dünyanın hiçbir yerinde şeref diye birşey yoktu.
ataç ikon Denizi Yitiren Denizci
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Ancak insan tarihten ders alacaksa salt bir dönemin belli bir bölümünde yoğunlaşmamalı, o dönemi oluşturan pek çok karmaşık, aykırı verileri de derinlemesine incelemeli. Her parçayı alıp dogru yerine yerleştirmeli. O parçaya özelliğini veren çeşitli ögeler hesaba katılmalı. Kısacası insan tarihe, tarihi geniş ve dengeli bir biçimde görebileceği bir perspektiften bakmalı.

İşte, tarihten ders almak, dedikleri şey bu, bence. Herkesin kendi yaşadığı döneme bakış açısı sınırlıdır, zamanını bütünüyle görebilmesi güçtür. İşte bu nedenle, tarihin sunduğu kapsamlı görüntü hem bilgilendirir, hem de kişinin izleyebileceği bir model oluşturur. An 'lık sınırlamalara bagımlı olarak yaşayan biri, zamanı aşan tarihin kendisine sunduğu o engin bakış açısından yararlanarak, içinde yaşadığı dünyayı kapsamlı olarak görebilir, kendi dar bakış açısını genişletebilir. Tarihin insanoğluna sunduğu en yararlı ayrıcalık budur.

Tarihten ders almak demek, belli bir dönemin belli bir yönüne saplanıp kalmak ve onu şimdiki zamanın belli bir yönünü yeniden biçimlemek için model olarak kullanmak demek değildir. Geçmişin parçalı bulmacasından belli bir parçayı alıp onu şimdiki zamana yerleştirmeye çalışmak, başarıyla sonuçlanabilecek bir girişim degildir. Bu, tarihle oynamak demektir, bu türden bir eğlenceyse çocuklara uygundur. İnsan, birbirine ne kadar benzese de dünkü içtenlikle bugünkü içtenliğin farklı tarihsel koşullara sahip oldugunu bilmeli. Benzer arılıkta kararlar oluşturma peşindeysek, bunu günümüzün yüz seksen derece zıt, karşıt ideolojisinde, o günkü tarihsel koşullar içinde var olan bir ideolojide aramalıyız. Çünkü böylelikle iyiniyetimizi tarihsel bir sorun olarak soyutlayabilir ve tarihi aşan bu insanca güdü'yü araştırmalarımızın konusu yapabiliriz. O zaman dönemin tarihsel koşulları, denklemdeki sabit çarpanlardan oluşur.
ataç ikon Kaçak Atlar Bereket Denizi 2
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Otuz sekiz yaşına geldim ve insanlarla tutkuları arasındaki uyumsuzluktan artık söz edemiyorum. Gençken, kendi iyiliğimi düşünüyorsam başkalarında hata bulmak zorundaydım, oysa şimdi bu zorunluluk ortadan kalktığı gibi, insanların tutkularından kaynaklanan ve eskiden yalnızca gülünecek, alay edilecek bir zayıflık olarak gördüğüm uyumsuzluk da kabul edilebilir bir kusur oldu. Belki de böylece gençliğimden geriye kalan son şeyi de yitirmiş oldum; o gençliğim ki, kolayca incinebilir oluşu yüzünden, başkalarının tutarsız davranışlarına duygusal tepki göstermenin açacağı yaralardan korkardı.

Oysa şimdi, gözlerimi asıl kamaştıran, güzelliğin tehlikesi degil, tehlikenin güzelliği; artık gençliğe özgü hiçbir şey gülünesi gelmiyor bana. Nedeni belki de gençliğin artık benden, benim özbilincimden herhangi bir beklentisi olmamasıdır. Bir an durup bunları düşününce, korkutucu bir yanı olduğuna inanıyorum. Bana zararı dokunmayan coşkum, senin tehlikeli coşkunu daha da arttırabilir çünkü.
ataç ikon Kaçak Atlar Bereket Denizi 2
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Otuz sekiz yaşına bastığını ayrımsayan erkeğin durumu ne kadar tuhaftır! Gençliği artık uzaklarda kalmış bir geçmişe aittir. Öte yandan, gençliğinin sona ermesiyle birlikte başlayan ve şimdiye uzanan anımsama dönemiyse onda bir tek canlı izlenim bile bırakmamıştır. Bu yüzden de gençliğiyle arasında kırılgan bir engelden başka bir şey olmadığına inanmakta direnir. Hemen yanıbaşındaki, bu komşu ülkenin seslerini inanılmaz bir açıklıkla duymaktadır, ama aradaki engeli aşmanın hiçbir yolu yoktur.

Honda gençliğinin, Kiyoaki Matsugae'nin ölümüyle sona erdiğine inanıyordu. O anda içindeki gerçek bir şey, göz kamaştırıcı ışık saçan bir şey ansızın sönüvermişti. Honda gençken onun için tek bir gerçeklik vardı, yoğun olanaklarla dolu gelecekse çoğalarak önünde uzanıyordu sanki. Ama yaşlandıkça gerçek farklı biçimler almaya başladı, sayısız olasılığa bölünmüş görünense artık geçmiş zamandı sanki. Bunların her biri kendi gerçekliğine bağlı olduğu için, düşle gerçeği ayıran çizgi giderek daha da belirsizleşti.

Honda'nın anılan sürekli bir akış halindeydi, artık bir düş görüntüsü almışlardı. Bir yandan, daha dün tanıştığı kişinin adını anımsayamazken öte yandan, Kiyoaki'yi her düşündüğünde dostunun yüzü olanca canlılığıyla gözlerinin önünde beliriyordu; tıpkı bir karabasanın anısının insanın kafasında her sabah geçtiği, bildik bir sokaktan çok daha canlı olması gibi. Honda otuz yaşına bastıktan sonra boyanın yavaş yavaş dökülmesi gibi bir şey oldu; insanların adlarını unutmaya başladı. Bu adların taşıdığı gerçeklik, herhangi bir düşten daha ömürsüz, daha değersizdi artık; günlük yaşamın atığı, çöpü.
ataç ikon Kaçak Atlar Bereket Denizi 2
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Şu son birkaç saattir çözmeye çalıştığım şey Prenses Çan’ın bilmece gibi ölümü değil. Hastalığıyla başlayan, ölümüyle son bulan süreçte -hayır, öldüğü dakikadan bu yana geçen yirmi günde- elbette ki içimde sürekli bir kaygı vardı. Yine de, gerçeği bilmediğim için bunca zamandır yalan bir dünyada sakin sakin yaşadım. İşte bilmece burada.

Parlak denizi, pırıl pırıl kumsalı oldukları gibi gördüm. Evrenin özünün derinliklerinde oluşan o büyük değişimi nasıl oldu da göremedim? Dünya sürekli, görünmez bir biçimde değişiyordu, tıpkı bir şişedeki şarap gibi. Bense camın içinde ılık ılık parlayan koyu kırmızı sıvıdan ötesini göremeyen biri gibiyim. Neden onu günde bir kez olsun tatmayı, azıcık bile olsa değişip değişmediğini araştırmayı akıl edemedim. Yumuşak sabah esintisi, hışırdayan ağaçlar, kuşların kanat çırpışları, cıvıltıları - hepsi de sürekli gözlerimde, kulaklarımdaydı. Oysa ben, hepsinin yalnızca hayatta olma sevincinin, yaşamın güzelim özünün cisimleşmiş hali olduğuna inandım. Görünen yüzeyin altında günbegün bir şeylerin değiştiğini ayrımsayamadım. Bir sabah dünyanın tadına bakmak için dursaydım ve dilimdeki tadın önemli ölçüde değişmiş olduğunu anlasaydım... ah, keşke bunu yapsaydım, o zaman bu dünyanın ansızın Prenses Çan’sız bir dünya olup çıktığını kesinlikle anlardım.
ataç ikon Bahar Karları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Bahar Karları
Kiyoaki kaybettiğini bilmenin verdiği huzura kavuşmuştu. İçten içe, gerçekten kaybetmiş olmayı, kaybetme korkusuna yeğliyordu.

Satoko’yu yitirmişti. Bunu izleyen kızgınlıkları bile bastırmayı öğrenmişti artık. Şimdi duygularını hayran olunacak bir tutumlulukla yönlendirebiliyordu. Bir mum ışık saçarak yanıp tükendikten sonra alevi sönmüş bir halde, karanlıkta yapayalnız duruyorsa, maddesinin eriyip sıcak balmumuna dönüşmesinden artık korkmaz. Kiyoaki yaşamında ilk kez yalnızlığın sağaltıcı gücünü ayrımsıyordu.
ataç ikon Bahar Karları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Sence kaç puan almalı?
9
1 oy
0