up
ara
Ayşe Kulin

Ayşe Kulin

Şebnem Avsom

Şebnem Avsom

@sebnemawesome

2012 yılının en çok kazanan 4. yazarı olmuştur. Telif geliri 810 bin TL' dir.
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
Gülcan

Gülcan

@gulcann - Balıkesir

İstanbul doğumlu şuan da 74 yaşında olan yazar ve gazetecidir. Bir zamanlar köprü adlı kitabı televizyon da diziye uyarlanmıştı. En sevdiğim dizilerden biridir.aynı zamanda uzun yıllar sanat yönetmeni ve senarist olarak da görev yapmıştır. Ermeni tehciri hakkında söyledikleri yüzünden bir zamanlar gündeme oturmuştu. Sevdiğim bir yazardır.
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
Minnet Koşma

Minnet Koşma

@minnetkosma - İzmir

Ayşe KULİN'nin Havva'nın Üç Kızı henüz eklenmemiş.
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil - Bursa

Sonraki günlerde aralarında Hitler rejiminden fazla konuşmaz oldular. Diktatörün kâh hayretle, kâh nefretle karşıladıkları uygulamalarına, art arda çıkardığı yasalara alışmaya mı başlamışlardı acaba? Almanya’da bazen bir günde birkaç yasa birden çıkarıyorlardı ama Gerhard ve kayınpederi, konuyu sanki bilerek, göz ardı ediyorlardı. Ya gerçeklerden kaçırıyorlardı ya da sanki çok içki içilen bir gecenin, kötü rüyalara mahkûm uykusundaydılar; er geç sabah olacak ve uyanacaklardı. Ama sabah olmuyordu bir türlü. Kâbus uzadıkça uzuyordu!
ataç ikon Kanadı Kırık Kuşlar
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil - Bursa

Emniyet Müdürlüğüne getirilen emekli General Reinhard’ın görevden alındığını okudular.

Sebebi gayet açıktı; halis Alman kanı taşıyan General Reinhard, sendikacıların, sosyal demokratların ve Nazi karşıtı olduğu tahmin edilen öğretim üyelerinin olur olmaz nedenler ve uyduruk belgelerle gözaltına alınmalarına karşı çıkmıştı.
ataç ikon Kanadı Kırık Kuşlar
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil - Bursa

Almanya’nın tam 18 Üniversite kentinde, aynı anda başlayan kitap yakma eylemi, ayların en neşelisi ve doğurganı olan mayıs ayının onuncu gününde yapıldı.

Kitaplar, iki öküzün çektiği salaş arabada geldi. Arabanın peşinde, öğrenciler, öğretmenler, okutmanlar, profösörler… Çok ama çok utanarak yazıyorum Gerhard, benim gibi işinden atılmama gayreti içinde olan, çoğunu seninde tanıdığın nice öğretim üyesi…
Çocuklar ellerndeki kitapları ateşte fırlatmaya başladılar. Ateşe Sigmund Freud’un kitaplarını atıyorum, ateşe Albert Einstein’in kitaplarını atıyorum..

Kral Marx, Emile Zola, Maksim Gorki, Marcel Proust, Jack London, Ernest Hemingway. Albert Einstein. İnanması zor ama 1929 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmış olan Thomas Mann’ın kitapları bile. Yazarları sırf Yahudi, Komünist veya nihilist oldukları bahanesiyle ama aslında Hitler hoşlanmadığı için yakılan binlerce kitap! Alevler göğe yükseliyordu ve bizim yetiştirdiğimiz, ah Paul yetiştiremediğimiz desek daha doğru olur, çocuklar ateşin alevler arasında düşünce gücünü yaktıklarının farkına bile varmadan, coşkuyla tepiniyorlardı.
Heinrich Heine, bugün kitapları yakanlar, yarın insanları da yakar, demişti ya içimde o günleri de göreceğimize dair bir his var.
ataç ikon Kanadı Kırık Kuşlar
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil - Bursa

Anadolu’nun bağrındaki topraklarda, birkaç inanmış insanın ellerinde bir devlet yükseliyor. Evet, bir avuçlar fakat misyonlarına inanmışlar. O kadar ki, Müslüman ağırlıklı bir “Şark İmparatorluğu”nun enkazından, çağdaş bir toplum yaratmaya çalışıyorlar. Umutla, gayretle, halk için, halkla beraber ve hatta gerekirse halka rağmen. Halkı eğiterek yanlarına çekmeye çabalıyorlar.

“Türklerin çağdaş bir ülke yaratmanın, bina üretmekle değil, ancak doğru bir eğitimle mümkün olabileceğini bilen bir lideri var!”

Doğru eğitim disiplin ister, dedim. Hocam, Müslümanlarda zaten biat kültürü var, diye yanıtladı. Herr Akil, biat ve disiplin aynı şeyler değildir, diye itiraz ettim. Biat, inandığı kişiye hiç sorgulamadan kendini gözü kapalı teslim etmektir. Disiplin ise, mevcut kurallara ve düzene eksiksiz uymak ve aynı anda sürekli sorgulayabilmektir.
ataç ikon Kanadı Kırık Kuşlar
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil - Bursa

Fakülteler arasında işbirliği, kütüphanelerde yeterli kitap yoktu. Öğrenciler yabancı dil bilgisinden yoksundu. Ders programları fazla yüklü, bilgiler yetersizdi. Şöyle ki, ders notları hiç değiştirilmeden, geliştirilmeden elli yıldan beri aynen okutulmaktaydı. Üniversite dışında yazıhaneleri, muayenehaneleri olan hocalar, öğrencilere rehberlik yapmıyor, sadece ders vermekle yetiniyorlardı. Hiçbir konuda araştırma yapılmıyordu. Üstelik hocaların kendi aralarında dahi bilimsel işbirliği değil, çekişme vardı.
ataç ikon Kanadı Kırık Kuşlar
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil - Bursa

“Beş yüz yıl önce Türkler bilim adamlarının İstanbul’u terk etmesini önleyememişlerdi. İşte bu yüzden Rönesans, bu kişilerin sığındığı İtalya’ya nasip oldu. Biz bugün, burada, çok değerli profesörlerin Avrupa’dan İstanbul’a gelmelerine vesile olarak, bilimi İstanbul’a geri döndürüyor ve neticesinin ülkemize çok şey katacağına inanıyoruz. Siz Avrupalı bilim adamları, bize ilminizi, metotlarınızı getirin ve gençlerimize ilerlemenin, çağı yakalamanın yollarını gösterin.”
ataç ikon Kanadı Kırık Kuşlar
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize - Balıkesir

Çok eski ve uzun bir hikâye : Bir adam , bir kadını  gerçekten çok sevdi…  paylaşım fotoğrafı
"Çok eski ve uzun bir hikâye : Bir adam , bir kadını gerçekten çok sevdi…"
Yorgunum..!

Önce gerçeğimi kendime kabul ettirirken yoruldum..!

Sonra gizlerken…

Daha sonra yüzleşirken…

* "Sustum, kimseler duymadı, ben duydum…"
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Şahin Sevim

Şahin Sevim

@sahinsevim - Eskişehir

 paylaşım fotoğrafı
Ben seni hiç unutmayacağım,
sen beni hiç hatırlamayacaksın...
Ayşe Kulin
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğeni · 0 yorum beğen ikon
naz

naz

@naz586 - Kayseri

 paylaşım fotoğrafı
Kimbilir belki bu kadar sevmezdik birbirimizi
uzaktan seyretmeseydik ruhunu birbirimizin
Kimbilir felek ayırmasaydı bizi birbirimizden
Belki bu kadar yakın olmazdık birbirimize ..

| Ayşe Kulin |
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Gölge

Gölge

@golge2010

 paylaşım fotoğrafı
Hayat Akan Bir Sudur...
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
15 beğeni · 1 yorum beğen ikon
kübra (@namtenahi)
Kitap resmi mi? Canlıya!
30.09.18 beğen cevap
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil - Bursa

MUTENA İNSAN TÜRKAN SAYLAN paylaşım fotoğrafı
MUTENA İNSAN TÜRKAN SAYLAN
Aşağıda paylaşacağım yazı Gökşin Ablamın bilgisayarında bulduğu bir mektup. (Kendisi benim tesadüfen internetten tanıştığım ve 10 yıldan fazla sadece sanal ortamda görüştüğüm ve çok değer verdiğim emekli bir öğretmendir.) Gökşin Ablam biliyorsunuzdur belki, çocukluk arkadaşı olan sayın hocamız Prof. Dr. Türkan Saylan'ın kendisine göndermiş olduğu ve sakladığı mektupları ortak arkadaşları Ayşe Kulin'e vererek Türkan romanının yazılmasını sağlamıştı. Romanda da adı Gökşin olarak geçer ama soyadı yazmaz. Okumayan varsa o kitabı hala, lütfen okusun.

Hocam…
Soğuk bir Aralık sabahı Çapa’daki odasının kapısından içeri giren,üniversiteyi bitireli birkaç yıl olmuş genç bir biyologdu.
Kapıyı iki kere çaldıktan sonra kafasını uzattı.
─Hocam müsait misiniz? Biyoloji Bölümü’nden Avni Bey gönderdi beni. Aramıştı sizi.
─Hatırladım, hatırladım. Melanoma (cilt kanseri) genetiği ile ilgili çalışıyormuşsun, gel, içeri gel.
Yüzünde son nefesini verirken bile eksilmeyen o tatlı gülümsemeyle genç adama “Kahve mi içersin, çay mı?” diye sordu.
─Zahmet olmasın hocam. Bir, iki sorum vardı. Onları sorup sizi çok yormadan gideyim ben.
─Zahmet filan olmaz. Ben de şimdi tomografiden çıktım. İki laflarız işte.
Genç adam duraksadı…
─Meme kanseri tedavisi görmüştüm. Geçti, bitti diyorduk. Bugün öğrendim ki karaciğerimde de küçük bir leke varmış.
“Küçük bir leke” dediği, memesinde başlayan kanserin vücuduna yayıldığının ilk haberiydi aslında.
Genç adam durumunun farkına varınca, endişe dolu bakışlarla, nazikçe,
-“Daha sonra rahatsız edeyim sizi isterseniz?" dedi.
Hoca güldü ve “Çevrende hiç kanser teşhisi konan oldu mu çocuk?” diye sordu.
-“Hayır hocam." dedi.
─Bak o zaman sana ilk dersi veriyorum: Bu kanser denen mikrop tek başına hiçbir gücü olmayan zavallıcıktır. Kanser tek başına kimseyi öldürmez; ölümcül olması bir yalnızlık, bir çaresizlik, bir umutsuzluk, bir üzüntü, bir stres arar. Ona bu fırsatı vermezsen, er ya da geç çeker gider. O yüzden sen şimdi hocanı bu zavallı mikropla yalnız bırakmayı çıkar aklından ve anlat bakalım,ne yapıyorsun, ne ediyorsun?”
Böyle tanışmıştık Hocam Türkan Saylan’la.
“Tanışmıştık” diyorum ama bazen tanımak için tanışmak yetmiyor. Bazı insanları tanımak için onları yaşamak, anlamak, attıkları her adımdan, ağızlarından çıkan her heceden bir şey öğrenmek gerekiyor. Hoca da öyle biriydi.
O gün kapısından çıkarken "Sakın ha literatürü açıp 'Hocanın ne kadar ömrü kaldı?’ diye bakma, literatür insan hikâyesi yazmaz, rakam yazar." demişti.
Aradan geçen yıllar içerisinde hocayı çok daha yakından tanıma fırsatım olmuştu.
Ne zaman başım sıkışsa telefona sarılıyordum.
Bir gün “Ben bilim adamı olmaktan vazgeçtim Hocam!" diye aradım.
Kızacağını sanıyordum, kızmadı. Sadece bir öğüt verdi ki hâlâ kulağıma küpedir: “İnsan olmaktan vazgeçme yeter.”
Hoca haklıydı. Her karar aslında bir vazgeçiştir. O yüzden vazgeçebilirdi insan birçok şeyden ama insan kalmakta ısrar etmeliydi.
Böyle bir Mayıs ayında kaybettik Türkan Hoca’yı. “Kanserden öldü." dediler.
Yalan!
Hocayı kanser öldürmedi.
Genç kızlar da okula gidebilsin diye hayatını ortaya koyan, bu ülkenin yetiştirdiği en aydınlık yüzlü kadındı Türkan Saylan. Onu ölüm döşeğinde “terörist” ilan edenler öldürdü.
Onu televizyonların canlı yayınlarında, gazete köşelerinde “muhabbet tellalı” ilan eden medya p*z*venkleri öldürdü.
Bakmayın siz şimdi kurdukları sahnede oynadıkları “masum” rollerine…
Türkan Saylan’a ölüm döşeğinde ‘darbeci’ diye operasyon yapılırken sessiz kalan, cenazesine katılmaya tenezzül etmedikleri gibi bir çiçek bile göndermeye korkanlar yüzünden öldü Hoca.
Tanıştığımız gün kapısından çıkarken “Bakma” dediği o literatüre Türkan Hocam öldüğü gün bakmıştım. Biliyor musunuz ne yazıyordu? “En fazla bir sene…”
Oysa Hoca o günden sonra tam 13 sene daha yaşadı.
Ve bıraksalar belki bir 13 sene daha yaşayacaktı…
Hatırlıyor musunuz ne söylemişti? ,
“Kanser kimseyi tek başına öldürmez…”
C. T. I.
Ayşe Kulin
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Türkan
1970
Aylin kitabının da yazarı Ayşe Kulin tarafından kaleme alınan Türkan kitabı Roman (Yerli), Roman türünde okuyucusu ile buluşuyor. Everest Yayınları yayınevinden 1970 yılında 9789752897847 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Türkan isimli kitap 405 sayfadan oluşuyor. Kitap Okuduğum En Güzel Kitap listesinde de yeralmaktadır. Türkan kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Aylin
1970
Türkan kitabının da yazarı Ayşe Kulin tarafından kaleme alınan Aylin kitabı İngilizce, Roman (Yerli) türünde okuyucusu ile buluşuyor. Remzi Kitabevi yayınevinden 1970 yılında 9789751412287 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Aylin isimli kitap 333 sayfadan oluşuyor. Kitap Filmi Çekilmesi Gereken Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Aylin kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Bir Varmış Bir Yokmuş
1970
Türkan kitabının da yazarı Ayşe Kulin tarafından kaleme alınan Bir Varmış Bir Yokmuş kitabı Öykü (Yerli), türünde okuyucusu ile buluşuyor. Everest Yayınları yayınevinden 1970 yılında 9789752892972 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Bir Varmış Bir Yokmuş isimli kitap 304 sayfadan oluşuyor. Kitap Mutlaka Okunması Gereken Ayşe Kulin Kitapları listesinde de yeralmaktadır. Bir Varmış Bir Yokmuş kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Hüzün - Dürbünümde Kırk Sene
0
Türkan kitabının da yazarı Ayşe Kulin tarafından kaleme alınan Hüzün - Dürbünümde Kırk Sene kitabı Roman, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Everest Yayınları yayınevinden 0 yılında 9789752898219 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Hüzün - Dürbünümde Kırk Sene isimli kitap 372 sayfadan oluşuyor. Kitap Mutlaka Okunması Gereken Ayşe Kulin Kitapları listesinde de yeralmaktadır. Hüzün - Dürbünümde Kırk Sene kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Face to Face
2009
Türkan ve Aylin kitaplarının da yazarı Ayşe Kulin tarafından kaleme alınan Face to Face kitabı Roman, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Everest Yayınları yayınevinden 2009 yılında 9789752895317 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Face to Face isimli kitap 262 sayfadan oluşuyor.Kitabı Türkçe'ye John W. Baker çevirmiştir. Face to Face kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Bir Kırık Bebek
1987
Başrollünde oyuncu Erdal Özyağcılar yer aldığı, yönetmenliğini Nisan Akman üstlendiği film Dram türünde izleyicisini bekliyor.Dram, türlerinde sinema filmlerinden hoşlanan izleyicilere hitap eden Bir Kırık Bebek isimli filmi izlediyseniz inceleme ve replik eklemenizi unutmayın. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Sence kaç puan almalı?
7.3
4 oy
0