up
ara

FEBİHÂ

Ya lale açmalıdır göğsümüzde, yahut gül...
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

"Gecelerle benim aramda bir ahenk var…"
Şiir bizim eski yalnızlığımız.
Şiir bizim bütün zamanlardaki yalnızlığımız.

Şiir bizim en kalabalık yalnızlığımız.
Şiir bizim en verimli yalnızlığımız.

Şiir bizim en yaratıcı yalnızlığımız.
Şiir bizim en merhametli yalnızlığımız.

Şükrü Erbaş

*Şarkılar şiirlere esin olur, şiirler şarkılara.
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Söz o kadar yere uğradı sonra da bana geldi yine, değil mi..? paylaşım fotoğrafı
"Söz o kadar yere uğradı sonra da bana geldi yine, değil mi..?"
Efendi’ dedi, ne haddime efendilik,

Biliyor musunuz, bir kez de çocukken ağladıydım. Bu ikincisi.

Rahmetli babam uzun yollarda Cem Karaca’nın Tamirci Çırağı’nı koyardı kaset çalara, o ağlar ben ağlardım.

Dünyanın adaletsizliğine ağlardı babam.

Kavuşamayan aşıklara ağlardı.

Rütbenin ve iktidarın sevenlerin dilini lal etmesine ağlardı.

Dünyanın sevenlere bir tuzak olmasına ağlardı.

Ben babam ağladığı için ağlardım…

*Metin, Kemal Sayar hocamın 12 Mayıs 2016 tarihli "Tamirci çırağı" isimli yazısından.
Kemal Sayar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Sen bir defa gittin, ben hergün uğurluyorum seni… paylaşım fotoğrafı
"Sen bir defa gittin, ben hergün uğurluyorum seni…"
Sen petekte bir gömeç bal gibisin
Renksin yazdan kıştan, tazeliksin bahardan

Yapraklarda dolaşan serin rüzgarsın ki
Hergün eser durursun hafızamdan.

Ben kanadı kırık bir kuş değilim
Gurbet ellerde kalan elbet döner bir gün

Sabret neşem sabret, sabret şarkım, sevdiğim
Sabret tomurcuklardan pembe kalbi olan.

Beyaz güller gibi küçücük ellerin var
Kalbin tomurcuklardan pembe

Yeşil yaylalardır gözlerin
Kalbin tomurcuklardan pembe

Sen bir kuvvetsin içimde

*Bazı dizeler ve mısralar başlı başına şiir sanki,

"Yapraklarda dolaşan serin rüzgarsın ki
Hergün eser durursun hafızamdan."

"Sen bir kuvvetsin içimde..."
Cahit Külebi
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Ben hala her şeyi sana anlatacakmış gibi biriktiriyorum.” paylaşım fotoğrafı
"Ben hala her şeyi sana anlatacakmış gibi biriktiriyorum.”
Son hasretim sana olan hudutsuz

Sevdamı,manolya kokulu başını kollarımın arasına alıp,

Senin o memleket gözlerine saatlerce bakmalıyım ki anlatabileyim..

Senin yanı başında ve şefkat dolu göğsünde uyumalıyım..

Çünkü ben senin her yanı çiçek açmış,
yemişlerle dolu fidana benzeyen güzel yüzüne hasret yaşayamam...

*Herkes kendi şiirini göğsünde nasıl taşır, kimseler bilemez...
Nazım Hikmet Ran
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

 Ördüm de ilmek ilmek,  sırtıma giyemedim ömrümü… paylaşım fotoğrafı
" Ördüm de ilmek ilmek, sırtıma giyemedim ömrümü…"
Uçurum gibi büyür içimde hasretin.

Ve ben seni

Var olmanın sınırında

Yok olmanın ötesinde sevmişim…

*Bu saatler katran gecelerin hicranlı saatleri, mecal mi kalıyor yoruma.

Bir cümle lazım şu lahzamı anlatacak.

Sabahattin Ali ; mekanın cennet olsun...

"Bize en yakın olduğunu sandığımız,
bizden bütün mesafelerin ötesindeymiş kadar uzak bulunduğunu kabule mecbur olmak acı bir şey…"
Ahmed Arif
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

“İnsan o kadar çok şey atlatıyor ki, her şeyi atlatabileceği yanılsamasına kapılıyor.”
Ölmüşlere ilişkin düşünceler, onları yeniden hayata döndürme girişimleridir. İnsanları yeniden hayata döndürmek, onları hayatta tutmaktan daha çok önemsenir.

Elias Canetti-Nobel Ödüllü İsviçreli yazar.

*Bu kadar ağır paylaşımlardan sonra yine bir yanılsama dan ibaret bir müziği hak ettiğimi düşünüyorum.

O kadar çok şey atlatmaya çalışıyorum ki, her şeyi atlatabileceğim hep yanılsama oluyor.
5 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

 Hissetmek ne renktir acaba..?  paylaşım fotoğrafı
" Hissetmek ne renktir acaba..? "
Küçük kız gayet iyi bilir bebeğinin gerçek olmadığını, ama gerçek bir varlıkmış gibi davranır, hem de kırıldığı zaman ağlayacak, üzüntüden harap olacak kadar.

Çocuğun marifeti, her şeyi gerçeklikten uzaklaştırabilmesidir.

Şükürler olsun ki hayatın düşlerle geçen böylesi bir dönemi var...



Bir gece gönlünün rahlesinde otururken ardı ardına 30 şiir yazabilecek yetenekte bir şair.

Ardında şiirler, günlükler ve notlar bırakan, en son notların bileşiminden oraya çıkan hayatın anlamını sorgulamak açısından sarsıcı bir etkiye sahip büyük sanat eseri "Huzursuzluğun Kitabı" ortaya çıkıyor.

Yazar her gün yazdığı kağıt yapraklarını bir sandıkta biriktirmiş. Fernando Pessao ilerde bir kitap, hem de dünyanın en tanınmış kitaplarından biri olacak olan bu sayfaların ilkini 1913'te, sonuncusunu da 1934'te, yani ölümünden bir yıl önce yazmış. Yazar öldüğünde, sandığında 27.000 sayfa dolusu yazı varmış.

Gündüzleri bir kumaş mağazasında çalışan Lizbonlu bir adam, geceleri, el ayak çekildiğinde yalnızlığını, karanlıkta, başkalarının uzaktan gelen seslerinde, yağan yağmurda büyütmüş. Üstelik yalnızlığı, zamanı ve ayağını bastığı mekânı çoktan aşmış, tüm insanlığın yalnızlığı olmuş bir şair ve yazar.

Şiirden, edebiyattan aşka felsefeye, varoluşa, tanrıya, evrenin oluşumuna, mitolojiye, psikolojiye kadar uzan bir konu çeşitliliğiyle tam bir sorgulama tekniğine varan konular.

Bazı cümleler tek başına bir kitap yazdırabilir ve derin uçurumlu cümleler.

"Acı çekiyorum, ama bunu hak edip etmediğimi bilmiyorum. "

“Karamsar değilim, hüzünlüyüm.”

Pesseo; içindeki kalabalığı şiirinde böyle izah ediyor :

"Sayısız insan yaşar içimizde,
Hissetsem de düşünsem de bilemem
Kim düşünür içimde kim hisseder.
Düşünceler ya da hisler için yalnızca sahneyim ben..."

Bu kadar uzun tümceleri neden yazdım ki ? Anlamanın bizi hep yorduğu bu hayatta bazı soru cümlelerini anlayabilmek için yazmam gerekiyordu.

Başlıktaki soru, soru sıfatı değil, huzurlu odasında kederler içinde yazmak nasıl bir duygu anlayabilmek için, hissetmenin ne renk olduğunu anlayabilmek için.
Fernando Pessoa
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

 Sadece bir kez yaşarsın; fakat bunu doğru yaparsan, bir kez yeterlidir.” paylaşım fotoğrafı
" Sadece bir kez yaşarsın; fakat bunu doğru yaparsan, bir kez yeterlidir.”
Kader bizlere önceden haberci göndermek huyunda değildir.

Bunu yapamayacak kadar bilgedir o, ya da acımasız...


*Fransız fabl yazarı şair La Fontaine'nin sözü çok mühim, ders niteliğinde.

"Her dertli, kaderi kendine düşman bilir..."

İşin aslı böyle değil maalesef, acımasız ve düşman değildir kader.
Oscar Wilde
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Nedense aranan asıl şey hep insanın içinde kalırmış. paylaşım fotoğrafı
"Nedense aranan asıl şey hep insanın içinde kalırmış."
Yazıklanacak bir şey yoktu, geçip gitmiş hiçbir şeye yazıklanmamak gerekiyordu.

Yazıklanılacak tek şey şimdi'ydi, bugün'dü, yitirdiğim, sadece edilgen bir tutumla katlandığım, bana ne armağanlar sunmuş, ne beni fazla sarsmış bu sayısız saatler ve günlerde.


*Edebiyat tarihinde bir dönüm noktasını oluşturan, romanda konuşma diliyle devrim yaratmış bir başyapıt, 20. yüzyılın en büyük yazarlarından Louis Ferdinand Celine'nin "Gecenin sonuna yolculuk" romanı.

Ne aşk ne sevgi, doğrudan hayatın kendisi tüm çıplaklığı, sıradanlığı, pespayeliği ve kiri ile karşımıza insanın irdelenmesi. İnsanın arafta kalması, içten içe acıma ve anlamsızlığı beraberinde getiren faktörlerin anlatıldığı roman.

Hermann Hesse'nin "Yazıklanılacak tek şey dediği şimdi ve bugün'ün" ifadesi işte bu cümlede anlatılıyor. "Yeterince beter"

"Her şeyin sınırına gelindiği bir nokta vardır. Bu her zaman ölüm değildir, hatta çoğu kez başka bir şeydir, yeterince beter.."

-Ne kadar uzun anlattım, nereden nereye koştum Allah'ım...
Hermann Hesse
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Sessizlikten harfler oydum sana. Sesi bil, beni sus, kendini gör diye … paylaşım fotoğrafı
"Sessizlikten harfler oydum sana. Sesi bil, beni sus, kendini gör diye …"
Devamlı anlatılamaz, ifade edilemez bir şeyi anlatmaya çalışıyorum.

Sana ancak kemiklerimde hissettiğim ve yine ancak o kemiklerin içinde deneyimlenebilecek bir şeyi kelimelere dökmeye çalışıyorum.

*Ne hoş bir güzelliği olurdu, şu ince sızılı hissiyatı duyan olsaydı...
Franz Kafka
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğeni · 0 yorum beğen ikon
/ 521