up
ara

Gökçe

Kelimelerim hep tekdüzedir, bilirim. Kalıcı olacak olan bir onlar var.
Gökçe

Gökçe

@kirmizitilkiyollarda

Pruvanız neta rüzgarınız kolayına olsun
Meyve likörü nasıl yapılırdan yola çıkarak denk geldiğim yukarıdaki söz, maceracı denizciler için söylenen iyi dilek sözüdür. Kendisini şimdiden oldukça benimsedim.
5 beğeni · 2 yorum beğen ikon
BUKALEMUN (@karacurin)
Kitap okuyanlar için de geçerli olur mu?
20.02.19 beğen 1 cevap
Gökçe

Gökçe

@kirmizitilkiyollarda

Arayış
Gözleri bir küçük gülümseme yakalamak için bakıyordu sadece. Ne severdi, neye gülerdi hepsini bilmek istiyordu. Farkında değildi, bu yönü onun daha çok sevilmesine sebep oluyordu. Farkında değildi, onun için ne dualar ediliyordu. "Vazgeçmesin benden hep sevsin". Farkında değilken yine, bir gün, sırf dikkatini çekebilmek için değişiyordu. Kendi olduğu için sevildiğini bilmiyordu. Sevdiğinin, daha iyilerini hak ettiğini düşünüp, daha iyisi olmayı düşlüyordu.
Onu bir kere olsun görebilmişse, o gün, tüm günü güzel geçiyordu. Sıradanlığı, ağır bir yükü omuzlarından atar gibi atıyor, ara sıra gizlice gülümsüyordu. Yüzü kızarıyor, bazen tüm düşüncelerinden utanıyor, bazen düşlerinin bile o an durup sonsuzluğa ulaşmasını diliyordu. Ümit etmek bile huzur veriyorken vazgeçemezdi. Arkadaşları zaten hep boş konuşurdu. Şimdi de öyleydi.
Güzellikler bir kere yakalandı mı, bırakılmamalıydı.
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Gökçe

Gökçe

@kirmizitilkiyollarda

Akustik Sorular
Sözlerine kulak verdiğim o son şarkı, ruhumu mu korkuttu? Bir resim açtım özledim diyerek. Bir de baktım başkasına ait duygular içimi sarmış. Tekrara sardım, hala dinliyorum. Karanlıkta utancımı kimse görmez, kendimi alıştırayım diyorum. Toprak yağmura, ben sana aşık olduk yeniden diyor. Neden bu yinelemeler. Biriyle sonsuza dek, kesintisiz sevmeler neden mümkün değil? Manasız boş gecen yıllar-evet biliyoruz kimse kendini kandırmasın- değersizken neden ölümlere ağlıyoruz. Ölmeyi dilerken, başkasına bu hakkı tanımıyoruz. İlk biz diyoruz. Bencillik ruhumuza işlemişken, neden sevemiyoruz, bencilce sırf sevmek ve bazen kendinden çok sevmeyi başaramıyoruz. Neden her adımda düşüncesizce hareket ederken, sevgi mevzu olunca tonla düşünüp, ters istikamete gidiyoruz. Sevmekten mi kaçıyoruz, kendimizden mi.
11 beğeni · 3 yorum beğen ikon
Ökkeş (@aahmet)
Niye yazamıyorum ben ya. Çok beğendim dedim efendim, kaleminize sağlık.
13.02.19 beğen cevap
Gökçe

Gökçe

@kirmizitilkiyollarda

Bir ricam var
İçerisinde "kana kuvvet göze fer batna ciladır çorba" geçen bir kitap okumuştum yaklaşık7-8 sene önceydi. Kadın bir yazara aitti. Kitabın hepsini okumayamamıştım maalesef. Şimdi okumak istiyorum. Ama kitabın adını hatırlayamıyorum. Kitapta 50 yaşlarında bir kadın gençlik yılllarında yaşadığı aşkları pişmanlıkları babasını anlatıyordu. Bilen biri varsa yardım edebilir mi?
8 beğeni · 2 yorum beğen ikon
HANIMCI BEYZADE (@koraycem)
Kana kuvvet göze fer batna cilâdır çorba
İllet-i cû'a deva mahz-ı gıdâdır çorba
Sağlara, hastalara ayni şifâdır çorba
Ağniya dostu, muhibb-i fukarâdır çorba
Hâsılı hâhiş ile ekle sezâdır çorba

"Sahne-i Lüp"te ağız Lû'bu'nın ilk perdesidir
Her zamân önde yürür, et'ime serkerdesidir
Bence hep batn-ı beşer çorba cilakerdesidir
Bütün efrâd-ı ecânib "supa" perverdesidir
Âlemin sevgilisi dense sezâdır çorba

Ramazanda hele bin cân ile herkes gözler
Daha gündüzden onu mîde-i hâlî özler
Çorbaya dâir olur sofrada yağlı sözler
o İse baklavanın râhını durmaz düzler
Öyle bir râhber-i bâd-hevâdır çorba

Ekşili, terbilyeli başlar ise âhenge
Girişir tab'-ı şikem nağme-i çengâçenge
Boyanır kîseye, efkâra göre her renge
Dar boğazlarda girer girse kaşıkla cenge
O zamân sıdk ile muhtâc-ı duâdır çorba

Ahmed Râsim - Şehir Mektupları
02.02.19 beğen cevap
Gökçe

Gökçe

@kirmizitilkiyollarda

Hic
Gözlerimden şiirler okunuyordu, sen duymuyordun
Ne zamanki sen gittin, kalbim kaskatı kesildi
Dediler, o anlamaz, ne gözyaşından ne de tebessümden
Konuşamadım hiç, onlarsa epey konuştular
Bilmediler hiç, ayıplayamam ben de seni bilemedim
Günler geçip gitti, ha bugündü canım ha yarın
Tam dört yıl, senli ve bir o kadar sensiz geçti
Şimdiyse bakınıyorum, umut edecek ne kaldı
Korkak, aptal biri için, koca bir hiç.
8 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Gökçe

Gökçe

@kirmizitilkiyollarda

Bay ve Bayan Suskun
Bayan hiç kimse ve bay kırgın, saat aksatmaksızın ve gün, birbirlerini düşünüyorlardı. Bir gün karşılaşma ümidiyle ve bazen ümitsizlikle kalplerinin titremesini alacak sözleri söylemeyi hayal ediyorlardı. Bir başkasına bu durumu çaktırmamak için diretiyor. Lakin gece karanlıkta ilerlemeye çalışan biri gibi her yana çarpıp ses çıkarıyorlardı. Her çarptıklarında aynı morluklar sızlıyor, kalp titremeleri bitmiyordu. Kendi hapishanelerinden kaçmaya çalışırken bir yandan da onu kurtarabilme düşüncesi akıllarının duvarlarında yankılanıyor ve yine susuyorlardı. Kimdi bu bay ve bayan suskun? Ortak paydadaki bu iki insancık ne acınası ve komik bir haldeydi.
9 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Gökçe

Gökçe

@kirmizitilkiyollarda

Ayak izim
Kendine küsünce kimsesi kalmıyor insanın. Ve ben yine küstüm. Hani bir çocuğun elinden şekerini alınca diğer tüm şekerlerini de yere atıp ağlar ya. Hah işte öyle hayatıma küstüm. Ama küsmek barışma ihtimalinin habercisidir. Biliriz ki sonsuza dek sürmez. Bi gönül almaya bakar. Kendi gönlümü alabilecek miyim bu sefer? Hiç böyle hayal etmemiştim milyonlarca insan gibi. Hani diyorum küçüklükten yetişkinliğe geçtiğimiz. Hah evet ergenlik zamanlarımda. Bir çoğunuz gibi ben de kalıplaşmış ama mutlu bir tablonun içinde hayal ediyordum şimdiki beni. Gelsin diye beklediğim zaman düşmanım oldu. Az önce koridordan geçerken aynada gördüm kendimi. Sanki ağlamış gibiydim. Hah ne ağlaması. Son bir kaç yıldır nadiren ağlıyorum artık. Tv de benim çocukluğumun genç şarkıcıları şimdi nasıl da yaşlı çökmüş çıkmış böyle. Hem de o kadar makyaj ve kamera oyununa rağmen. Beş sene sonra kimbilir ben ne halde olacağım. Yaşlanmak istemiyorum. Ya da unutulmak. Unutulmanın anlamını bilmiyordum. Hadi şimdi de bilmiyorum diyelim yaşamadık daha. Ama korkusunu yaşıyorum. Bir iz bırakabilir miyim acaba? Ayak izi diyorlar ya hani doğa bilimciler. Biri yaşamıştı burada bilin.
8 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Gökçe

Gökçe

@kirmizitilkiyollarda

dikkat dikkat
Umberto econun sıfır sayı kitabını okuyorum. 5 te 1ini okudum ama sarmadı. Kitap hep böyle mi ilerliyor, okuyan varsa söyleyebilir mi? Vaktimi harcamak istemiyorum. Başka kitaba başlarım bu kitabı bırakırsam.
7 beğeni · 4 yorum beğen ikon
Bearded Angler (@beardedangler)
Umberto eco okumak bir altyapi,anlattığı konulara özel merak gerektirir.konulara yabanciysan şayet,yazdiklari küfür gibi_sümüklu böcek gibi gelebilir.
23.12.18 beğen 3 cevap
Gökçe

Gökçe

@kirmizitilkiyollarda

gecenin hissi
Hava daha yeni kararmış. Etraf, gecenin en serin hali. Rüzgar, çağırır gibi; sanki cilve yapıyor. Hafifçe çarpıp, geçip gidiyor.
Mavi, beyaz ışıklar. Sarı ışıklar. Ne çok ışık var. Hepsi insanlar için. Yanıyorlar ve göz alıyor.
Taze bir koku var. Rüzgar nereden topluyor bu kokuları? Yağmur değil, yeşillik değil. Tuhaf, taze bir koku. Gecenin en sevdiğim tarafı bu.
Sanıyorum ki evlerine yetişmeye çalışıyor insanlar. Bir merakla, ruhumun parçalarını onlarla beraber yolcu ediyorum. Azalmıyorum. Aksine sanki daha fazlayım. Yaşıyorum.
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Gökçe

Gökçe

@kirmizitilkiyollarda

Baş kahramanıma notlar: 2
Bir yazar var. Pek hayalperest. Tiyatro oyunları, şiirler yazıyor. Bir gün bir hikaye yazıyor. Bu hikayedeki kıza aşık oluyor. Kızı elinden geldiğince övüyor. Tüm güzelliklerini sıralıyor. Lakin kelimeleri çoğu yerde yetersiz kalıyor. Bu kızın bir de sevdiği yakışıklı prens var. Prens de kızı seviyor. Sevdiği kızın başkasını sevdiğine üzülürken yazar, bir daha yıkılıyor. Bu kez kızın öleceğini bildiği için. Olabildiğince bu tarihi ileri bir tarihe almaya çalışıyor yazar. Ama o günün geleceğini bilmek onu kahrediyor. Gerçek hayatta da bir sevgilisi var yazarın. Ama aşk bu ya, hayalinde yarattığı kız dünyadaki tüm kadınlardan daha güzel. Bu yüzden sevgilisinden ayrılıyor. Arkadaşları yazarı uyarıyor. Bir hayalin peşinden koşma. Boş yere yazık ediyorsun kendine. Birlikte gezmeye çıkıyorlar, kızın öleceği gün. Arkadaşının hatrına gülüyor etrafı seyrediyor. Lakin aklı o sahnede. Akşam olunca alelacele koşuyor yazı masasına. Yazıyor, yazıyor, yazıyor. Ve sonunda bitti her şey. Başı öne eğik duruyor şimdi. Ağlıyor. Sabaha doğru yazarın ölüm haberi. Yığılı kalmış evinin önünde. Üzülenler çıkıyor elbette. Ama durumu kimse anlayamadığı için daha çok şaşkınlar. Yazılarını okuyor yakın arkadaşları. O kadar da güzel yaşamamış diyor biri. Bir başkası ise, en yakın arkadaşı, cinnet geçirdi yazık engel olamadık diyor.
Hikaye ölüler susar kitabından bir bölümdü. Değiştirip kendi cümlelerimle anlatmaya çalıştım. Düşünüyorum da acaba ben de mi olmayan hayallerin peşinden böylesi üzülüyorum. Bilmiyorum. Düşüncelerimin yanılgı olabilecek olması beni huzursuz biri yapıyor.
Şu son satırlar aklımda daha farklıydı. Keşke yazarken unutmasaydım.
6 beğeni · 1 yorum beğen ikon
BUKALEMUN (@karacurin)
:))
11.12.18 beğen cevap
/ 7