up
ara
Katılım Tarihi : 6 Ağustos Pazartesi 2018 19:34 - 409 gün
Cinsiyet : Kadın
Şehir : İstanbul / Türkiye (Turkey)
kitabın ortası

kitabın ortası

@kitabinortasi

Mektubat kitabının çevirisi paylaşım fotoğrafı
Hangi ismin yaptığı çeviriyi önerirsiniz Mektubat'ı okuyanlar?
0 yorum
kitabın ortası

kitabın ortası

@kitabinortasi

uçuyoruz ne güzel kamikazeee!
0 yorum
kitabın ortası

kitabın ortası

@kitabinortasi

CİNSİYET HAKKINDA BİR KİTAP OKUMAK, EVLİLİK HAYATIMI FELAKETTEN KURTARDI

YAZAN: B. R. W.

bu hikayeyi imzasız bırakmak istemezdim. fakat pek mahremane olduğu için ismimi kullanmam mümkün değildi. maamafih Dale Carnegie, sıhhatine kefil olacaktır. kendisine on iki sene evvel anlatmıştım.

kolejden çıkınca büyük bir sanayi müessesesinde bir vazife aldım. beş sene sonra bu şirket, beni Uzak Doğu mümessili olarak Pasifik Okyanusunun karşı sahiline gönderdi. Amerika'dan ayrılmadan bir hafta evvel pek tatlı ve sevimli bir kız ile evlendim. fakat balayımız, her ikimiz için -ve bilhassa onun için- feci bir hayal kırıklığı oldu. Hawai adalarına vardığımız zaman öyle meyus ve mahzun olmuştu ki, eğer eski ahbaplarını görüp de hayatının en heyecanlı macerasındaki başarısızlığı itiraf etmekten utanmasaydı, memlekete dönecekti.

Doğuda iki sene bedbaht yaşadık. öyle keder ediyordum ki, bazen intiharı düşünüyordum. sonra bir gün tesadüf ettiğim bir kitap, her şeyi değiştirdi. ben kitapları daima çok severdim. bir gece Uzak Doğudaki bazı Amerikalı ahbaplarımı ziyaret ettiğim esnada zengin kütüphanelerine bakarken birdenbire Dr. Van de Valde'in "ideal izdivaç" unvalı kitabını gördüm. vaaz ve nasihat kabilinden bir şey zannettimse de merak edip açtım. gördüm ki, münhasıran izdivacın cinsi cihetiyle iştigal edilmişti; hem de açıkça ve adilikten tamamiyle münezzeh bir tarzda.

cinsiyet hakkında bir kitap okumak lazım geldiğini bana birisi söyleseydi hakaret sayardım. okumak mı? kendim yazabileceğime kani idim. fakat kendi izdivacım öyle bir felaket idi ki, ne olursa olsun bu kitaba bakmıya tenezzül ettim. ev sahibinden ödünç istemek cesaretini buldum. doğru olarak diyebilirim ki, bu kitabı okumak, hayatımın mühim vak'alarından biri oldu. karım da okudu. o kitap, feci bir izdivacı mes'ut ve sevinçli bir arkadaşlığa değiştirdi. eğer bir milyon dolarım olsa o kitabın yayımlanması hakkını satın alır, yeni evlilere binlerce nüshasını parasız dağıtırdım.

bir yerde okuduğuma göre, tanınmış ruhiyatçılardan Dr. John B. Watson demiş ki: "cinsiyet, hiç şüphesiz hayatta en mühim bir mevzudur. insanların saadetinde en çok tahribata sebep olduğu muhakkaktır."

eğer Dr. Watson doğru söylüyorsa -ben kaniim ki, bu beyanatı pek kat'i olmakla beraber tamamiyle değilse bile kısmen doğrudur- her sene milyonlarca cinsiyet cahillerinin evlenerek evlilik saadetinin bütün ihtimallerini tahrip etmelerine medeniyet neden müsaade ediyor?

izdivaçtaki hataları bilmek istersek D. G. V. Hamilton ile Kenneth MacGowan'ın "izdivaçtaki yanlışlık nedir?" unvanlı kitabını okumalıyız. bu kitabı yazmadan evvel evlilikteki yanlışlığı tetkik etmeğe dört sene çalışmış olan Dr. Hamilton der ki: "evlilik geçimsizliğinin çok defa cinsi uygunsuzluktan neşet etmediğini söylemek için pek düşüncesiz bir ruh hastalıkları mütehassısı olmalı. herhalde cinsi münasebet memnuniyet verici olsaydı başka müşküllerden zuhur eden geçimsizliklere çok kere ehemmiyet verilmezdi."

bu sözün doğru olduğunu biliyorum. feci bir tecrübeden dolayı biliyorum. evliliğimi iflastan kurtaran kitap Dr. Van de Valde'nin "ideal izdivaç"ı, büyük umumi kütüphanelerin çoğunda bulunabilir. bir nüshasını satın almanızı tavsiye edemiyeceğim -fazla pahalıdır- yedi buçuk dolar. maamafih bir gelin ile güveyiğe küçük bir hediye vermek isterseniz bıçak takımı vermeyin "ideal izdivaç"ın bir nüshasını verin. o kitap, saadetlerini artırmak için Amerika'nın bütün bıçak takımlarından daha faydalıdır.

bu kitabı mahalli kütüphanenizde bulamazsınız -isterseniz- herhangi kitapçı vasıtasiyle ısmarlayabilirsiniz, veyahut doğrudan doğruya naşirlere ısmarlayabilirsiniz. adresleri:

Bandom House, 457 Madison Evenue, New York City.
2 yorum
yeni.BAŞTAN (@yenibastan)
Tşk ederim.. çok güzel anlattınız ya. Yakın zamnda alıp okuyup öneride bulunurım sizin gibi inşallah. Evlilikler e bir katre yardımı olacaksa orta sehbaların üzerinde yerini almalı...
21.05.19 beğen 1 cevap
kitabın ortası

kitabın ortası

@kitabinortasi

küçük bir deney yapın. gözlerinizi kapayıp kendi kendinize, "bir sonraki düşüncemin ne olacağını merak ediyorum" deyin. sonra çok dikkatli bir biçimde bir sonraki düşünceyi bekleyin. bir fare deliğini izleyen bir kedi gibi olun. o delikten hangi düşünce çıkacaktır? bunu şimdi deneyin.
0 yorum
kitabın ortası

kitabın ortası

@kitabinortasi

TARTIŞMALARDAN NEFRET EDERİM

bazı kimseler, tartışmadan kaçınmak için ne gerekirse yapar. tartışmalar onlar için öylesine yaralayıcıdır ki bir tartışma ile karşı karşıya kaldıklarında hasta gibi olurlar. başkalarının tartıştıklarını duymak bile bu kişilerde tepki uyandırır ve istenmedik fiziksel belirtilere neden olur. bunlar baş ağrısı, mide bulantısı, tansiyon yükselmesi, çarpıntı ve genel olarak kendini kötü hissetme şeklinde olabilir. bu belirtiler, özellikle ortamı terk etmek olanağı olmadığında, mesela tartışan insanlarla aynı araçta bulunuyorsanız daha da güçlü olur.

tartışmalar sizde bu derece güçlü ve olumsuz etkiler yaratıyorsa bunun nedeni, büyük olasılıkla küçük bir çocukken bu tür tartışmalara tanık olmanız ve bunların sizde korku uyandırmış olmasıdır.

sayfa 101
0 yorum
kitabın ortası

kitabın ortası

@kitabinortasi

tırtıııl, tırtılın sonu pır pır kelebek :))) kalbimmm sürünüyor bırak uçsun ellerindeee
0 yorum
kitabın ortası

kitabın ortası

@kitabinortasi

İstanbul/Eminönü paylaşım fotoğrafı
Evliya Çelebi, "Seyahatname"sinde anlattığına göre yakaza (uykuyla uyanıklık arası bir hal) halindeyken bu camiiyi görmüş. Kendisi Hazreti Muhammed aleyhisselam ile aynı safta, aynı camiide bulunmuş ve sonrasında şaşkınlık ve heyecanla o meşhur sözü söylemiş: Seyahat ya Resulallah... Malum, esas konumuz kitaplar ve buradaki konu başlığımız da gezmek; yoldan geçerken rastladığım ve peygamber kokusunu burnuma getiren bu camiiyi İstanbullular'ın da görmesini çok isterim, çok eski bir camii; 1480 yılında başhekim Ahi Çelebi tarafından yaptırılmış. Camiiyi görüp içerisinde namaz kılmadan evvel veya kıldıktan sonra Seyahatname'yi de okumanızı tavsiye ederim.
0 yorum
kitabın ortası

kitabın ortası

@kitabinortasi

türk sanat müziği sevenler buraya...
0 yorum
kitabın ortası

kitabın ortası

@kitabinortasi

"düşüneni izlemek" yerine, siz ayrıca dikkatinizi Şimdi'ye yönelterek de düşünce akışında bir kesinti, bir boşluk yaratabilirsiniz. sadece içinde bulunduğunuz anın yoğun bir biçimde bilincinde olun. bu derin bir doyum veren bir şeydir. bu yolla, bilincinizi zihinsel faaliyetten uzaklaştırıp son derece uyanık ve farkında olduğunuz, ama düşünmediğiniz, bir düşünce-sizlik boşluğu yaratırsınız. bu meditasyonun özüdür.

günlük yaşamınızda bunu, normalde bir vasıta olan rutin bir faaliyete tüm dikkatinizi vererek, böylece onu kendi başına bir amaç haline getirerek uygulayabilirsiniz. örneğin, evinizde ya da işyerinizde merdivenleri inip çıktığınız her seferinde, her adımınıza, her hareketinize, hatta soluk alıp verişinize bile çok dikkat edin. tümüyle orada olun. ya da, ellerinizi yıkarken, bu faaliyetle ilişkili tüm duyusal algılara, suyun sesine ve verdiği hisse, ellerinizin hareketine, sabunun kokusuna vs. dikkat edin. veya arabanıza bindiğinizde, kapıyı kapattıktan sonra, birkaç saniye durun ve nefesinizin akışını izleyin. sessiz ama güçlü bir mevcudiyet duygusunun farkında olun. bu uygulamada başarınızı tek bir ölçütle ölçebilirsiniz: içinizde duyduğunuz huzurun derecesiyle.
0 yorum
kitabın ortası

kitabın ortası

@kitabinortasi

"...somurtmak, size istediklerinizi vermedikleri için başkalarını cezalandırmak amacıyla iletişimi kesmenin bir yoludur. altında yatan tutum, bir kimsenin istediklerini daha söylemeden -veya en çok bir defa söylediğinde- elde etmesi gerektiğini düşünmesidir.



somurtmak, ailelerin tümünde görülen, hatta bazen kuşaktan kuşağa devam eden bir alışkanlıktır. bu alışkanlık, dikbaşlılık ve inatçılıkla yakından ilişkilidir ve aile içindeki iletişimi ciddi şekilde bozabilir. genellikle somurtmaya neden olan davranış basit olmasına rağmen karşılık olarak verilen ceza çok ciddidir. bazı ailelerde aile üyelerinden bazılarının birbirleriyle birkaç yıl, hatta birkaç on yıl konuşmadıkları görülmüştür. kimse bu süper somurtmanın gerçek nedenini hatırlamaz ama mutlaka iyi bir nedeni vardır. ne de olsa Ahmet Amca ile on beş yıldır konuşmuyorsunuz.



somurtma uzadıkça sonlandırması da zorlaşır. öteki ile tekrar konuşmayı başlatan kişi olmak, bir zayıflık belirtisi olarak görülür. sanki on beş yıl önce hatalı olanın siz olduğunu kabul etmişsiniz gibi olur. bu da sizin yapmak isteyeceğiniz en son şey olacaktır. durum, tam bir kördüğümdür.



daha az aşırı olan bir düzey de somurtmayı, dışlandığınız zaman ayak diremek için kullanmanızdır. bütün dikkat size verilmediği zaman somurtursunuz. sizin ilgilendiğiniz iş başkasına verilince somurtursunuz. doğum günü hediyeniz yeterince büyük değilse somurtursunuz. istediğiniz şeyi elde etmek için otomatik olarak hak ettiğinizi düşünürsünüz fakat bunun için gerekli gayreti göstermeye hazır değilsiniz. işin en can alıcı kısmını es geçiyorsunuz.



kafanıza bir düşünce yerleştiğinde arzularınızın tam sizin hayal ettiğiniz şekilde yerine gelmesini istersiniz. temel kavram doğrudur, yanlış olan seçtiğiniz yöntemdir. ne istediğinizden emin olmak kuşkusuz iyidir -yeni bir iş istediğinizi bilmek çok güzel- ancak belirli bir iş için ısrar etmek ve onu elde edemezseniz incinmek, çocukça.



adalet için mızmızlanmayı bırakın. siz, o iş için daha uygun olan kişi olabilirsiniz ama o işi elde edememiş olmanızın nedeni, kadın olmanız olabilir. bunun haksızlık olduğu doğru ama bu konuda sizin yapabileceğiniz bir şey yok. bu aşamada yapabileceğiniz iki şey var: ya oturup somurtur, yaşamın adaletsizliğine ve özellikle de size yapılan haksızlığa lanet edersiniz ya da başka bir iş başvurusunda bulunursunuz. eğer başka bir işe girmek konusunda ciddiyseniz size hararetle ikinci seçeneği tavsiye ederim.



hayatta hiçbir şeyin garantisi yoktur. sadece fırsatlar vardır ve son fırsatın çıktığı yerde daha pek çok fırsat vardır. esnek olun, size sunulan farklı işlere açık olun. eğer bu işi elde edemediyseniz daha iyisi yolda demektir.



somurtmaya neden olan başka bir durum da dikkat eksikliğidir. diyelim ki eşiniz yeni bir işe başladı ve işle fazlasıyla haşır neşir oldu. o derece ki sizinle ilgilenmeye vakti kalmamış görünüyor. her ne kadar eşinizin iyi iş yapması sizi mutlu ediyor ve gururlandırıyorsa da yeni işine gösterdiği yoğun ilgi, size dikkatini vermesini engelliyor ve bundan rahatsız oluyorsunuz. ama kendinizi kenara itilmiş hissettiğinizi dile getirmek yerine somurtuyorsunuz. size ne olduğunu söylediği zaman söylemiyorsunuz. eşiniz, canınızın işyerindeki problemler nedeniyle sıkılmış olduğunu düşünebilir ve bunları eve taşıdığınız için size kızabilir.



eşinizin yapmış olduğu bir şey nedeniyle sinirlendiğiniz veya incindiğiniz zaman somurttuğunuzda sevginizi esirgemiş oluyorsunuz. somurtmak, bir tür intikam veya cezadır ve diğer kişiyi sizden uzağa itip güven ve yakınlığı yok eder. bu, olumsuz bir tepki şeklidir ve bu yolla kimse bir yere varamaz.



somurtma ile ilgili ana nokta, hiçbir sonuca götürmediğidir. size istediğinizi yani sevgi dolu bir dikkati sağlamaz. istediğinizi elde etmek için talep etmelisiniz. kendinize acımayın. ihtiyaçlarınızı açıklamak, sizin sorumluluğunuz.



not: başka insanlar zihninizi okuyamaz.



ne siz somurturken mutlusunuz ne de başkaları, o halde somurtmak niye? somurtmazsanız hem zamanınız daha hoş geçer hem de istediklerinizi elde etme şansınız artar.

sayfa 114-118
0 yorum