up
ara

Antik Çağ'da Tarsuslu Filozoflar

Antik Çağ'da Tarsuslu Filozoflar Konusu ve Özeti

Antik Çağ'da Tarsuslu Filozoflar
Antik Çağ'da Tarsuslu Filozoflar kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yayınevi: Arkeoloji ve Sanat Yayınları
ISBN: 9786053960430
Sayfa: 80 sayfa
"Antik Çağ, fikir ve sanat mirasının çoğunu üzerinde yaşadığımız topraklara bıraktı... Batıda Güney İtalya ve Sicilya'ya doğuda İskenderiye, Antakya ve Tarsus'a kadar yayıldı ve sürdürüldü.Tarsuslu filozofların etki alanı kendi zamanlarında da genişti. Mersin'e Adana'ya Antakya'ya uzanmıştı. Antik Çağda, bilgilenmenin okulla sınırlanmadığını, halka açık tartışmalarla toplumsallaştığını, canlı tutulduğunu biliyoruz. Toplumsallığın olgunlaşması, bilgilerin nesnel olmasına, hayat içinde, üretim içinde yoğrulabilmesine bağlıdır. Tarsus'ta bunun başarıldığını bu kitaptan anlıyoruz.-Prof. Dr. Uluğ Nutku-"Uğur Pişmanlık'ın Antik Çağ'da Tarsuslu Filozoflar adlı eseri büyük bir ilgiyle okudum. Anadolu Uygarlığı'nın özellikle de bilim ve felsefe yönünden aydınlanmasına ve şehir bilincinin gelişmesine katkıda bulunacak bir çalışma..."-Prof. Dr. Remzi Demir-"Antik Çağ'da Tarsuslu Filozoflar, öncelikle bir felsefe tarihi çalışması olarak Tarsus'ta yaşamış ya da bu çevreden beslenmiş filozofları gün ışığına çıkarmaktadır. Yine bu yönüyle klasik Batı felsefesinin Ege-Yunan merkezli tarihinin Anadolu'nun içlerinde yer ettiğini göstermektedir. Bu Batı felsefesinin Anadolu'nun felsefeyle daha çok hemhal olduğunu gösteriyor. Bu yaklaşım, özellikle son yıllarda Barnal'ın yaklaşımlarıyla önem kazanan, felsefenin Anadolu'dan Yunan'a gelen bir etkinlik olarak görülmesini yeniden düşünmemizi sağlamaktadır."-Prof. Dr. Sinan Özbek-
Uzel

Uzel

@uzel

Tarsus'ta M.Ö.4.yy ile M.S.6.yy arasında yaşamış olan filozoflardan 39 tanesi hakkında özet bilgi verilen, Tarsus'un o dönemki genel görünümünü anlatan kitabı, kütüphanede birkaç saat içinde okudum. Güzel bir derleme olmuş; konuya ilgi duyanlara öneririm.
0 yorum

Antik Çağ'da Tarsuslu Filozoflar - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
Uzel

Uzel

@uzel

Tarsus'ta başta Stoa felsefesinin okulları olmak üzere, Epikurosçu ve Kinik felsefe okulları bulunmaktadır. Stoacılık, Antik Çağ felsefesinin kamutanrıcı ve özdekçi doğa öğretisidir. Kurucusu, Kıbrıslı Zenon'dur (M.Ö. 336-264).

(...)

Stoacılığın büyük ilkesi, doğaya uygun davranmaktır. Doğa, eşdeyişle her şey tanrıdır (vahdet-i vücut, panteizm).
0 yorum
Uzel

Uzel

@uzel

Roma İmparatorluğu'nun daha önce bir dönem baskı altında tutmaya çalıştığı Hristiyanlığı kabul etmesi, Antik Yunan felsefesinin önünü tıkadı. Böylece, Yunan düşüncesi giderek eski gücünü yitirdi.

Doğu Roma İmparatorluğu, Platon'un Atina'daki Akademia okulunu kapatır ve Hristiyanlığa aykırı saydığı Yunan felsefesinin okutulmasını yasaklar. Antik Çağ'ın sonlarına yaklaşılırken, nesnelliğin değişimine paralel gelişen düşünce dünyasında, tam anlamıyla bir alt-üst oluş yaşandı. Çünkü çok-tanrılı pagan dinleri dönemi kapanıyordu. Ortaya yeni çıkan Hristiyanlık, gerek kuramsal gerekse pratik açıdan kendinden önceki felsefi düşünceden beslenerek şekillendi.

"Helen bilgeliğiyle İncil erkenden karşılaşmış bulunmaktadır. Kimileri, çok-tanrıcı filozofların mirasını tümüyle bir tarafa attılar; kimileri de inanç için zararsız diye kurtarılabilen her şeyi Antik Çağ felsefesinden kurtarmaya çabaladılar." (Weber, 37)
0 yorum
Uzel

Uzel

@uzel

Artık, insan aklının kendi gücüne güvenmesini temel alan, araştırmacı Antik Yunan felsefesi değil, insanın dine ve onun söylediklerine bağlanacağı tek tanrı merkezli bir Orta Çağ düşünce dönemi başlar. Hristiyan kilisesi ile birlikte, özgür aklın gelişmesinin yerini, tanrı buyruğu alır. Böylece felsefi düşünce, uzun ve sessiz süren bir Orta Çağ karanlığına gömülür ve "M.S. 5.yy'dan sonra, son Yunan okulları da kapatıldıktan sonra, batı düşüncesi 10 yy boyunca, hemen hemen sadece Hristiyanlık üstüne düşünmüştür." (Hançerlioğlu, Fels.Ansiklopedisi, 318)

(...)

Antik Çağ düşünüşünün etkisi altındaki Akdeniz dünyasında artık felsefe okulları değil, onların yerine Hristiyanlık okulları kuruluyordu.
0 yorum