up
ara

Milena'ya Mektuplar

- Briefe on Milena

Milena'ya Mektuplar Konusu ve Özeti

Milena'ya Mektuplar
Aforizmalar kitabının da yazarı Franz Kafka tarafından kaleme alınan Milena'ya Mektuplar kitabı Roman, Mektup türünde okuyucusu ile buluşuyor. Can Yayınları yayınevinden 2014 yılında 9789750711107 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Milena'ya Mektuplar isimli kitap 395 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Esen Tezel çevirmiştir. Kitap Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Milena'ya Mektuplar kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Çevirmen: Esen Tezel
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789750711107
Sayfa: 395 sayfa Basım Tarihi: 2014
Franz Kafka, Prag'da bir dost meclisinde tanıştığı gazeteci Milena Jesenská'dan öykülerini Çekçe'ye çevirmesini ister. Kafka ile Milena'nın yollarının kesişmesine neden olan bu dilek, bir ilişkinin başlangıcı, Milena'ya Mektuplar başlığı altında toplanan bu yazışmalarsa kısıtlı bir iletişimin tek aracı olacaktır. Milena'ya Mektuplar eşi benzeri olmayan bir kitap, mektuplara örülmüş bir aşk romanıdır.

Kafka'nın Milena'ya Nisan 1920 tarihli ilk mektubunda yağmurlu bir günden söz ederek deyiş yerindeyse bir roman tadında başlattığı bu yazışmalar, yazarın ölümünden kısa bir süre öncesine değin süregiderken, ümitsizliğin, çaresizliğin ve tıkanışın anlatımına dönüşür. Çünkü Kafka'nın da dediği üzere, "Mektup yazmak, hayaletlerin önünde soyunmak demektir, ki onlar da aç kurtlar gibi bunu bekler zaten. Yazıya dökülen öpücükler yerlerine ulaşmaz, hayaletler yolda içip bitirir onları."
okunmuş kütüphane

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane

Bu yazıyı okuyan sizlere bir sorum olacak. Acaba kaçınız hiç görmediğiniz veya 3-4 kere gördüğünüz birisini büyük bir aşkla sevebilirsiniz? Belki herkesin cevabı sevebilirim olacaktır. Ancak yanılıyorsunuz. Çoğumuz böyle bir aşkı yaşayacak yapıda ve belki de kapasitede değiliz. Eskiden babalarımız, dedelerimiz evlenecekleri insanları görür aşık olur ve sonra da evlenirler miymiş? Hayır. Eski dönemlerde şu anda unutulan çok güzel bir haberleşme yöntemi varmış. Mektuplar... İşte sevenler birbirlerini satırlar ile severler ve bu satırlar ile aşık olurlarmış. Bu kitap bir mektup aşkının belgesidir.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Franz Kafka ile Milena bir ortamda birbirlerini görmüşler ve Kafka'nın eserlerinin Çekçe'ye çevirisi konusunda fikir birliğine varmışlar. Bu anlamda da mektuplaşmaya başlamışlar. Bu mektuplaşmalar daha sonradan büyük bir aşka dönüşmüş. Fakat bu aşk imkansız bir aşk imiş ki Kafka nişanlı, Milena ise evliymiş. İşte böyle bir durumda sadece mektuplar ve birkaç görüşme ile bu büyük aşk doğmuş ve Kafka'nın ölümü ile de bitmiş.
Bu kitapta sadece Kafka'nın mektuplarını ve Milena Jesenska'nın ise çok az sayıdaki Kafka'nın arkadaşı Max Brod'a, Kafka hakkındaki yazdığı mektupları bulacaksınız. Sadece Kafka'nın mektuplarının olması çok kötü. Zira sadece Kafka'nın mektuplarını okuyarak bu büyük aşkın yalnızca küçük bir kısmını anlayabiliyoruz. Fakat kitabın son kısmındaki Milena'nın Max Brod'a yazdığımı mektuplardan Kafka ile Milena'nın aşkını daha bir hazmediyorsunuz.
Mektupların sadece aşk temalı olduğunu sanmayın. Zira bu mektuplar söylediğim gibi Milena ile Kafka arasında çeviriler için yazılmış mektuplar. Aşkı satır aralarında bulabilirsiniz. Ancak Kafka'nın Milena'ya aşkını anlatışı bile ayrı bir güzellik. O kadar saf ve derin bir aşk var ki ortada. Düşünün... İki insan birbirine aşık ancak aşkın büyüklüğünden buluşmaya bile çekiniyorlar.
Mektuplar Nisan 1920 tarihinde başlayıp Kasım 1923'te son buluyor. Son sayfalardaki mektuplara gelinceye kadar Kafka neredeyse her gün Milena'sına yazmış. Göremediği aşkına bir insan her gün nasıl yazabilir? Kafka yazmış ve iyi ki de yazmış.
Benim için çok ama çok anlamlı ve özel bir kitaptır Milena'ya Mektuplar. Hazmederek okuyun bu kitabı ve kesinlikle okuyun. İyi okumalar.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba 8 verdi
0 beğen · 0 yorum
Uğur Çam

Uğur Çam

@ugurcam967

Yazıya olan Aşk, Milena'nın Kollarında Bitmek Üzere
Bundan bir kaç sene evvel, gezmeye gittiğim Karabük şehrinde başıboş dolanırken, üstelik mevsim henüz ısınmamışken, biraz ısınmak ve deyim yerindeyse vaktin katili olmak için uğradığım alışveriş merkezinin kitapçısında karşılaştım Milena'ya Mektuplar kitabıyla. Kafka'nın büyük bir hayranı olduğum ve neredeyse basılı bütün eserlerini okuduğum için olsa gerek, kitaba büyük bir dikkatle yaklaşıyordum. Ne de olsa bunlar mektuptu ve Kafka gibi bir dahinin, günlük konuşma diline yansıyan sözlerine tanıklık edecek olmayı içim kaldırmıyordu. Ancak kitap çokça övüldüğünden -biraz da okuyacak daha iyi bir şey bulamadığımdan- kitabı aldım. Yemek katında bulunan balkona oturdum ve çay eşliğinde kitabın kapağını açtım. Daha ilk cümlelerden itibaren mektuplar beni içine çekmeyi başardı. Kitapla alakalı söylenecek bir çok şeyi not etmeye başlamıştım çoktan. (Kitapçıya koşup kendime bir not defteri ve kalem aldığım doğrudur)Kitapta beni en ama en çok etkileyen şey, Kafka'nın Milena'ya duyduğu aşktan ziyade yazmaya olan saygısıydı. Basit bir mektupta bile kullandığı dili özenle yansıtması, anlattığı olayları anlatış biçimi beni mest etmişti. Söz gelimi "bu iş olmaz, mantıksız" demek yerine "fakat sizin bu çabanız cehennemdeki kazanlardan birini kırmaya çalışmak gibi. Başarılı olsanız bile siz ateşler içinde kavrulurken cehennem bütün ihtişamıyla var olmaya devam edecektir" diyor. Bir cümlelik bir anlatıyı bir edebiyata çevirmek galiba böyle bir şey. Kafka'nın Milena'ya duyduğu aşk şüphesiz, ancak aşka şairane yaklaşımı, bu aşkın bize abartılı bir yansı olarak bize düşmesini sağlıyor. Kafka, adını bile kaybedecek kadar severken, kelimelerini kaybedecek kadar sevmemiş olacak ki ilk mektuplarla son mektuplar arasındaki edebi fark bir hayli fazla. İlk etaplarda gündelik sorunların dertleri arasında debelenirlerken, sonraları edebiyattan aralarındaki ilişkiye varan geniş bir yelpazede kelimelerin dansını izleme şerefine nail oluyoruz. Bana sorarsanız iyi okumayı düşleyen, bir şeyler yazmayı düşleyen her insanın Kafka'dan ve mektuplarından öğrenecek çok şeyi var.
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba 9 verdi
6 beğen · 0 yorum
“Cümlenin başına keşke getirmek kadar kötü bir şey yoktur sanırım, ne yazık ki keşke demeden de olmayacak cümleler vardır. İşte bu kitapta benim için büyük bir keşke olarak kalacak. Keşke sadece Kafka’nın değil, Milena’nın da mektupları olsaymış, karşılıklı bir konuşmada diğer tarafı duyamamak ne kadar büyük eksiklikse, bir aşkın diğer tarafının da dilsiz kalması o kadar kötü bir durum.

Ruhu huzursuz bir adamın aşk kuyusunda yaşadığı ikilemleri, güvensizlikleri gözler önüne seren özel mektuplardan oluşan bir kitap, doğal olarak iki tarafın anlayabileceği özel durumlar mevcut ve edebi olarak aslında diğer eserlerine kıyasla çok daha aşağı seviyede, çünkü bu amaçla yazılmamışlar. Kafka, özel hayatında sıkıntılı zamanlar geçirmiş bir adam ve biz burada onun kendine saklamak isteyeceği bir durumunu büyüteçle böcek izler gibi izlemekteyiz. Bu durum bir yandan sıkıcı bir yandan da ilgi çekici, tercih bu yüzden size kalmış tamamıyla.

Kafka’yı ilk defa okuyacaksanız, kesinlikle bu kitapla olmamalı. O zaman yazarın kendisini tanımaktan öteye geçemezsiniz, tabiî ki her kitap yazarından bir parçadır ama aşk insanı olduğundan başka bir kimliğe büründürür. Dönüşüm, Dava, Şato okumanız gereken eserler arasında ilk sırada olursa, edebi anlamda doyuma ulaşacağınızın garantisini verebilirim, ancak bu kitap çok daha farklı bir kategoride kendi yolunda ilerlemektedir.

Yine de Milena’ya Mektuplar da kendi aşkınızdan bir parça bulacaksınız, sizin ifade edebileceğinizden daha iyi cümlelerle hem de. Son bir not daha eğer romantik biri değilseniz elinizi hiç sürmeyin, bu Kafka ve Milena’nın aşkına saygısızlıktan başka bir şey olmaz. Çünkü onlar her şeyden önce anlaşılmayı ve saygı duyulmayı bekliyorlar.”
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi
4 beğen · 0 yorum
Hayal Perest

Hayal Perest

@hayal

Kafka'nın daha önce Dönüşüm kitabını okumuş ve bana hitap etmediği kanısına varmışım. Daha sonra Milena'ya Mektuplar ile tekrar bir şans vermek istedim ve yine bana hitap etmediğine karar verdim. Kafka'nın zor bir yaşamı olmuş ve bunu eserlerinde, cümlelerinde görebiliyoruz. Okurken beni mutsuzluğa, umutsuzluğa itti. Adeta içim şişti. ? Kafka, güzel sevmiş. Fakat Milena kıymetini bilememiş. Milena'ya kızdığım kısımlar olsa da evli olduğu bir gerçek de var. Okurken Kafka'nın Milena'yı uydurduğunu, bir hayali arkadaş, hayali bir mektup arkadaşı olabileceğini düşündüm. Gerçekliğine inanamadım. Bunun sebebi mektupların tek taraflı olmadı olabilir belki de.. Bilemiyorum.. Hayattan kaçmak için kitap okuyoruz. En azından bu benim düşüncem. Ve böylesine depresif bir kitap okumak beni umutsuzluğa sürükledi. Ve Kafka'nın hayatı boyunca mutlu ve huzurlu olduğunu sanmıyorum. Hatta öldükten sonra bile huzura eremediğini düşünüyorum. Çünkü kendisinin hiçbir şeyi haketmediğini düşünüyor. Okuduklarımdan böyle bir çıkarım yaptım. Ne kadar doğrudur, ya da ne kadar sağlıklı bir yorum yapabildim bilmiyorum ama Kafka'nın benlik bir yazar olmadığı kanısına vardım. Gerçi Kafka'nın hep beni etkileyen bir yanı olmuştur. Öldükten sonra tüm yazdıklarının yakılmasını istemesi beni etkilemiştir. Kafka'nın edebiyatımızdaki yerini göz önüne alırsak onu bir nebze anlayabilirim. Çünkü yaşadığı dönemde, yaşadığı buhranlar onu bunları yazmaya itmiş olabilir. Dediğim gibi bana hitap eden bir yazar değil ve bir daha Kafka okur muyum? Hiç bilmiyorum..
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi
3 beğen · 0 yorum
Tuğçe Tunç

Tuğçe Tunç

@tugcetunc

Güzel Seven Adam
Bu kitap ile birlikte güzel seven adamlar listeme Kafka da eklenmiş oldu.
Kitap üzerine düşüncelerim o kadar fazla ki tam olarak toparlayamayabilirim. Kitapta keşke Milena'nın da mektupları olsa dedim herkes gibi ama sırf şu cümle için kitabı tekrar ve tekrar okurum "Ama düşünsene Halk Bahçesi'nde bize bakmışlardı (bize! Sen yanımdaydın ve bir düşünsene, benimleydin) öylesine bürokratik olduğu ve işini iyi yapan bir kızı sevdiği için". Hangi adam sevdiği kadın yanında diye bu kadar mutlu olur? Tabi sadece bu da değil Franz kimi zaman Milena'yı güzel bir şekilde izleyebilmek için odasında olan bir dolap olmak istemiş kimi zaman onu gönderilen hediye çiçeklerden bile kıskanmıştır.
Bu aşkın karşılığını da Milena'nın, Kafka'nın nişanlısına yazdığı mektupta geçen şu sözlerden anlıyorum "Senden bahsetmedi hatta yazmadı bile.". Böyle bir şey yok aslında Kafka tabi ki nişanlısından bahsetmişti ama seven insan kıskanır değil mi?
Mektuplarda Kafka'nın korkusu ağırlıktadır bunun nedeni neredeyse hayatındaki her şeyden korku duymasıdır. Korkusu dışında uç noktalarda olan bir diğer özelliği de hayranlığıdır. Kendisinde eksik olan özellikleri başkalarında görünce onlara hayranlık duymaya başlar.
Aklımda çok soru var bunlardan biri Milena'nın Franz'a neden Frank dediği? Acaba onun sadece kendine ait olmasını mı istedi?
Uzun bir inceleme oldu, son olarak bu kitaptan dolu dolu dört sayfa alıntı yaptım. Bunu göz önünde bulundurursak okuduğunuza pişman olmazsınız hatta kesinlikle okumalısınız. Çünkü bu aşkın eşi benzeri yok.
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum

Milena'ya Mektuplar - S41

ne diyordum, evet, "sadık" oluşu ve bende sizi elinizden tutmuş öykünün yeraltındaki karanlık, basık, çirkin dehlizlerinde peşimden sürüklüyormuşum hissi uyandırması, neredeyse sonu gelmeyen dehlizlerde ( Cümlelerin de o yüzden sonu gelmiyor, bunu anlamamış mıydınız? ) , neredeyse sonu gelmeyen( Sadece iki ay sürdü diyorsunuz ha? ) ; ki umarım buradan aydınlığa çıkınca kaçıp gitmeyi akıl ederim.
Canan Özoğul tarafından eklenmiştir.
Erkin Çoban

Erkin Çoban

@erkincoban

Böyle gevezelik etmemin tek sebebi, her şeye rağmen senin yanında kendimi iyi hissetmem.
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
31 beğen · 0 yorum
Burak

Burak

@burakinanli

Seni sevip sevmediğimi soruyorsun durmadan. Çok güç bunun karşılığını vermek, mektupla hiç verilemez. Eğer bu yakınlarda yüz yüze gelirsek; soluğum kesilmezse söylerim.
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
20 beğen · 0 yorum
Lalena

Lalena

@siyahkugu0

"Milena yardım et bana!
Söyleyebildiklerimden daha fazlasını anla!.."
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
16 beğen · 0 yorum
Lalena

Lalena

@siyahkugu0

Ne söyleyeceğim belli de, nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum...
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
15 beğen · 0 yorum
seda altınöz

seda altınöz

@sedaaltinoz

"Ah! Milena, acı çektirme artık, öldür beni, öldürmezsen katilim sayılırsın."
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
15 beğen · 0 yorum
432
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
547
KİTAP
Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap
Neokur üyelerinin katkılarıyla ortaya çıkmış olan, ölmeden önce okunması gereken kitapların toplandığı listedir. Ölüm de ner...
394
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
23
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Franz Kafka Kitapları
Eserleri onlarca dile çevrilen ve birçok okurun favori yazarı olan Franz Kafka'nın mutlaka okunması gereken en iyi kitapları ...
72
KİTAP
Ma vié - Benim Tarzım Kitaplar
Her yanı ile sizi tasvir eden, veya sizi anlatan bir kitap varsa yeri bu listededir. ...
Berkay

Berkay

@burundankafein

 paylaşım fotoğrafı
“Bunu bana açıklayın Milena, siz ki öğretmensiniz!”
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Fâtıma

Fâtıma

@yitiktheology

Milena' ya Mektuplar paylaşım fotoğrafı
Milena' ya Mektuplar
Hiçbir şeyime göz yumulmaz, rahat edeyim diye bir dakka bile verilmemiştir bana; zaten hiçbir şey verilmez bana, her şeyi kendim çabalayarak elde etmek zorundayımdır,
yaşadığım günlerle geleceği değil, geçmişimi bile kendim yaratmak zorundayım, doğal olarak herkesin bir geçmişi vardır belki, ben onu bile kendim elde etmek zorundayım; bence bu en zor iş, dünya sağa mı dönüyor?
-Bilmiyorum ya-ayak uydurabilmem için benim sola dönmem gerekiyor! Nasıl başa çıkarım? Gücüm yetmez ki; paltom ağır gelirken, nasıl taşırım koskoca dünyayı sırtımda? Bırak benim güçsüzlüğümü, kimin gücü yeterdi bütün istenenleri yerine getirmeye?

...

İstediğim şeyi yapmak elimde değil benim, istemek bile elimde değil; ben yalnız olduğum yerde durabilirim, başka şey isteyemem, istemiyorum da, zaten.

...

Bir özelliğim var, herkese benzemeyen biriyim, dış görünüşümle değil, ama bir
ölçüye vurursan, onlardan çok ayrı olduğum çıkar ortaya.

....

''Benim durumumu üç halkaya ayırıp öyle anlatabilirim: Derinlerde, içte, bir A
var, sonra B, sonra C geliyor. Dçteki o çekirdek A, B'ye sorar: "Neden eziyet çeker bu adam? Neden güvenmez kendine? Neden her şeyden elini eteğini çekmiştir? (Bu her şeyden el çekme isteyerek değildir elbet, el çekme zorunda kalınmıştır da ondan.) Neden gülüp oynamaz, neden yaşamaz?" (Diyojen de bu bakımdan çok ağır hasta değil miydi? İskender içimizden biriyle konuşsaydı, mutlu olurduk, ama Diyojen küçümsedi onu, güneşimi karartma dedi; o korkunç, o yanan, yakan, insanı çıldırtan Yunan Güneşini
istiyordu. Ne yapsın? Hortlaklarla doluydu fıçısı.) C, yani bedenimiz, bir açıklamada bulunmaz bize, davranışlarında ona yalnız B buyruk verir. C, korkunç baskılar altında, ölüm terleri dökerek iş görür. (Alnımızı, yüzümüzü, şakaklarımızı, saçımızın diplerine dek, kısacası bütün kafamızı sırılsıklam eden böyle bir korku terini bilir misin? C bunları çeker işte.) Senin anlayacağın, C, anlamadan korkuyla iş görür; bilir A'nın B'ye her şeyi
açıkladığını, B'nin de her şeyi doğru anladığına inanır.''

Ekranı kapladığının özrünü arz eder, feyizli okumalar dilerim efendim...
Alıntılar da alınabilir çerçevesinden ma'zûr görmeniz temennisiyle...
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum beğen ikon
İbrahim

İbrahim

@ibrahim80

Franz Kafka
"Böyle gevezelik etmemin tek sebebi, her şeye rağmen senin yanında kendimi iyi hissetmem."

Milena'ya Mektuplar ..
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Eseflal

Eseflal

@eseflal

300. Profil Resmime Kafka'dan Milena Notları paylaşım fotoğrafı
300. Profil Resmime Kafka'dan Milena Notları
Notcuk: Hiçbir şey tesadüf değildir. Ve bu paylaşımda aslında Kafka ya da Milena yok. Azıcık ben, bolca siz var... Aramanıza da gerek yok, bir cümlede bendeki yerinizi bulacaksınız...
🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋
"Küçük de olsa yabancı bir çevrede olmak huzur veriyor insanın yüreğine, çevrenin yabancılığından geliyor olmalı bu."
🦋
"Ama çocuklar ciddidir, olmayacak şey yoktur onlar için. On kez atma işinde başarısızlığa uğradıklarını görseler de yine kanmazlar örneğin, yine denemekten vazgeçmezler."
🦋
"Mektubunuz zarfa girdi mi, yarı yarıya benim sayılır artık, sizin olmaktan çıkar... Bir başkasının malına önem verin biraz, bu konuda daha fazla sorumluluk duymalısınız."
🦋
"Kimi zaman karşılıklı kapıları olan bir odaymışız gibi hissediyorum, ikimiz de kapı tokmağını kavramışız ve bir tanesinin bir göz kırpışı, diğerinin kapısının arkasına kaçmasına yetiyor. Hele ilki tek bir kelime edecek olsa ikincisinin kapısını kapatıp gözlerden yok olacağı kesin. Elbette tekrar açacaktır kapıyı zira bu terk etmenin imkansız olduğu bir odadır belki de. Şayet birinci kişi ikinci kişiye böylesine tıpatıp benziyor olmasaydı, sonra rahat olsa ve ötekine ufak bir biçimde aldırış etmiyor gibi davransa, odayı düzene sokacak yavaş yavaş sanki o herhangi bir odaymış gibi. Fakat bunu yapmak yerine o da kendi kapısının önünde aynı şeyi tekrarlıyor; hatta kimi zaman her ikisi de aynı anda kendi kapılarının arkasına kaçmışlar ve güzelim oda bomboş kalmış."
🦋
"Hayır Milena denge iyi bir şeydir, onu kötüleyemezsiniz."
🦋
" İşte böyle, kendi şeytanları tarafından eziyet edilen bir insan, intikamını da en yakınındakinden alır, hiç düşünmeksizin hem de."
🦋
"Ne zaman biri kendini bana kaptıracak olsa, bunu bir türlü anlamıyorum, bu duruma hiçbir zaman anlam veremiyorum. Ve pek çok dostluk vardır ki (Weiss ile olan mesela) mantıksal karakterim yüzünden sona erdirmişimdir. Bu konuda eğilimim de karşındakinin hata yaptığına giderek daha çok ve mucizelere de (özellikle söz konusu olan ben isem) giderek daha az inanmak şeklinde. Hep şöyle düşünmüşümdür: Hayatımızın zaten bulanık olan sularının daha da karışmasına neden olacak şeylere niçin başvuralım ki?
🦋
"Bir sorum var Milena: Tam olarak işlediğiniz hangi suçlardan kınıyorlar sizi? Evet, daha önce mutsuz ettiğim insanlar oldu fakat kesinlikle bu yüzden beni sürekli olarak suçlayıp durmadılar. Sadece ve sadece bana sessizce sırtlarını dönmekle yetindiler ve ben de içten içe bile olsa onların beni kınadıklarını sanmıyorum. İnsanların arasında böylesine istisnai bir yerim var işte."
🦋
"Söyle Milena, yaşamaya nasıl devam edeceğiz?"
🦋
EK 1
Şunu da şuraya ekleyeyim; https://youtu.be/Efi78w_Epn8
🦋
"Anlarsın ki
Hepsi aynı hikâye
Döne döne yıpranmış
Yıllanmış dilimizde

Eski bir liman
Yıkık bir han gibiyim
İzlerken geçenleri
Unuttum ben hangisiyim..." 26.10.18
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
37 beğeni · 10 yorum beğen ikon
hakan yiğitoğlu (@hakanyigitoglu)
Gürültüsü çığ geliyor dedirtmişti !!!
Belli bir bölgeye etki edecekti fakat çiğ gibi oldu heryerde izleri
26.10.18 beğen 1 cevap
Uzm. Serdar T. (@lizbon)
300 oldumu
26.10.18 beğen 2 cevap
ELİF (@julioco)
"Hayatımızın zaten bulanık olan sularının daha da karışmasına neden olacak şeylere niçin başvuralım ki?" suyun durulmasını umut ediyoruz
26.10.18 beğen 2 cevap