up
ara

Milena'ya Mektuplar

- Briefe on Milena

Milena'ya Mektuplar Konusu ve Özeti

Milena'ya Mektuplar
Aforizmalar kitabının da yazarı Franz Kafka tarafından kaleme alınan Milena'ya Mektuplar kitabı Roman, Mektup türünde okuyucusu ile buluşuyor. Can Yayınları yayınevinden 2014 yılında 9789750711107 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Milena'ya Mektuplar isimli kitap 395 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Esen Tezel çevirmiştir. Kitap Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Milena'ya Mektuplar kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Çevirmen: Esen Tezel
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789750711107
Sayfa: 395 sayfa Basım Tarihi: 2014
Franz Kafka, Prag'da bir dost meclisinde tanıştığı gazeteci Milena Jesenská'dan öykülerini Çekçe'ye çevirmesini ister. Kafka ile Milena'nın yollarının kesişmesine neden olan bu dilek, bir ilişkinin başlangıcı, Milena'ya Mektuplar başlığı altında toplanan bu yazışmalarsa kısıtlı bir iletişimin tek aracı olacaktır. Milena'ya Mektuplar eşi benzeri olmayan bir kitap, mektuplara örülmüş bir aşk romanıdır.

Kafka'nın Milena'ya Nisan 1920 tarihli ilk mektubunda yağmurlu bir günden söz ederek deyiş yerindeyse bir roman tadında başlattığı bu yazışmalar, yazarın ölümünden kısa bir süre öncesine değin süregiderken, ümitsizliğin, çaresizliğin ve tıkanışın anlatımına dönüşür. Çünkü Kafka'nın da dediği üzere, "Mektup yazmak, hayaletlerin önünde soyunmak demektir, ki onlar da aç kurtlar gibi bunu bekler zaten. Yazıya dökülen öpücükler yerlerine ulaşmaz, hayaletler yolda içip bitirir onları."
okunmuş kütüphane

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane - Konya

Bu yazıyı okuyan sizlere bir sorum olacak. Acaba kaçınız hiç görmediğiniz veya 3-4 kere gördüğünüz birisini büyük bir aşkla sevebilirsiniz? Belki herkesin cevabı sevebilirim olacaktır. Ancak yanılıyorsunuz. Çoğumuz böyle bir aşkı yaşayacak yapıda ve belki de kapasitede değiliz. Eskiden babalarımız, dedelerimiz evlenecekleri insanları görür aşık olur ve sonra da evlenirler miymiş? Hayır. Eski dönemlerde şu anda unutulan çok güzel bir haberleşme yöntemi varmış. Mektuplar... İşte sevenler birbirlerini satırlar ile severler ve bu satırlar ile aşık olurlarmış. Bu kitap bir mektup aşkının belgesidir.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Franz Kafka ile Milena bir ortamda birbirlerini görmüşler ve Kafka'nın eserlerinin Çekçe'ye çevirisi konusunda fikir birliğine varmışlar. Bu anlamda da mektuplaşmaya başlamışlar. Bu mektuplaşmalar daha sonradan büyük bir aşka dönüşmüş. Fakat bu aşk imkansız bir aşk imiş ki Kafka nişanlı, Milena ise evliymiş. İşte böyle bir durumda sadece mektuplar ve birkaç görüşme ile bu büyük aşk doğmuş ve Kafka'nın ölümü ile de bitmiş.
Bu kitapta sadece Kafka'nın mektuplarını ve Milena Jesenska'nın ise çok az sayıdaki Kafka'nın arkadaşı Max Brod'a, Kafka hakkındaki yazdığı mektupları bulacaksınız. Sadece Kafka'nın mektuplarının olması çok kötü. Zira sadece Kafka'nın mektuplarını okuyarak bu büyük aşkın yalnızca küçük bir kısmını anlayabiliyoruz. Fakat kitabın son kısmındaki Milena'nın Max Brod'a yazdığımı mektuplardan Kafka ile Milena'nın aşkını daha bir hazmediyorsunuz.
Mektupların sadece aşk temalı olduğunu sanmayın. Zira bu mektuplar söylediğim gibi Milena ile Kafka arasında çeviriler için yazılmış mektuplar. Aşkı satır aralarında bulabilirsiniz. Ancak Kafka'nın Milena'ya aşkını anlatışı bile ayrı bir güzellik. O kadar saf ve derin bir aşk var ki ortada. Düşünün... İki insan birbirine aşık ancak aşkın büyüklüğünden buluşmaya bile çekiniyorlar.
Mektuplar Nisan 1920 tarihinde başlayıp Kasım 1923'te son buluyor. Son sayfalardaki mektuplara gelinceye kadar Kafka neredeyse her gün Milena'sına yazmış. Göremediği aşkına bir insan her gün nasıl yazabilir? Kafka yazmış ve iyi ki de yazmış.
Benim için çok ama çok anlamlı ve özel bir kitaptır Milena'ya Mektuplar. Hazmederek okuyun bu kitabı ve kesinlikle okuyun. İyi okumalar.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba 8 verdi
0 yorum
Uğur Çam

Uğur Çam

@ugurcam967 - İstanbul

Yazıya olan Aşk, Milena'nın Kollarında Bitmek Üzere
Bundan bir kaç sene evvel, gezmeye gittiğim Karabük şehrinde başıboş dolanırken, üstelik mevsim henüz ısınmamışken, biraz ısınmak ve deyim yerindeyse vaktin katili olmak için uğradığım alışveriş merkezinin kitapçısında karşılaştım Milena'ya Mektuplar kitabıyla. Kafka'nın büyük bir hayranı olduğum ve neredeyse basılı bütün eserlerini okuduğum için olsa gerek, kitaba büyük bir dikkatle yaklaşıyordum. Ne de olsa bunlar mektuptu ve Kafka gibi bir dahinin, günlük konuşma diline yansıyan sözlerine tanıklık edecek olmayı içim kaldırmıyordu. Ancak kitap çokça övüldüğünden -biraz da okuyacak daha iyi bir şey bulamadığımdan- kitabı aldım. Yemek katında bulunan balkona oturdum ve çay eşliğinde kitabın kapağını açtım. Daha ilk cümlelerden itibaren mektuplar beni içine çekmeyi başardı. Kitapla alakalı söylenecek bir çok şeyi not etmeye başlamıştım çoktan. (Kitapçıya koşup kendime bir not defteri ve kalem aldığım doğrudur)Kitapta beni en ama en çok etkileyen şey, Kafka'nın Milena'ya duyduğu aşktan ziyade yazmaya olan saygısıydı. Basit bir mektupta bile kullandığı dili özenle yansıtması, anlattığı olayları anlatış biçimi beni mest etmişti. Söz gelimi "bu iş olmaz, mantıksız" demek yerine "fakat sizin bu çabanız cehennemdeki kazanlardan birini kırmaya çalışmak gibi. Başarılı olsanız bile siz ateşler içinde kavrulurken cehennem bütün ihtişamıyla var olmaya devam edecektir" diyor. Bir cümlelik bir anlatıyı bir edebiyata çevirmek galiba böyle bir şey. Kafka'nın Milena'ya duyduğu aşk şüphesiz, ancak aşka şairane yaklaşımı, bu aşkın bize abartılı bir yansı olarak bize düşmesini sağlıyor. Kafka, adını bile kaybedecek kadar severken, kelimelerini kaybedecek kadar sevmemiş olacak ki ilk mektuplarla son mektuplar arasındaki edebi fark bir hayli fazla. İlk etaplarda gündelik sorunların dertleri arasında debelenirlerken, sonraları edebiyattan aralarındaki ilişkiye varan geniş bir yelpazede kelimelerin dansını izleme şerefine nail oluyoruz. Bana sorarsanız iyi okumayı düşleyen, bir şeyler yazmayı düşleyen her insanın Kafka'dan ve mektuplarından öğrenecek çok şeyi var.
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba 9 verdi
0 yorum
Miraç Hüseyin Yıldırım

Miraç Hüseyin Yıldırım.

@mirachyildirim - Ankara

“Cümlenin başına keşke getirmek kadar kötü bir şey yoktur sanırım, ne yazık ki keşke demeden de olmayacak cümleler vardır. İşte bu kitapta benim için büyük bir keşke olarak kalacak. Keşke sadece Kafka’nın değil, Milena’nın da mektupları olsaymış, karşılıklı bir konuşmada diğer tarafı duyamamak ne kadar büyük eksiklikse, bir aşkın diğer tarafının da dilsiz kalması o kadar kötü bir durum.

Ruhu huzursuz bir adamın aşk kuyusunda yaşadığı ikilemleri, güvensizlikleri gözler önüne seren özel mektuplardan oluşan bir kitap, doğal olarak iki tarafın anlayabileceği özel durumlar mevcut ve edebi olarak aslında diğer eserlerine kıyasla çok daha aşağı seviyede, çünkü bu amaçla yazılmamışlar. Kafka, özel hayatında sıkıntılı zamanlar geçirmiş bir adam ve biz burada onun kendine saklamak isteyeceği bir durumunu büyüteçle böcek izler gibi izlemekteyiz. Bu durum bir yandan sıkıcı bir yandan da ilgi çekici, tercih bu yüzden size kalmış tamamıyla.

Kafka’yı ilk defa okuyacaksanız, kesinlikle bu kitapla olmamalı. O zaman yazarın kendisini tanımaktan öteye geçemezsiniz, tabiî ki her kitap yazarından bir parçadır ama aşk insanı olduğundan başka bir kimliğe büründürür. Dönüşüm, Dava, Şato okumanız gereken eserler arasında ilk sırada olursa, edebi anlamda doyuma ulaşacağınızın garantisini verebilirim, ancak bu kitap çok daha farklı bir kategoride kendi yolunda ilerlemektedir.

Yine de Milena’ya Mektuplar da kendi aşkınızdan bir parça bulacaksınız, sizin ifade edebileceğinizden daha iyi cümlelerle hem de. Son bir not daha eğer romantik biri değilseniz elinizi hiç sürmeyin, bu Kafka ve Milena’nın aşkına saygısızlıktan başka bir şey olmaz. Çünkü onlar her şeyden önce anlaşılmayı ve saygı duyulmayı bekliyorlar.”
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi
0 yorum
Hayal Perest

Hayal Perest

@hayal

Kafka'nın daha önce Dönüşüm kitabını okumuş ve bana hitap etmediği kanısına varmışım. Daha sonra Milena'ya Mektuplar ile tekrar bir şans vermek istedim ve yine bana hitap etmediğine karar verdim. Kafka'nın zor bir yaşamı olmuş ve bunu eserlerinde, cümlelerinde görebiliyoruz. Okurken beni mutsuzluğa, umutsuzluğa itti. Adeta içim şişti. ? Kafka, güzel sevmiş. Fakat Milena kıymetini bilememiş. Milena'ya kızdığım kısımlar olsa da evli olduğu bir gerçek de var. Okurken Kafka'nın Milena'yı uydurduğunu, bir hayali arkadaş, hayali bir mektup arkadaşı olabileceğini düşündüm. Gerçekliğine inanamadım. Bunun sebebi mektupların tek taraflı olmadı olabilir belki de.. Bilemiyorum.. Hayattan kaçmak için kitap okuyoruz. En azından bu benim düşüncem. Ve böylesine depresif bir kitap okumak beni umutsuzluğa sürükledi. Ve Kafka'nın hayatı boyunca mutlu ve huzurlu olduğunu sanmıyorum. Hatta öldükten sonra bile huzura eremediğini düşünüyorum. Çünkü kendisinin hiçbir şeyi haketmediğini düşünüyor. Okuduklarımdan böyle bir çıkarım yaptım. Ne kadar doğrudur, ya da ne kadar sağlıklı bir yorum yapabildim bilmiyorum ama Kafka'nın benlik bir yazar olmadığı kanısına vardım. Gerçi Kafka'nın hep beni etkileyen bir yanı olmuştur. Öldükten sonra tüm yazdıklarının yakılmasını istemesi beni etkilemiştir. Kafka'nın edebiyatımızdaki yerini göz önüne alırsak onu bir nebze anlayabilirim. Çünkü yaşadığı dönemde, yaşadığı buhranlar onu bunları yazmaya itmiş olabilir. Dediğim gibi bana hitap eden bir yazar değil ve bir daha Kafka okur muyum? Hiç bilmiyorum..
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi
0 yorum
Tuğçe Tunç

Tuğçe Tunç

@tugcetunc

Güzel Seven Adam
Bu kitap ile birlikte güzel seven adamlar listeme Kafka da eklenmiş oldu.
Kitap üzerine düşüncelerim o kadar fazla ki tam olarak toparlayamayabilirim. Kitapta keşke Milena'nın da mektupları olsa dedim herkes gibi ama sırf şu cümle için kitabı tekrar ve tekrar okurum "Ama düşünsene Halk Bahçesi'nde bize bakmışlardı (bize! Sen yanımdaydın ve bir düşünsene, benimleydin) öylesine bürokratik olduğu ve işini iyi yapan bir kızı sevdiği için". Hangi adam sevdiği kadın yanında diye bu kadar mutlu olur? Tabi sadece bu da değil Franz kimi zaman Milena'yı güzel bir şekilde izleyebilmek için odasında olan bir dolap olmak istemiş kimi zaman onu gönderilen hediye çiçeklerden bile kıskanmıştır.
Bu aşkın karşılığını da Milena'nın, Kafka'nın nişanlısına yazdığı mektupta geçen şu sözlerden anlıyorum "Senden bahsetmedi hatta yazmadı bile.". Böyle bir şey yok aslında Kafka tabi ki nişanlısından bahsetmişti ama seven insan kıskanır değil mi?
Mektuplarda Kafka'nın korkusu ağırlıktadır bunun nedeni neredeyse hayatındaki her şeyden korku duymasıdır. Korkusu dışında uç noktalarda olan bir diğer özelliği de hayranlığıdır. Kendisinde eksik olan özellikleri başkalarında görünce onlara hayranlık duymaya başlar.
Aklımda çok soru var bunlardan biri Milena'nın Franz'a neden Frank dediği? Acaba onun sadece kendine ait olmasını mı istedi?
Uzun bir inceleme oldu, son olarak bu kitaptan dolu dolu dört sayfa alıntı yaptım. Bunu göz önünde bulundurursak okuduğunuza pişman olmazsınız hatta kesinlikle okumalısınız. Çünkü bu aşkın eşi benzeri yok.
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba 10 verdi
0 yorum

Milena'ya Mektuplar - S41

ne diyordum, evet, "sadık" oluşu ve bende sizi elinizden tutmuş öykünün yeraltındaki karanlık, basık, çirkin dehlizlerinde peşimden sürüklüyormuşum hissi uyandırması, neredeyse sonu gelmeyen dehlizlerde ( Cümlelerin de o yüzden sonu gelmiyor, bunu anlamamış mıydınız? ) , neredeyse sonu gelmeyen( Sadece iki ay sürdü diyorsunuz ha? ) ; ki umarım buradan aydınlığa çıkınca kaçıp gitmeyi akıl ederim.
Canan Özoğul tarafından eklenmiştir.
Erkin Çoban

Erkin Çoban

@erkincoban - İstanbul

Böyle gevezelik etmemin tek sebebi, her şeye rağmen senin yanında kendimi iyi hissetmem.
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Burak

Burak

@burakinanli - Kocaeli / İzmit

Seni sevip sevmediğimi soruyorsun durmadan. Çok güç bunun karşılığını vermek, mektupla hiç verilemez. Eğer bu yakınlarda yüz yüze gelirsek; soluğum kesilmezse söylerim.
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Lalena

Lalena

@siyahkugu0

"Milena yardım et bana!
Söyleyebildiklerimden daha fazlasını anla!.."
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Lalena

Lalena

@siyahkugu0

Ne söyleyeceğim belli de, nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum...
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
seda altınöz

seda altınöz

@sedaaltinoz

"Ah! Milena, acı çektirme artık, öldür beni, öldürmezsen katilim sayılırsın."
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
429
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
538
KİTAP
Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap
Neokur üyelerinin katkılarıyla ortaya çıkmış olan, ölmeden önce okunması gereken kitapların toplandığı listedir. Ölüm de ner...
392
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
23
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Franz Kafka Kitapları
Eserleri onlarca dile çevrilen ve birçok okurun favori yazarı olan Franz Kafka'nın mutlaka okunması gereken en iyi kitapları ...
72
KİTAP
Ma vié - Benim Tarzım Kitaplar
Her yanı ile sizi tasvir eden, veya sizi anlatan bir kitap varsa yeri bu listededir. ...
Yonca Tezman

Yonca Tezman

@kitapokumakhuzurverir - İstanbul

insanlar kıyıcıydılar, kitaplara kaçtım...” paylaşım fotoğrafı
"insanlar kıyıcıydılar, kitaplara kaçtım...”
"insanlar kıyıcıydılar, kitaplara kaçtım...”
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 yorum
AcupOfCoffee (@sherlock)
Adam sevdiği kıza Milena'sına içini dökmüş mektup yazmış. Herkes görüyor. Acımısızca.
12.06.19 beğen 2 cevap
SHADOWMAN (@melankolikruhum)
Kitapları da kıyıcı insanlar yazdı. Demek ki kactiginiz insanlar doğru insanlar değilmiş ki kaçmak zorunda kaldınız.😉 Kitaplara kaçmadan, yazarları gibi insanlara kaçmayı deneyin.😎
12.06.19 beğen 2 cevap
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize - Balıkesir

 Kuşlar arasında yarasa ne ise, düşünceler arasında kuşku da odur: İkisi de hep alacakaranlıkta uçarlar... paylaşım fotoğrafı
" Kuşlar arasında yarasa ne ise, düşünceler arasında kuşku da odur: İkisi de hep alacakaranlıkta uçarlar..."
Franz Kafka ;

Şu gökyüzü ne çok sır saklıyor.

Kafka'nın Milenası :

Sevgili Kafka ;

Artık her şeyin farkındayım !..

*
Ne çok anlatım var, şu sessiz gecenin göğsünü deliyor sanki.

Bana da bir söz hakkı verseler ; ben de şu dizeyi her ikisine derdim :

Alnımda gökyüzü hecesi bir kırık mavi
Kapatıyorum bütün pencerelerimi.
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize - Balıkesir

 Ölüm hayattan daha evrenseldir /  Herkes ölür ama herkes yaşamaz… paylaşım fotoğrafı
" Ölüm hayattan daha evrenseldir / Herkes ölür ama herkes yaşamaz…"
Ateşten örülmüş uzun alevlerdir sevgilim, dolaşır yeryüzüne sarar beni.

Ama sardıklarını değil, görmesini bilenleri sürükler ardından…

Hiçbir şey değişmese bile, senin var olduğunu ve senin olduğun yerde, bütün öteki şeylerin yok olduğunu anlatmaya çalıştım.

Gene de beni en güçsüz yerimden yakaladı, elimi kolumu bağlayan sorusunu sordu gene:

Ben hiçbir zaman ayrılamam senden, kovarsan giderim ancak…

Kovuyor musun ? Gideyim mi ?

*
Cevap hiç bir zaman olumlu olmadı, zaten bizi de Kafka'ya sürükleyen bu Vaveyla tutkusuyla yandığı hastalıktan daha beter olan sevgisiydi.

Gitme deseydi kitabın ve Kafka'nın yine cazibesi olmayacaktı.

Yine bu paylaşımı yaparken cümleler soluğunu "Değirmen" de alıyor.

Çingene müzisyenle köylü kızı arasında geçen bir aşk öyküsünün hüzünlü kelimeleri, insanın yüreğini ezen cümlesinin Milena'nın cevabı olmaması çok sevindirici.

Dünyanın geçiciliğinden, gökyüzünün sonsuzluğundan, sulardan ve diğer kuşların yaşayışlarından bahsederlerken, gözleri birbirine hasretle bakar ve: “Birbirimizden nasıl ayrılacağız” demek isterlerdi.
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize - Balıkesir

 Usanmışlık dibinden yeni güçlerle çıkmak... paylaşım fotoğrafı
" Usanmışlık dibinden yeni güçlerle çıkmak..."
Bugün hikayeler anlatamayacağım sana. Kafamın içi adeta bir tren istasyonu.Bir sürü tren var.

Bazıları kalkıp gidiyor, bazıları yeni geliyor.Gümrük işlemleri, pasaport işlemleri yapılıyor.Vizemi soruyorlar.Bu sefer herşeyim tamam olduğu için rahatlıkla gösteriyorum vizemi. Onlar da çıkabilirsiniz diyorlar.

“Açın artık şu kapıları !...

Acele edin lütfen, çünkü Milena bekliyor diyorum.

Onlar da özür dileyip,açıyorlar kapıları ardına dek...

*
Herkesin gönül kapılarının açılması dileğiyle...
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize - Balıkesir

 Burada korkudan başka kimsem, hiç kimsem yok; onunla birbirimize kenetlenip gecelerin içine doğru dans ediyoruz…  paylaşım fotoğrafı
" Burada korkudan başka kimsem, hiç kimsem yok; onunla birbirimize kenetlenip gecelerin içine doğru dans ediyoruz…"
Mutlulukmuş !..

Sanki mutluluk imkanı yalnız ve sadece bizim içimizde değilmiş gibi !..

Sanki mutlu olma yeteneği tıpkı şarkı söyleme, yazma, politika ya da ayakkabı yapma yeteneğine benzer özel bir kabiliyet değilmiş gibi !..

*
Milena’sız bir hayatta yaşamak istemediği için, bir dizi mazeret ileri sürerek doktorundan kendisini öldürmesini isteyecek kadar cesur, doktorundan beklediği desteği alamayınca, tedaviye yanıt vermeyerek kendi kendini ölüme terk eden Kafka,

Fırtınalar ile dolu bir yığın hayatın mücadelesi, mutsuzluğunun ve ihanetlerin verdiği acıyla
dört eşinden de mutsuz bir şekilde ayrılan, çocuklarının yetiştirme yurtlarında büyüdüğü, son dönemlerinde kendini seramik sanatıyla mutlu etmeye çalışan ve bir trafik kazasıyla yaşamı biten Milena Jesenska,

Kısaca ; bir aşkın yitik iki kahramanı.

Anlatılan ana fikri tekrar hatırlayalım :

Aşk ; yoksunluğun, yok oluşun ve ölümün ta kendisi.

Kafka da bu soruyu sormuştu, bir daha soralım, belki bir anlamı olur...

"Bu alt üst olmuş dünya ne zaman birazcık düzene sokulacak ?.."
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 yorum
Begonvil (@dreamerr)
Bu altüst olmuş dünyanın düzeni bu. Altüst olmak. Asla değişmeyecek.
19.05.19 beğen 1 cevap
Eseflal (@eseflal)
Hiçbir zaman...
20.05.19 beğen 1 cevap