up
ara

Milena'ya Mektuplar Kitap İncelemeleri

Fatih ÖZCAN

Fatih ÖZCAN

@fatihozcan

Malumunuz, Franz Kafka'nın Milena Jesenská adlı kadına yazdığı mektupların zannedersem kronolojik sırayla yayınlandığı kitap.
Mektuplaşma olsa iki kişinin özel ve belki de aşk hayatına girmişiz, bizi başkasının mektubunu okuyormuşuz gibi heyecanlandırabilirdi. Ama sadece Kafka' nın yazdıklarını biliyoruz. Bunun sebebi de acıklı. Milena İkinci Dünya Savaşı sırası ülkesi adına belki de insanlık adına Nazi Almanya'sına karşı direnişe geçiyor ve karşıt gazetecilik dışında Yahudilerin kaçması ve saklanması gibi faaliyetlerde de bulunuyor. Sonunda yakalanıyor ve Yahudileri sevenleri koydukları bir toplama kampında ölüyor. Yakalanmadan önce de arkadaşına Kafka' nın ona yazdığı mektupları veriyor ve bize böyle ulaşıyor.
Şimdi tek tarafın yazdığı mektupları okuduğumuz için Milena ne yazdı da Kafka bu kadar çoştu gibi bir his uyanıyor. Açıkçası bir yerden sonra da sıkıyor.
Benim bahsetmek istediğim, neredeyse bütün mektuplarda Kafka korktuğunu yazıyor. Anlaşılmamaktan, yanlış anlaşılmaktan hatta anlaşılmaktan korkuyor. Sevgisine karşılık bulamamaktan korkuyor. Milena'nın, hastalanmasından, zor duruma düşmesinden, gelmesinden- gelmemesinden neredeyse her şeyden korkuyor. Sonuç olarak karşımıza ağır melankolik, aforizmalar kitabındaki kadar güçlü cümlelerin ortaya çıktığı bir mektup serüveni çıkıyor. Kafkaya hayranlığınız varsa okumanızı tavsiye ederim. Veya mesela birisi size aşk mektupları yazıyormuş gibi düşünerek de okuyabilirsiniz. Üstelik yazan kalemi kuvvetli birisi. Sanırım kitap erkeklerin bu yüzden pek ilgisini çekmiyor veya sıkıcı bulunuyor.
ataç ikon Milena'ya Mektuplar
8.1 (685 oy)
0 yorum