up
ara
‹ Arkadaş

Arkadaş Sözleri ve Alıntıları

AFD

AFD

@afd - İstanbul

Görüyorsunuz ya, hırslarınızın esirisiniz, iradenize hâkim olmaktan çok uzaksınız.
— Tabiatım öyle, elimden bir şey gelmez.
—Gelir. Gelmelidir, tabiatımız değişebilir.
— Nasıl?
— Kitapların ve bilhassa hayatın verdiği derslerden faydalanmasını bilerek, ıstırap çekerek.
— Zaten bütün dikkatimle okurum, müşahade ederim.
— Yaptığınız bir işe yaramaz, sadece kafanızı yorup vakit kaybediyorsunuz. Vaktinizi soba yapmaya harcasanız iyi edersiniz?
Çok alıngan olan Samoyla tepesinden aşağı soğuk bir duş yemiş gibi yüzünü buruşturdu.
Mihail atıldı :
— Ya! Demek sözüm canınızı sıktı. Pek tabiîdir, ama işte hakikî dostluğun en büyük eksiği de budur. Büyük bir ressam olduğunuzu söylememi tercih edersiniz. Evet, sizde bir sanatkâr mizacı var; ama resimlerinizi görmeden söyliyebilirim ki onlarda mesut ve belki de istidatlı bir çocuğun gevezeliklerinden başka bir şey yoktur. Dünyadaki sanatkârların onda dokuzu ve belki daha fazlası da aynı vaziyettedir: biraz (güneşte uçan sinekten çok daha az) ihtizaz edersiniz, kolayca güler, kolayca ağlarsınız, çabucak mesut, çabucak bedbaht olursunuz, hemen kalkıp resim yapar, heykel yontar, besteler, yazı yazarsınız... İşte sanat diye de buna diyorlar! Ama istidadı olmak, iyi bir kalp taşımak ve hattâ bir âsi olmak büyük bir şey ifade etmez...
Petrov :
— Nasıl? diye haykırdı. Bunlar birer meziyet değil midir?
— Evet: su verilmemiş çelik cinsinden birer meziyet. Ama granit parmakla oyulmaz. İnsan sefaletinin derinliklerine de sadece iyi niyetle inilmez. Halbuki sanatkârın bunu yapması, yalnız ve yalnız bunu yapması lâzımdır. O kimsenin ayak basmadığı ülkeler keşfedecek, kayalar arasından müstakbel hayatların yollarını hazırlayacak, bizim rahatça geçebileceğimiz çığırlar açacaktır. Çünkü gerçek sanatçı güneş gibi cömert ve onun gibi kayıtsızdır. Buna gücü yetmiyorsa vazgeçsin bu sevdadan. Maden kuyusuna inip kıçımızı ısıtacak kömürü çıkaran işçinin daha çok faydası dokunur insanlığa.
ataç ikon Arkadaş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
AFD

AFD

@afd - İstanbul

Yaradanın kalbimize doldurduğu duygular arasında Dostluk en az izah edebildiğimiz ve insanı hayvandan ayıran tek niştir. Yalnız köpeği istisna edelim, çünkü bu hayvan karşılıksız sevgi duygusuna bazan sahibinin ölümünden sonra yaşayamıyacak kadar, fedakârlığa varan bir derecede sahiptir.

Anamızı babamızı ana baba oldukları için, evlâtlarımızı evlât oldukları için severiz. Kardeşlerimizle kız kardeşlerimizi kardeş ve kızkardeş oldukları için severiz. Bir yaşa geldikten sonra bir kadını severiz, o da bizi sever Tanrım! sebebini bilirsin pekâlâ ama devam ettirmemiz için sebep kalmadığı zaman, günün birinde bu sevgilere boş verir geçeriz. Hayvanlar da başka türlü değildirler. Şu halde bunlarla öğünmekte mâna yok.

Ama bir adama, tanımadığımız birine, bir yabancıya, bazan kendisiyle anlaşmayı bile başaramadığımız birine ne diye gönlümüzü haptırırız? Onu deli gibi, onsuz yaşayamıyacağımızı hissedecek derecede sevmeye başlamamızın sebebi nedir? Sizinkilere benziyen gözlerinin içine bakarsınız ve orada arzularınızın sonsuzluğunu görürsünüz. Onun pırıl pırıl yüzünü uzun zaman avuçlarınızın içinde tutmak istersiniz. Ve sadık bir köpeğin ayakları gibi, masanın üstünde duran elleri üstüne kimi yanağınızı, kimi ateşli alnınızı yaslamak gelir içinizden, çünkü bu sevgi bir alevdir, hayatın fırtınalarına dayanan, Tanrının şeytanı aklına getirmeden yarattığı bir yağla beslenen tek alevdir.

İnsan dostluğun bu türlüsüne ömründe yalnız bir kere rastlar ve hayata attığı ilk adımlarda bu dostlukla karşılaşmıyan bir daha onu hiçbir zaman bulamıyacaktır. Onu tanımış olan Hakka ermiştir; hayat onu istediği kadar zehirlerine boğsun, o iyi kalacaktır. Onu tanımamış, yani tanımaktan âciz olan biçare ise, ta yüreği bu ateşle tutuşuncaya kadar dünyamıza tekrar tekrar döner, ondan sonra ebedî hayatta ya da ebedî yoklukta yerine döner.
ataç ikon Arkadaş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
AFD

AFD

@afd - İstanbul

Terbiyeli bir genç olmıyan Adrian, dizine koyduğu kitabı
okuyan adamın yanından ustalıkla geçti ve iki açık sahifeye
şöyle bir göz attı. Bakın bu ayıp şeydir! Ama hayat bazan
öyle ayıp şeyler yapmaya değer.
Kitap Fransızca resimli bir romandı; Alphonse
Daudet'nin Jack'ı; ve okuyanın omuzunda, Adrian ondan
parlak bir başka resim, daha gördü: besili bir kaz gibi yalpa
vurarak yürüyen bir bit...
Belki okuyucu:
— Demindenberi yaptığın ağızlar bu sonuca varmak ün
miydi? diyecek.
— Evet, dostum, bu sonuca varmak içindi. Ama bir
edebî yapmacık değil, hayatın ta kendisi - güzel hayat, çirkin
hayat, zalim hayat - olduğu zaman az şey midir sanırsınız bu?
Pek çok mu rastladınız böyle şeylere siz? Bitlere yem olurken
gözlerini kitaptan kaldırmıyan çok adam mı tanıdınız Kendi
hesabıma, ben otuz yıl yeryüzünde doğudan batıya durmadan
sürttükten, bin gölgenin peşinde koştuktan, yüzüme bin

balgam yedikten sonra ben yalnız bu adamı keşfedebildim,
ama o dünyalara değerdi!
ataç ikon Arkadaş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
AFD

AFD

@afd - İstanbul

Bir adam! Bir adamdan daha tabiî ne olabilir? Bir adama
karşı ne ilgi duyabiliriz ki? Sade çekiniriz ondan. Hattâ
okuyan bir adam olsa bile. Herkes okur. Eline kitap almış bir
adamı omuzlarından yakalayıp duvara yapıştırarak:
— Dur biraz, gözlerinin içini göreyim, mi demek
gerekir?
Ah! Bir adamın gözlerinin içine bakmak öyle kolay iş
midir, sanırsınız? Adam her gün binlerce gözle karşılaşır. Bir
an göz göze gelirsiniz, sonra, bir daha hiç görmemek üzere,
sağa sola gidersiniz, tıpkı mezbahaya götürülen sığırların
bakışları gibi. O gözlerin, o bakışların içinde kalbinizin ta
derinliklerine işliyecek ve sizi anhyacaklar da vardır. Ama

geçip gidenler. Siz de yolunuza gidersiniz. Bir anlık bir
zaman içinde bizim için yaratılmış dostu, hayatın, en
aşağılığına varıncaya kadar, her insana ayırdığı biricik dostu
kaydederiz. Onu elimizden kaçırmışızdır. Çünkü biz yolda
karşılaşınca koklaşan ve birbirlerine:
— Dur bir göreyim seni! Benim gibi bir hayvancıksın:
Belki bana bir diyeceğin vardır, acı veya tatlı, ama beni de
ilgilendiren bir. sözün vardır belki, çünkü ben de senin
soyundanım.
Diyen o köpeklerden aşağı yaratıklarız biz.
Bir adam? esperanto da dahil otuz altı dil bilse de birine
seslenmek istediği zaman onun dilinden anlıyabileceğinden
emin değildir. Bir köpek kadar bile tecessüsü yoktur. Ne diye
seslenmeli bir adama? Sizinle aynı fikirde olmıyabilir (çünkü
insanların fikirleri vardır) o zaman onu öldürmelisiniz, yahut
da tek başına ölmeye mahkûm etmelisiniz, zaten ikisi de bir
kapıya çıkar.
ataç ikon Arkadaş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
AFD

AFD

@afd - İstanbul

Adrian, hayatı nasıl anladığını annesine açıklamaya bir
hayli çalışmıştı ama boşuna: edebiyatı ve güzel sanatları
sevmek; yeryüzünün güzelliklerini tatmak; insanları ezenlerin
saflarında yer almamak; onun için de maddî bakımdan aza
kanaat etmek; doğruluktan ayrılmamak; insanlarla kardeşçe
geçinmek; iyi bir arkadaşa bağlanmak; çevresine elinden
geldiği kadar iyilik yapmak...

Ah... Zoitza ana, insanlığına insandı, şefkat ve
merhametle dolu bir yürek taşırdı ama, «iki frankla boğaz
tokluğuna günde on beş saat didinen» kadıncağız tecrübesile
pek iyi bilirdi ki böyle şeyler karın doyurmaz.
Ses çıkarmaz, üzgün üzgün oğluna bakardı. Bazan da
derdi ki:

— Yumurtalarından ördek yavruları çıkmış tavuğa
döndüm: yüzme bilmediğim için oğlumun peşinden suya
dalamıyorum!

Bu ördek yavrusunu rahatça dolaştığı ülkücülüğün temiz
sularında takip edemiyordu. Buna karşılık, kıyıda boynu
bükük durup acaip yavrusunun türlü oyunlarını seyrederdi,
bu oyunlardan yavru daima kursağı bomboş dönerdi, çünkü
bu ışıklı sular beslemezdi, hiç hiç beslemezdi; hattâ bu
sularda sık sık yıkanmak pahalıya da mal olurdu. O tıpkı
bulduklarını gagahyarak cıvıldaşan kuşlar gibi bunun
farkında bile olmazdı. Ama Gavrila babanın «kuş»u pek
kanaatkar olmasına rağmen gagalıyacak bir şeycikler
bulamazdı. O zaman, bu su oyunlarından hoşlanmıyan
kuluçka ana, gayretini iki katına çıkararak, toprağı her ikisi
hesabına eşeler ve dünyaya getirdiği şaşkını beslerdi.
ataç ikon Arkadaş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Ölüm yok. Yaşam var! Çünkü artık beraberiz, beraber aynı yoldayız!

160
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Affet! Ben böyle bir dostluğa layık değilim!

160
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Ah, dost! Dostluktan kaçan, aşağılık, kötü dost, kaç bakalım! Bu, kucaklanmaya değer!

160
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Bir sır içinde saklı kaldığı sürece, senin kölendir. Ama onu başkasına söylediğin anda, sen onun kölesi olursun.

159
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Yurdundan hiç dışarı çıkmayan kimse, ne kendi yurdunu ne de başka ülkeleri tanır. Özgürlüğünü hiç kaybetmemiş olan da nefsinin meziyetleri gibi kusurlarından da habersizdir. Ah, bu mel'un dünyada her şey mükemmel değildir ama, hissetmek, dengeyi altüst edinceye kadar hissetmek iyi şeydir!

156
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Belki bu biraz bencillik, ama meyve verecekse bencillik de yaşam ağacını besleyen özsulardan biri olabilir...
155
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

En ilgi çekici insan bile, çevresindekilerden daha fazla ilgiye layık değildir, hatta bunlar, mısır tarlaları, bir yol ve gökyüzü olsa bile.

151
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Söylemek istemediğiniz şeye çok ilgi gösteren kişi, dinlemek istemediğiniz şeyi saatlerce anlatan bir geveze kadar can sıkıcıdır.

150
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Sonunda buldum, mutlulukla mutsuzluk hiçbir zaman bir arada bulunmaz. Hiç olamayacağım kadar mutluydum, bana bir krallık verseydiler de olamazdım. Ama onu bulup da bir daha geri gelmemecesine yitmiş görünce, yüreğimin nasıl olduğunu kim bilebilir ki?

143
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Ama insan yoksul olunca, kolay ölmüyor! Kim bilir? Belki de babaların ya da dedelerin bazı günahlarını ödemek için yaşamak gerekiyordu!

140
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Yenik düşen karşısında kendi felaketini unutabilme, kendinden daha güçsüz karşısında daha güçlü görünme ve onun yükselmesine yardım edebilme yetisiydi bu. İnsanın, hayvana üstünlüğü de buradan kaynaklanır. Gerisi kendini beğenmişliktir.

138
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Cehenneme düşüp de diri diri yanmadığıma yanarak orada öyle kalakaldım.

137
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Bu yüreğime çok dokundu; demek ki, yoksulluk içinde yüzen insanların bile yüreğini eritecek denli acınacak durumdaydım!

137
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Sanat, düşsel bir yaşamdır ancak, kaybından dolayı büyük doğmaz, hâlbuki gerçek hayatta uğranılan kayıplar büsbütün tamir kabul etmez.

134
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

... acıklı olsun ya da olmasın, sönen her can, birileri için yıkımdır!

133
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Hani bazen düşünüyorum da Tanrı insanı, sırf hayvanların ne kadar dürüst ve nazik olduklarını ispat etmek için yeryüzüne getirmiş olmalı diyorum.

128
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Acıda -sessiz ve gizli olanında- büyük bir hazine gizlidir; dinginlik. Bu insanı öldüren yaşamdan koparabileceği en büyük zaferdir. Bu zafere bir anda değil -öyle olsaydı, yaşayan bir ölüden farkınız kalmazdı- derece derece ulaşılır.

122
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Ancak, granit parmakla kazılamayacağı gibi, insan bayağılıklarının derinlikleri de iyi niyetle yok edilemez. Oysa sanatçı yalnız bunu yapmalıdır. Kimsenin ayak basmaya cesaret edemeyeceği yerlerde yürümeli, gelecek yaşamların taşlı yamaçlarında patikalar açmalı, ardında kendi etinden kopmuş kalı parçalar bırakarak, bunları düzleyip geçebilecek duruma getirmelidir; çünkü gerçek sanatçı, güneş kadar eli açık ve kayıtsızdır.

122
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Şunu bilin ki, sanattan herkes aynı şekilde zevk almaz. Onu, yemeği hazmetmek için bir likör gibi içenler vardır...

120
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

...insan okurken, mutlu değilse bile en azından hoşnut olması, yani temel şeylere sahip bulunması gerekir...

120
ataç ikon Arkadaş
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
/ 5