up
ara
‹ Tutunamayanlar

Tutunamayanlar Kitap İncelemeleri

Dilhun

Dilhun

@dilhun924

TUTUNABİLENLERE HELAL OLSUN
Bir hevesle aldığım, Olric karakteri oldukça dikkatimi çektiği için, zaten 700 küsur sayfa 1 haftada biter hayat bayram olur diye aldığım bir kitaptı:)
Ne yazık ki bu böyle olmadı. Olayları takip etmekte, kişileri aklımda tutmakta oldukça zorluk çektim. Benim için ilk 300 sayfası oldukça sancılı bir serüvendi. Hatta öyle olacak ki bu kitaptan kaçmak için eş zamanlı olarak 2-3 tane daha kitap bitirdim. :)

Gerçekten kitapta o kadar çok gelgit var ki, bir an "acaba ben bu kitabı gerçekten okuyor muyum?" Hissiyatı uyandırıyor. Kitap post-modern bir dille yazıldığı için ve bireyin iç bunalımlarını aktardığı için akmadı kitap. 

Kitabı okurken hep şöyle hayal ettim; Turgut Özben benim gözümde Oğuz Ataydı.

Kitap benim için Selim'in günlükleri kısmında akmaya başladı. Hoş zaten son kısımları oluyor:) Olric'in kitap boyunca aktif olmasını o kadar çok isterdim ki...:))

*Bütün düşüncelerimi emip bitirmekle suçluyorum sizleri. Bütün hayallerimi sömürdünüz, gene de doymadınız. Büyük ve güzel şeyler yaratmama yardımcı olmadınız. Büyük bir sağırlıkla, kahredici bir dilsizlikle sustunuz güzelliklere. Geri istiyorum hapsettiğiniz duygularımı, düşüncelerimi.”

Bu gibi cümleler için bile o kalın kitabı okumaya değer.

* Ne kadar acıyorum kendime; bu yüzden başkalarına acımaya fırsat bulamıyorum. Bütün acımamı kendime harcadım. Dilencilerden kaçıyorum. Biri yüzüme bakıp acıklı şeyler anlatacak diye titriyorum."

Son olarak "Bat dünya, bat!" Diyorum. Bir de bu kitabı bi ara yarım bırakacaktım, ama şu lanet olası Olric her şey senin yüzünden:)) 

Naçizane tavsiyem bu kitabı okurken , aynı anda başka kitaba geçmeyin işler çok zorlaşıyor. Her şeye rağmen güzeldi. Keyifli okumalar:)
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba puan vermedi
7 beğen · 0 yorum
Hicret

Hicret

@turkishbook

Tutunabilenlere Selam Olsun :)
Bu kitabı eline alıp bırakan birçok insan olmuştur elbet. Sebebi ise kitabın postmodern bir tarzda yazılması. Okuyan kitapkurtları bilir, olaydan çok psikolojik tahliller ön planda. Yazarımız, bireyi ve bireyin iç dünyasını, iç konuşma, psikanaliz, diyalog, hiciv, taklit, parodi, yabancılaştırma gibi postmodern teknikler kullanarak anlatmıştır. Kitabın en dikkat çeken yönü ise ironiler. Okurken yazarın sivri bir zekası ve kıvrak bir dili olduğu anlaşılıyor.

Oğuz Atay'ın okuduğum ilk kitabı bu oldu. Başlarda bu kitabı okumak sancılı bir süreç oldu çünkü yukarıda da söylediğim gibi olaydan çok bireylerin iç dünyası ele alınmış ve yazar bir sayfada o kadar çok şeye değiniyor ki takip etmekte zorlandım. Kitap, benim için 215'ten sonra akmaya başladı.

Oğuz Atay'ın hayatına göz atınca Turgut'u gördüm. Bana göre Turgut ve Selim karakterleri yazarın ta kendisi. Oğuz'u iki zıt kutup olarak düşünün: biri Turgut, biri Selim. Size garip ya da saçma gelebilir ama bence Oğuz Turgut, Selim ise Oğuz'un Olric'i.

Kitapta o kadar çok eleştiri var ki...
Dil ile ilgili eleştiriler:
"Sigara içen varsa lütfen söndürsün. Fuayemizde eskiden sigara içmek memnuydu, şimdi yasaktır."

"Sonra, muhterem münekkit 'muhtasar' kelimesini kullanmama takılmış. Ne yapacaktım yani? 'Özgel'mi diyecektim?

"Yazıyı merkeze götüren memura soruyoruz: tahsisat nedir? Hayretle yüzümüze bakıyor. İstediğimiz cevabı alamadan üzülerek ayrılıyoruz."

Selim'in kendisine yönelik eleştirileri:
Ne kadar acıyorum kendime; bu yüzden başkalarına acımaya fırsat bulamıyorum. Bütün acımamı kendime harcadım. Dilencilerden kaçıyorum. Biri yüzüme bakıp acıklı şeyler anlatacak diye titriyorum."

"Ben de inşallah öldüğüm gün babam gibi unutulurum. Buna hakkım olmalı hiç olmazsa. Hiç olmazsa istediği gibi yaşayamadı ama istediği gibi öldü, istediği gibi unutuldu kabilinden soğuk bir söz ederler arkamdan. Tutunamayanların arasında bile yeri yoktu, derler. o kim, tutunamamak kim derler."

"Benimle adam kıtlığı yüzünden görüşüyorlardı. Ben de onlar hesabına üzülüyordum. Yorulmuştum da. Adam olmadığı için, insanlığa vekalet ediyordum. Esas adamlar gelseydi de ben de biraz rahat nefes alsaydım."

....
Okurken bazen Turgut oldum, çoğu zaman Selim. Turgut'tan çok Selim'i sevdim nedense. Kimse anlamadı onu yaşarken. "Bat dünya bat."

Tutanamayanlar'a karakter romanı da diyebiliriz. Empati kurup anlamaya çalışacağınız o kadar çok Tutunamayan var ki... Herkes'in bir Olric'i vardır Turgut gibi. Fakat herkes konuşmaz içindeki o Olric'le. Çünkü iç hesaplaşmalar her yiğidin harcı değildir. Olric'le konuşmak demek artısıyla eksisiyle insanın kendisini anlamaya çalışması demektir. Kaç kişi kendini anlamak için uğraşıyor?

Tutunamaynlardan tutunabilenlere ithafen (sayfa 221):

*Ne yazık onlara ki çıkarlarına dokunulmadıkça doğru yola girmezler ve Allah'ın kendilerine sunacağı nimetleri bilmezler.
* Ne yazık onlara ki kalpleri temiz olmadığı için herkesi kötü sanırlar ve günahsızca ve günahkara bir fark gözetmeden kötülük ederler.
* Ne yazık onlara kiduygulu çekingenliği korkaklık, samimiyeti yaltaklanma ve yardımı bir baskı sayarlar.
* Ne yazık onlara ki kendilerine açılan saf bir kalbi zaaflarından istifade edilecek, istismar edilecek bir akılsız sayarlar.
* Onların, geleceği yaratan insanlar arasında yeri yoktur.
Unutulacaklardır.

Kitabı yarım bırakıp hevesi kırılan, noktalama işaretlerinden mahrum 77 sayfayı baskı hatası sanıp köşeye atanlar, bu adam neden bir yerde durmuyor, bu adam ne anlatıyor diye hayıflanıp yarıda bırakanlar :) devam edin. Yok devam etmeyin, baştan başlayın.
Evet evet okuyun, tavsiye ediyorum en güzelinden :)

İyi okumalar sayın tutunamayanlar :)
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba puan vermedi
5 beğen · 0 yorum
Eray Erdoğan

Eray Erdoğan

@erayerdogan

Oğuz Atay - Tutunamayanlar
Oğuz Atay bu kitapta aslında başlıkla her şeyi anlatmış, tutunamayanlar... Evet bu kitap tutunamayanlara arkadaşlar, hayatında bir şeye, bir kimseye tutunamamış, kendini eksik hisseden veya pişmanlık içinde olan insanların kitabı da denebilir. Kitabın ana karakteri, anlatıcısı da diyebileceğimiz Turgut aslında bir geç kalınmışlığı anlatıyor bize, kadim dostu Selim’in hayattayken nasıl kıymetinin bilinmediğini, bilmediğini anlatıyor, ayrıca kendi içinde yaşadığı çatışmaları ele alıyor. Burdan yola çıkarakda insanlığı anlatıyor, burjuva yaşamı ele alıyor, alaycılığını elinden bırakmadan ama biraz da hüzünle.. Çok çok başka bir eser, bir başyapıt. Daha uzun uzun yazardım fakat kelimelerle anlatılması zor bir kitap. Herkese tavsiye ediyorum.
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba 10 verdi
7 beğen · 0 yorum
okunmuş kütüphane

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane

Bu kitap bir süredir okuma listemde vardı. Fırsatını bulunca okumaya başladım. Kitap bir mühendis olan Turgut Özben'in arkadaşı Selim'in ölmesi üzerine Selim'in hatırasını kovalaması ile başlıyor diyorum ve burada kesiyorum. Çünkü kitabı yarım bıraktım. Kitabın 140'lı sayfalarına geldiğimde Selim'in arkadaşı ile Turgut anlamlandıramadığım bir şeyleri tartışıyordu. Yani aslında 300'lü sayfaları geçtiğim halde bu kitap ne anlatıyor hala anlamadım. Bu demek değil ki boş bir kitap. Hayır. Kitapta hayatla ve devletle ilgili eleştiriler var onu anladım. Ama bu kitabın yazılış amacının kitabı neredeyse yarısına gelmiş olmama rağmen çözemedim. Belki ileri ki sayfalarda çözecektim ama yazarımız benim açımdan tarzının kurbanı oldu. Zira okurken daldan dala atladığınızı hissediyorsunuz. Bu durumda sizi sıkıyor. O değilde şu Olric ile tam tanışmıştık ama tanışıklığımız yarım kaldı.
Velhasıl tavsiye ettiğim bir kitap değil. Oğuz Atay'ın diğer kitapları da aynı tarzda ise kendisi ile muhtemelen bir daha karşılaşmayacağız. İyi okumalar.

Diğer kitap inceleme ve yorumlarım için http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
Edebi At

Edebi At

@edebiat

Tam Bir Başyapıt!
Her edebiyatçının muhakkak ki okuması gereken önemli bir kitap
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba 10 verdi
10 beğen · 3 yorum
Desert Rain (@seaa)
Kesinlikle güzel kitap
06.10.18 beğen 1 cevap
narcelen

narcelen

@kubraarabaci

Okullarda ders kitabı diye okutulası..
“Beni anlamıyorlar!” diye çırpınaduran varlığımız için, “yazar” imgesinden daha anlamlı ne var, bilmiyorum..
5 yıl önce almıştım Tutunamayanlar’ı. Gereğinden iyi anlayabilmek için 5 yıl okumaktan imtina etmişim (çünkü bence her kitabın bir okunma zamanı var ve bunu kitap kendisi belirliyor); isabet olmuş. O zamana kadar kitap benim “okunamayanlar”ım arasında 1 numaraydı. Beklemeliydi, okumam için onlarca kitap bitirmem gerek diye düşünüyordum, zira 6 kere okuyup 1 kere anlamayanlar güruhuna katılmaya hiç niyetli değildim. An geldi, bir hışımla aldım kitaplıktan, ders çalışır gibi okumaya başladım. Öyle Dan Brown okur gibi bir oturuşta 100 sayfa devirmek şöyle dursun, hayatım boyunca en uzun sürede bitirdiğim roman oldu kendisi. Okuduğum süre boyunca içsel yalnızlığımı arşa çıkaran, kafa sesimi en çok açan kitap olması nedeniyle sanırım ömrümce apayrı bir yerde olacak kitap. Lafı biraz daha öteye taşıyarak bu ülkede daha iyisi yazılamazdı dediğim kitap. Ve yine haddimin sınırlarını zorlayarak Dostoyevski’den sonra gelmiş en iyi yazar dediğim yazar.
Okumadan önceki ben ile okuduktan sonraki ben arasındaki uçurumun dibinde, kitap üzerine, bir cesaret, bir kaç kelam etmeden geçemeyeceğim.
Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ı Yusuf Atılgan’ın “Aylak Adam” (ki en sevdiğim Türkiye romanları arasında başı çeker kendisi) kitabında yer alan bir paragraftan esinlenerek yazdığı rivayet edilir. Söz konusu paragrafın içeriği düşünülünce bir tek paragraftan 724 sayfalık dev bir roman çıkarabilen Oğuz Atay bu haliyle bile ayakta alkışlanabilir. Bunca farkındalık sahibi, zeki, müthiş bir gözlemci, ziyadesiyle kültürlü bir yazar oluşu da kitabı okuyan hiç bir insanın gözünden kaçmamıştır kanımca.
Öte yandan döneminin aydın geçinen diğer birçok yazarı gibi batı kültürünü, üst sınıfa mensup olmanın göstergesi, herkesten ayrı olmanın kestirme bir yolu olarak görmüyor oluşu, bununla beraber batı kültürünü sevmiş ve bu kültür ile ülkenin hayatı arasında bocalayıp duran bu aydınlarla sevgi ve anlayışla dalga geçiyor oluşu dönemin çok ötesinde bir yazar olduğunun belirleyicilerinden biridir.
Akademisyen camiasına, bürokrasiye, Cumhuriyet dönemi sonrası örgütlenen eğreti sol harekete, dönemin aydın geçinen yazarlarına, TDK’ya, Osmanlıcılık ve Türkçülük başta olmak üzere diğer birçok akıma, eğitim sistemine, dönem siyasetinin olay örgüsüne daha da mühimi insana dair yapılan isabetli gözlemler ve eleştiriler yönüyle kitap, içeriğinde yer alan mizah öğelerinin, dahası sosyal medyada dolaşan (birçoğu uydurma) Olric diyaloglarının çok çok ötesinde bir kitaptır. Sanırım artık popüler kültür ikonu haline gelmiş kitabın birçok insan tarafından bu tür diyalogların daha fazlasını bulma, mizah öğeleri sayesinde biraz olsun eğlenme ümidiyle alınmış, ardından birbirinden kopuk, dağınık bir metinlerarasılık ile karşılaşınca 50-100 sayfa okunup ardından bir köşeye atılmasının sebebi de budur. Oysa kitapta yazılan hiç bir cümle gereksiz ya da göründüğü üzere boş ve saçma değildir. Her cümlenin yatağında ya birilerine giydirme durumu yahut hayata ve insanlığa dair gönülde fırtınalar koparan hüzünlü bir detay vardır.
Bununla beraber insanın, nefes aldığı her saniye yaşadığı sonsuz sayıdaki çelişkiyi her satıra işlediğini, bizi karanlık gerçeklerimizle dolu ıssız bir sokakta başıboş bıraktığını söyleyerek Tutunamayanlar’ı okuduktan sonra içine girdiğim ruh halini de sanırım biraz olsun tanımlamış olabilirim.
Özü itibariyle kitap; yozlaşan, metalaşan, bozulan bir dünyada, özbenliğini kaybetmiş ve mevcut düzene entegre olabilmiş insan kalabalığında; varoluşçu sancılarla kendine, topluma, değerlere ve dahi eşyaya yabancılaşan, yalnızlaşan, kabuğuna çekilerek iç ve dış dünyası arasındaki çatışmanın ağırlığı altında ezilerek gittikçe parçalanan “tutunamayanlar”ın romanıdır. Ötekileşen değerlerin ve ötekinin dünyasından kurtulmak için kendi “ben”ine sarılanların romanıdır.
Ben buraya ait değilim uyanışıyla özbenliğine çekilme yolunda dış dünya ile olan bağını türlü çatılmalarla koparanların romanıdır.
Beynimin ve hücrelerimin acı reseptörlerini sonuna dek zorlayan bu kitaba ve yazara bunca methiye sıraladıktan sonra “hiç bir şeyin mükemmel olmayacağı” gerçeğinin altını çizerek kendilerine büyük bir olumsuz eleştiri yapma hakkını da buluyorum kendimde. Yapacağım eleştiri Tutunamayanlar’dan hemen sonra başlamayı düşündüğüm Tehlikeli Oyunlar ve Korkuyu Beklerken kitaplarını bir süre rafa kaldırmama sebep olmuştur.
Çağının ötesinde bir yazar olan Oğuz Atay’ın müthiş farkındalığı ne yazık ki “kadın” meselesini kuşatmakta kısır kalmış öyle ki kitapta “kadın sesi” kendine yer bulamamıştır. Yabancılaşma sorunsalı sadece erkeklere atfedilmiş, daha da kötüsü kadına “mevcut düzeni temsil” rolü yüklenmiş. Tutunamamak bireyin mevcut düzen ile hesaplaşması, ezbere yaşama düsturunu terketmesi sonucunda düzen içinde yer edinemeyerek yalnızlaşması ise bu durum neden salt erkek ekseninde düşünülmüş, anlam veremiyorum. En kötüsü de kitaptaki kadın karakterler erkek kahramanların varoluşlarını sorgulamalarında birer engel gibi gösterilmiş. Erkek karakterler benliklerini ve dış dünyayı sorgularken, kadın karakterler verili düzen içinde akıl yürütmekten yoksun, yozlaşmış düzenin birer parçaları halinde yaşamlarını sürdürüyorlar. Yabancılaşma üzerine yazılan bir kitapta, kadınlar yabancılaştırılarak esas meselenin dışına itilmiş. Demeden geçemeyeceğim: “Bat dünya bat!”
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba 10 verdi
23 beğen · 5 yorum
Red Red (@khaos)
Canlıya taşıyalım değil mi? Ne de olsa okurların sitesi...
09.09.18 beğen 3 cevap
Aleyna Şevik

Aleyna Şevik

@aleynasevik28

Tenkiti zor başyapıt
Bu kitabı elinize aldığınızda olağan ve sıradanlaşmış bir olay örgüsü ya da roman tiplerine rastlayacağınızı düşünmeyin . Öncelikle bu yapıt postmodernizme ışık tutmaktan ziyade yazarı Oğuz Atay’ın birikimi bol , taze , dinamik belleğine ve bakış açısına ışık tutmakta. Bir Türk yazarının roman yazıcılığında çıtayı bu denli yükseltmiş olması gurur verici. Oğuz Atay alelade bir yazar olmadığını bu yapıtında fevkalede kanıtlamıştır . Oğuz Atay’ın Tutunamayanlarını iyi bir yemek gibi düşünerek okuyun. Lokmalarınızı nasıl keyfine vararak çiğniyor ve sindirerek yiyorsanız bu kitabında her kelimesindeki manayı ve cümleleri de aceleye getirmeden iyi bir yemek yiyormuşcasına okumalısınız. Okurunun sabrı doğrultusunda keyfi de artan bu kitap bitirdiğinizde düşüncelerinizde ve haletiruhiyenizde derin izler bırakacak . Yer yer Burhan , yer yer Süleyman Kargı , yer yer Metin ve yer yer de Selim hissedeceğiniz . Günselinin sükutundan , Turgut’un vefasından parçalar kapacağınız şahane bir yapıt.
Ve en mühimi lügatınıza Selim olmak, selim gibi düşünmek deyimini katacağınız eşsiz bir hazinedir Tutunamayanlar..
İyi okumalar
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba 10 verdi
16 beğen · 3 yorum
Ruh Hassası (@ruhhassasi)
Bu inceleme çok hoş olmuş. 'Selim gibi düşünmek' tuttum bunu.
27.08.18 beğen 1 cevap
kader.cmln (@naturmort)
Sayfalarca süren cümleler baş döndürücü fakat kitabı gerçekten hakkıyla okunulup anlaşıldığını sanmıyorum maalesef ki.. Günseli Selim i anlamak gerekir onun gibi düşünmek için..
27.08.18 beğen 1 cevap
J.K Dawson

J.K Dawson

@disconnectuserectus

Uzun zaman önce başlayip bir türlü bitiremediğim bir romandi (tutunamayanları bitiremeyenlerden misiniz:)). En bastan baslayarak bitirdim sonunda. Ne bu kitap alelacele okunacak bir kitap ne de oğuz atay çabucak anlaşılabilecek bir insan. Hele sosyal medyada ilk 35 sayfasını okuyup "cesareti kafamızda mı yaşayacağız olric.." yazılarıyla çarçur edilecek bir yazar hiç değil. Evet her bir cümlesi eşsiz, muazzam fakat popüler kültür ikonu olmaya başlaması benim gibi okurların tereddütlü yaklaşımlarına sebep olabiliyor.

Eğer bu kitaba henüz başlamamışsanız önyargıdan uzak bir şekilde başlayın. Başarısız bir entellektüel teşebbüsün, burjuva eleştirisinin mizahla (sarkazm ) mükemmel anlatımına şahit olacaksınız. Yazarın Yusuf Atılgan'ın aylak adamındaki bir pasajdan yola çıkarak yaklaşık 750 sayfalık bir eseri nasıl yazdığını öğrenince şaşıracaksınız...
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba 10 verdi
10 beğen · 0 yorum
joker

joker

@muammeraydin

keşke bi ömür okunacak kadar uzun olsaydı
bazı kitaplar vardır önemli gördüğün yerlerin altını çizersin not falan yazarsın ya işte bu kitapta bir kaç tane fosforlu kalem alıp tüm kitabı boyayabilirsin.hayatı en derin asilikle anlatan içinde psikoloji, fizyoloji , etimoloji, sosyoloji ve aklınıza daha ne kadar loji geliyorsa ve aşkı ve insanı ve ölümü mükemmel bir dille bize sunan muazzam bir eser.
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba 9 verdi
7 beğen · 1 yorum
Esranın Dünyası (@esranindunyasi)
Tutunması zor kitap ama tutununca da zevkle okunuyor :)
18.07.18 beğen 3 cevap
dame

dame

@birrabis

#okudumbitti
-Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi. Boş yere mağrandan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı, özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna...-

Yanında bir kaç kitapla birlikte üç ay gibi bir sürede bitirdiğim, o üç aylık süre zarfında kelime kelime içime sinmiş, bitirince depresyona sürüklendiğim, insanlrdan soğuyup yapmacık bulan birine dönüşmüştüm. Ağır anlatımı olan kitap, sonuçlarına katlanırım diyorsanız kesinlikle tavsiye ederim :)))

Tutunamayanlar, Oğuz Atay’ın 1970 yılındaTRT roman ödülünü kazanmış olan ilk romandır.

Derin bir yankı bulan bu roman kimilerine göre edebiyatımızın başyapıtlarındandır ki bu mevki onun için biçilmiş kaftan kanımca.

Tutunamaynlar Türk romanının geleneksel çizgisinden sapan, alışılmışın dışında bir romandır. Belirli bir olayı sergilemekten çok; izlenimler, çağrışımlar, taşlamalar ayrıntılar ve ruhsal çözümlemelerden oluşan bir romandır.

Tutunamayanlar Turgut özben adlı kahramanın intihar ettiği söylenen arkadaşı Selim Işık’ın hayatını ve ölüm nedenini çözmeye ve onu anlamaya çalışması etrafında oluşan bir romandır.

-Sus Olric! Düşünüyorum.
+Düşünmek ne haddinize efendimiz?
-Descartes düşündükçe var oluyordu Olric.
+Descartes düşündükçe var olur, siz düşündükçe yok olursunuz efendimiz…
Oğuz Atay-
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba 10 verdi
12 beğen · 1 yorum
elizabeth. (@the)
Sayın Atayın kitabı..
25.06.18 beğen 3 cevap
nlgnycydncr

nlgnycydncr

@dunyasnilzehes

Kitabımız 724 sayfa ,üstelik içerik ve yapı olarakta çok farklı olunca tek bir paylasim yetmez diye düşündüm.Şöyle bir toparma yapıp kitap üzerine biseyler yazmak istedim.Haddime değil tabi bu eser üzerinde benim edebi yorumlarda bulunmam.Ama icimden geldiği gibi kendi ufak tefek düşüncelerimi aktarmak istiyorum buraya.Sıcağı sıcağına kafamı bu denli meşgul etmisken Tutunamayanlar.
____________________________________________
??? Baştan söyleyeyim bu yazacaklarim spoiler olur mu olmaz mı bilmiyorum ona göre şöyle bi göz atınız ?????? ???? Kitap önsözlerini saymaz isek kitabimiz Turgut'un Selim Işık 'in ölüm haberini almasıyla başlıyor.Kitaplara meraklı insanlar bu gibi karakterleri ömrü boyunca unutmaz buna inanıyorum.Ah bi de Olric var.Ilk başlarda 3 iyi arkadaş olarak düşünüyordum ama Olric Turgut'un iç sesiymis meğer.Kitabın geneli Turgut'un ic sesiyle konuşmasından oluşuyor.
????Turgut'u Selim'in neden intihar etmis olabilecegi dusuncesi onu büyük araştırma içerisine sokar.Selim'in birbirinden farklı arkadaşlarına ulaşır ve onlarla kimi zaman sohbet ederek, kimi zaman Selim'in yazdıklarından olusan deste deste kağıtları okuyarak çözmeye çalışır.
????Süleyman Kargı 'nın evinde Dün, Bugün, Yarın adli 600 Mısralık bir yazı ile karşılaşır.Kitabın ilk bölümü bu misralarin açıklamalarıyla geçmektedir.Gözünüzde buyumesin diyeceğim ama tek bir misranin açıklaması sayfalarca sürebiliyor. ??? Misra 61_68 Evin Arka Bahçesi Kutlug Dandini _ Farcus Dastana Kardeşler ???Mısra 101 Hegel'in hikayesi ilgi çekici. ???Ikinci Şarkı_ Orta Asyadaki Düzgün Silik başta olmak üzere 7 arkadasin oluşturduğu günlükler ,Orkan'la Salgan arkadaslarin basladigi 77 bolumden olusan ilmihal ______
Tutunamayanlar bu sekilde devam ederken Turgut arayışlara devam eder .Önce Metin sonra Esat 'in peşine düşerek ortak arkadaşları Selim 'in yönlerini anlamaya çalışır.
_______________1970 TRT Roman Ödülünü kazanan ilk romanımız Tutunamayanlar adlı eseri okumuş olmanın mutluluğu ile kitabimla ilgili son paylasimımi yapıyorum.
Hepimizin gözünde büyüttüğü ,okuyabilirmiyim diye düşündüğü kitapta bizi ürküten sayfaların çokluğu değil kitabın içeriği ,anlatımı ,yazılış tarzı.
Ben de okumaya ilk başladığımda puzzle parçalarını birlestirircesine tutundum kitaba. ?Size Oğuz Atay'in 1972 yılında Yeni Ortam da yayınlanan Pakize Kutlu röportajından ufak bir kesitten bahsetmek istiyorum.???Romanın anlatım ozelligindeki değişikliklerin okurun romana girmesini güçleştirmiyor mu? sorusuna Oğuz Atay ~~~"Okuyucuyu yeteneksiz sayarak yazmak istediklerini sadelestirme cabasina girisenlerin de neden oturup yazdığını anlamıyorum. "Demiştir.
Ve bununla bağlantılı olarak kitaptan bir alintiyi yazmak istiyorum size yorum size kalmış artık!!!
??"Insan beyninin böyle farklı güçte olması,birinin yazdığını, ötekinin okuyacak kadar bile bir zekaya sahip olmaması çok üzücü.Kelimeleri herkes biliyor.Bilmedikleri de bildiklerinin yardımıyla ogretilebilir onlara." ?Kitabı okurken Oğuz Atay ve dahası pek cok yazarın buna yazarın hayranı olduğu hepimizinde sevdigi Dostoyevski ,Tolstoy ,Kafka, Oscar Wilde ,Nabokov gibi yazarların zekalarina hayran olmamak mümkün degil. ?Tutunamayanlardan sonra okumak istediğim iki kitap 1.Oblomov 2.Dorian Gray'in Portresi
?Tutunamayanlar kelimesi kitap kahramanı Selim Işık 'in unutamadığı bazı insanları birlestiren bir kelime.Son söz olarak gelin siz Tutunamayanlar a bir Tutunmaya çalışın ✌✌✌✌
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba 9 verdi
8 beğen · 6 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Nilgün @dunyasnilzehes tebrik ediyorum seni.Demek TUTUNAMAYANLAR Kervanı'na katıldın? Benim için zor bir roman olmuştu ya,Bir daha okur musun diye sorsalar,üzerine çok PARA verseler ikinci bir defa okuyamam bu kitabı. :) Aramızda bir fark var ama bu kitapla ilgili olarak!
24.05.18 beğen 1 cevap
Barış Altınbıçak

Barış Altınbıçak

@barisaltinbicak

Yorumlara aldırıp kitaba ön yargılı yaklaşmayın. Okumaya başlayın!
Başlığımdan da anlaşılacağı üzere duydukarım yüzünden kitaba hep ön yargılı yaklaşmıştım ve bu yüzden bu zamana kadar okumamıştım. Büyük bir eser. Okumamış olanlar bir an önce başlamalı.

Yazarın ilk ve en ağır kitabı olduğu için okurken ilk 150 sayfada çok zorlandım diyebilirim. Zamanında Yusuf Atılgan'ın tüm kitaplarını okuduğum için postmodern eserde kullanılan bilinç akışı tekniğine aşinalığım olduğundan kitabı çabuk benimsedim.

Kitaptaki baş karakterlerin ruh hali öyle güzel betimleniyor ki kitabı kim okursa okusun kendinden bir şey bulup karakterlerle özdeşleşebilir. Hepimiz aslında bir tutunamayanız.

Tek bir noktalama işareti kullanılmayan bir 70 sayfa var ki okurken yorgunluktan bitap düşüyorsunuz ama sakın pes etmeyin. Aradaki akışı bir yerden sonra kaçırdığınızı hissedebilirsiniz, direnin!

Tutunamayanlar tamamiyle sosyolojik ve antropolojik bir şaheser. Okuyun okutturun ve ilk okumada bir şey anlamıyorsunuz diyenlere kesinlikle aldırmayın: Dikkatinizi vererek okursanız anlamadığınız tek nokta dahi kalmıyor.

Oğuz Atay'ın okuduğum ilk romanıydı; diğerlerini de bir an önce okuyacağım kısmetse.

Bat dünya bat. Kör olup da milli piyango bileti satmamanız dileğiyle :)
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba 10 verdi
7 beğen · 0 yorum
Gokhan

Gokhan

@gokhan832

Üzerine tanimam
Şaheser dir kendisi, ben mi toplum mu yoksa her ikimiz de tutunamamamin sebebi? Kitabı okumak biraz sabır ister ama değerdir, efsanedir
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba 10 verdi
2 beğen · 0 yorum
Özgür Koçak

Özgür Koçak

@inziva05

Tutunamayanlar
Kaç gündür kitabın yorgunluğu üzerimden geçmedi ki bir inceleme yazayım. Nihayet yorgunluk geçti fakat bu kez de neresinden tutup anlatayım da bir taraf eksik kalmasın diye düşünüyorum.Kiminin yerin dibine soktuğu kiminin göklere çıkardığı kitaba bir de ben bakayım dedim. Zor bir yapıt. Okunması zor, anlaşılması zor...  Sözü fazla uzatmaya gerek yok. Oğuz Atay bizim Oğuz Atay'ımız. Tüm kitaplarını okuyun, okutturun
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba 9 verdi
6 beğen · 0 yorum
Firuze

Firuze

@firuze23

Bu siteyi üç gün önce keşfettim ilk paylaşımımın da aynı gün ölüm yıl dönümü olan şahsen en sevdiğim yazarlarımızdan Oğuz Atay'ın eserinden olmalı dedim. Evet Tutunamayanlar, kitabı okurken hemen başında sıkılıp bırakan insanları da başucu kitabı haline getirebilen insanları da çok iyi anladım. Kesinlikle sonuna kadar sabretmeniz gereken kitaplardan. Kitapta öyle pasajlar var ki, tutunamayan insanlar daha iyi nasıl anlatılabilirdi bilmiyorum. Uzun uzun düşündüm kitabı okurken "hangimizin hayali bir arkadaşı olmamıştır?" diye, hatta okurken Olric 'in neye benzediğini bile kafamda canlandırdım. Eminim kitabı okuyan birçok kişi bunu yaşamıştır. Kitapta derin derin birçok cümlenin ve pasajın altını çizdim Kesinlikle konusu çok güzel bir kitap ha anlatımı herkesin hoşuna gider mi ? Sanmıyorum. Fakat bu güçlü kalemden herkesin kendine göre birşeyler bulabileceği kesin.
ataç ikon Tutunamayanlar
kitaba 8 verdi
11 beğen · 3 yorum
Kasım İpek (@kasimipek)
Oğuz Atay'ın Tehlikeli Oyunlar kitabını da şiddetle tavsiye ediyorum. Tutanamayanları okuduğum da tutunacak bir yer aradım;sonunda buldum:her yanı dikenlerle çevrili yalnızlık...
16.10.17 beğen 1 cevap
/ 12