up
ara

Godot'yu Beklerken

- En Attendant Godot

Godot'yu Beklerken Konusu ve Özeti

Godot'yu Beklerken
Hiçbir eylem gerçekleştirmeden umudu bekleyişin hikayesi. Çaresizlik ve imkansızlıklar ile dolu hayatların bir yalana sıkı sıkıya sarılması anlatılıyor.
Çevirmen: Tarık Günersel, Uğur Ün
Yayınevi: Kabalcı Yayınevi
ISBN: 9789758240074
Sayfa: 124 sayfa
Godot'yu Beklerken Kitabı Hakkında Genel Bilgiler
İlk kez 1949 yılında fransızca olarak kaleme alınan tiyatro oyunu, 1953 yılında Paris'de sahnelenmiş ve 1954 yılında ingilizceye çevrilmiştir.
Bu tiyatro oyunu, absürd tiyatronun ilk yapıtlarından biri olarak kabul edilmektedir. Absürd tiyatronun,
hakkında en çok inceleme yazılmış oyunu olarak kabul görmektedir.
Giriş, gelişme ve sonuç barındırmayan eser, mekan ve karakter özellikleri açısından da çok bilgi vermemektedir.

İkinci Dünya Savaşı sonrası can bulan eser, umudu bekleyişin de kağıda dökülmüş halidir.
Oyun, Türkiye'de 1954 yılında İstanbul'da Küçük Sahne Tiyatrosu tarafından sahnelenmiştir. Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından da 1963 yılında sahne almış ve Ankara Sanat Tiyatrosu'nun ilk sahnelediği oyun olmuştur.

Godot'yu Beklerken Kitabının Konusu
Gelecek olan 'şey'i bilmeden onu beklemeyi, bilinmezliğin içerisinden bir ümit ışığının sızacağını, inançlarını yitirmeyip ayakta tutmaya çalışan insanların boşluğun içinde çabalamadan durmalarını ve kurtarılmayı beklemelerini, Godot adlı belirsizliğin kendilerinin kurtarıcısı olarak görmeleri ve Godot'u beklemelerini konu alan bir eserdir.

Eserdeki karakterler bir anda beliriverir. Geçmişi ve geleceği olmayan karakterler, öncesi ve sonrası bilinmeyen bir zaman yelpazesinde belirsiz bir mekanda hayat bulmuştur. Eserin işleyişinde nedensellik ve sonuca varım kavramları bilinen anlamları ile işlenmemekle birlikte kafa karıştırıcı olay örgülerinin gün yüzüne çıkmasında önemli rol almışlardır.

Eli kolu bağlı bir şekilde, kısıtlı olanaklara sahip insanların çaresizce bekleyişi. Gerçek olmayacak ama olması için ümid ettikleri bir yalan ve yaratılan yalana inanıp dört elle ona sarılan insanların hayata tutunuşunu konu almaktadır.

Godot'yu Beklerken Kitabının Özeti
Vladimir (Didi) ve Estragon (Gogo) bir akşam üzeri kır yolunun kenarındaki ağacın altında Godot'yu beklerken absürd kelimeler barındıran ve gereksiz anlamlar içeren bir konuşma yapıyorlar. Bu yapılan konuşmaların satır aralarında Vladimir ve Estragon'un hayatlarıyla ilgili bilgiler veriliyor. Yazar, bazen de okuyucuda bir düşünceyi aşılamaya çalışıyor.

Kısa süre sonra bir sicime bağlı olan Lucky ve efendisi Pozzo gelirler. Pozzo, kölesi Lucky'i çok ağır şartlar altında çalıştırmakta ve ne derse yapmasını beklemektedir. Sürekli saate bakıp acelesi olduğunu söyleyen Pozzo bir türlü nereye gideceğini ve ne işi olduğunu söylemez. İlk perdenin sonuna doğru bir Çocuk çıkagelir. Godot'un gelmeyeceğini ve ertesi gün geleceği haberini verir ve sahne sonlanır.
Ertesi gün ağacın altında buluşmak için sözleşmiş olan Vladimir ve Estragon yerlerini almıştır. Godot'yu beklerken yine absürd konuşmalar içine giren ikili, Pozzo ve Lucky'i görünce zaman hızlı geçeceği ve hemen akşam olacağı için sevinirler.

Lakin bu sefer karşılaştıklarında Pozzo kör olmuştur. Lucky ise dilsizdir. Vladimir ve Estragon'la ise daha önce karşılaşmadıklarını ve onları tanımadıklarını söylerler. Bu sefer sahip köle ilişkisi tam olarak yansıtılmaz. Pozzo yardıma muhtaç duruma gelmiştir.
Pozzo ve Lucky'nin onları tanımamasına içerleyen ve şaşıran Vladimir ve Estragon yine akşama kadar Godot'yu beklemişlerdir.

Bu sefer de Godot yerine yine o Çocuk gelmiştir. Godot'yun gelmeyeceği haberini veren Çocuk da Pozzo ve Lucky gibi Vladimir ile Estragon'u tanımamış ilk kez gördüğünü söylemiştir.
Bu durumu anlamlandıramayan Vladimir ve Estragon ayrılmaktan ve kendi yollarına gitmekten söz ederler ama ikisi de kımıldamaz.
Nil

Nil

@nill

Estragon: Çok canım sıkılıyor. Vladimir: Kendimizi asalım istersen.
Eser 2 perdelik bir tiyatro. Yaklaşık 2 saatlik videosu da var. Takip etmesi ve bir anlam çıkarması çok zor olsa da ilginç bir eser.

Sahnede iki arkadaşımız var; Estragon nam-ı diğer "Gogo" ve Vladimir nam-ı diğer "Didi. Bu iki arkadaş Godot isimli birisini bekliyorlar. Gerçekten de bizzat sabahtan akşama kadar bekliyorlar. Ama ikisi de bilmiyor aslında kimi beklediklerini ve neden beklediklerini. Gelse de onlara nasıl faydası dokunacağını... Sadece hayatlarının kurtulacağını düşünüyorlar Godot geldiğinde. Akşam vakti geleceğini söylemiş Godot onlara. Ya da onlar öyle anlamış bile olabilir. Boşa bekliyor bile olabilirler. Godot çoktan gelip gitmiş olabilir. İşte tüm bu belirsizlik içinde birisinin onların yanına gelip kendilerini bulmasını ve perişan oldukları hayattan kurtarmasını bekliyorlar aslında.

Sonra yanlarına iki kişi daha geliyor kısa süreliğine. İkisi de çok tanıdıklar. Dördü de çok tanıdık aslında. Gogo ve Didi iyice düşündüğümüzde bizden başka kim olabilir ki? Tek yaptığımız oturup beklemek. Neyi beklediğimizi de tam bilmiyoruz. Ama bekliyoruz. Birisi gelip bizi kurtaracak. Verilen sözlere hemen inanıyoruz. Düşünüp araştırıp öyle hareket etmeyi bilmiyoruz. Yani bu Estragon ve Vladimir​ bize hiç uzak karakterler değiller.

Yanlarına iki kişi geldi dedim sonra ; Pozzo ve Lucky. Evet Lucky ama ismiyle tam tezat bir durum içerisinde. Böyle bir ironi yapmış yazar burada. Pozzo ise özel odasında oturan patronumuza ne kadar da çok benziyor. Kerli ferli, kodaman, elinde kırbacı yok belki ama, tek bir zil sesi ya da çığırmasıyla birçok kişiyi etrafında pervane yapabiliyor, Pozzo'nun Lucky'i yaptığı gibi. Çok rahatsız edici bir karakter Pozzo. Tiyatrodaki 5 karakterden biri. Ama en sinir bozucu olanı. Lucky ise tamamen iradesini kaybetmiş. Pozzo ne derse onu yapıyor. Aşağılama ve hakaretlere hiç aldırış etmeden emirlerle sadık kalıyor.

Kitapta Gogo ve Didi iki gün bekliyorlar Godot'yu. Gelip gelmeyeceği bile belli değil. Ve birbirleriyle de sık sık kavga ediyorlar ama yine de iyi dostlar. Birbirlerini seviyorlar. Hep birbirlerini yanlış anlıyorlar. Birisi sürekli gitmek isterken diğeri ısrarla Godot'yu beklediklerini söyleyerek kalmasını sağlıyor. O sıralarda iki karaktere de gıcık oluyorsunuz. En az Pozzo ve Lucky kadar sinir bozucu oluyorlar. Neyse artık son gece küçük bir çocuk geliyor ve Godot'nun bu gece gelmeyeceğini söylüyor. Ümitsizlik içinde geri dönmeye çalışırlarken kenarda duran ağaca kendilerini asmak istiyorlar. Bu kendilerini asmak konusu sık sık da geçiyor aralarında. Eğer kurtarıcıları gelmezse son çare ölümü düşünüyorlar. Yani bizim hiçbir şey yapmayıp sadece günlerimizi geçirip ölümü beklediğimiz gibi.
EK 1
İşte bu da videosu:
https://youtu.be/-Va9xN_xXYw 07.07.17
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba 9 verdi
8 beğen · 1 yorum
Asım Mauser⚘? (@mauser)
ben de yıllardır sosyalizm gelir diye bekliyorum amma gelmiyor https://www.youtube.com/watch?v=WzSNO0SeTtg
08.07.17 beğen cevap
zeyrek

zeyrek

@zeyrek

Godot'u beklemek...
Sebepsizce, bütün varlığın onun gelişine bağlıymış gibi beklemek.
Godot'un kim olduğu ve niye beklendiği bilinmiyor. Bekleyenler de tanımıyor onu. Bununla birlikte Godot'un ne zaman geleceği bilinmediği gibi gelmiş ve gitmiş de olabilir.

Godot neyi ya da kimi temsil ediyor? Bunu bilmesek de içimizde derin bir huzursuzlukla beraber, tanıdık duygular beliriyor karşılıklı diyalogları okurken.

Yaşadığımız hayata ne kadar da benziyor aslında. Hepimizin beklediği bir şeyler var dünyada.  Beklediğimiz şeyden ziyade içimizdeki bekleme arzusuna hizmet ediyor tüm varlığımız. Yüce bir beklentiyle kavruluyoruz.

Hangi günde ve hangi zamanda yaşadığını anlamaktan aciz buradaki karakterler evet. Ama her güne bir isim verip çeşitli sınıflandırmalar yaptık diye bizler hakimimi miyiz sanki zamanın. Yaşadığımız bu yanılsama biraz olsun anlam verme çabamızın ürünü değil mi? Beklediğimizi unutmaya çalışmaktan ibaret değil mi?

'Mezarının üstünde doğuyor insan.' Ne kadar anlamlı... Beklediği şey ne kadar kıymetli olabilir ki o zaman. Ya ölümse beklediği o zaman beklemenin ne anlamı var, o zaten gelip seni bulur.

Estergon ve Viladimir, bekliyor. Beklerken kendilerini ağaca asmayı, birbirlerinden ayrılmayı, beklemekten vazgeçmeyi düşündükleri oluyor. Her defasında birbirlerini ikna edip beklemeye devam ediyorlar. Belki içimizde boğuşan o iki farklı sesi temsil ediyorlar o an. Bizi var eden ve hiçbir zaman anlaşamayan o iki sesi.

Beklemenin ne kadar anlamsız olduğunu anlamak için beklemekten vazgeçmek yeterlidir aslında. Hayatın beklemekten vazgeçtiğinizde belki daha anlamlı devam ettiğini anlarız. Beklerken tek yaptığımız gevezelik etmektir. Yatıp kalkıp gevezelik etmek. Hayal ile gerçeği birbirine karıştırmak. Beklenenden ümit kesildiğinde yeniden başlamak, yeniden inşa etmek cesareti bulur insan. Ben de bekledim herkes gibi. Ama giderek gücüm tükeniyor ve unutuyorum neyi beklediğimi de. Umarım beklentilerin kucağındayken yakalamaz ölüm beni.
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba 10 verdi
17 beğen · 6 yorum
Ömer Aydemir. (@seyyah73)
çok güzel olmuş yüreğine sağlık :)
25.03.19 beğen 2 cevap
Çizmeli Kedi (@cizmelikedi)
insan hayat boyu gayriihtiyari bekliyor_ gododa olduğu gibi bazen neyi-kimi beklendiğinin bilincinde, bazen bırak kimi beklendiğinin bilincinde olmak, bekleme halinde olduğunu dahi unutuyor_ oysa unutsa da farkında olsa da aslında sürekli bir bekleme halinde_kitap beklemenin kötü olduğunu mu söylüyor yoksa beklemek nasıl olsa kaçınılmaz bir zorunluluk o yüzden neyi beklediğini bilerek mi beklemek lazım_ sadece beklemek mi bağlayıcı eylem yoksa beklemek eylemini beklenenden bağımsız hale getirerek mi beklemek lazım_? netice olarak beklentinin gereklilik olduğuna inanan biri olarak umarım yaşam boyu beklentilerim devam eder_umarım beklemekten bıkmam_umarım beklentilerim için bekleme halindeyken yanlış bir düşünceye sürüklenip bunun pasifizm olduğu zannına kapılmam_ güzel inceleme hocam, faydalandım, teşekkür ederim.
25.03.19 beğen 2 cevap
Elsa Rose (@elsarosee)
Beklemenin ne kadar anlamsız olduğunu anlamak için beklemekten vazgeçmek yeterlidir... ne güzel bir tarif kaleminize sağlık.
25.03.19 beğen 1 cevap
Kırmızı Bisiklet

Kırmızı Bisiklet

@kirmizibisiklet

Absürd Tiyatro benim için okuması, izlemesi, sahnelemesi, araştırması, dramaturjisi, alt metni daha sayabileceğim her ama her şeyiyle çok özel bir yere sahip. Absürd Tiyatro nedir ne değildir diyenleriniz varsa kısaca geleneksel olarak sahnelenen oyunların aksine oyunu kurallarla, belli bir çerçevede yansıtmaktan ziyade izleyiciye hayal kurabileceği, sonunu kendi kafasında kurgulayabileceği ve en önemlisi izleyiciyi fazlasıyla sorgulamaya iten bir oyun türüdür. Kısaca dedikten sonra böyle bir cümleyi ben de beklemiyordum ama biraz Beckett ve Godot'tan bahsetmek istiyorum :) Ucundan da olsa tiyatroyla ilgileniyorsanız Beckett'ı duymuşsunuzdur. Özellikle Absürd Tiyatro denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biridir. Daha önce Absürd Tiyatro ile ilgili deneyimlediğiniz okumalar yoksa Godot çarpıcı bir başlangıç olabilir . Ama şunu söylemeliyim ki Godot ilk okunduğunda anlaşılamaması için yazılmış bir kitap adeta. Daha açığı aslında yazarın tam olarak da öyle bir kaygısı yok. Okuyan her kişinin farklı anladığı da denilebilir, alışılmışlıkların yıkıldığı ya da... Kitapta sık sık "Gidelim" "Gidemeyiz" "Neden" "Godot'yu bekliyoruz" cümleleriyle karşılaşıyorsunuz. Bu yinelemeler bana kalırsa büyüleyici ve heyecan vericiydi. Kitabı okuduğumda üniversite 1.sınıftaydım, şu an bile o yinelemeler bende aynı merakı uyandırıyor ve bana aynı derinliği yaşatıyor. Kitapta Lucky karakterinin bir tiradı var ve bu tirad tam anlamıyla bir Absürd Tiyatro tanımı diyebiliriz. Kitabı okursanız bu tirada dikkat edin derim. Bazı kaynaklar Godot'un tanrı olduğunu yazar. Ama bence herkesin bir kendi beklediği vardır ve her günün aynı şekilde yaşandığı, zaman kavramının olmadığı, varsa bile bizim alışık olduğumuzdan çok farklı olduğu bir dünyada ya da dünya mı bilemiyoruz ,beklediğimizin kim olduğu-ne olduğu sorusu cevabı için sorulmuş bir soru olamaz. Her şeyiyle mükemmel demekten alamıyorum kendimi. Muhakkak okumalı ve bolca hayallere kapılmalısınız.
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba 10 verdi
5 beğen · 0 yorum
Sezgi

Sezgi

@sezgii

İlk önce söylemem gerekir ki önsüzüne bayıldım ve çevirisi de bir harika. Godot kimdir; Tanrı mıdır? Beklenen midir? (Ne hasta bekler sabahı) Hayaller midir? vs vs. Herkes Godot kimdir diye bir arayışa girmiş. Bu konuda kiminle aynı düşünüyorum bilmiyorum. Godot bu insanlar için bir umut ışığıydı. Oyun boyunca onları bir yerde tutacak kadar büyük bir kurtuluş belki de. Çocuklardan koyun güdeni sevip keçi güdeni sevmeyen Godot'u Tanrılaştırmak yani Habil ve Kabil atfı mümkündür tabii. Yine de bunlar yazarın yaptığı küçük nükteler diye düşünüyorum.

Efendi-köle. Hegel'i bu eserde nasıl buldum derseniz işte Pozzo ve Lucy. Köle bir gün dünyayı kendisinin döndürdüğünü fark ederse her şey değişecek ama şimdilik dilsiz, söz hakkı yok. Tarihsel bir gönderme gibi duruyor bu kısım.

Sözler arasında çok anlamlar saklı okuyacaklara ipucu vermek istemem. Üniversite bir de Fransız bir yazarın oyununu sergilemiştik. Orada yaşlı ama sürekli etrafı sorgulayan bir kadını oynamıştım. Provalarda, o kadar anlamsız ve saçma sorular soruyordum ki görevliye bazen kendimi tutamayıp gülüyordum. Ama Sezgi olarak mı yoksa o kadın olarak mı buna emin değilim. O oyunu anımsattı bana Godot. :) İki arkadaş bir döngüyü tamamlıyorlar. Bir şeyleri sürekli unutan ve hatırlatan olarak. Aynı yerde belki de günlerce bekleyecekler ve Godot yine geleceğim deyip gelmeyecek. Belki de her gün aynı şeyi yaşıyor ve yaşadıklarını unutuyorlar. Yine bana ''Le Quattro Volte'' filmini düşündürdü. Tabii kesin çizgilerle filmden ayrılır ama bu doğal döngü fikri aynı kök gibi.

Herkes farklı anlamış, farklı yorumlamış. Tiyatroda izlemek isteyeceğim muazzam bir klasik bu. ^^
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba 9 verdi
8 beğen · 3 yorum
Ergün Çil (@erguncil)
Ben hep duyar merak ederdim nasıl bir şey diye. Devlet tiyatrosu Bursa'ya getirince izledim. Çok beğendim. Gerçi çoğu kişi tam anlayamadığı için beğenmedi ama seyretmeye değerdi.
15.12.16 beğen cevap
Sezgi (@sezgii)
Bizim de izleme imkanımız olur umarım :)
15.12.16 beğen cevap
Ergün Çil (@erguncil)
Çok zor. Artık devlet tiyatrosu da dumur, özel tiyatrolar da, tüm sanat dalları da... Bu kafa değişmeden ummak hayal olur...
15.12.16 beğen cevap
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Godot’yu Beklerken
Beklemek...Evet beklemek...Oyun türündeki bu kısa eserin konusu beklemek...

Hayat boyu sürekli bekler, dururuz. Kimi bekleyişler “uzun” gelirken, kimileri de “kısa” gelir. Zaman, meşguliyetlerimizin türüne göre anlam kazanır. Mutlu olduğumuz zaman, saatler hızlıca ilerlerken, sıkıldığımız, üzüldüğümüz ya da kaygılandığımız zamanlar geçmek bilmez. Kitapta bir bekleyiş farklı yönleriyle ele alınmış. Bu açıdan kitabı okurken, geçen hafta okuduğum Robert Levine’in Zamanın Coğrafyası adlı kitabını hatırladım.

Samuel Becket bu oyunun kurgusunda, bekleyişin zaman açısından önemine vurgu yaparken, varoluş açısından da değerlendirmiş bekleyişi. Dün ve bugün arasındaki farkları, abartılı bir şekilde ele alırken, zamanın kıymetinin bilinmemesi durumunda birçok şey için artık “geç” olacağına dikkati çekmiş. Bekleyişin insanı sıkan kısmını ele alırken de meşguliyetin önemini vurgulamış. “Zaman”ın yitip giden bir değer olduğu ve tükendikten sonra asla geri gelmeyeceğini kısa ama anlamlı cümlelerle ifade ederek, kitabın birkaç önemli noktasına önemli mesajlar gizlemiş.

Godot’yu Beklerken adlı eseri herkese tavsiye ederim. Bence her okurun kendince istifade edebileceği bir eser. Keyifli okumalar dilerim.
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba 9 verdi
6 beğen · 0 yorum

Godot'yu Beklerken - S41

POZZO: Yabancılardan haz etmediğini söylemiştim.
Arif Teziç tarafından eklenmiştir.
Erkin Çoban

Erkin Çoban

@erkincoban

Dikkatinizi çekmek isterim ki benim yerimde o olabilirdi, onun yerinde de ben. Ama, neylersiniz, böyle buyurmuş talih. Herkes kendi payına düşeni yaşar.
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğen · 0 yorum
meltem erdogan

meltem erdogan

@meltemerdogan

Birazdan her şey bitecek ve biz yeniden yalniz kalacağız hiçliğin orta yerinde.
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum
meltem erdogan

meltem erdogan

@meltemerdogan

Uyuyor muydum ben başkaları acı çekerken?Şu anda uyuyor muyum?Yarın uyanınca veya uyandığımı sandığımda, bugün hakkında neler söyleyeceğim.
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum
Karartı

Karartı

@kararti

Korkunç olan düşünmüş olmak.
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
Busra

Busra

@planemoss

"Zaman tekrar akıp gidiyor. Güneş batacak, ay yükselecek ve biz ... gideceğiz buradan."
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum
328
KİTAP
Filmi de Çekilen Kitaplar
Edebiyat dünyasından sinema dünyasına taşınan unutulmaz eserler bu listede! Film uyarlamaları mevcut olan tüm kitapları bu li...
746
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
249
KİTAP
Kısacık, Okunası Kitaplar
Kısa ama etkili kitaplar bu listede. Sayfa sayısına bakmayın. Kısa ama yoğun kitaplar. Az zamanınız mı var? Kısacık bir kitap...
38
KİTAP
Tiyatro Meraklılarının Okuması Gereken En İyi Tiyatro Kitapları
Güzel sanatlar fakültesinin tiyatro bölümünde okuyan öğrencilerin ve tiyatroya gönül veren herkesin mutlaka okuması gereken e...
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Başlıyorum... paylaşım fotoğrafı
Başlıyorum...
@zeyrek’in güzel incelemesi sayesinde okumaya karar verdiğim Godot’yu Beklerken’e başlıyorum. Teşekkürler...
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
15 beğeni · 9 yorum beğen ikon
zeyrek (@zeyrek)
İyi okumalar 😊
06.04.19 beğen 1 cevap
BUKALEMUN (@karacurin)
Ben çok bekledim😉
06.04.19 beğen 2 cevap
Rabia Bilen

Rabia Bilen

@rabiaa

Godot' yu Beklerken paylaşım fotoğrafı
Godot' yu Beklerken
Bir çoğumuz Godot' yu bekler gibi beklemiyor muyuz ? Aşkı, Umudu, Tanrıyı , İyiliği...Neden beklediğimize, niçin beklediğimize usturuplu bir cevap bile veremıyoruz bazen . Belleğimiz aciz kalıyor. Bence beklemenin kendisini seviyoruz. Kısır döngünün farkındayız da yine de beklemeye olan inancı yitirmiyoruz.
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Hilal Kılıç

Hilal Kılıç

@hilalkilic840

inceleme paylaşım fotoğrafı
inceleme
🎭 Samuel Beckett, uyumsuzluk tiyatrosunun (yahut absürt tiyatronun) en mühim yazarlarından biridir. Uyumsuzluk tiyatrosu; tarihin büyük hadiselerinden olan İkinci Dünya Savaşı’nın bedbaht durumunda, insanların boş umut ve boş beklenti içerisinde oldukları dönemde ortaya çıkmıştır. Bu tiyatroda klâsik tiyatrodan ayrı olarak bir olay örgüsü, zaman, mekân gibi unsurlar yoktur veya belirsizdir. Mamafih tiyatronun sonunu sezdirecek unsurlar da bulunmaz. Tiyatronun sonunda izleyici kendisi bir sonuç çıkarmalıdır, düşünmelidir. Klâsik tiyatronun tam zıttıdır. Klâsik tiyatroda yazarın binbir zahmetle oluşturduğu düzeni, absürt tiyatro yazarı temelden sarsar. Çünkü bu tiyatro bütün kalıplara, alışılmış düzene karşı çıkar. Misal; mantık sınırları bulunmaz, olaylar arasında bir bağ bulunmaz, serim-düğüm-çözüm plânına ehemmiyet verilmez, konuya göre dekor da reddedilir. Verilmek istenen mesaj, yoruma açıktır. Hülâsa uyumsuzluk tiyatrosu, klâsik tiyatroya tepki olarak doğmuştur.
🔍Bu eserde tekrarlara oldukça yer verilmiştir.
🔍Yazar, Godot için “Kim olduğunu bilsem oyunda söylerdim” demiştir. Sonuç olarak Godot kimdir, bilinmez. 🧚🏻‍♀️
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Nil

Nil

@nill

Godot nerde kaldın bro?  paylaşım fotoğrafı
Godot nerde kaldın bro?
Evet Godot'yu bekliyorum ama çok da keyif insanı çıktım ya.. Godot yerinde olsam ben gelmezdim valla... :)
ataç ikon Godot'yu Beklerken
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
24 beğeni · 14 yorum beğen ikon
Asım Mauser⚘? (@mauser)
sen iyisi mi kendini şo ağaca as
01.07.17 beğen 3 cevap
Tokmakan ♌️ (@tokmakan)
Piknik mi o? :)
01.07.17 beğen 1 cevap
Nisf (@nisf)
Daha çok beklersin dicem spoiler olucak diye diyemiyorum Niiiiillll ?
01.07.17 beğen 1 cevap