up
ara
‹ Tüm Uçurtma Avcısı İncelemeleri

Uçurtma Avcısı Kitap İncelemeleri

Gül Ayan

Gül Ayan

@gulayan

Uçurtma Avcısı'nı okurken, roman yazmanın, olağanüstü güzel bir şey olabileceğini bir daha düşündüm. Daha önce de benzer düşünceler geçiyordu aklımdan; yazar bir nevi tanrı oluyor, romanının tanrısı, kahramanlarını yaratıyor, onların kaderlerini tayin ediyor, ve olaylar onun istediği gibi gelişiyor. Sadece insanlara özgü olan, yazma sanatının gücünü kullanarak, yazarın emrinde, küçük bir dünya yaratılıyor. Bir de bu dünyaya, yazar, okurları dahil edebiliyorsa, onların beğenisini kazanabiliyorsa, müthiş keyifli bir duygu olmalı.

Uçurtma Avcısı'nı tatilde büyük oğlumun okuması için almıştım. Ben okumamıştım, fakat kitabın tanıtım yazısından anlayabildiğim kadarıyla sevebileceğini hissetmiştim. Yanılmadım. İki günde devretti romanı. Sonra ben okumaya başladım, Palamutbükü sahilinde. Ben de çok çabuk okudum, bir film izlermişim gibi...

Biraz masal, biraz gerçek bir hikâye...

"Hüzünlü öykülerden iyi kitaplar çıkıyor" diyor Khaled Hosseini. Galiba haklı.

On iki yaşındaki Emir, babasının beğenisini kazanabilmek ve onun sevgisine layık olabilmek için uçurtma yarışını kazanmayı hedefliyor. Babasına ispat etmek istiyor ki; gelecekte, onun gibi gerçek bir adam olabilir. Yarışın tam olarak kazanmış olması için, son uçurtma da yakalanması gerekir. Hasan ise hizmetçinin oğlu ve Emir'in en yakın arkadaşı çok iyi bir uçurtma avcısıdır. Turnuva gününde, Hasan, Emir'e yardım ediyor ve büyük zafer kazanılıyor.Hiç kimse bu galibiyetin çok ağır bedeli olduğunu tahmin bile edemiyor. Çocuklardan birisi ağır tacize maruz kalıyor, diğeri ise tacizin sessiz şahidi.Suçluluk duygusu ve vicdan azabıyla kendini affedemeyen Emir...

"Belki haksızlık ama, ama bazen birkaç günde, hatta tek bir günde olanlar bütün bir ömrün akışını değiştirebiliyor." Evet, ne yazık ki bu bir gerçek.

Sovyetler işgali sırasında , Emir ve babası Afganistan'ı terk edip, zorlu bir yolculuk sonrasında Amerika'ya göç ediyorlar. Emir, ülkesini değiştirse de kendinden ve hatıralarından kaçamaz. " Yeniden iyi birisi olmak mümkün " sözleri üzerine, yıllar sonra doğduğu ülkeye, Afganistan'a dönüyor . Amerika'nın ona veremediğini geri alabilmek için; kendisiyle hesaplaşmak ve belki intikamını almak.

"Kendimi, kendi ülkemde bir turist gibi hissediyordum" satırlarını okuduğumda, içimde sönük bir acı hissettim.Gözlerimi kitaptan ayırdım ve karşımda uçsuz bucaksız Ege denizi'ni gördüm, âşık olduğum deniz.İnsanın ülkesi neresi? sordum kendime ;Doğduğu yer mi ? Yaşadığı yer mi? On beş yıl aradan sonra, doğduğum ülkeye ( Bulgaristan'a) gittiğimde ben de kendimi, orada, turist gibi hissetmiştim...Garip bir duygu bu, yaşamayan bilemez. İnsanın ülkesi galiba sevdiği yer oluyor. Ben yaşadığım yeri seviyorum ve ülkem Türkiye olduğunu söylüyorum, kendimi burada hiç yabancı hissetmedim.

Kitabın son sayfasını kapattıktan sonra, hafızamda en belirgin paragraflardan biri şu oldu: "Hırsızlık bağışlanmayacak tek suç, bütün günahların anası. Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşam çalarsın. Yalan söylediğin zaman , bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun. Aldattığın zaman, bir insanın doğruluk, adalet hakkını elinden alırsın. Çalmaktan daha büyük kötülük yoktur"

Romandan etkilendim. Afganistan ve Taliban gerçeği...Aile, arkadaşlık, sadakat, ihanet ve kurtuluşu anlatan özel ve samimi bir hikâye. Khaled Hosseini, bugun de acılara maruz kalan bir ülke fonunda, insanın iç dünyasını, duygularını ve kendisiyle hesaplaşmasını ustaca anlatabilmiş.

***
Netten Yazar hakkında yaptığım araştırmalara göre 04 Mart 1965 yılında Kabil Afganistan'da doğmuş. 1970 yılında ailesi önce Fransa'ya sonra 1980 yılında Amerika'ya göç etmiş. Halit Hüseyni (Khaled Hosseini) tıp doktoru ve iki kitabını yayımladığı dönemlerde cerrah olarak çalışıyormuş. Uçurtma Avcısı, önce kısa hikâye olarak yazılmış. Yazarın karısı olan Roya ( İran asıllı bir Amerikalı ) hikayeyi okumuş ve çok etkilenmiş, kocasını yazmak için teşvik etmiş. Khaled Hosseini bu hikayeyi, ana tema olarak kullanmış ve ilk romanı olan Uçurtma Avcısı'nı yazmış. Şu anda, Yazar, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonu'nda UNHCR iyi niyet elçisi olarak mültecilere yardım etmektedir. Hosseini, Kuzey Kaliforniya'da karısı ve iki çocuğuyla hayata devam etmektedir.
***

Yazarın kısa biyografik bilgilerle, bitirmek gelmedi içimden o yüzden kitaptan bir cümleyle noktalıyorum yazımı;
"Çocuklar boyama kitabı değildir. Onları en sevdiği renklerle boyayamazsın"
ataç ikon Uçurtma Avcısı
kitaba 8 verdi
28 beğen · 3 yorum
Nezrin (@nezrin)
Cok ozur dilerim ben kitabi rafima yerlewdirdim ama nasil okumaya bawlaya bilirim bilmiyorum.bana yardim ederseniz cok ama cok mutlu olurum)))onceden tewekkurler.
02.08.18 beğen cevap
Selim Akif (@acupofcoffee)
"Çocuklar boyama kitabı değildir. Onları en sevdiği renklerle boyayamazsın"
Harika bir söz
26.09.18 beğen 1 cevap