up
ara
‹ Tüm Kırmızı Pazartesi İncelemeleri

Kırmızı Pazartesi Kitap İncelemeleri

Kamer

Kamer

@kitapsiz2

Kitap siteden çok değer verdiğim bir arkadaşımın hediyesidir. Bu kitabı okumamı sağladığı için kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.

Kitabı elime ilk aldığımda kitap gitmedi, yani resmen ilerleyemedim.İncecik kitap, konusu cinayet, yazarı Marquez. 1 günlük kitap benim için derken aslında hiç de öyle olmadığı gördüm.
Ortaokulda bütün Agatha Christie serisini bitirmiş biri olarak bu tür kitaplara meylim olduğunu söyleyebilirim. Çünkü gidişat güzeldir. Bir cinayet işlenir yazar bunu son sayfaya hatta bazen son satırlara kadar saklar. Ve siz de bütün romanı, katili doğru tahmin edebilmenin verdiği heyecanla okursunuz.
Kitabı elime aldığımda ilerleyemememin sebebi belki de buydu. Başta işlenip de katili merak edilen sır gibi saklanan bir cinayet değildi bu.

Kitabın açıklamasında da sıkça rastlayabileceğiniz üzere -İşleneceği herkesin bildiği bir cinayetin öyküsüydü. E peki katil belli olay belli neydi bizi bu kitaba çekecek olan?
Tabii ki Marquez'in dili ve tarzı..
Marquez de bu romanı için -Ben hiçbir kitabımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutmadım, diyor.
Kitap öyle bir tarzla anlatılıyor ki yazar Marquez küçüklüğüne dönüp o cinayeti, tüm olayları tekrar gözlemliyor ve -Röportaj havasında bize aktarıyor. Bu röportajlarla da o karakterlerin düşüncelerine tavırlarına olaylar hakkındaki saklanmış fikirlerine ulaşabiliyoruz.
Kitabın içeriğine bakacak olursak; Santiago nasar cinayetten bir gün önce evlenen Angela Vicarionun bekaretini kaybetmesine neden olmakla suçlanır. Angelanın ikiz ağabeyleri de namus meselesi der düşerler Santiagonun peşine.
Kitabı okurken net biçimde göreceksiniz ki aslında bu ikizler cinayeti işlemeyi hiç istememekte bu yüzden de gittikleri her yerde bu cinayetten bahsetmektedirler. İşte bu sayede işlenecek cinayetten bütün kasabanın haberi olur. Fakat biri haariiç. Kurban Santiago Nasar..

Öyle bir olay örgüsü öyle bir tesadüf zinciri var ki kitapta Örn; Psikoposun gelmesi, bu yüzden silahını yanına almaması, özenli giyindiği için ön kapıdan çıkması, kapının altından atılan cinayeti haber veren notun ancak cinayetten sonra görülmesi vs. Santiago Nasar pisi pisine gitti desem yeridir..
Kimse Santiago Nasarın suçlu olduğundan emin de olamaz. Tek emin oldukları Angelanın sürekli Santiagonun adını vermesidir.
Gerçek suçlunun Santiago olamayabileceği ise cinayetten sonra farkedilir. Yargıcın notunda da olduğu gibi (-Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım) cinayet deliller ışığında değil varsayımlar etrafında değerlendirilir. Angelanın bekaretini kimin bozduğunu ise asla öğrenemeyeceğiz..

Kitap dönemin toplumunun sosyo-kültürel yapısını çok net biçimde gözler önüne seriyor. Örneğin kadınlardan bahsederken sadece 'Damat adaylarının beklentilerine göre yetiştirildiklerini' gergef işlemeyi dantel örmeyi iyi bilmelerinin o dönem için onların tek kurtuluşu olduğunu da görebiliriz.
Erkeklerse 'Erkek adam olacak şekilde' yetişiyorlardı. Kitaptaki namus cinayeti buna verilecek en güzel örnek. Namus meselesi olduğunda gözlerini kırpmadan öldürecek erkeklikteydiler. Ve sonrasında kiliseye teslim olacak.

Kitaptaki en ilgi çekici olay işe kuşkusuz şudur ki; İşleneceği herkes tarafından bilinen bir cinayet var ortada. Fakat birisi de çıkıp olaya müdahale edemiyor. Hem de bütün kasaba haberdarken durumdan.

İşte kitap bu noktada Santiago Nasar cinayetinin etrafında toplumun değer yargılarını inceliyor. Toplumun insanlara uyguladığı baskı ve bunun insanlar üzerindeki etkilerini rahatlıkla görebiliyoruz.
Başlangıçta da söylediğim gibi kitabı elinize aldığınızda sıradan bir cinayet kitabı muamelesi yapmayın. Bu kitapta merak edeceğiniz şey katil değil, cinayet değil, Kesinlikle -Cinayetin işlenişi.. ve anlatım tarzı. Kİtabı okurken insanlığın ahlak değerlerindeki boşluğu, ilginç tesadüfleri, olayı sorgularak okuyacak ve olayın vahşetine hak vereceksiniz. İyi okumalar.
ataç ikon Kırmızı Pazartesi
kitaba puan vermedi
0 yorum