up
ara

Gabriel Garcia Marquez

Gabriel Garcia Marquez Konusu ve Özeti

Gabriel Garcia Marquez
Gabriel Garcia Marquez’e Giriş kitabının da yazarı Gerald Martin tarafından kaleme alınan Gabriel Garcia Marquez kitabı Roman, türünde okuyucusu ile buluşuyor. İş Bankası Kültür Yayınları yayınevinden 0 yılında 9786053605584 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Gabriel Garcia Marquez isimli kitap 700 sayfadan oluşuyor. Gabriel Garcia Marquez kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9786053605584
Sayfa: 700 sayfa
Okurlarıyla buluştuğu andan itibaren büyük bir ilgi gören, ilerleyen zaman içinde de klasik seviyesine ulaşan Yüzyıllık Yalnızlık'ın yazarı Gabriel García Márquez, 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldığında üç ülke onun kendi yazarı olduğunu iddia edecekti: Kolombiya, Meksika ve Küba. Üstelik hepsi de haklıydı. Kolombiya, doğup büyüdüğü, onca yoksunluk ve yoksulluk çekmesine karşın ısrarla yazmak suretiyle üslubunu oturtarak uzun, akıcı ve şaşırtıcı ölçüde heyecanlandırıcı cümlelerini oluşturduğu vatanıydı. Meksika, en uzun yaşadığı ve en rahat çalıştığı yerdi. Küba ise her Latin Amerikalı gibi onun da içinde biraz Fidel'lik bulunduğu için, siyaseten vatandaşı hissettiği ülkeydi.Memleketinin halk türkülerini söyleyip sokaklarda dans etmekten keyif alan Márquez, siyasi duruşuyla kıtasının iktidar sahibi diktatörlerini maruz bıraktığı soğuk duşlar, yazdıklarıyla okuyucusuna tattırdığı edebi hazlar ve çılgınlıklarıyla çevresine yaşattığı neşeli anlar sayesinde giderek büyüyen bir arkadaş çevresi edinmiştir. Latin Amerika'nın edebiyat patlamasının ve büyük bir isabetle büyülü gerçekçilik olarak adlandırılan akımın en önemli yazarı olarak başta Fidel Castro, François Mitterand, Felipe González, Bill Clinton olmak üzere dünyadakibirçok önemli liderin dostluğunu kazanmıştır. Ülkesine, kıtasına ve sola katkıda bulunmak için hayli çalıştıktan ve dünyanın en ünlü Nobel'lisi olduktan sonra, kendine saygı duyan her yazarın İngilizce bir biyografisinin yazılması gerektiğine ikna olmuş ve hayat öyküsünü kağıda dökmek isteyen Latin Amerika edebiyatı uzmanı ABD'li Gerald Martin'in önerisini kabul etmiştir. Önceleri sadece "müsamaha gösterdiği" Martin, aralıklıgörüşmelerle on yedi yıla uzayan bir süreç içinde, kendisinin "resmi biyografi yazarı" statüsüne kavuşacaktır. Martin'in üç yüzden fazla kişiyle yapılan röportajları da içeren bu uzun ve meşakkatli çalışmasının sonucunda üslubu, içeriği ve dozunda mizahıyla elinizdeki harika biyografi ortaya çıkmıştır.
Gökhan Başkan

Gökhan Başkan

@gokhankaraderili

büyülü gerçekçiliğinin en büyük ustasıdır Marquez, aynı zamanda hüzünlü insanlarıyla edebiyata yepyeni bir boyutta bakmamıza olanak sağlamıştır,Hispanik dünyanın gizemlerine, siyasi ortamına, tarihsel gerçeklerine bir yolculuk yapmak ve kitapları adeta bir kültür fenomenine dönüşmüş bu büyük yazarı ve eserlerini tanımak isteyenler için bu biyografi incelemesi olağanüstü bir fırsat gibi görünüyor.
ataç ikon Gabriel Garcia Marquez
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum

Gabriel Garcia Marquez - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
Erhan Sertbaş

Erhan Sertbaş

@erhansertbas

Büyük Ustaya Saygıyla...
Gabriel Garcia Marquez'in ölmeden önce tüm insanlığa hediye gibi bıraktığı Veda Mektubu:

"Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. İnsan aşktan ...vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?"
ataç ikon Gabriel Garcia Marquez
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum