up
ara

Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya

Sherlock Holmes -

Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya Konusu ve Özeti

Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya
A Case Of Identity kitabının da yazarı Arthur Conan Doyle tarafından kaleme alınan Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya kitabı Roman (Çeviri), İngiliz - İrlanda türünde okuyucusu ile buluşuyor. Martı Kitabevi yayınevinden 0 yılında 9786053480808 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya isimli kitap 192 sayfadan oluşuyor. Kitap Bir Nefeste Okunan Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yayınevi: Martı Kitabevi
ISBN: 9786053480808
Sayfa: 192 sayfa
Dünyanın En Ünlü Hayali Dedektifi Sherlock Holmes'un Okurla Tanıştığı İlk Roman!En olağan suç genellikle en gizemli olandır.-Sherlock Holmes-Keskin zekâsı, kendine özgü yöntemleri ve dikkatleri üzerine çeken karizmasıyla unutulmaz kahramanlar listesinde sağlam bir yer edinen ünlü dedektif Sherlock Holmes'un hem okurla hem de en yakın arkadaşı Dr. Watson'la ilk tanıştığı roman oluşu, bu kitabı ayrıcalıklı kılıyor.Yayınevimiz tarafından yayımlanan, 5 kitap ve toplam 56 hikâyenin yer aldığı seri dışında; her birinde ayrı bir maceranın anlatıldığı 4 kitaplık yeni serinin "ilk" romanı Kızıl Dosya'yı polisiye severlerin beğenisine sunuyoruz.
Semih Oktay

Semih Oktay

@semihoktay

KIZIL DOSYA

Sir Arthur Conan Doyle; Polisiye Roman; Türkçesi:Murat Sağlam; Güncel Yayıncılık; 159 Sayfa

Bugün ne geldi başıma! Bacanağıma uğradım öğleden sonra...Akşamüzeri saat altı sularında evime gideyim,dedim.Yarı yoldaydım.Daha önce de hep gördüğüm ve içindeki kitapları karıştırdığım tablada durdum.İlk defa tabladaki tüm kitaplara bakacağım tuttu.İnsan ne yapar kitap tablasının başına gelince? Bir kaç kitaba bakar,bir ikisini eline alır;bazısının sayfalarını şöyle bir karıştırır,,,değil mi? Tablada yedi veya sekiz sıra kitap vardı.Ben her sıradaki kitapların adlarını tek tek okumaya başladım.Sizler de görmüşsünüzdür kitapçılarda ucuz,az sayfalı olanları koyarlar dükkânlarının önüne.Ben üç tanesi beş liraya etiketli olanlarını çok gördüm son zamanlarda.Kitapların sağ sırasından başlamış ve her birine baka baka tablanın ortasındaki sırayı geçmiştim ki sağıma bir kadın yanaştı.O esnada telaşlı hareketlerinden kitapçı olduğunu tahmin ettiğim bir bey tablaya doğru seğirtti.Henüz tablaya üç adımlık mesafesi vardı ve işte geliyor kitapçı! sinyali gönderdi gözlerim zihnime. Sizlere de de oluyor mu bilmem ama bana oluyor! Şimdi size bunu yazıyorken daha da belirgin gözümün önüne geliyor kitapçı dükkânlarının önündeki o ânlar.Ne kadar çok yaşamışım benzer ânları! Kitaplara bakmak üzere dükkânın önünde durduğumuzda veya rafların arasındayken başka müşteriler de gelir geçer yanımızdan,öyle değil mi? Kitapçının geldiğini hemen hemen her defasında anlamış olduğumu şimdi daha net bir şekilde anlıyorum.Bakın yazının faydalarına!..Salt kendimizi ifade etmekle kalmıyoruz kendimizi de tanıyoruz! Sizce de yazmanın faydalarından biri de kendimizi tanımak değil midir? E,işte o bey dükkânın sahibiymiş.Nasıl anladım adam bana doğru gelirken bilmiyorum.Ya da nasıl anlıyorum gelenin dükkâncı olduğunu kitapçıları tavaf ederken bilmiyorum.Bu tespiti nasıl yapabildiğimi izah edebilmek isterdim ama konu hakkında ilerde daha dikkatli olacağım ve bu sırrımı çözmeye gayret edeceğim(!). Size de oluyor mu acaba? Kitapçılardayken, dükkâncılardan birinin geldiğini diğer müşterilerden ayırdetme hassası çalışıyor mu sizde de? Kaldırım tarafındayız biz.Biz dediğim kitaplara bakan kadından ve kendimden bahsediyorum.O bey de geldi tablanın arkasında bize hiçbir söz etmeden durmaya başladı.Müşteri rahat rahat kitaplarıma baksın duruşunda...Nihayet bir iki kitaba el atıp benim ihtimaldir ki sırasını bozduklarımı düzeltmeye başladı. "Ben geldim bir şey soracaksanız buradayım" el atışı bu kitaplara. Psikoloji kitabı var mı,psikoloji? diye sordu kadın.Nasıl bir kitap arıyorsunuz? diye sordu adam. Psikoloji kitabı işte... diye cevapladı kadın.İyi de psikolojinin hangi konusunda? diye tekrar sordu kitapçı.Sanki adamın elinde yığınla psikoloji kitabı var, diye düşündüğümü hatırlıyorum aynı zamanda kadının hırçın ses tonundan her an arıza çıkarabilecek biri olduğunu sezmiştim.Kadın,Psikoloji hakkında kitap işte canım, dedi.Kitapçı cevap vermedi;ellerini tablaya daldırıp kitapları eşelemeye başladı.Tablada konusu psikoloji olan bir kitap bulunmayacağından emindim ben ama kitapçı emin değildi.İsterseniz içerde daha fazla çeşidimiz var,bakabilirsiniz,dedi kadına hitaben.Ben de ilk defa alıcı gözle baktım o esnada adama.Beyefendi görünüşlüydü.Yaşı benden büyüktü.Baktığımı görünce bana hitap ederek son sözlerini tekrarladı.İçerde kitapçı dükkânı mı var,diye sordum.Evet efendim dükkânımız var,ben sahafım,buyrun bakabilirsiniz,dedi.Şaşırıp kaldım adamın bu cevabı üzerine.Allah Allah yoksa bu pasajda bir kitapçı dükkânı mı var sahiden, diyeydi şaşkınlığım.Şu kitap tablasını iki yıldır görüyordum.Bir keresinde dahi tablada okuyabileceğim bir kitaba denk gelmemiştim ve kitaplarla ilgili görünen birini de tabla başında hiç ama hiç görmemiştim.Demek bu pasajda bir kitapçı dükkânı var öyle mi? Nasıl olur yahu! Evimin bu kadar yakınında bir sahaf var ve ben bunu bilmiyorum. Ama kabahat bende değil.Hiçbir levhası olmayan bir kitap tablası var kaldırımda ve ben bu tablayı herhangi bir dükkâncının öylesine evden getirdiği eski, okunmuş kitapları sanıyorum.Daha pasajdan içeriye beş on adım yürümüştüm ki gördüm dükkânı.Gerçekten de kaldırımdan geçenlerin göremeyeceği bir kitapçı dükkânı daha doğrusu sahaf vardı...Son yıllarda hiç bu kadar şaşkınlığa uğradığım bir olay geçmedi başımdan.Dükkân boştu. İçeriye girip bakınmaya başladım.İki üç dakika içersinde geldi kitapçı da.Hoş geldiniz,dedi. Hoş bulduk,dedim.İlgisi rahatsız etmedi beni.O beylik sorulardan da hiçbirini sormadı:Hani hangi kitabı aradığını sorarlar ya insana daha kapıdan içeri giriyorken.Beni rahat bıraktı.Oradan buradan konu açıldı.Yahu iki yıldır dükkânınızın önünden geçiyorum aklıma burada bir sahaf olacağı aklıma gelmedi,dedim.Beyim kabahat bizde,burayı açtığımız iki yıla yakın oluyor ama hiç tanıtım çalışması yapmadık,dedi.Emekliymiş.İki yetişkin kızı kendisine yardımcı oluyormuş.İlk aylar iki yüz lira kadar kazanıyordum ama şimdilerde Allah bereket versin çok daha iyi.Gün geçtikçe daha çok yeni yüz görüyorum kitap satın alanlar arasında,dedi.Listemi çıkardım bir ara ve tek tek saymaya başladım aradığım kitapları.Hiçbiri yoktu.Vaktiniz varsa bir çay ısmarlamak isterim size,dedi.Memnuniyetle kabul ederim,dedim.Çay söyledi.Çaylar gelirken,Buyrun oturun lütfen,dedi.Oturdum.Anlatmaya başladı. Emekliymiş. Aslında kitapçılıkla hiç ilgisi alâkası yokmuş.Kitap okumayı sevdiği için böyle bir dükkân açmak istemiş;biriktirdiği iki bin lirasıyla bu işe girmiş.Çok şükür kazandığım yetiyor bana.Misal kızlarımdan biri kitap almaya gitti bugün;çok yardımcı oluyorlar bana sağ olsunlar,dedi.Kirası uygunmuş; geçen ay zam yaptım bakalım mal sahibim kabul edecek mi ödediğimi, dedi.Dükkân sahibim çok iyi bir insan ne verirsem onu kabul ediyor,dedi.Çaylarımızı içtik.Siz bakın kitaplara ben biraz kapı önüne çıkayım müsaadenizle,dedi.Epeyce kitap vardı dükkânda.Adamın kitap işinden fazla anlamadığını kendisi itiraf etmişti ya ben de anlamıştım anlattıklarından bu işi bilerek yapmadığını.Epeyce arandım okuyabileceğim bir kitap bulmak için.Bir iki kitap satın almadan çıkmak istemiyordum dükkândan.Dükkânda bakmadığım kitap kalmadı ve nihayet John Steinbeck'in SARDALYE SOKAĞI adlı romanını buldum.Komşum olan emekli Erdem Ağabeyimin kitaplardan bahsettiğimizde devamlı sözünü ettiği romanlardan biriydi bu.Bu kitabın yanında Sir Arthur Conan Doyle'nin ilk eseri olan KIZIL DOSYA adlı romanı buldum sonra.Sahaf arkadaşla çaylarımızı içiyorken neler yaptığımı sormuş o ara kartvizitini de uzatıvermişti.Benimle tanıştığına epeyce memnun görünüyor üstelik her zaman çay içmeye,sohbet etmeye gelmemi rica ediyordu.Gelirim tabii,fırsat buldukça uğramaya çalışırım,ben de çok memnun oldum,diyordum.Ben bunları alacağım diye uzattım iki kitabı Veli Bey'e.Uzunca bir süre hesapladı ne ödemem gerektiğini;hiç acele etmiyordu.Dokuz lira ediyor bu iki kitap,dedi sonunda. Cüzdanımı çıkarıp ödememi yaptım.Hararetle el sıkıştık.Ayrıldım kitapçıdan. Tam da bugün bir arkadaşımla Kadıköyü'ndeki sahaflara gidecektik.Arkadaşıma ulaşamadım,tek başıma gitmek istemediğim için biraz buruktum...İyi geldi bir sahafın evimin yakınlarında olduğunu öğrenmem. Sanıyorum bundan böyle hususi uğrarım bu sahaf dükkânına...Dükkâncı arkadaş yaşını başını almış olgun bir adamcağız;bu gidişle uğrak noktalarımdan biri olacağına hiç şüphem yok.Bu hadisenin etkisiyle olacak epeyce sevinçliyim şu an bile.Kızıl Dosya adlı romanın ikinci bölümüne kadar da okudum bu akşam. Cumartesi,11 Mayıs 2013

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Az önce devrettim Kızıl Dosya adlı bu polisiye romanı.Doyle bu işin ustası;has bir polisiye yazarı olduğunu gözler önüne seriyor âdeta.Hem bu Kızıl Dosya adlı romanı üstadın ilk romanı olması hasebiyle de önemli.Güzeldi.İntikam peşinde olan bir adalet arayıcısının iki kişiyi öldürmesiyle sonuçlanan bir olaylar zincirinin Doyle'nin dünyaca meşhur kahramanı Sherlock Holmes tarafından aydınlatılmasını yazıyor.Kitap iki bölüm olarak kurgulanmış.İkinci bölümde intikamını almadan yüreğinin onmayacağını anladığımız fakat bir yandan da sevdiğimiz karakterin her şeye rağmen yanlış bir yol izlediğini fark ettim.İnsan intikamını kendi almaya kalkarsa adalet bozulur;mafyacılık güçlenir.Kitabın verdiği mesaj bu değil.Zaten Yazarın böyle bir mesajı yayma gibi bir isteği de yok.Dedim ya güzel bir romandı.Romanın sonu şu cümleyle bitiyor: Populus me sibilat,at mihi plaudo ipse domi simul ac nummos contemplor in arca. Anlamını araştırıp buldum fakat ikna olmadım.Bu lisanı bilen bir arkadaşım şu satırları okuyacak olursa kendisinden ricam olabilir mi acaba? Bu her ne demekse Türkçesini yazabilir misiniz?

Pazar,12 Mayıs 2013

XXXXXXXXXXXXXX

Konu Dışı Bilgilendirme Notumdur: Arkadaşlar İstanbul Bayrampaşa semtimizde ufacık bir sahafımız varmış.Hemen Demirkapı Caddesinde... Dükkâncı da kitaplara gönül vermiş beyefendi bir ağabeyimiz.Pazar olmasına rağmen dükkânını açıyor biz kitapseverlere.Uğradım öğleüzeri ve müşterileriyle konuşmalarına şahit oldum.Dört lira istediği bir kitaba,o kitabı satın almak isteyen genç kızımız iki lira vereyim buna da,bak bozuk param da var... dedi.Bir başka kitaba beş lira verip almış idi o esnada bu kız.İki lira olmaz,bak benim bundan kazanacağım para birbuçuk lira.Ama al oku para vermene gerek yok lütfen iki gün sonra getir,olur mu,dedi sahaf ağabeyimiz.İşte böyle ağabeylerimiz var.Ne yapayım paraları yetişmeyince özellikle öğrencilere para almadan kitabı veriyorum,dedi.Hiç geri getirmeyen olmamış;herkes ödünç aldığı kitabı geri getirmiş...Kitap okuyan insanın, ödünç aldığı kitabı sözleşilen tarihte geri getirmesi bence okumanın şanındandır.Kitap okuyan insanı,insanları seviyorum.Başta babamı seviyorum;seksen sekiz yaşında bir kitapkurdudur benim babam.Kitap okuyorken babamı daha da çok seviyorum.

Pazar,12 Mayıs 2013
0 beğen · 0 yorum
okunmuş kütüphane

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane

Kitap meşhur Sherlock Holmes serisinin ilk romanı Kızıl Soruşturma ve Kızıl Dava. Bu ilk Sherlock Holmes kitabında Sherlock ile Doktor Watson tanışıyor.
Doktor Watson doktor olduktan sonra Hindistan'da bir süre görev yaptıktan sonra Londra'ya döner ve kendisine bir ev arkadaşı arar. Burada ortak arkadaşlar ile Sherlock Holmes ile aynı dairede kalmaya başlar. Doktor Watson, Sherlock ile kaldığı zamanda onu analiz eder ve bir gün Sherlock'a bir cinayet olayında dedektif olması teklifi gelir ve Doktor Watson ile Sherlock olay yerine birlikte giderler.
Cinayete gelince... Cinayet Brixtone Sokağında işlenmiştir. Sherlock burada cesedi inceler ve cesette hiçbir yara izinin olmadığını görür. Ceset kaldırılırken bir kadına ait evlilik yüzüğü yere düşer. İşte burada herkesin kafası karışır. Acaba bu adamı kim öldürmüş ve nasıl öldürmüştür. Bu cinayetten sonra ölen adamın yanındaki arkadaşı da başka bir cinayete kurban gider. Acaba bu cinayetlerin birbirleri ile ilişkisi neydi. Yüzük ne anlama geliyordu. Bu kısımları artık kitaptan okuyacaksınız heyecanı kaçmasın.
Kitapta ayrıca ikinci bir hikaye mevcut. İşte bu hikayeyi okuduktan sonra olayı çözüyorsunuz. Bu kısım biraz zayıf kalmış. Ben bu ikinci hikayeyi okuyup bitirdikten sonra yok ya bu adam değildir kesin başka biri çıkacak derken gerçekten de benim tahmin ettiğim kişi katil çıktı. Tahminim Sherlock Holmes'in diğer romanlarında da bu şablon olacak. Yani ikinci hikayeyi bitirdikten sonra ilk hikaye ile bağlantıyı kurup olayı çözeceksiniz. Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Bu da Sherlock'un müthiş gözlemleri. Bu gözlemlerin önemini cinayetin aydınlığa kavuşmasından sonra anlayacaksınız.
Velhasıl karmaşıklığı bir polisiye romana göre biraz zayıf belki ama gene de okumak lazım. Güzel ve tavsiye edebileceğim bir kitap. İyi okumalar.

Diğer kitap incelemelerim için profilimdeki blogumu ziyaret etmeyi unutmayın.
3 beğen · 2 yorum
fatma yılmaz (@fatmayilmaz854)
merhaba bu kitap hangi yayına ait
24.12.17 beğen cevap
okunmuş kütüphane

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane

Kitap meşhur Sherlock Holmes serisinin ilk romanı Kızıl Soruşturma ve Kızıl Dava. Bu ilk Sherlock Holmes kitabında Sherlock ile Doktor Watson tanışıyor.
Doktor Watson doktor olduktan sonra Hindistan'da bir süre görev yaptıktan sonra Londra'ya döner ve kendisine bir ev arkadaşı arar. Burada ortak arkadaşlar ile Sherlock Holmes ile aynı dairede kalmaya başlar. Doktor Watson, Sherlock ile kaldığı zamanda onu analiz eder ve bir gün Sherlock'a bir cinayet olayında dedektif olması teklifi gelir ve Doktor Watson ile Sherlock olay yerine birlikte giderler.
Cinayete gelince... Cinayet Brixtone Sokağında işlenmiştir. Sherlock burada cesedi inceler ve cesette hiçbir yara izinin olmadığını görür. Ceset kaldırılırken bir kadına ait evlilik yüzüğü yere düşer. İşte burada herkesin kafası karışır. Acaba bu adamı kim öldürmüş ve nasıl öldürmüştür. Bu cinayetten sonra ölen adamın yanındaki arkadaşı da başka bir cinayete kurban gider. Acaba bu cinayetlerin birbirleri ile ilişkisi neydi. Yüzük ne anlama geliyordu. Bu kısımları artık kitaptan okuyacaksınız heyecanı kaçmasın.
Kitapta ayrıca ikinci bir hikaye mevcut. İşte bu hikayeyi okuduktan sonra olayı çözüyorsunuz. Bu kısım biraz zayıf kalmış. Ben bu ikinci hikayeyi okuyup bitirdikten sonra yok ya bu adam değildir kesin başka biri çıkacak derken gerçekten de benim tahmin ettiğim kişi katil çıktı. Tahminim Sherlock Holmes'in diğer romanlarında da bu şablon olacak. Yani ikinci hikayeyi bitirdikten sonra ilk hikaye ile bağlantıyı kurup olayı çözeceksiniz. Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Bu da Sherlock'un müthiş gözlemleri. Bu gözlemlerin önemini cinayetin aydınlığa kavuşmasından sonra anlayacaksınız.
Velhasıl karmaşıklığı bir polisiye romana göre biraz zayıf belki ama gene de okumak lazım. Güzel ve tavsiye edebileceğim bir kitap. İyi okumalar.

Diğer kitap incelemelerim için http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
4 beğen · 0 yorum
Ceren Acer

Ceren Acer

@cerenacer948

Roman iki ana bölümden oluşup on dört tane de ara bölümden oluşmaktadır. Sır Perdesi Aralanıyor-Kızıl Dosya romanı içerisinde bir çok ilkleri barındıran bir kitaptır.
Sherlock Holmes karakterinin okurlarıyla tanıştığı ilk romandır. Aynı zamanda doktor olan arkadaşı Watson ile tanıştığı ve Watson'un, Holmes'i tanımaya çalıştığı roman olma özelliğini de taşıyan bir kitaptır. Bu romanın ilk iki bölümü Watson'un ve Holmes'in tanışma bölümüdür. Asıl konuya üçüncü bölümde giriş yapılmıştır. Bu bölümde Holmes kıvrak zekasını ve mantıklı akıl yürütme becerisini göstermeye başlayıp okuyanı ağzı açık bırakıyor. Tabi ki Watson da biz okurlardan kalır yanı yok o da Holmes'in akıl almaz zekasına ilk önce inanmayıp sonra şaşırıyor.
Yazar bu kitaptaki olay örgüsü ve karakter betimlemesini gerçekçi bir biçimde okuyana yansıtmayı fazlasıyla başarmış durumda. Özellikle Holmes karakterini çok gerçekçi betimlemiş yazar. Kitap boyunca Holmes karakteriyle olayların tam ortasında hissettim kendimi. Polisiye tarzındaki hikayeleri seviyorsanız okumalısınız.
1 beğen · 0 yorum
Mina

Mina

@minaa

Dizi ve filmlerinden bildiğim Sherlock Holmes...
Açıkçası kitabının tadı bir başkaymış. Ne dizisinde ne de filminde olayların bu kadar içine girememiştim.

Kitaptan bahsedecek olursam:
2 bölümden oluşuyor.

1. Bölüm'de sayın Sherlock Holmes ile tanışıyoruz. Bu bey gözleri öyle bir kamaştırıyor ki açıkçası bir süre işlenen cinayete bile dikkat edebilmek için çaba sarf etmek gerekiyor.

2.Bölüm ise olayları çözümleyecek duygusal bir hikayeden oluşuyor. Açıkçası 2.bölümü bitirmeden önce sinirlerim bozulmuştu çünkü kitaptan kopup başka bir hikaye başladı gibi hissettim. Çok fazla detaya yer verilmişti.Ancak sonlarına doğru neden kitapta bu hikayeye yer verildiğini anlayabiliyorsunuz. Yinede bence bu kadar detay olmasa da olurdu.

Eğer benim gibi hala Sherlock Holmes kitaplarına başlamakta geç kaldıklarını düşünenler ve bir türlü başlayamayanlar varsa bir an önce başlamalarını tavsiye ederim. Çünkü sizinde tahmin ettiğiniz gibi geç kaldınız. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
4 beğen · 0 yorum

Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya - S41

Sherlock Holmes'in Hızla Eve Girip Olayla İlgili Evde Çalışmaya Başlıyacağını Düşünmüştüm. Hiçbir Şey Bu Amacından Daha Önemli Olamazdı.
Murat Duyarlı tarafından eklenmiştir.
Merve Yüksel

Merve Yüksel

@merveyuksel

"En olağan suç genellikle en gizemli olandır." Sherlock Holmes.
ataç ikon Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

İnsanın asıl çalışma alanı insandır,biliyorsun.
ataç ikon Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Merve Yüksel

Merve Yüksel

@merveyuksel

"Açıklanamayanı açıklamak zordur."
ataç ikon Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
Zeynep

Zeynep

@zzyyynnp

İnsan beyni, bir evin tavan arasına benzer; bunu herkes kendine göre ölçer, biçer ve döşer. Ancak bir deli bu alanı olur olmaz şeylerle tıklım tıklım doldurur ve sonra da bu ıvır zıvır arasında tam zamanında işe yarayacak bir şeyi bulmakta zorluk çeker. Oysa becerikli bir işçi, bu tavan arasına neler koyacağını ayrıntılarıyla düşünür önce. Çalışırken ihtiyaç duyacağı alet edevatı özenle yerleştirir. Bunlar sayıca çok olduğu gibi sıraya da dizilmiştir. Bu odacığın duvarlarının lastikten olduğunu ve gerektiğinde genişleyebileceğini falan düşünmeyelim. İnanın bana, böyle bir oda bir kere doldu mu, artık her yeni bilgi için eski bir bilginin silinmesi gerekir. Bu bakımdan değersiz bilgilerle değerli kazanımların ayağını kaydırmamak önemli.
ataç ikon Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
Barış Altınbıçak

Barış Altınbıçak

@barisaltinbicak

En olağan suç genellikle en gizemli olandır.
ataç ikon Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
394
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
8
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Sherlock Holmes Kitapları
Sir Arthur Conan Doyle tarafından yaratılan ve polisiye edebiyatı meraklıları tarafından çok sevilen hayali dedektif karakter...
186
KİTAP
En İyi Polisiye Romanlar
Seri katil, cinayet, gizem, dedektif, kovalamaca, aksiyon, intikam ve daha fazlası en iyi polisiye romanlar listesinde. Sen d...
253
KİTAP
Kısacık, Okunası Kitaplar
Kısa ama etkili kitaplar bu listede. Sayfa sayısına bakmayın. Kısa ama yoğun kitaplar. Az zamanınız mı var? Kısacık bir kitap...
musa06

musa06

@musa006

 paylaşım fotoğrafı
Asla değişmeyen iki lezzet ☺️😊
ataç ikon Sır Perdesi Aralanıyor - Kızıl Dosya
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğeni · 0 yorum beğen ikon