up
ara

Tüfek, Mikrop ve Çelik

İnsan Topluluklarının Yazgıları

Tüfek, Mikrop ve Çelik Konusu ve Özeti

Tüfek, Mikrop ve Çelik
Çöküş
Medeniyetler Nasıl Ayakta Kalır Ya Da Yıkılır? kitabının da yazarı Jared Diamond tarafından kaleme alınan Tüfek, Mikrop ve Çelik İnsan Topluluklarının Yazgıları kitabı Sosyoloji, Tarih türünde okuyucusu ile buluşuyor. TÜBİTAK Yayınları yayınevinden 0 yılında 9789754032710 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Tüfek, Mikrop ve Çelik İnsan Topluluklarının Yazgıları isimli kitap 610 sayfadan oluşuyor. Kitap Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Tüfek, Mikrop ve Çelik İnsan Topluluklarının Yazgıları kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Yayınevi: TÜBİTAK Yayınları
ISBN: 9789754032710
Sayfa: 610 sayfa
"Neden Avrupalılar Amerika'yı keşfetti de Amerikalılar Avrupa'yı keşfetmedi?" Bu basit sorunun ardında insanlığın MÖ 11.000'den günümüze tarihi gizli. Fizyoloji profesörü Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik'te, aklımıza gelmeyen, geldiğinde çocukça bulduğumuz soruların yanıtlarını araştırırken, tarımın başlamasından yazının bulunuşuna, dinlerin ortaya çıkışından imparatorlukların kuruluşuna, tarihin seyrini belirleyen pek çok önemli adımı ayrıntısıyla inceliyor. İnsan toplulukları arasındaki farklılıkların, eşitsizliklerin nedenlerini, temellerine inmeye çalışarak sorguluyor; günümüz dünyasını biçimlendiren etkenlerin izini sürüyor... Biyoloji, jeoloji, arkeoloji, coğrafya gibi değişik bilim dallarından beslenen, "Batılı" koşullanmalardan arınmış, geleceği gösteren bir tarih kitabı.
aslı seloğlu

aslı seloğlu

@asliseloglu

Muhteşem...
Dünya tarihine dair bugüne dek hiç sormadığım soruları kendisi sorup kendisi cevaplıyor yazar kitapta. Ancak onun da bu soruları sormaya başlamasının bir hikâyesi var; Yeni Gine yerlisi Yali'nin sorusuyla başlıyor her şey. Yeni Gine'ye kuşlarla ilgili bir araştırma için giden yazar Diamond, bölgenin yerlisi Yali ile yaptığı sohbette ilginç bir soruyla karşılaşır. Yali, Avrupalıların Yeni Gine'ye yaptıkları yiyecek, giysi, ilaç gibi yardımları -ki buna kargo deniyor- eleştirirken soruyor şu soruyu; "Neden siz beyazların bu kadar çok kargosu var, bunları Yeni Gine'ye neden getirdiniz ve biz siyahların kendi kargosu neden bu kadar az?" Koca kitap boyunca bu soruya mantıklı ve vicdani bir cevap bulma çabasında yazar. Amacına ne kadar ulaştı bilinmez ama bende yeni yeni bakış açıları oluşturdu dünya tarihine dair. Ve "Cografya kaderdir." sözünün ne kadar doğru olduğunu hissettim.

Bu kitap öncelikle Tubitak yayınlarından basılmış, ancak bir süredir bu yayına ulaşmak mümkün değildi. Neyse ki Pegasus yayınevi 2018 yılı içinde tekrar bastı da birçok kişi böyle bir kitabı okumuş olma mutluluğunu kaçırmamış oldu. Üstelik bu baskıda Türkiye'ye özel bir önsöz var. Türkiye coğrafyasının da içinde bulunduğu Bereketli Hilal olarak anılan Güneybatı Asya topraklarının, yiyecek üretimi açısında nasıl bir öneme sahip olduğunu vurgulayan bir önsöz bu. Avcı/toplayıcı hayat tarzından yerleşik hayata geçişte kritik öneme sahip olan yiyecek üretiminin ana maddesi de bildiğiniz üzere buğday bitkisi. Dünya üzerinde buğdayın ilk evcilleştirildiği bu topraklar 10.000 yıl boyunca insan yaratıcılığının kaynağı olmuş ve buradan batıya yayılmış. Gerçekten muazzam. (Ayrıca buğday demişken bu isimli bir film vardı, "Buğday", Semih Kaplanoğlu'nun 2017'de vizyona giren filmi. Buğdayın neden bu kadar önemli olduğunu bana ilk hissettiren yapım o olmuştu. Gerçi o zaman tasavvufa ve Yunus Emre'ye göndermeleri sebiyle kalbimi kazanmıştı ama bu kitabı okuyunca izlediklerim antropolojik açıdan da bir anlam kazandı.)

Kitapta aşama aşama sorular sorulup bu sorular mantıklı argümanlarla cevaplanmaya çalışılıyor. Yani salt bilgi kitabı değil bu. Okuyucuyu kitaba dahil edici sorular var; okuyucunun zihninde önce konuya dair soru işaretleri oluşturuyor, sonra o soruları sorup kendince cevaplıyor. Bu açıdan kendini başarıyla okutuyor kitap. Okudukça ne kadar sığ olduğumu hissettim. Bir de sadece bir insan ömrü çerçevesinde dünyayı anlamaya çalışmanın boş bir çaba olduğunu anladım. Dünya tarihi uzun metrajlı bir filmse, bizim ömürlerimiz filme ortasından bir saniyeliğine dalıp çıkmak gibi. Tabii ki bu kısacık sürede ve bu dar yakın tarih bilgimizle bir şeyleri anlamlandırmak çok zor. Olaylara bütünsel bakabilmek açısından değerli görüyorum bu kitabı. Ve bu kadar büyük bir çerçeveden bakınca insanlığa, birey olarak ne kadar da değersiz olduğumuzu görüyorum. Yani kendimizi ve ömrümüzü, ne bileyim küçük başarılarımızı ve hırslarımızı dev aynasında görüyormuşsuz hissine kapıldım.

Kitabın iki yerinde çeşitli insan fotografları var arka arkaya. Yeryüzündeki gelmiş geçmiş milyarlarca insanı anlatan, hatırlatan fotoğraflar. Bu da yine bana bir belgeseli hatırlattı; Human belgeseli. En nihayetinde tüm ırkların ortak paydasını. İzlememiş olanların izlemesini tavsiye ederim.

Bu kitabın da bir belgeseli varmış. Hazır kitabı yeni bitirmişken onu da hemen izleyeceğim ki okurken kaçırdığım noktaları orada yakalayabileyim. :) Umarım kitaptan aldığım tadı belgelselden de alabilirim.
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba 10 verdi
12 beğen · 3 yorum
HerŞyGzlOla ོca ོk (@koraycem)
Belgeselide çok güzeldir.
09.12.18 beğen 1 cevap
ALFA (@alfa)
Canlı!
09.12.18 beğen 1 cevap
Mustafa Atalar

Mustafa Atalar

@matalar

Dünya Tarihine başka açıdan bakış
İnsanlık tarihini coğrafi şartlara büyük bir ağırlık vererek anlatmaktadır.

Yazar, tamamen ispatlara ve mantığa dayandırdığı hipotezlerini ortaya koyarken herhangi bir yanlı düşünceden uzak durmaktadır. Bunu da en başta, üstünlüğün evrimsel geçmişteki avantajlardan dolayı olmadığını vurgulayarak, ırkçı söylemleri yalanlayarak yapmaktadır. Yine de kitap boyunca üzerinde durmadığı bir alan, etik, ahlaki alandır. Örneğin tüm bu gelişmeleri, belli bir mantığa oturturken, sömürgeciliğin ahlaken nasıl geliştiğini ele almıyor. Mesela altın için Amerikan yerlilerinin katledilişini anlatmaktadır ancak, Avrupalılar, coğrafi, siyasi, teknolojik bakımdan üstün olsalar da neden ahlaki olarak sömürgeciliği reddedememişlerdir? Bu da belki daha başka bir araştırma ve kitap konusu olur.

Kısacası, jeolojik gelişmeleri anlatırken, dünyanın geçirdiği devrelerin, hava durumunun ve diğer doğal etkenlerin, bir kayanın oluşumuna nasıl etki ettiği açıklanabilir. Bu şekilde coğrafyanın, insan toplumlarının gelişimine de etkisi vardır. Ne var ki ana çıkış noktası coğrafya olsa da, insanın davranışına etki eden o insan olma tılsımı, yani duygularımız, gelgitlerimiz, heyecanlarımız ve anlam arayışımız önemli bir etkendir. Yani buzul çağında insanlar yemek bulup karnını doyurmakta zorlanırken, Macbeth yazacak bir dil geliştirmek veya güneş sistemini keşfetmek elbette mümkün olamazdı. Ancak her karnı acıkan insan diğerlerine zarar verir mi? Ya da neden 1492 yılında, insanların bugün ne yiyeceğim kaygısı yaşamadığı bir zamanda ve coğrafyada, altın gibi yenmeyen birşey için başka insanların öldürülmesi mübah karşılanabiliyordu? İşte bu sorunun cevabını ne kadar indirgersek indirgeyelim, coğrafyaya bağlayamayız. İnsan oluşumuzu burada göz önüne almak zorundayız.

Bu kitapla ilgili tartışacağım bir diğer konu da yukarıda el ealdığıma benzer olarak, günümüz dünyasındaki durum değerlendirmesinde coğrafyanın etkisidir. Sonuç bölümünde şöyle bir karşılaştırma yapmakta yazar. Amerika veya İsviçrenin zenginliği ile Paraguay’ın fakirliği arasındaki fark, yukarıda da özetlediğim hipotezlerin bir sonucu ortaya çıkmıştır. Yani yiyecek üretimine dayalı bir nedenler zinciri var. Peki günümüzde bilgi bu kadar kolay erişilebilirken ve teknoloji gelişmişken, Paraguaylı bir öğrenci, Amerikada eğitim görüp, devletin desteği ile yatırım yapıp ucuz yoldan, çok verimli yiyecek yetiştirebilse, Amerikan halkının geçtiği yolları hızlandırıp 20-30 senede aynı seviyeye ulaşabilir mi? Mesela Amerika’dan bağımsız ayakları üzerinde durma noktasına? Hatta belki bu arada teknolojisini de geliştirip, petrole ihtiyaç duymadan kendi enerjisini üretebilir mi? Nereye varmak istediği sanırım anladınız. Her ne kadar insanlığın gelişiminin ilk aşamalarında, yazarın hipotezleri önemli birer etken olsa da, bugünkü dünyada ulusların farklılıklarını karşılaştırırken artık ekonomi, siyaset ve askeri güç unsurları daha ağır basmaktadır. Ancak bir gün filmlerdeki gibi büyük doğal bir felaket yaşanırsa belki işte o zaman tekrar coğrafi avantajlar ağır basar.
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Tüfek, mikrop ve Çelik
“İnsanlar neden farklı kıtalarda farklı hızda gelişti? “Sorusunun cevaplarını bulabileceğiniz bir kitap. Tarih, Coğrafya, Arkeoloji, Tıp Tarihi, Sosyoloji Tarihi, Botanik, Biyoloji, Hayvanların ve bitkilerin evcilleştirilmesi, yazı, icatlar, İnsan Toplulukları gibi konularda bir başvuru kitabıdır.

Kitapta farklı konular bölümler halinde ele alınmış ve her bölümün son paragrafında o bölümle ilgili özet bilgi aktarılmış.

Yazar tarihin farklı topluluklar için farklı gelişmesinin nedeninin insanların biyolojik farklılıklardan değil, çevresel farklardan kaynaklandığını anlatıyor kitapta. Yazar farklı bilimsel araştırmaları kapsamında ilkel topluluklarla birlikte yaşadığı için, konuları gözlemlerinden yola çıkarak anlatıyor.

-Bitki ve hayvanların evcilleştirilmesi,
-Okuryazarlığın artması,
-Çelik silahların nasıl Avrasya’da daha önce geliştiği ve diğer kıtalara sonradan yayıldığı,
-Meşe ağacının hala evcilleştirilememiş olduğu,
-Bereketli Hilal denilen bölgenin iklim ve coğrafik özellikleri açısından birçok bitkinin evcilleştirilmesine olanak sağlaması,
-Yaban memelilerinin neden Avrasya’da evcilleştirildiği, Amerika ve Afrika’da evcilleştirilememesinin asıl nedeninin memeli türlerinin farklı olması,
-Hastalıkların evrimleşebilmesi,
-Yiyecek üretiminin nüfus artışına yol açmış olabildiği ya da nüfus artışının yiyecek üretimine yol açmış olabildiği konusu,
-Şu an var olan alfabelerden hepsinin Sami alfabesinden kopyalama veya uyarlama yöntemiyle türemiş olduğu
...
Ve daha sayamadığım birçok konuda bilgi sahibi olabileceğiniz bir kitaptır.

Kitabı tüfek, mikrop ve çeliğin neden Avrupa’da daha önce bulunduğu sorusunu merak edenlere tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar.
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba 10 verdi
9 beğen · 0 yorum
miraç akgöğ

miraç akgöğ

@miracakgog

Manası çok derin
Yazar araştırma yaptığı sırada, bölgede ki bir yerlinin sorusunu yanıtlamak için bizi milyonlarca yıl gerilere götürerek,bu sorunun cevabını en baştan anlatıyor. Bunu yaparken hiç sıkmayan,gereksiz konulara girmeyen kurgusuz bir tarih sunuyor bizlere. Tüfek,mikrop ve çeliğin insan tarihi açısından ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz ya da anlamamız için yazar defalarca tekrar ediyor,didinip duruyor. Neden Amerikan yerlileri Avrupa'yı fethetmedi de Avrupalılar Amerika'yı fethetti? Çin nasıl Çinli oldu? Japon'lar kimdir? gibi merak edici sorular sorarken, "Dünyanın Türkiye'ye Borcu" gibi ilgi çekici bir girişi var kitabın.
Her cümlesi bilgi niteliğinde dolu dolu bir kitap. Daha önce bilmediğim yüzlerce bilgi edindim sayesinde. Tarih açısından çok değerli bir eser. Her okuyucunun okuyup baş ucunda bekletmesi gerekiyor bence. Kitabı kapatıp yatağa uzandığım da aklıma takılan bir sürü soru oldu. Yaşadığımız coğrafya bildiğimizden çok daha değerli. Hatta dünya tarihinin en değerli coğrafyası. Biz bunu suistimal ediyoruz. İnsanlık tarihine ihanet gibi birşey.
Okumalısınız kesinlikle. Teşekkürler.
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba 8 verdi
4 beğen · 0 yorum
erdal akca

erdal akca

@razumuhin

İnsanlık tarihinin dikenli yolları
İnsanoğlunun yaklaşık 13000 yıllık tarihinde aklınıza dönem dönem bazı sorular geliyordur, kim bilir benim gibi..İlk insan fosillerinin rastlandığı kara Afrika yarışa önce başlamasına rağmen neden medeniyet sıralamasında sonlarda.Semavi dinlerin çıkış noktası olan topraklar neden kaos kargaşa ile anılıyor ama teknolojik buluşlarla adını duymuyoruz.Yada ne bileyim hep sözü geçen büyük Aztek ,İnka imparatorlukları bilimin teknolojinin üst ligindeyken bir avuç İspanyol denizci karşısında Dünya sahnesinde çekildi.Neden Amerika kıtasından bir grup kaşif başka bir kıtayı keşfedip Dünya tarihinin seyrini değiştirmedi vs vs bunun gibi onlarca soru ve daha fazlası yanında İnsanlık tarihinin geçmişten bugüne ve geleceğe analizi; hepsini bu kitapta buldum.Umarım sizde okumadıysanız belki bu vesileyle bir göz atmak istersiniz.
Fizyoloji profesörü Jared Diamond sizleri insanlık tarihi ile ilgili benzersiz bir yolcuğa çıkartıyor,insan toplulukları arasındaki farklılıkları ve eşitsizlikleri aydınlatıyor;başucu kitabınız olmaya aday.İyi okumalar
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba puan vermedi
7 beğen · 0 yorum

Tüfek, Mikrop ve Çelik - S41

...olarak, bir rastlantı sonucu ölsünler, hiç anlayamıyorum. Devler yalnızca kurak Orta Avusturalya bölgesinde değil, Yeni Gine' nin ve Güneydoğu Avusturalya' nın yağışlı bölgelerinde de yok oldular. Çöllerden tutun da soğuk yağmurlu ormanlara, tropik yağmur ormanlarına kadar her yerde, her türlü çevre koşulunda dünyadan silindiler. Bu yüzden de bana öyle geliyor ki devleri insanlar yok etti, hem doğrudan (yemek için öldürmek) hem de (yangınlara, çevre koşullarında değişikliklere yol açarak) dolaylı şekilde. İster büyük kırım varsayımı doğru olsun ister iklim değişikliği varsayımı, gerçek şu ki Avusturalya/Yeni Gine' deki büyük boy hayvanların hepsinin ortadan kalkmasının, ileride göreceğimiz gibi, daha sonraki insanlık tarihinde görülen sonuçları ağır olmuştur. Bu büyük kırımla birlikte evcilleştirilmeye aday büyük boy yaban hayvanlarından hiçbiri kalmamıştır, bunun sonucunda da Avusturalya ve Yeni Gine' de yerli tek bir evcil hayvan yoktur.
Musa Totan tarafından eklenmiştir.
Baran Aksil

Baran Aksil

@oransal

Avrupa’daki coğrafi engeller siyasi birleşmeyi önlemeye yetecek nitelikteydi ama teknolojinin ve düşüncelerin yayılmasını durduracak nitelikte değildi. Çin’deki gibi Avrupa’da bütün yeniliklerin musluğunu kapatacak tek bir despot olmadı.
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Hastalıklar insanların ölüm nedenlerinin başında geldiği için tarihi biçimlendirmede de önemli rol oynamışlardır. II. Dünya Savaşı’na kadar savaşlarda ölenlerin çoğu savaş yaralarından değil savaşla taşınan hastalılardan ölüyordu.
Eski savaşların galipleri her zaman en iyi komutanlara ve silahlara sahip olan ordular değil, çoğu kez yalnızca düşmanlarına bulaştıracak en berbat mikropları taşıyanlardı.
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 3 yorum
Leandros (@leandros)
Cengizhan vebalilari düşman kalesi içine mancinikla atarmis
13.11.16 beğen cevap
Ergün Çil (@erguncil)
Doğru, ben de duymuştum... Başka savaşlarda da uygulanmış sanki...
13.11.16 beğen cevap
Leandros (@leandros)
Sanirim Cengizhan ilk biyolojik silah kullanan kişi
13.11.16 beğen cevap
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Yeni yeni çiftçiliğe başlamış birini gözümüzün önüne getirelim, sabah uyandığında kendi kendine şunu sorabilir: Bugün acaba (üç-beş ay sonra bana herhalde çok sebze verecek) bahçemi mi çapalasam, yoksa (bugün bana herhalde biraz et sağlayacak) midye falan mı toplasam, yoksa bir geyik mi avlasam.
Acaba insan topluluklarındaki nüfus artışı mı insanları yiyecek üretimine zorladı yoksa yiyecek üretimi mi insan topluluklarında nüfus artışına yol açtı?
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

500 kilogramlık bir inek yetiştirmek için yaklaşık 5000 kg mısır gerekir. Beri yandan 500 kg bir etobur yetiştirmek isterseniz, onu 50.000 kg mısırla beslenmiş 5000 kg otoburla beslememiz gerekir.
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 1 yorum
Göçebe (@gulkurusu)
Mantili bir hesaplama
26.11.16 beğen cevap
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Kalabalık Avrasya toplumlarını düzenli olarak ziyaret eden ve sonuçta pek çok Avrupalının bağışıklık ya da genetik direnç kazandığı salgın hastalıklar arasında tarihin en öldürücü hastalıkları vardı: Çiçek, kızamık, grip veba, verem, tifüs, kolera, sıtma vb. Bu ürkütücü listeye karşılık kesin olarak kolomb öncesi yerli Amerikan toplumlarına mal edebilecek tek bulaşıcı kalabalık hastalığı frengi ve treponemadır.
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
1130
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
sadiq

sadiq

@sadiq

 paylaşım fotoğrafı
Varsayalım ki bir zaman makinesi bir arkeoloğu geçmişe götürdü. Acaba o arkeolog, dünyanın o zamanki durumuna bakarak, çeşitli kıtalardaki hangi insan topluluklarının tüfekleri, mikropları ve çeliği daha önce, hangilerinin daha sonra geliştireceğini tahmin edebilir miydi?
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Canan

Canan

@cnnhni

 paylaşım fotoğrafı
"İnsanlık tarihi, hayvanların tarihinden ayrı bir şey olarak orada aşağı yukarı 7 milyon yıl önce başladı (hesaplar 5 milyon ile 9 milyon yıl arasında değişiyor). Aşağı yukarı o yıllarda Afrika insansımaymunu nüfusu çeşitli nüfuslara bölündü, onlardan biri evrimleşti, çağdaş goriller ortaya çıktı, bir ikincisinden şempanzeler, üçüncüsünden de insan.”
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba 6 verdi, inceleme eklemedi.
10 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Ahmet Can Uçar

Ahmet Can Uçar

@ahmetcanucar

 paylaşım fotoğrafı
Tekrar tekrar okunulası bir kitap
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
miraç akgöğ

miraç akgöğ

@miracakgog

 paylaşım fotoğrafı
Gerçekten öğreniyorum. Çok dolu bir kitap. Bu kadar derin bir ismi varmış demek ki bu kitabın. Bu günlere nasıl geldik, cevabı bu kitapta bulacağız galiba. Devam.
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
7 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Kaliforniya akbabaları
San Diego ve Los Angeles hayvanat bahçelerinde şu an yaşayan son Kaliforniya akbabalarına uygulanan katı bir üretme stratejisi, evcilleştirilen hiç bir türe uygulanmamıştır. Bütün akbabaların tek tek genetik yapıları saptandı, insanların amaçlarına ulaşmak (bu durumda genetik çeşitliliği en üst noktasına çıkarmak ve böylece tehlikede olan bu kuşu korumak) için bir bilgisayar programı, hangi erkeğin hangi dişiyle çiftleşeceğine karar veriyor. Ama hayvanat bahçelerinde böyle titizlikle ayıklanan Kaliforniya akbabalarından ekonomik olarak yararlı bir ürün elde etmek gibi bir amaç yok.
ataç ikon Tüfek, Mikrop ve Çelik
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon