up
ara

Değişen Kafalar

Değişen Kafalar Konusu ve Özeti

Değişen Kafalar
Seçilen kitabının da yazarı Thomas Mann tarafından kaleme alınan Değişen Kafalar kitabı Felsefe, Fantastik türünde okuyucusu ile buluşuyor. Can Yayınları yayınevinden 0 yılında 9789750713620 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Değişen Kafalar isimli kitap 124 sayfadan oluşuyor. Değişen Kafalar kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789750713620
Sayfa: 124 sayfa
Thomas Mann'ın 1940'ta Stockholm'de yayımladığı Değişen Kafalar, XII. yüzyıldan kalma bir Hint efsanesine değişik bir açıdan yaklaşıyor. Şridaman ile Nanda, farklı kastlardan gelmelerine, zihnen ve fiziki olarak birbirlerinden çok farklı olmalarına rağmen, ayrılmaz iki dosttur. Şridaman, Brahman soyuna dayanan tüccar bir aileye mensup narin yüzlü, çelimsizdir; Nanda ise demircilik yapan, inek güden güçlü ve yakışıklı bir gençtir. Birbirlerini tamamlayan bu iki gencin dostluğu, güzel Sita'yla karşılaşmalarıyla yeni bir boyut kazanır. Şridaman ve Sita evlenir. Ancak Sita'nın, seçimiyle ilgili pişmanlıkları vardır. Hayatları, Sita'nın ailesine birlikte yaptıkları bir yolculukta geçen olaylarla çok ilginç bir biçimde yön değiştirir. Thomas Mann, Değişen Kafalar ile çok nadir bir olaya, kültürlerarası etkileşime neden olur. Hint efsanesinden yola çıkan Mann'ın romanı, Hint oyun yazarı Giris Karnad'ın ödüllü oyunu Hayava­dana'yı esinler.Mann eserinde, kelimenin tam anlamıyla mitolojik bir Hint fantezisi yaratmıştır. Doğu ve Batı, zihin ve beden, dostluk ve aşk, erotizm ve ruhsal uyum gibi motifler üzerine çok şey söyleyen Değişen Kafalar, mitolojik ve fantastik bir öykü.
Psykhe

Psykhe

@psykhe

"Böyle bir öyküyü anlatmak, onu dinlemekten daha yüreklilik ister"
Döneminin en önemli yazarlarından biri olan Thomas Mann, 1875’ te Lubeck kentinde doğmuştur. Nazi döneminde Almanya’dan ayrılan Thomas Mann, İsviçre’ye yerleşmiştir. İkinci Dünya Savaşından sonra Almanya’ya geri dönmüş olsa da, orada sıcak karşılanmamıştır.

1929 da Nobel Edebiyat ödülü alan Thomas Mann; Schopenhauer, Nietzsche ve Wagner felsefelerinden etkilenmiştir. Ayrıca kendisi gibi Nazi dönemi Almanya’sından kaçan Hermann Hesse ile yakın arkadaşlıkları olmuştur.

Hint edebiyatının orta zaman hikayelerinden biri olan “Değişen Başlar ve Kız” efsanesini, Batı kültürüne sahip olmasına rağmen Thomas Mann “Değişen Kafalar” adıyla yeniden yazmıştır. Mann, temeli yüzyıllar öncesine dayanan bu Hint efsanesini direk almak yerine, üzerinde düşündürücü değişiklikler yapmıştır, Yaşadığı döneme uygun bir üslup ile kendine has bir eser ortaya çıkartmıştır. Mann “Değişen Kafalar” kitabını, Hint kaynaklarından Almancaya çevrilmiş olan bir anekdottan yola çıkarak yazmıştır. Ayrıca kökeni Hindistan’a dayanan baş kesme motifini farklı bir tarzda “Paria efsanesi” adındaki şiirinde kullanan Goethe’den de etkilendiği düşünülmektedir. Thomas Mann’ın Hindistan’a hiç gitmediği bilinmektedir. “Değişen Kafalar” kitabını çeviriler aracılığıyla Doğu kültürü araştırarak yazmıştır. Yazar efsanenin aslına bağlı kalmıştır. Hint edebiyatında var olan efsanede iki insanın başının kesilmesi ve yeniden birleştirilmesi motifini kullanmıştır. Efsanenin nasıl doğduğuna dair çeşitli görüşler vardır. Thomas Mann’ın kullandığı motif orta zaman Hint metinlerinden alınmıştır. Vetalapançavimşati masal mecmuasından alınan metnin orijinal dili Sanskritçedir. İçinde yirmi dört öykü bulunur. Hint masal edebiyatının en değerlilerinden biri olarak görülen bu eserin yazarının Bhavabhuti olduğu düşünülür ama kesin bir bilgi olmadığı için eser anonim kabul edilmiştir. 11. Yüzyılda Somadeva bu eseri Kathasaritsagara adlı eserinde toplamıştır.

Orijinal metnin günümüzdeki derlemesi üzerinden yapılan çalışmada ilk göze çarpan nokta başlıkların benzerliğidir. Mann kitabını masalsı bir dille yazmıştır.

“Değişen Kafalar” kitabı üç karakter etrafında dönen olayları anlatmaktadır. Genç yaşta olmasına rağmen oldukça bilgili olan Şridaman bir tüccarın oğludur. Derin felsefi düşüncelerini dile getiren Şridaman çok okuyan, narin, çelimsiz bir yapıya sahiptir. En yakın arkadaşı Nanda ise, demircilikle uğraşan, kaba saba ama bir o kadar da çevik ve kuvvetli bir genç adamdır. Birbirlerinden oldukça farklı olmalarına rağmen, sürekli birlikte vakit geçirip sohbet ederler.
Yine sohbet ettikleri bir gün nehirde yıkanan çok güzel bir kız görürler. Şridaman ilk görüşte aşık olur bu kızın güzelliğine. Nanda’ dan kızın adının Sita olduğunu öğrenir ve çok geçmeden arkadaşının da desteğiyle Sita’yla evlenir. Sita kocasının düşünceleri, hayata bakış açısını beğenmesine rağmen, vücut yapısından iğrenmektedir. Oysa kocasının en yakın arkadaşının güçlü ve kaslı vücudunu gördükçe tutkusunu gizleyemeyecek hale gelmiştir. Her şeyin farkında olan Şridaman, içten içe acı çekmekte ve en yakın dostunun sahip olduğu fiziki güzelliğini kıskanmaktadır. Buna rağmen hiçbir şey belli etmeden evliliğini sürdürmektedir.

Bir süre sonra Sita hamile kalmıştır ve ailesini uzun süredir görmediği için üzülmektedir. Bu nedenle karısını mutlu etmek isteyen Şridaman yola çıkma kararı alır. Üçü birlikte Sita’nın ailesine gitmek üzere yürürlerken, bir tapınak görürler. Şridaman, dua etmek için karısıyla arkadaşını baş başa bırakıp tapınağa girer. Dua ederken içine girdiği ruhsal coşkunlukla kendisini tanrıya kurban eder. Şridaman geri dönmeyince, Sita ve Nanda tapınağa girer ve Şridaman’ın kafasının kesilmiş olduğunu görürler. Nanda bir anda ne yapacağını şaşırır. Yaşanılanlar öğrenildiğinde herkes onun yüzünden arkadaşının kendisini öldürdüğünü zannedecekler korkusu ile o da kendi kafasını keser. Sita hayatındaki iki adamı da bir anda kaybetmiştir ve o da intihar etmek ister. Bu esnada, Karanlıklar Tanrıçası Kali onu durdurur ve kendisine yardım edeceğini söyler. Kafaları bedenlere olabildiğince yakın ve düzgün bir şekilde koymasını ister ve bir anda iki genç adam da kendine gelir. Ancak ortada bir sorun vardır. Sita kafaları yanlış bedenlere koyduğu için, Nanda’nın kafası Şridaman’ın vücudunda, Şridaman’ın kafası da Nanda’nın vücudundadır. Peki bu durumda Sita’nın kocası ve bebeğinin babası kim olacaktır? Asıl hikaye burada başlamaktadır.

“Değişen Kafalar” kitabını bitirdiğinizde kafanızda birçok soru işareti ortaya çıkacaktır. Bendeki soru işaretlerinden bazıları:

• Efsanenin aslında, kafaların değişmesiyle birlikte gerçek kocanın kim olduğuna karar verilir ve efsane orada son bulur. Thomas Mann ise sonrasında olan olayları kendisi yazar. Niye bu noktada efsaneye bağlı kalmamayı tercih etmiş olabilir?

• Efsanenin aslındaki üç ana karakter karı, koca ve kadının erkek kardeşidir. Ortada başka bir adama tutku yoktur ya da kadın kocasından şikayetçi değildir. Tek sorun “Kafa mı gerçek kocadır yoksa bedeni mi?” muammasıdır. Kadının kardeşiyle koca olma endişesi mevcuttur. Buna rağmen Thomas Mann, kadını tutkulu ve günahkar göstermiştir. Neden kadın karakterini gözden düşürmek istemiştir?

• Kafaların yanlış bedenlere koyulması yanlışlıkla olmuş gibi gösterilse de, satır aralarında Sita’nın bunu bilerek yaptığı ima edilmiştir. Sonuçta vücudunu sevdiği adamın bedenini, düşüncelerini sevdiği adamın kafasıyla birleştirme fırsatı ortaya çıkmıştır. Efsanenin aslında tamamiyle yanlışlık sonucu olan bu değişim, bu kitapta sorgulamalara neden olmuştur.

• Hele de kocası ölen bir kadının kendini yakarak öldürme teşebbüsü ve bunun şenlik coşkunluğu yaratması oldukça düşündürdü beni.

• Thomas Mann’ın homoseksüel olduğunu düşünürsek; kitabındaki iki erkek karakterin oldukça uyumlu olmaları ve huzur içinde yaşamaları söz konusuyken, aralarına giren kadın karakterin her şeyi olumsuz yönde değiştirmesi olağan bir durum mudur yoksa sadece bir kurgudan mı ibarettir?

Bütün bu soru işaretlerine rağmen Thomas Mann’ ın zekasına hayran olmamak mümkün değil. Kitabın Hint kültürünü okura hiç zorlanmadan yansıtmış olması beni oldukça etkiledi. Çok eski bir efsaneden böyle dolu dolu bir kitap yaratması büyük bir başarı. Kendisinin de dediği gibi:

"Böyle bir öyküyü anlatmak, onu dinlemekten daha yüreklilik ister"
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba 10 verdi
7 beğen · 2 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
Güzel tespitler var en kısa sürede kütüphaneden temin edip okuyacağım ! Bu arada ufak bir bilgi okuduğum kitapda "Thomas Mann" değil de "Tommy Mann" olması gerektirdiğine karar verdik! Der "Bilge Karasu" Öteki Metinler kitabından sayfa.124
04.06.17 beğen cevap
Psykhe (@psykhe)
Kitabı beğeneceğini düşünüyorum. Niye Tommy olması gerektiğine karar verdiklerini yazmış mı kitabında?
04.06.17 beğen cevap
Hayata Gülümse

Hayata Gülümse

@hayataagulumse

Ruhun vücuda girmesi tekleşmeyi, tekleşme farklılaşmayı, farklılık kıyaslamayı, kıyaslama tedirginliği, tedirginlik şaşkınlığı, şaşkınlık hayranlığı doğurur ve sonuç olarak da değiş tokuş etme BİRLEŞME İSTEĞİ yaratır.
Çırılçıplak önümde duran geniş kalçalı güzel. Ceviz yağıyla ovulmuş göğsünde yıldızları taşıyan şaheser. Acının zevkiyle kıvranan aşkın vücudu . Yağlı teninin ardındaki kaypak organlara daha ne kadar dur diyebileceksin. Omuzlarındaki kubbemsi yuvarlaklıkla kıvrak sırtını
ne kadar direteceksin bu çıkmak istediğin günah yolculuğuna.
Vücudun zevkine yenik düşürdüğün bu et parçasını ruhun kurtuluşuna da sen ulaştıracaksın. Doğduğum gibi olacağım öldüğümde tek ruh,tek vücut.

Düşünce ve fikirlerini beğendiğim bir arkadaşımın tavsiyesi ile başladığım bu kitap zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım bir boyuta çıkarttı ruhumu. Tavsiyesi için kendisine teşekkür ediyorum.

Yazar Bir hint efsanesi olarak ele aldığı bu eserinde Hint kültürünü olduğu gibi gerçek şekli ile anlatmıştır, gerek dini, gerek düşünce, gerekse yöresel kıyafetler olarak çizginin dışına çıkmamakla beraber bunu akıcı bir dil ile anlatmıştır. Özellikle kişileri mevsimleri veya yer tariflerini de muazzam bir şekilde nakarat havasında yazması kitabı daha da akıcı hale getirmiştir. Yani dil ve üslubundan çok etkilendim.

Hikayemiz Brahman soyundan gelen bir tüccarın oğlu olan ince ruhlu fakat çelimsiz, göbekli, karga burunlu, hantal vücutlu Şridaman ile daha alt tabakadan olan atletik vücutlu, güçlü ve yakışıklı fakat Sridaman kadar bilgiye sahip olmayan Nanda ile ikisinin de ortak noktası olan ama Sridaman'ın karısı olan Sita'nın arasında geçmektedir.

Yazar önceyi ve sonrayı arada okuyucuyu şaşırtmak için yer değiştirse de Hikayeyi kaçırmıyorsunuz keza kaçırılacak bir hikaye değil.

Ortada iki dost ama aradaki dostluk her birinin ötekine göz koymasına neden olan benlik ve mülkiyet duygularının farkına dayanıyordu. Sonuç ; Birbirinin eksiklerini tamamlayan güçler birleşkesi.

Evli bir karı koca. Kocasında bulamadığı gösteriş, güc ve şehveti kocasının arkadaşında bulan bir kadın ve bunu bile bile onunla yaşayan bir eş.

Bir yolculuk her şeyin kaderini değiştirebilir mi? Dayanamayıp kafasını keserek Tanrıya kurban veren bir koca. Buna dayanamayan ve yaptıklarından dolayı arkadaşı için yine kafasını keserek Tanrıya kurban eden bir dost. İkisini de kaybetmenin derdi ile intihar etmek isterken Tanrı tarafından durdurulan ve bir şans verilen aşağılık bir kadın.

Kafaları birbirlerinin bedenlerinin üzerine yerleştirilen iki arkadaş. Soru şu ; Hangisi Sita'nın kocası olmalı ? Sita Hangisini eş seçecek?
Vücudunu beğenmediği hatta tiksindiği kocasının kafasına yerleştirilen dostu Nadna'nın kafası mı ? Yoksa vücudunu beğendiği ve yanıp tutuştuğu Nadna'nın vücuduna yerleştirilen kocasının kafası mı ?

İnsan vücudunun bütünlüğüne, biri olmadan diğerinin varlığından pek de söz edilemeyeceğine ve kafa ile vücudu birbirinden bağımsız düşünülmeyeceğine dikkat çeken bir hikaye. :) Asıl hikaye bundan sonra başlıyor :) Yazar ustalığını konuşturmuş.

Yazarı sorguladığım bir çok nokta var. Neden sadece kadın burada suçlanıyor ve dostunun hiç suçu yokmuş gibi masum bir rol veriliyor? Ama bu kadın ne hikmet dir ki Tanrı tarafından şans verilen ve kocası ve dostunu hayata döndüren kişi oluyor. Nasıl bir kadın ki Tanrıya bunların olmasını sen istedin, senin bilgi var diye sorabiliyor? Nasıl bir koca ki dostum dediği arkadaşını yeni hayat da affedebiliyor? Nasıl bir kadın ki hiç bir şey olmamış gibi normal evlilik sürdürebiliyor. Kaldı ki ortada bir çocuk ve bu çocuğun kimin olduğu aşikar.
Hadi böyle bir şans verildi şimdi niye mutsuzsunuz? Neden eskiye dönüş isteği ?

En az yirmi soru daha soracaktım ama bundan sonrasını lütfen siz sorun. Zira en az 20 soru da siz çıkartırsınız.
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba 9 verdi
6 beğen · 0 yorum
Beyhude

Beyhude

@mamafih

Değişen kafaları mecazi anlamda düşünmüş olsam da , Başlığın birincil anlamı üzerinden gelişen olayları felsefi bir derinlikte anlatan , kişilerin düşündüğü lakin kendilerine itiraf edemediği bazı gerçeklikleri masalsı ritüellerle süslenmiş , bir Hint efsanesinin içinde İnsanoğlunun kendi gerçekliliğiyle ilgili anlamların çıkarıldığı iyi bir kitap . Yazar dostluk , aşk , şehvet , düşünce gibi konuları anlatırken 2 genç erkek ve güzel bir kadın duyguları üzerinden yol almış.

Farklı kültürlerden gelen iki gencin dostluğunun anlatımı ile başlayan kitap , benzeri olmayan insanların birbirine merakını ve birbirlerine kattıkları farklı bakış acıları ile dostluk olgusu üzerinde durmuş. Bu gençlerin karşına çıkan Hintli güzel kız her ikisinin de istediği , her ikisini de ayrı ayrı özelliklerinden dolayı isteyen bir kadın . ... Ve bu Gençler'in kastlarına uygun ( tüccar ailenin oğlu ; alma yönünde ki eğilimi ( bilğisi , düşünce yapısında ki inceliğe dostuna duyduğu derin sevgiye rağmen ), istediği bir şey çıkınca karşısına almaya ve sahip olmaya yönelik tavrı , Demircinin oğlu olan diğer gencin kaba saba gibi daha yüzeysel düşünüyor görünmesine rağmen verici tutumu . Dostu için talepkarlığından vazgeçişi ..


Güzel ve şehvetli kızın her ikisine ait istediği parçayla oluşan ideal kocasına rağmen , bıraktığı diğer parçalara duyduğu özlem ,

Kitapta genelde beyinin ve kafanın ( Düşüncenin ) üstünlüğüne yönelik yüceltme sezinlemiş olsam da ; (Bilge kişinin , hintli kadını ; Kocasının Kafası olan kişiyle yaşamasına yönelik karar kılması bu yönde kanaatimin gelişmesine neden oldu.) bu Bilge üstelik bedenin tüm isteklerini reddeden bir Bilge idi .

Beden ; düşünce ve içine iliştirilmiş , yetiştirilmiş ruh ile bir bütünlük içinde varolduğunu ! Bunların bir birinden ayrı ayrı sevmek o parçaları , o bütünün diğer parçalarına duyacağımız isteği engelleyemediğini hoş bir kurguyla anlatmış yazar. Tek eşliliğe yönelik ve kişiye verdiği ızdırabı da iyi anlattığını düşünüyorum oluşturduğu kurgularla .

Genel itibari ile bir Hint efsanesi üzerinden çıkış yapılmış olsada ! Efsane okumuyor okur ! Yaşamın içinde düşündüğü bazen düşünmeye bile korktuğu gerçekliklerle yüzleştiriyor yazar okuru özellikle ikili ilişkiler, aşk , şehvet ve düşünce ve beden bütünlüğü üzerine kafa yormaya zorluyor okurunu . Ben oldukça beğendim diyebilirim . Bu arada bu kitabı okumama vesile olan , beğeneceğimi düşündüğü için özellikle tavsiye eden Leandros 'a teşekürederim ! !!
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba 10 verdi
6 beğen · 0 yorum
Canan

Canan

@cnnhni

Ruh mu beden mi ask tanrisinin alayci karisinin kurbani olmustu??
Thomas Mann'in kisa hikáye yazi şeklinde ki bu kitabi bilindiği veya okurken de tahmin edilebildiği üzere doğu felsefesinden esinlenerek,daha doğrusu bir hint efsanesinen ilham alinarak,günün koşullarina ,felsefi betimlemelere,hind gelenekleri ve hind tanrilarina sadik kalinarak ,yer yer mizahi bir dili kullanarak uyarlanmistir..
Yazi ve anlatim dili olarak modern alman bir romancinin dişina çikmiş,kitaba tam bir efsane havasi katmiştir.Anlam ve içerige değinmek gerekirse,yazdiklarinin bir efsaneden çok ,hinduizm üzerinden,aslinda geçmişte Descartes ,Spinoza,Leinbz.gibi felsefecilerin de ele aldiği beden-ruh ikilemine değiinmedir(kanimca bu çok geniş felsefi alan kaplayan bir konudur)
Hikáyenin üç kahramani var.Biri gôrünuş olarak çelimsi fakat zekasi,ilmi geniş biri(onun uzerinden ilmi)diğeri de tam onun aksi iliminden nasibini alamamiş fakat gôrunus olarak ilkinin tam tersi,ve üçuncu karakter bir kadindir ki onun için Thomas Mann in en sık betimlemesi "güzel kalçali"dir..(fiziki ôzeliklleri disinda ,farkli sifatlar kullanmaz)

Ilk bölumde vurgulamaya çaliştiği nokta ,iki erkeğin,aralarindaki bizim toplumsal die adlanirabileceğimiz bazi farklara rağmen iyi birer dost,yoldaş olmalaridir.Hikáyenin değiştiği nokta iki dostun arasina üçuncu guzel kalçali sahsin girmesiyle başlar..Daha fazla spoil verip de okumayanlarin hevesini kirmak istemiyorum fakat devaminda yaşananlar tam bir kargaşa😊Kimin kafasi kimin vücudunda,kim kimdir?Koca kimdir?Aldatan ve aldatilan kimdir?Cocuğun babasi kimdir? Tam bir beyin jimnastiği tadinda😊
Bütün sorularin cevabi sanirm Mann in kurgusu içerisinde ,dostluk-tutku-zevk,beden-ruh ,gibi ikilemlerin çozumlemelerinde gizlidir...

Baş olmadan göz, beden olmadan baş tedavi edilemeyeceğine göre beden de ruh göz önüne alınmadan tedavi edilemez” diyen Socrates ,aslinda kargaşaya önemli ôlçude açiklik getirebilir die düşünuyorum,zira kitaptaki olaylarin akişina odaklanacak olursak,ruh-beden birbirnden nekadar da ayrilmaz gibi görünürse de ruhun vücuda hükmedebildiği (aşk tanrisinin alayci karisi(zevk)bazan bu dengeyi bozabilir)açikca gôrebiliyoruz..


Atalarinin dünya da iki tür mutluluk vardır; Biri vücudun zevkleri sayesinde, diğeri de ruhun sonsuza değin huzura kavuşmasıyla ulaşılan mutluluktur.. felsefesini savunan veda bilgisine yakişir bir son hazilamis Mann kitabina diyerek ,okumaya niyetlenen herkese karmakarişik keyifli okumalar diliyorum...
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba 9 verdi
21 beğen · 13 yorum
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
Okumaya zaman zaman niyetleniyorum, bi türlü elime alıp okuyamıyorum ama. Alıntılar ve inceleme sayesinde dedim ki daha fazla ertelemeyeyim, hoş bi inceleme olmuş, elinize sağlık 😊
17.05.19 beğen 1 cevap
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
Sevgili @cnnhni, kitabı okudum bitti. Tavsiyene uyup okuduğuma sevindim😊 kim kimdir, nedir, kimindir’den ziyade başka bi durum dikkatimi çekti. Bu üçlünün başlarına gelenlerin hint öğretilerinin temsili olduğunu düşünüyorum, şöyle ki:
Hint dinlerinde bireyin varoluşsal sıkıntı girdabına girmesi ve ondan kurtulması için öğretiler vardır. Maya- Samsara- Nirvana

Shridaman, Nanda ve Sita’nın hissettiği kıskançlık, şehvet, doyumsuzluk gibi arzular maya öğretisine göre; hayatta karşılaşılan acı ve sıkıntının temelidir. Bireylerin gerçeği kavrayarak nihai kurtuluşa ulaşmalarını engeller.
Shridaman ve Nanda’nın başlarına gelenler ise dünyadaki doğum-ölüm- yeniden doğuş döngüsünü ifade eden samsara öğretisidir. Bunun amacı ruhun kurtuluşa erebilmesi için diğerinin vücudunda varoluşu tecrübe edebilmesi gerekir.
Son bölümde hayatlarından vazgeçmeleri ise nirvana. Arzularından vazgeçerek arzuların neden olduğu her türlü acı ve kederden kurtulup mutlak aydınlığa kavuşuyorlar. Bunu yaparken bedenlerini yakmaları ise manevi kirlenmeyi gidermek.
Okuduklarımdan çıkarımlarım aşağı yukarı böyle, bilmiyorum sen bunları nasıl değerlendirirsin. 😊😊
20.05.19 beğen 1 cevap
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Ne istediğin kadarsın.
Bir batılı romancının doğu kültürüne bu kadar hakim olmasına çok şaşırdım doğrusu. Bu kaliteli bir romancının çok okuması ve çok araştırması gerekliliğini tekrar ispat etmiş oldu bana. Hint kültürünü anlayan ve bu kültüre batılı bir bakış açısı getiren bir roman. Aslında bir uzun öykü. Gerçeküstü yanını bir tarafa koyarsak insan doğasının bir parçası sosyal onay şehvetten ve aşktan bahsediyor. İnsan gerçekten ne istediğini bilmeli ve ona göre seçimler yapmalı. Teknik incelemesini yapacak kadar engin bilgiye sahip değilim ama yazım dili ve cümle yapısı oldukça hoşuma gitti. Kitapla ilgili çok ipucu vermeyi sevmem ama üçlü bir aşk ve evlilik öyküsü burada anlatılan. İstekler arzularla örülü olması yanında hindu kast sistemi ve sosyal onayda var. Her insanın hayatta beklediği ve istediği bir şeyler vardır. Bunu iyi bilmek gerek. Değiştirmeye çalışmak bazen hiç istemediğimiz sonuçları da beraberinde getirir. Felsefik yönü güçlü bir öyküydü sorgulayan ve sorgulatan.
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba 10 verdi
10 beğen · 0 yorum

Değişen Kafalar - S41

Çukur yanaklı Şridaman'ın bazı şeyleri anlatmaya pek niyeti yoktu,önce hastalığının ölümcül olduğunu kanıtlamaya gerek olmadığını söyledi,ama uzunca bir süre direndikten sonra,konuşurken arkadaşının yüzüne bakmak zorunda kalmamak için ellerinden birini gözlerinin üstüne koyarak itirafta bulunacağını söyledi.
küçük k. tarafından eklenmiştir.
Arif Boğaç

Arif Boğaç

@bogac

Gündüz baykuşun, gece ise karganın gözü kördür. Ama aşk hastalığına tutulanın gözü hem gündüz kördür hem de gece.

43
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

... insan bazen ayaktayken ve yönünü değiştirmeden de gerçek gökyüzünü seyredebiliyor.
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
Beyhude

Beyhude

@mamafih

Eğer bir insan budalaysa, onun budala mı doğduğunu yoksa sonradan mı budala olduğunu sormak gerekir. Siz akıllıların bizim gibilerin işlerini nekadar zorlaştırdığınızı Söylemek zorundayım . Akıllı olmamız gerektiğini düşünürken , yeniden budalalaştığımızı öğreniyoruz . Bize yeni ve daha Yüksek basamaklar göstermeyiniz ki , ilk basamağı çıkma cesaretimizi yitirmeyelim
Sayfa:21
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum
Beyhude

Beyhude

@mamafih

Çünkü insanlardan uzak durmak çilekeşlikse , onları kabul etmek daha büyük çilekeşliktir.

Sayfa; 90
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum
Beyhude

Beyhude

@mamafih

dostluk , birinin diğerinden almaya çalıştığı benlik ve sahiplenme duygusu farklılığına dayanıyordu . Çünkü benlik ve sahiplenme duygusunun vücuda girmesi ayrışmayı , ayrışma farklılığı , farklılık Kıyaslamayı , kıyaslama tedirğinliği , tedirginlik şaşkınlığı , şaşkınlık hayranlığı yaratır. Etad vai tad denilen şey budur işte . Bu öğreti , yaşam tonu henüz daha yumuşaksa , benlik ve sahiplenme duygusu henüz daha katılaşmamışsa , gençlik çağı için çok uygundur .

Sayfa ;10
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
3 beğen · 0 yorum
Psykhe

Psykhe

@psykhe

 paylaşım fotoğrafı
"İki genç arasındaki dostluk, birinin diğerinden almaya çalıştığı benlik ve sahiplenme duygusu farklılığına dayanıyordu. Çünkü benlik ve sahiplenme duygusunun vücuda girmesi ayrışmayı, ayrışma farklılığı, farklılık kıyaslamayı, kıyaslama tedirginliği, tedirginlik şaşkınlığı, şaşkınlık hayranlığı yaratır; hayranlık ise değişme ve birleşme isteği yaratır."
EK 1
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
5 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Psykhe

Psykhe

@psykhe

 paylaşım fotoğrafı
"Güzellik ve ruhun, heyecan ve coşkuda birleşmesi gibi, yaşam ve ölüm de aşkta birleşir."
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
5 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Psykhe

Psykhe

@psykhe

 paylaşım fotoğrafı
"İnsanlardan uzak durmak çilekeşlikse, onları kabul etmek daha büyük bir çilekeşliktir."
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
5 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Psykhe

Psykhe

@psykhe

"Yaşamın bu çılgınlığında ve tuhaflığında, birbirimize engel olmak, biz yaratıkların ortak yazgısıdır ve iyi kalpli insanlar, birisinin kahkahasının diğerinin gözyaşı olmayacağı bir dünyayı boş yere özlerler."
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon