up
ara

Kızlarıma Mektuplar - Yaşamdan Satırbaşları

Kızlarıma Mektuplar - Yaşamdan Satırbaşları Konusu ve Özeti

Kızlarıma Mektuplar - Yaşamdan Satırbaşları
Konsantremi Bozma! Medya ve Medyatik Türkçe Notları kitabının da yazarı Emre Kongar tarafından kaleme alınan Kızlarıma Mektuplar - Yaşamdan Satırbaşları kitabı Sosyoloji, Anı, Hatıra türünde okuyucusu ile buluşuyor. Remzi Kitabevi yayınevinden 1970 yılında 9789751407801 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Kızlarıma Mektuplar - Yaşamdan Satırbaşları isimli kitap 255 sayfadan oluşuyor. Kızlarıma Mektuplar - Yaşamdan Satırbaşları kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Yayınevi: Remzi Kitabevi
ISBN: 9789751407801
Sayfa: 255 sayfa Basım Tarihi: 1970
Prof. Emre Kongar, bu kitabında, bireysel yaşam deneyimlerinden ve bilimsel bilgi birikiminden süzdüğü duygu ve düşüncelerini, kızlarına yazdığı mektuplar aracılığıyla bütün gençlere, anne-babalara ve öğretmenlere aktarıyor.
Beyhude

Beyhude

@mamafih

Alıntılarına bakarken aklıma geldi Kızlarıma Mektuplar :) Emre Kongar'ı genelde sosyolog ve politik çıkarımlarıyla tanıyoruz. Oldukça sevdiğim ve beğendiğim Türkiye de ki değerli şahsiyetlerden birisidir. Her açıdan. Uzun uzun Emre Kongar'ı övmeyi çok isterim lakin tanıyanlar tanıyor kendisini. 2005 yıllarında aldığım okuduğum oldukça nitelikli bir kitap. Bu kitabında baba Emre Kongar'ı görüyoruz. ikiz kız çocuğu babası . Bir baba olarak onları çocukluğundan itibaren yaşama nasıl hazırladığını , Seçimlerine duyduğu saygıyı gelişim dönemlerinde ki özgür bireyler olması için takındığı tavrı ve tarzı. Sanırım bazı insanlar şanslı doğuyor. Emre Kongar'ın kızları gibi , Sevgi ve güvenle belirli temelleri , değerleri alan çocukların mutluluğu iç dünyaları ile tutarlılığı paha biçilmez nitelikte. Baba Emre Kongar'ı siyasetçi politik yanı dışında bir insan olarak çok ama çok sevdim.
4 beğen · 5 yorum
Ergün Çil (@erguncil)
Aynı şeyleri düşündüm 2 kere okuduğum bu kitapla ilgili... Ben de akademisyenim, benim de iki kızım var ama (ikiz değil) maalesef aynı şekilde davranamadım... Eh işte yine de idare eder. İki kızıma da bu kitabı hediye ettim. En azından neden böyle olmadın demediler. Demek ki çok da kötü değilmişim dedim...
19.08.15 beğen cevap
Beyhude (@mamafih)
Hiç bir zaman mükemmel ebeveyn yoktur Ergün bey ... Anne ve baba olmak biraz da suçlanılmayı gönüllü kabulüdür bireyin. En büyük günahın tohumları elbette suçlayacak ebeveynleri :)
24.08.15 beğen cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
Kız çocuğu sahibi olamadım fakat bir kız torun sahibiyim.Kitabı merak ettim doğrusu.
01.10.16 beğen cevap
Beyhude (@mamafih)
Allah bağışlasın, Semih bey, güzel bir kitap tafsite ederim.
01.10.16 beğen cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
Sağ ol,var ol Beyhude.Kız çocuğu yetiştirenleri daha iyi anlamaya ancak torunum doğduktan sonra başladım.O kadar kitap okuyorum bari Emre Kongar'ın bu kitabını da bir şeyler öğreneyim,diye edinmeliyim.Tavsiyen için teşekkür ediyorum.
01.10.16 beğen cevap
Valdezgeliyor

Valdezgeliyor

@valdezgeliyor

Bir Mektup, Bir Ömür...
Bir babanın hele de Türkiye'nin yetiştirdiği önemli sosyologlarından biri olan Emre Kongar'ın kızlarına yazdığı mektupları okumak oldukça etkileyiciydi. Sakın bunların ailevi mektuplar olduğunu sanmayın. Mektuplarda ailevi bilgiler var kuşkusuz ama bu mektupları daha da önemli kılan tarafı Emre Kongar'ın yaşamsal ve bilimsel deneyimlerinin de aktarılıyor olması. Neler yok ki bunlar arasında. Aşk, sevgi, yaşam, aile, demokrasi, cinsellik, aptallık, karşılıksız sevgi, sanat, güven ve disiplin ve daha niceleri. Mektubun muhatabı kızlar olsa da okuyunca aslında biz okuyuculara yazıldığı düşüncesi de oluşuyor. Keşke kızların da yazdığı cevaplar kitapta olsaydı. Böylece iki olgun ve genç nesil arasındaki yorum farklılıkları daha net şekilde ortaya çıkardı. Bence mektupların devamı gelmeli. Özellikle öğretmen ve öğrencilerin okumasını tavsiye ederim. Saygılarımla.
1 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

2. Üniversitemi okurken İstanbul da o yıllarda alıp okuduğum bir kitap. Emre Kongar'ı genelde sosyolok ve politik yanıyla tanırken bu kitapta kendi yaşamına dair bir insan olarak, bir baba olarak ,duygularını ,kızlarıyla iletişimini, gelişim dönemlerinde onları nasıl takip ettiğini ,kaygılarını , özgür bireyler olmada ki desteğini , seçimlerine duyduğu saygıyı .. Büyük bir kıskançlıkla okudum ve Emre Kongar 'ı politik bakış açısı dışında İnsani özelikleriyle tanımış olmaktan mutlu oldum.. Baba Emre Kongar'ı çok ama çok sevdim...
0 beğen · 0 yorum
Dilara Kara

Dilara Kara

@dilarakara

MÜKEMMEL BİR KİTAP DAHA...
Oldukça beğendiğim bir kitap KIZLARIMA MEKTUPLAR. Bence her genç kız ve genç kız annesi veya babası olanlar okumalı. Emre Kongar kızlarına yazdığı mektuplarda birçok farklı konulara değinirken çeşitli tavsiyeler de veriyor. Kitabın daha uzun olmasını beklerdim açıkçası. Biraz yarıda kesmiş gibi hissettim okumayı bitirince. Emre Kongar kesinlikle örnek alınması gereken çok değerli bir yazar. Bu yüzden okumadan önce harika bir kitap okuyacağınızı biliyorsunuz. Mutlaka kitaplığınızda bulunmalı.
1 beğen · 0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Kızı olan herkes okumalı bence... Ayrıca bütün genç kızların da okumasında yarar var. Çünkü Emre Kongar'ın kızlarının kişiliklerinde tüm genç kızlara çok değerli öğüt ve hayat dersleri var içinde. Ben iki kez okudum ve iki kızıma da hediye ettim... Onlar da çok beğenmişler dediklerine göre...
3 beğen · 0 yorum

Kızlarıma Mektuplar - Yaşamdan Satırbaşları - S41

''Sevgili Kızlarım,
Fiziksel ayrılığınızın yanında, sizle birlikte yaşanmamış güzelliklerin, paylaşılmamış derinliklerin acısı ayrıca gönlümü dağlıyor.''
D.B. tarafından eklenmiştir.
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Sevgili kızlarım,
Biliyorsunuz, kelebek doğadaki en güzel yaratıklardan biri. Son derece güzel, son derece zariftir. Yine biliyorsunuz, kelebeğin ağırlığı hemen hemen hiç yok. İşte ben kelebek gibi olmak dediğimde, doğanın güzelliklerini ve zerafetini kendinde toplamış, ama karşısındakine hiçbir yük getirmeyen bir insanı ya da bir ilişkiyi kast ediyorum. Acaba böyle bir insan olabilir mi? Böyle bir ilişki kurulabilir mi? Yoksa kelebek gibi bir insan ya da kelebek gibi bir ilişki bir düş mü, ulaşılmaz bir ütopya mı? Kelebek gibi bir insan sadece verir, karşılık beklemez. Kelebek gibi bir insan sadece sever, karşılık beklemez. Kelebek gibi bir insan, severken acıtmaz, verirken borçluluk duygusu yaratmaz. Verirken ve severken, güzel ve zarif, karşılık beklemediği ve hiçbir şey istemediği için de ağırlıksızdır. Hiç kuşkusuz, karşılıksız sevmek, almadan vermek gibi kavramlar çok da insani değildir. İnsanoğlu, bencil ve benmerkezci insanoğlu, verirken almak, severken sevilmek, kısacası duygularına ve davranışlarına karşılık görmek ister. Üstelik bu "karşılık görme arzusu", onun yapısındaki en doğal refleksi, çevresiyle ilişkilerindeki en doğal hakkıdır.
İşte bütün bu gerçekler karşısında ben diyorum ki, bir gün kelebek gibi bir insana ya da bir insanın size sunduğu kelebek gibi bir ilişkiye rastlarsanız, aman onu kaçırmayın. Güçlü insan, çevresinde kelebek gibi insanların ya da kelebek gibi ilişkilerin olabileceğini bilerek ve bekleyerek, ama aynı zamanda tüm çirkinlik ve pislikleri büyük bir gerçeklikle gözlemleyip göğüsleyerek, yaşamını, kendi ilkeleri çevresinde yürütebilen insandır. Kelebek gibi bir insanı tanımanın ve onu yaşamanın , ya da kelebek gibi bir ilişkiye sahip olmanın sırrı, ancak güçlü olabilmekten geçiyor.
Ancak etrafındaki tüm pislik ve çirkinlikleri bilen, gören, onlarla savaşan ve içinde yaşadığı çirkefin kendisini kirletmesine izin vermeden varlığını ve hatta başarılı olmayı sürdürebilen insanlar, yani ancak çok çok özel insanlar, o da belki günün birinde, kelebek gibi bir insana ya da ilişkiye sahip olabilir.
Çünkü kelebekler yalnız hem dürüst ve namuslu, hem de bu toplumda dürüst ve namuslu kalabilecek kadar akıllı ve güçlü olan insanlara konarlar. Ama siz onu ürkütmeden bu güzelliğe sahip olabilir misiniz? Yani o kelebeği kaçırmadan koruyabilir, yaşamın belki de bu en büyük armağanına sahip olmayı sürdürebilir misiniz? İnsanın doğasında bencillik var, demiştim. Bırakın başkalarını, acaba siz, almadan veren, karşılık beklemeden seven bir insan ya da bir ilişki ile karşılaştığınızda,bunu sömürmeden durabilir misiniz? Daima daha çok sevilmek, daima daha çok almak üzere koşullanmış olan bencil ve benmerkezci kişiliğimiz acaba böyle bir kelebeği, sömürerek öldürmez mi?
İşte bir kelebek insana ya da kelebek bir ilişkiye rastladığınızda, onu koruyarak sürdürmenin gizi de ona sahip olmaya çalışmamakta yatar. Kelebek insanlar veya kelebek ilişkiler genellikle kendi iradeleriyle gelir ve yine kendi iradeleriyle uçup gider. Ne zaman geleceğini pek bilemezsiniz.
Ama ne zaman uçup gideceğini ben size söyleyeyim. Ona egemen olmaya çalıştığınızda, onu sömürmeye başladığınızda, o insanın ya da ilişkinin güzelliğine, zerafetine kısacası kelebekliğine layık olmayacak bir sahiplenme davranışı gösterdiğinizde.
Kelebek insan yada kelebek ilişki, karşılık beklemez ama, kabalığa, çirkinliğe, kendi koyduğu koşullardan farklı koşullarda yaşamaya da dayanamaz. Unutmayın, kelebeği kelebek yapan, güzelliği ve hafifliği yanında, vazgeçilmez özgürlüğüdür: Onu çiçekten çiçeğe uçuran özgürlüğü. Ama hapsetmeye çalıştığınızda onu mutlaka yitirirsiniz. İşte kelebek ilişkinin ya da kelebek insanın o özgürlüğünü zincire vurmaya kalktığınızda, artık elinizde, avucunuzda bir yığın yaldızlı parıltıdan başka bir şey kalmaz.

Kelebek insan, bütün ilişkilerinde kelebek gibi olan değil, sadece tek bir ilişkide karşısındakine kelebek gibi davranan insan demek. Yani belki de hepimizin çevresinde bize kelebek gibi davranmaya hazır insanlar var. Ama bencil yaşam kavgamızın temposu onu ya da onları algılamamızı engelliyor. Belki hepimizin içinde de, uygun kişiyi bekleyen bir kelebek insan var. Ama karşımızdakilerin bencilliği onu dışarı çıkarmamıza engel oluyor.
8 beğen · 0 yorum
hatice Yaltır

hatice Yaltır

@haticeyaltir

Kelebek gibi olmak dediğimde, doğanın bütün güzelliklerini ve zerafetini kendinde toplamış, ama karşısındakine hiçbir yük getirmeyen insanı ya da bir ilişkiyi kast ediyorum.
6 beğen · 0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Sevmeyi bilmeyen bir insan sevilmeyi anlayamaz ki… Başkasını sevmemiş bir zavallı için, sevilmek ancak egosunu tatmin eden, bencilliğini yücelten, sonuç olarak da duygu zenginliğini değil duygu yoksulluğunu, zavallılığını artıran bir olaydır. Kendine güvenemeyen insan, başkalarına da güvenmez. Başkalarına güvenmeyen insanın, kendisi de güvenilmezdir.
6 beğen · 0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Sıra dışı insan nasıl olunur? Örneğin, sigara içmek yasakken, sigara içerek mi? Çocuk yaşta iken, olgun kadınlar gibi süslenip püslenerek mi? Herkes dersini çalışırken, sokaklarda ve eğlence yerlerinde sürterek mi? Hayır sevgili kızlarım, bin defa hayır! Tam tersine, sıradan olmamak için genellikle başvurulan yukardaki örnekler o denli yaygınlaştı ki, bunlar artık sıra dışılığın değil, tam tersine sıradanlığın ölçütleri haline geldi. Gençlerimiz toplumsal kurallara başkaldırdıklarını sanarak, aslında toplumun onlara uyguladığı en büyük baskının, yozlaşmanın pençesine düşerek sıradan insanlar haline geliyorlar. Sıra dışı insan kimliği ancak, günümüzde giderek önemini yitiren doğaya ve insana saygılı bir kişilik oluşturarak elde edilebilir. Müziğe, resme, edebiyata, yani güzel sanatlara, ya da bilime veya el ve kafa becerisine bağlı bir sanata yönelerek geliştirilir. Okuyan genç, sıra dışıdır günümüzde. Türk ve Dünya edebiyatını bilen insan, sıradan insan değildir. Müziğin herhangi bir dalında özel bilgileri olan kişi sıra dışıdır. Resme meraklı, resimden anlayan bir öğrenci sıra dışıdır. Matematik formülleri çözmekten zevk alan bir çocuk sıra dışıdır. Marangozluk ya da elektrikçilik bilgisi olan insan sıra dışıdır. Çiçekten anlayan, bahçıvanlık bilgisi olan insan sıra dışıdır. Ağaçları tanıyan genç sıra dışıdır. Sıradan olmamak için mutlaka özel bir becerinizin, özel bir yeteneğinizin olması ya da özel bir etkinlik alanında çalışmanız gerekmez.
6 beğen · 0 yorum
İdeolog

İdeolog

@herkeskadarkimse

İyi insan,başkalarının sevinciyle sevinen,üzüntüsüyle de üzülen insandır.
Kötü insan,başkalarının üzüntüsüyle sevinen,sevinciyle de üzülen insandır.
ataç ikon Kızlarıma Mektuplar - Yaşamdan Satırbaşl...
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum