up
ara
‹ Körlük

Körlük Kitap İncelemeleri

lilith

lilith

@lilithcizre

popüler diye merak etmiştim, çok sürükleyici
Henüz çok başındayım kitabın ama o kadar sürükleyici ki sabah olsa da devam etsem... peki bu yeterli mi bir kitabı beğenmek için ,hayır, henüz erken. Akıcı ve merak uyandırıcı bir kitap diyebilirim; şimdilik...
ataç ikon Körlük
kitaba puan vermedi
5 beğen · 2 yorum
Batuuu (@batuuu)
hazır başlamışken tahsin yucelin gökdelen golyan devrimi ve aykırı öyküler kitaplarina da bakın. türler benzer
08.12.18 beğen 1 cevap
lilith (@lilithcizre)
Hemen ekliyorum listeme tesekkürler. Dün kitapyurdunda yapıkredi yayınları %40 indirimdeydi 11 kitap sipariş ettim. Onlar bitince okuyacagım tavsiyelerinizi, tesekkürler
08.12.18 beğen cevap
kerim can

kerim can

@kerimcan735

Zamanla herkesin kör olduğu bir dünya düşünün. Bu fikir bile başlıbaşına kitabı okumanız için yeterli aslında. Anlatış tarzına, hikayeye girişe hayran kaldım. Körlüğün salgın gibi tüm dünyada yayılması, bunun üzerine atılan adımlar, insanoğlunun bu değişime de alışması, hayatta kalma mücadelesi ve kimsenin görmediği bir dünyadaki ahlaki ve etik değerlerin sorgulandığı bir kitap bu. Kesinlikle okuyun, pişman olmayacaksınız.
ataç ikon Körlük
kitaba 9 verdi
3 beğen · 0 yorum
bugs

bugs

@bugs

trololol 3
Bu kitabı geçmişte okumuştum ama hala düşündüğümde eksik kalan kafamda oturtamadığım şeyler var sanki. Kitap birden insanların kör olmasını ve bunun sonucu oluşan düzenden filan bahsediyor . Aslında genel olarak bakıldığında belki, görmenin verdiği sorumluluk hissi ortadan kalktığında insanların ne kadar gaddarlaşabildiği veya duyarsız kaldığı şeyler ilk olarak göze çarpıyor. Değer verilen çoğu şeyi belki değerli yapan görüntüsü ve daha da doğrusu görüntünün bizim hakkımızda oluşturduğu izlenimler. Gören bir göz kalmadığında çevrede değerli ne araba ne ev kalıyor hepsi birer çöp. Bakıldığında kimsenin özel mülkiyeti, sahiplendiği bir şey kalmamış ki bir yerde biraz yemek için bedenler bile feda edilebilir bir duruma gelmiş. Peki ama neden bu klasik bir körlük değil de “süt denizine” düşülmüş gibi bembeyaz bir körlük? Neden kliselerde heykellerin gözleri bağlı neden onlar da kör olmaya mahkumlar? Neden pamuk kalpli tek bir insan acayip bulaşıcı bu körlükten hiç etkilenmiyor? Peki, birini seçip geri kalan herkesi hastalayan insanları hayvanlaştıran bu beyaz körlük neyi temsil etti? Bunlara bulamadığım cevaplar beni yedi bitirdi hala anlamıyorum öyle bir şey ki dünyada sevgiyi gören bir kadın dışında herkesi kitabın da betimlemesiyle hayvanlaştırmış. O körlük aydınlanmamıydı da aslında herkesin iç dünyasını bilinç altını ortaya çıkardı? Ne olduğumuzu bize anlatan bir aydınlanmaydı belki de ama neden klisenin heykelleri İsa Meryem tasvirleri bundan etkilendi? Büyük ihtimalle yazar onların insana olan şefkatini ve inancını gerçeği göstererek zedelemek istemedi.
ataç ikon Körlük
kitaba 7 verdi
11 beğen · 14 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Çok!
21.11.18 beğen 1 cevap
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
gören gözüne sağlık :) kitap ile ilgili diğer inceleme yazılarını okumanı tavsiye ederim. sorduğun sorulardan daha fazlasının cevabını bulacaksın :) :)
21.11.18 beğen 1 cevap
İlhan yücel (@ilhanyucel)
Gizem insanı büyüleyen şeydir. Kuşkular ve geride kalan inançların kırıntıları olası gerçekliğe temas edecek düzeyde bırakarak eseri canlı tutacağını düşünmüş olmalı. Net bir keşif havasında her şeyi çözdüm demesi de fazlaca çekici olmayabilirdi. . İnsani bir zaaf olarak tek bir noktaya bir düşünceye teslimyetin canlılığı sürdürmesinin olanaksızlığını ortaya koyarken bir yandan da bu olanağın tek görebilen bir kişiyle de çözülebileceğini de anlatmaya çalışmış ya da sonlarada doğru olanaksızlığını okuyucuya kabul ettirmiş.. Fiziksel olarak körlüklerin kalkması ile birlikte tek kişiye olan bağımlılığın sonlanması ve canlılığın doğanın kurallarına göre normalleşme sürecine geri döndüğünü görmüştük. Böylelikle tek kişinin omuzlarındaki koca yük ortadan kalkmıştı. Günah keçisini arayacağımız ne akıl üstü kötü bir varlık ya da sığınacağımız ne de akıl üstü iyi bir varlık olmalıydı yazara göre.. Genetik gelişimin sorunları daha rahat çözeceği ve insalığın bu gelişimin içinde salt iyiye ulaşacağını düşünüyor olabilir. Duyularla elde edilmeyen verilerin çöp olduğu işe yaramayacağı toplumda sadece görme duyusunun bile ne tür anlamsızlıklara gebe bırakacağı varyasyonu ile sahnelenmiş. Beyaz bir körlük ile kafalara reset atılmış koşullar insanlar için aynı seviyeye çekilmiş bir nevi insanlığın yeniden doğuşunu temsil etmiş olabilir. Başlangıç için beyaz iyi bir renk sanırım.
21.11.18 beğen 3 cevap
sarsıcı bir kitap
Bu kitabı okurken de düşündüm; benim kitabı en iyi ifade edecek kelime sarsıcı oldu. Bazen boş zamanlarda distopik hayaller kurarız ancak bu kötü durumların böyle güzel bir kurguyla anlatılmış hali daha bir etkileyici oldu benim için. Bu mükemmel medeniyetin ilkel şartlara indiğinde nasıl bir hal aldığını okuyarak daha geniş kapsamlı düşünecek ve bu durumların da kötülerini hayal ederek okuyacaksınız. Çok beğendiğim bir kitap oldu. Tavsiye ederim.
ataç ikon Körlük
kitaba 9 verdi
3 beğen · 2 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
!
11.10.18 beğen 1 cevap
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Empati,Yoksunluk ve Mücadele
Kitabın içine düşüyorsunuz. Ya sonrası. Sonrası. Sonrası ne oldu. Karınca gibi akan bir trafikte -hikaye başlamadan- aniden durmasına sebep olan bir körlük vakkası kitaba odaklanmanıza vesile oluyor.
Şehir hayatında barınma ve besleme ihtiyaçlarınızı sağlayamadığınızı ve gözlerinizi kaybettiğinizi düşünün. Bunun üstüne bu duruma şehirde yaşan tüm insanların düştüğünü ekleyin. Sürekli devam eden olayların birbirleri ile bağlantıları ilerledikçe birbirini tamamlıyor. İnsanoğlu acıyı hissetmediği sürece o durumda olanları anlamakta zoruk çeker. Sıradan alışılagelmiş modern yaşamalarda aslında bir nevi yönsüzlüktür. Gideceği yeri belirli grupların çıkarları ile örtüştürerek diğerlerinin haklarını hiçe sayılıyosa ki. Etik değerlerin bulunmadığı topluluklar kendilerini geri dönşü olamayan bir uçurumun kenarına sürükler. Devletlerin öngördüğü modeller faydasızdır. Son mum kalana kadar devam eden umut ise kitapta iyi işlenmiş.
ataç ikon Körlük
kitaba 9 verdi
9 beğen · 7 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Güzel inceleme kaleminize sağlık sevgili İlhan :)
02.10.18 beğen 2 cevap
J.K Dawson

J.K Dawson

@disconnectuserectus

Saramago'nun okuduğum ikinci kitabı. Çok başarılı kurgusunun yanısıra insanoğlunun büyük felaketler içerisinde ne kadar ilkelleşebilecegini, hayatta kalmak için neleri göze alabileceğini bizlere gösteriyor. Kitabı bitirdikten sonra filmini de izledim. Onu da beğeneceğinizi düşünüyorum.
ataç ikon Körlük
kitaba 9 verdi
9 beğen · 3 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
Bu kitapda "spinoza" ve "kant" çatışır..
22.08.18 beğen 2 cevap
zeliha bozkurt (@zelihabozkurt)
Film de baya başarılıydı
22.08.18 beğen 1 cevap
thebookthief

thebookthief

@tcbasakgurel

Bakabiliyorsan; Gör
Görebiliyorsan; Fark et..
''Körlük'' nobel ödüllü yazar José Saramago'nun okuduğum ilk kitabı. Olağanüstü bir kurgusu var. Yazar alışılmadık bir üslupla yazmış. Virgül ve nokta dan başka noktalama işareti kullanmamış mesela konuşma çizgisi yok düz yazmış bu nedenle okurken biraz zorlandım ama kitabı çok sevdim. İlginç olanı da yazarın eserinde hiç isim kullanmaması. Kitaptaki karakterden ilk kör, doktorun karısı, şaşı çocuk, koyu renk gözlüklü genç kız, göz yaşı yalayan köpek vs şeklinde bahsediyor. Böyle betimlemelerle kişileri tanımlaması bence daha yi olmuş bu kimdi ya deyip başa dönmüyorsunuz daha akılda kalıcı olmuş.
------(spoiler)-----
Kitap bir adamın trafikte kırmız ışıkta beklerken ''kör oldum'' diye bağırmasıyla başılıyor. Ama bu körlük bildiğimiz gibi her tarafı kapkaranlık görmek gibi değil ''beyaz felaket'' diye adlandırdıkları beyaz körlük. Aynı zaman da da bulaşıcı. Kör olanlar başkalarına da bulaştırmasın diye bir akıl hastanesinde karantina altında alınıyorlar. Birbirlerine yardım etmesi ve destek olması gereken körler - açlığın da etkisiyle - zamanla vahşileşiyorlar, insanlıktan çıkıyorlar. Güçlü olanlar askerler tarafından verilen yemeklere el koyuyor, zayıf olanlara para ve kadın karşılığında veriyorlar. Maalesefki zayıf olanlar da buna boyun eğiyor. Ama körlerin arasında gören tek bir kadın var. Körlere umut kırıntısı olan bu kadın tek başına bir çok zorluğa göğüs geriyor. Bir grup köre dayanışma ve direniş örneği sergiliyor. Sadece kilisedeki heykel ve resimlerdeki insanların gözlerinin beyaz bant ve boya ile kapatılma olayını anlayamadım.
Kitabın sonundaki ''Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde göremeyen körler'' diyoloğu kitabı çok iyi özetliyor. Mutlaka okuyun tavsiye ederim.
ataç ikon Körlük
kitaba 10 verdi
4 beğen · 0 yorum
şeyma temeş

şeyma temeş

@seymatemes

Günlerden bir gün bilinmeyen bir ülkede adı bilinmeyen bir adam trafikte araç kullanırken kör olur. Bu körlük diğer körlüklerden farklıdır, “beyaz körlük”tür bu. Beyaz körlük ülke genelinde hızla yayılmaya başlar ve körleri çaresiz bırakır. Bu şekilde hayatlarını nasıl sürdüreceklerini hatta sürdürüp sürdüremeyeceklerini okuyoruz. Bazı bölümler beni çok derinden etkiledi. Herkesin okuyup empati kurmasını tavsiye ederim.
ataç ikon Körlük
kitaba 10 verdi
18 beğen · 0 yorum
Mehmet

Mehmet

@yoldas

Adı bilinmeyen bir ülkenin, adı bilinmeyen bir şehrinde, tekelci burjuva ahlakının adı bilinmeyen insanlarını simgesel bir dille körlük metaforuyla anlatan Komünist yazarımız Saramago iyi bir iş çıkarmış.

Beynine üvey evlat muamelesi yapan, körlüğü gözünde değil beyninde olan insanların tecrit edildiği karanlık bir dünyada, insanların yanı başında yaşanan acılara, zorbalığa karşı kayıtsızlığını en uç sınırda göstermiştir Saramago. Böylesi karanlık bir dünyada parlayan küçücük bir ışık umut olur, bir önderin almış olduğu insiyatif eşliğinde örgütlü bir mücadele ile neleri değiştirebileceğini gösteren Saramago'nun direniş ruhuna oldukça ihtiyacımız var.

''Sonradan kör olmadığımızı düşünüyorum, biz zaten kördük. '' Ana rahminden çıkıp dogmatik körler dünyasına gözümüzü açtıktan sonra, büyük çoğunluğumuz ölene kadar ilk günkü gibi kör olarak hayata gözlerini yumar. Öyle yaygın bir hastalıktır ki toplumda bir zaman sonra herkesi etkisi altına alır. '' Körlük her şeyi sular altında bırakarak önüne katıp götüren ani bir deniz kabarması değil, binlerce çalkantılı dereciğin sinsice, toprağa yavaş yavaş sızdıktan sonra, aniden tamamını istila etmesi gibi yayılıyordu. '' Doğum anından ölüm anına kadar kör kalmamızı isteyen düzenin korucuları körlüğümüz için oldukça sistematik çalışır. En küçük ışığa tahammül edemez, olur da bu ışık bütün körleri derin uykusundan uyandırır korkusu vardır. O yüzden olsa gerek bütün ışıklar karanlıkta bırakılıyor. Sistemin bütün kurumları sadece bunun için çalışıyor.

'' Bir bedenleri olduğunu yalnızca bir yerleri ağrıdığında fark edenler'' demiş Saramago. Benimde sürekli kullandığım bir cümle vardır. Bir '' şey '' in yanlış olduğunu anlamak için o '' şey '' in size zarar vermesini beklemeyin. Gün gelir vicdanınızı susturduğunuz yerden vurulursunuz.

Hiçbir şey için asla yapmam demeyin, çünkü henüz yapmam dediklerinizle sınanmadınız. Sadece sınandıklarınız kadarıyla kendinizi tanıyorsunuz. Belirli olaylar karşısında vermiş olduğumuz tepkiler, almış olduğumuz tavırlardır biz insanoğlunun karakterini belirleyen. Şanslı olan insanlar bu sınavlara tabii tutulur. En çok da arkadaşlarımızla sınanırız. Bazen biz bazen karşımızdaki insanlar bu sınavlardan geçemez ve sınıfta kalır. Sınıfta kalmayanlar ise yoldaşımız dostumuz olur.

Görmeyenlerin çokluğu görüp de ses çıkarmayanların korkaklığıyla birleşince, görüp de ses çıkaranların sesinin en çok da körler tarafından bastırılması mevcut düzenin işini bayağı bir kolaylaştırıyor.
Kitabı bitirdiğimde aklıma gelen bazı sorular oldu ; Peki kim bu körler? insanların bilincini zehirleyip körleştiren şeyler nedir? Toplumda kimleri oluşturuyor? Nasıl besleniyor? Varlığını bu kadar uzun süre nasıl devam ettirebiliyor? Kenan Evren'in darbe anayasası nasıl oldu da yüzde 90 lara varan bir oranla evet aldı ? Nasıl oluyor da o gün evet diyenler bugün küfür ediyorlar? Kimlerdi o gün hayır diyenler ? Neyse burası çok önemli değil. Bizim yıllar sonra bile farkına varamayacağımız bazı gerçekleri bizden çok önce görmüş olan insanlar olmuştur ve olacaktır. O yüzdendir ki körlüğümüzü besleyen zehirleri tarihsel gerçeklerle masaya yatırıp göstermek isteyenlere kulaklarınızı tıkamayın. En azından bunu deneyelim...

Biçimsel olarak cümlelerin noktalama işaretleri ile bitirilmesi gereken yerlerde virgülle uzatılması bazen sıkıcı ve yorucu oluyor. Filmini de izledim. Film de sadece hikayesi alınmış içi boş bir şekilde ekranlara yansıtılmıştır.

Kitabın ilk sayfasında yazıyor; '' Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan, fark et.'' Bende buna bir ekleme yapmak istiyorum; bakıp da gördüysen, görüp de fark ettiysen, kendine saklama paylaş. Paylaş ki karanlıkta bırakılan tarafımız aydınlansın, paylaş ki biz insanoğlunu tecrit eden zincirler boğazımızı sıkıp bizi öldürmeden insanca nefes alabilelim, paylaş arkadaşım paylaş sende kalmasın paylaş ki insanoğlunun en derinlerinde yatan o insani ışık dışarıya çıkabilsin, paylaş ki gördükleriyle aldanan insanlara videoyu baştan izletelim, paylaş ki yaşamın, bizlere dayatıldığı gibi olmadığını görebilelim, paylaş ki yaşamımızı karanlığa hapsetmiş olanların ördükleri duvarları parçalayabilelim, paylaş ki insanın içindeki karanlık yanları besleyen zehirler tüm dünyayı etkisi altına almadan temizleyebilelim, paylaş ki aydınlığa çıktığımız anda beyaz körlüğün şokunu yaşayalım...
ataç ikon Körlük
kitaba 10 verdi
30 beğen · 14 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Sayın @yoldaş incelemeniz kitabın hakkını gerçekten vermiş kaleminize, dusuncelerinize, öngörülerinize sağlık. Doğru bildiğimizden ve ilkelerimizden şaşmamak dileğiyle
01.08.18 beğen 2 cevap
Elif Bağcı (@elifbagci)
Gün gelir vicdanınızı susturduğunuz yerden vurulursunuz. Çok haklısınız.
12.05.19 beğen 1 cevap
öjlem

öjlem

@ojlem

Jose Saramago-Körlük
Evet direk konuya böyle girdim.
önce olumsuz yanlarını söylemek istiyorum.
Sanki yazar kitabı bir nefeste yazmak istemiş gibi bir izlenime kapıldım.Satır başları olmayan, gidip bir çay koyayım diye bir zaman bırakmamış olmasına darıldım doğrusu, hayır kitap kenarını kıvırmak yeterli değil, kaldığın sayfa da hangi noktadan yada virgülden sonra devam edeceğin merak konusu, düşün onu sen bile merak ediyorsun.
Konuya gelicek olursam,
Hadi canım kimsenin başına böyle birşey gelmez dediğimiz cinsten bir hikaye, BULAŞICI BEYAZ KÖRLÜK. Karantina dönemi ve bu zaman diliminde yaşanılan akıllara durgunluk veren olaylar silsilesi,
Düşünün ki bir anlık gözünüzü kapattığınızda bile salondan mutfağa yürüyemezken, bir grup insanın gittikçe artan sayılarla bir alanda yaşamaya çalıştığını hayal edin.
Böyle bir dünyayı tasvir etmek, her anı dantel gibi ince ince işlemek ciddi bir ustalık işi olduğunu okuduğunuzda anlayacaksınız.
Ve insan denilen varlığın, ortam şartlarına nasıl böyle çabuk ayak uydurduğunu, içgüdüleriyle hareket etmelerine, içlerinde kimi zaman hayvani yönlerinin ortaya çıkmasına,
Yok artık,
Mümkün değil bu kadarını yapamazlar gibi iç seslerle yazara yanıt vereceksiniz.
Bir de filmi var,
İzlemeseniz de olur.
Böyle yoğunluğu, böyle sıradan anlatınca geçiçi bir körlük meydana geliyor zihninizde.
Okuyun, ve böyle bir trajediye gözlerinizle eşlik edin.
ataç ikon Körlük
kitaba 10 verdi
10 beğen · 2 yorum
B.N.A... (@bna)
Aslında olumsuz yan diye belirttiğiniz şeyler Saramago için iltifattır. Övgüdür. Yapmaya çalıştığı da tam olarak bu. (Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş kitabını tavsiye ederim. Satır aralarında kendinin ne kadar aykırı bir yazar olduğunu anlatıyordu. :)
07.07.18 beğen 2 cevap
Kenan

Kenan

@enron

Bilinmeyen bir ülkede bir anda bir adam, bir sebebi olmaksızın "kör oldum" der.
Böyle başlar kitap. Fazlasıyla çekici bir tanıtım.
Sonra yine nasıl olduğu bilinmeksizin körlük herkese bulaşır. Bu "körlük" içinde insanların yaşayabilme çabası da başlar.

Devletin bu körlüğü önleme çabası(kurtulma) onları, bir akıl hastanesine(karantina) yatırıp kontrol altına almaktır ama "beyaz körlük" denilen bu körlük, kapağı açılmış barajın suları gibi önüne kattığı herkesi yutar ve kör eder.
Devlet, kamu düzeni, bürokrasi kalmaz ve kaos başlar.
Devletsiz, kimsesiz bu körlerin hayatta kalma çabasını baltalamaya çalışan başka körler.
Evet, bu en zor durumda bile vahşi dürtülerini engelleyemeyen "çiğ zalimlik" gereği bu zalimliklerini göstermekten çekinmeyen diğer başka körlerin varlığı. Hem kör hem zalim(gerçek hayatta da var bunlardan)

Herkes kör olurken kör olmayan tek kişinin kör olmama sebebini anlayamadım. Öğrendiğimiz kadarıyla toplumun "aydın yüzü" imiş. Yazar düşüncelerini bu aydın yüz üzerinden çokça vermeliydi ama çok azdı, sığ kalmış, derinliği yoktu.

Finaldeki şu diyalog:
+Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük.

-Gören körler mi?

+Gördüğü halde görmeyen körler.

yazarın 300 küsür sayfa boyunca hayali bir körlük üzerinden mesaj verdiğini düşündürttü bana.

Somut bir körlük üzerinden soyut körlüğümüzü anlatmaya mı çalışmış yoksa ikisinin de önemini mi vurgulamış yazar bilinmez. Muhtemelen ikinci seçenek ama birincisi.
Ya da bakmakla görmek arasındaki farktan bahsetmiştir belki. En nihayetinde beyinden sonraki en önemli organımız olan gözün, ister somut ister soyut olsun yetisini kaybetmesinden bahseder uzun uzun.


Teknik olarak;

Öğrendiğim kadarıyla yazarın farklı bir tarzı varmış. Diyaloglar, diyalog şeklinde değil düz bir yazı şeklinde verilmiş. Bütün bu diyaloglar ve yazarın düşünceleri, virgüllerle ayrılmış ancak virgül sayısı inanılmaz. Rastgele bir sayfada saydığım virgül sayısı 51'di. Bana göre akıcılığı bozmuş, gereksiz bir tarz.
ataç ikon Körlük
kitaba 9 verdi
16 beğen · 8 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Güzel inceleme kalemine sağlık. "Herkes kör olurken kör olmayan tek kişinin kör olmama sebebi" demişsin, yazdığım inceleme de tek gören kişi aydın kısmı ifade etmektedir. Böyle kaos ortamında mutlak birileri kurtarıcı olmak durumundadır. Eğer o da kolay yolu seçmiş olsa, toplum nasıl bilinçlenip aydınlığa çıkacak ?
30.06.18 beğen 3 cevap
Sevgi Kılınç (@sevgikilinc)
"En zor durumda bile vahşi dürtülerini engelleyemeyen "çiğ zalimlik" gereği bu zalimliklerini göstermekten çekinmeyen diğer başka körlerin varlığı" yani insanlar ve yani biz. En çok da çiğ zalimlik tanımınızı sevdim, birden gözümün önüne kitap içerisindeki betimlemeler geldi. Saramago nun başka kitaplarını okudunuz mu? Okumadıysanız eğer 'ölüm bir varmış bir yokmuş' kitabı da benzer temada, yine çekici bir başlangıçla : "Ertesi gün hiç kimse ölmedi".

Güzel bir inceleme olmuş @enron, teşekkürler.
30.06.18 beğen 2 cevap
Hamuş (@cehl)
Güzel bi inceleme olmuş emeğine sağlık.Gören kişi başkalarının kusurlarını görmezden gele bilen insan zaaflarından faydalanmak yerine onlara yardımcı olmayı tercih eden biri belki gerçek aydın böyle olmalı demeye getirmiş olabilir ama bence daha çok insanlığın erdemlerini öne sürmüş gibi....
30.06.18 beğen 1 cevap
Hamuş

Hamuş

@cehl

Beyaz körlük! Karanlığın bizde çağrıstırdıkları ile ters anlam yaparsak eğer beyaz körlük kör olmaklığın fizikselden öte bir körlük olduğunu ve cahil körlüğü gibi bir körlük te olmadığı algısını veriyor. Belkide biz zaten gören körler idik ifadeside bu anlamı dahada bütünlüyor.(alıntı yapmadan aklımda kalanları yada algımda oluşanları yazıyorum yanlış yönlendirme olmuş olmasın her insan kendi algısı ile yorumlar cümleler benzerlik taşıya bilir ama bire bir aynı cümleleri kullanmadıgım için peşinen özür dilerim) Yaşam standartları yüksek eğitimli eğitimsiz yaşlı genç yada her ne konum yada durumda olursak olalım insan olmanın bize verdiği ihtiyaç ve gereksinimlerimiz hep aynı. Bizi birbirimizden farklı kılan, olaylar karşısındaki tavrımız veya tepkilerimizdir. Bir anlamda vicdanımız yada vicdanımızın sınırları diye biliriz.
Yazar kitapta kural tanımaz bir üslup kullanmış imlasız ve parağrafsız bir yazı. Körler ülkesinde kurallar uzun süre uyulası bir değer arz etmiyor. Yani belki içeriği ile uyum arz eden farklı bir anlatımda kullanmış olabilir yazar bu yolu tercih ederken. Ayrıca macera nın geçtiği yerin yada kişilerin isim siz liği de ya bu anlamda bir anlatım yada empati yapmayı daha kolay kılmak içselleştirmek için tercih edilmiş veya her ikisi birden. Ben c şıkkı diyiyorum?
Olay trafikte bir kör olma hadisesi ile başliyor ki daha başlar başlamaz aldatanın da aldananın da insan olduğu bir dünya profili çiziliyor. Güc,iktidar, egemen olma duygusunun en zor zamanda bile insanın önceliklerinde yer alıyor olması ve bu uğurda her melanetin meşru görebiliyor ve hatta taraftarlarının oluyor olması gerçektende insan olana çok iğrenç ve tiksinç geliyor. Bütün bölge yada dünyanın kör olduğu bir yerde gören birtek kişi vardır. Ahlaki kuralları,kendi insanlığına yakıştıra bileceği yada yakıştıramayacağı eylemleri vardır. İstese insanlığın tamamını kendi egemenliği altına alabilecek yetiye görme yetisine sahiptir. Ancak o bunu yapmak yerine daha çok yardımcı olma ve görmeyen insanların sorumluluğunu alma görevini üstlenmiş tir ki belkide görüyor olmasının tek sebebi de bu insani erdeme sahip olmuş olması dır. Anlatılmaya değer çok şeyler var ama daha fazla uzatmak istemiyorum. Tavsiye edilesi okunulası bir kitap. ?
ataç ikon Körlük
kitaba 9 verdi
12 beğen · 1 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Güzel inceleme olmuş, emeğinize sağlık. Kitabı alalı bayağı oldu, ama hala başlayamadım. İncelemeniz sayesinde öne almaya çalışacağım.
01.06.18 beğen 1 cevap
Melisaholmes

Melisaholmes

@direncmelisa

Körler mi kördür yoksa görenler mi kör?
Kitabın son 3 sayfasını okurken tüylerim diken diken oldu yahu! Yazar sen harika bir detaysın ve ayrıca gönderme yapmalarından öperim :) kitabın son yaprağını okurken acaba bi sayfa daha kaldı mı diye yokladım.Kısacası uzun bir süre etkisini üzerimde yaşayacağım,teşekkürler.
ataç ikon Körlük
kitaba 10 verdi
6 beğen · 0 yorum
Melisaholmes

Melisaholmes

@direncmelisa

Sen güzel bir kitapsın be!! Şansıma kitab 300 küsür sayfa,ağır ağır sindirerek okuyorum.Bu kitap insanlığın merhametini,insafsızlığını,sistemi ve daha neler neler anlatıyor.Sevgiyi ve arzuyu hele ki...
ataç ikon Körlük
kitaba 10 verdi
6 beğen · 0 yorum
Gözde Özdemir

Gözde Özdemir

@gozdeozdemir

Körlük deyince ilk aklıma gelen duyusal organlarımızdan olan gözün işlevini yitirmesiydi. Bu nedenle kitabın bu süreci anlatacağını düşünmüştüm. Bir yandan haklı olsam da kitabı okudukça yanıldığımı anladım. Evet, başlangıç hepimizin ilk aklına gelen şekliyle körlük fikrini ele alıyor. İlk başta bir kadının kocasının yanında olmak için kör olmadığı halde kör oldum demesi, daha sonrasında kocası için yaptığı fedakarlıklar etkiliyor insanı. Ancak zamanla aslında neleri görmekten vazgeçtiğimizi, oluşan körlükten ziyade insanların kendi kendilerine oluşturduğu körlüğü ya da başka bir deyişler görmekten vazgeçtiğimiz şeyleri anlatıyor. İnsan hayatını, insanlara olan saygımızı en önemlisi kendimize olan saygımızı nasıl kaybedebileceğimizi, insan olmaktan nasıl çıkabileceğimizi anlatıyor. Var olabilmek için yapabileceğimiz şeyleri. En sonunda ise bütün yaşanmışlıklara rağmen, her şeyi bir anda nasıl geride bırakabildiğimizi anlatıyor. En azından, kitabın sonunda bende uyandırdığı düşünceler bu şekildeydi.
ataç ikon Körlük
kitaba 10 verdi
6 beğen · 0 yorum
/ 5