up
ara

Duino Ağıtları

Duino Ağıtları Konusu ve Özeti

Duino Ağıtları
Tanrı'dan Öyküler kitabının da yazarı Rainer Maria Rilke tarafından kaleme alınan Duino Ağıtları kitabı Şiir, Şiir türünde okuyucusu ile buluşuyor. İş Bankası Kültür Yayınları yayınevinden 0 yılında 9789754587234 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Duino Ağıtları isimli kitap 43 sayfadan oluşuyor. Duino Ağıtları kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9789754587234
Sayfa: 43 sayfa
Rainer Maria Rilke (1875-1926):20. Yüzyılın ilk çeyreğinin hangi türde yazarsa yazsın en şair kalan yazarlarından biridir. malte Laurids Brigge'nin Notları'ndan Genç bir Şaire Mektuplar'a, Rodin'den Sancaktar'a pek çok yapıtı dilimize çevrilmiş olan Rilke'nin şiir başyapıtı sayılan Duino Ağıtları'ysa toplam on yıla yayılan bir sürede (1912-1922) yazılmıştı.Can Alkor (1936); Şiirinin ve çevirisinin mükemmeliyetçi bekletme ustası. O yüzden de Rilke'nin Duino Ağıtları'ndan Nietzsche'nin Ecce Homo'suna, bugüne dek ondan okura ulaşanlar, yapmakta olduklarının yalnızca görünen yüzü.

Duino Ağıtları - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
Ela koukla mou

Ela koukla mou

@pisipisine

Çünkü bizler duydukça azalıyoruz, bizler
geçiyoruz verdiğimiz solukla; közden köze
hafifliyor kokumuz. Belki biri çıkıp diyecek: Evet,
içimde kan oluyorsun, bu oda ve bahar seninle
doluyor... Neye yarar, bizi tutamaz o da;
onun içinde, onun çevresinde eksiliriz. Ya onlar, güzeller,
onları kim tutabilir? Yüzlerinde o görünüş
aralıksız belirip siliniyor. Bizim olan gidiyor bizden
sabah çimeninde çiy gibi, ısısı gibi
ısıtılmış bir yemeğin. Nereye, ey gülümseyiş? Ey bakış:
Yeni, sıcak, tutulmaz dalgası yüreğin;─
yazık: İşte buyuz biz. Dağılıp eridiğimiz evren
boşluğunda kalır mı ardımızdan bizim tadımız?
ataç ikon Duino Ağıtları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Broomhilda

Broomhilda

@broomhilda - İstanbul

Ey çocukluk saatleri,
figürlerin arkasında geçmişimiz yoktu yalnız,
gelecek değildi yalnız önümüzde olan.
Büyümesine büyüdük; zorladık kimi zaman kendimizi
büyümeye, biraz da onların,
büyümüşlükten başka şeyi olmayanların hatrı için.
Ama kendi başımıza gittiğimiz zamanlar
sevinip oyalanırdık kalıcı olanla,
evren ve oyuncak arasındaki uzayda dururduk,
başlangıçlardan beri arık bir olay
için kurulmuş yerde.
ataç ikon Duino Ağıtları
kitaba 6 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Korkmaz.

Korkmaz.

@kgk - Ankara

"gül, ey saf çelişki, nice göz kapağının altında/
hiç kimsenin uykusu olmamanın/
sevinci."
ataç ikon Duino Ağıtları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

... ölüm, bizden öteye dönük olan, bizim aydınlatmadığımız yüzüdür yaşamın ... Gerçek yaşam biçimi her iki bölgeye uzanır, en büyük kan dolaşımı her ikisi boyunca ... Yapılması gereken, burada bakılmış, dokunulmuş olanı o daha geniş, o en geniş çemberin içine almak. Gölgesiyle yeryüzünü karartan bir öbür dünyaya değil, bir bütüne, bütünün kendisine ... Evet, bizim ödevimiz bu gidici, dayanıksız yeryüzünü öyle derin, öyle acıyla, tutkuyla kavramak ki onun özü 'görünmez. olarak' bizde yeniden dirilsin. Bizler, görünmez'in anlarıyız. "
ataç ikon Duino Ağıtları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Red Red

Red Red

@khaos

HER ŞEY SONUNDA BİR KİTABA VARMAK İÇİNDİR. S. Mallarmé
ataç ikon Duino Ağıtları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Tam Bağımsız Proton

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Yalnız kendilerinden taşmış olanı mı toplar melekler, yoksa bizim özümüzden de bir şeyler bulunur mu yanlışlıkla arada? paylaşım fotoğrafı
Yalnız kendilerinden taşmış olanı mı toplar melekler, yoksa bizim özümüzden de bir şeyler bulunur mu yanlışlıkla arada?
"Sen benim kahramanımsın" dedi.

Kayda değer tek başarısı, sonsuza uzanırmışçasına kıvrılıp bükülen bir kuyruktan aldığı sıcak ekmeği iftardan önce masaya yetiştirmek olan ben, şaşırdım, sevindim, ama çapını bilen biri olarak; "Daha neler" dedim. "Dedem Korkut gelse adımı vermek için, eli böğründe kala kalır, bırak evde şadılık çalmayı, suratıma tükürür de dönmemecesine Orta Asya bozkırlarına vurur kendini." Gülümsedi, "Bu saçmalıklarını seviyorum, biliyorsun." dedi. Biliyordum; o yüzden saçmalamaya devam ediyordum; bildiğimi biliyordu ve bilerek beni sevmeye devam ediyordu.

Aynı dünyada yaşamak dışında (aynı) parantezimizin içi boştu. Aynı ülkenin, aynı kentin, aynı okulun, aynı çevrenin, aynı işin insanları değildik; tanışmamıza yol açacak bir ortam yoktu. Ben; kafasında fırdönen hayallere direnen, dıştan köle-içten anarşist bir proton; o, hayatı sorgulamaktan yaşamaya fırsat bulamayan, dıştan anarşist-içten budist- haymatlos bir örümcek. Bir araya nasıl ya da niye gelirdik; hadi geldik diyelim bir arada nasıl kalırdık; deterministler buna ne derdi; kader bıyıklarının altından nasıl gülerdi; annem bu kaderin bıyıklarını ne ederdi; Hamit abi memurluktan istifa edip Orhan Veli'nin yolundan mı giderdi; külliyen kafa karışıklığı; külliyen zor...

Tanışmamız istatistik ilmine mugayirdi. Tanışmama ihtimalimize 1’e 23.000.000 veren bahisçiler, ya cünüp dolaşırken okunmuş ekmeği ezip anne bedduası alarak üçlü kombo yapmışlardı ya da kader diye bir şey gerçekten vardı; ihtimallerin önemi yoktu; istatistik bilimi kader karşısındaki maçını ezici bir skorla kaybetmişti.

Klasik yöntemlerini kullanmadı kader; Borçlar Hukuku anfisinde, sıkılmanın daha önce tecrübe etmediğim seviyelerinde sörf yaparken bakıştığım hatun; kafede, cebimdeki sigara paketini çıkarıp ateş için başımı çevirdiğim yan masadaki kitap okuyan kız; her gün girdiğim duruşma salonunda, davacı masasında, biraz sinirli çokca kırılmış halde oturan kadın; akrabaların iftar yemeğinde, masanın ucunda sessizce kendini dinleyen esmer; hiç biri O değildi. O'nun yokluğuna hem alışık hem de bundan muzdarip, düşünceleri emip parçalayan bir girdabın içinde yaşayıp gidiyordum. Arada sırada bir kadının "O" olduğunu düşünsem de...

Ama oldu işte; bir gün, öylesine bir gün, diğerlerinden herhangi bir farkı olmayan bir gün, gerçek anlamda sıradan bir gün... Bu tanışmanın adına ne demek lazım bilmiyorum; kader iyi bir seçenek olsa da kafa karışıklığım baki. "Yarım" olduğumu hiç düşünmemiştim, insanların diğer yarılarını aradıkları safsatasına hiç inanmadım, hala da öyle bir duygum yok; olsa olsa varlığı beni çoğalttı derim; "Eksiktim, beni tamamladı" demek, bizatihi O'nun varlığına haksızlık; biz birbirini arayana iki yarı değilmişiz; kendi kütlesinde yoğunlaşmak- çoğalmak isteyen iki insanmışız.

"Sen benim kahramanımsın." diyor. Biraz nazlansam da kabul edebileceğim bir onur benim için. Bir yaşamın iki kahramanından biri olmak...

Çünkü bizler duydukça azalıyoruz;
bizler
geçiyoruz verdiğimiz solukla;
közden köze
hafifliyor kokumuz.
Belki biri çıkıp diyecek:
Evet,
içimde kan oluyorsun,
bu oda ve bahar seninle
doluyor…
Neye yarar, bizi tutamaz o da;
onun içinde, onun çevresinde eksiliriz.
ataç ikon Duino Ağıtları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
11 yorum
buket (@ludingirra)
Biri seni özlemişti.Bana sordu.Şimdi yazını okuyunca diyorum ki;şey...ben de özl...Neyse,Hakketen ben de sevmem öyle bir elmanın iki yarısı laflarını.Kadere de inanmaya başladım bir müddettir.Dışım anarşist köle,içim büyük ötekiyle karşılaşmışcasına şaşkın seyreyliyorum alemi
15.06.19 beğen 1 cevap
ayse gülce (@aysegulce)
Hatun kısmında "Yanlış anladım herhalde" diye dönüp 2 kere okusam da (seni Steve Mcqueen ile kodlamışım? :)) tüm metin defalarca okunabilecek güzellikte içi anarşist, dışı köle tam bağımsız proton. "Eksiktim, beni tamamladı" demek, bizatihi O'nun varlığına haksızlık. Bu da oldukça ince bir ayrıntı, çok beğendim ellerine sağlık..
15.06.19 beğen 3 cevap
Eseflal (@eseflal)
Hiç tesadüflere inanmadım, bu yazının da bu kadar durum özeti yapıyor oluşu kesinlikle benim nezdimde bir tesadüf olamaz... Bahiscilerin büyük şoku, şimdi bir de başka şey için oynasınlar, kehaneti benden olsun. Kalemine sağlık, hoşgeldin. 🌼
15.06.19 beğen 1 cevap
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73 - Çorum

Bize kalan  paylaşım fotoğrafı
Bize kalan
“Belki de bize kalan yamaçta bir ağaçtır, her gün görelim diye;
Dünkü sokaktır bize kalan
Ve şımarık sadakati bir alışkanlığı,
Hoşuna gitmişizdir ve kalmıştır bizde gitmemiştir.”
Rainer Maria Rilke.
ataç ikon Duino Ağıtları
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
2 yorum