up
ara

İnce Memed - 2 Kitap İncelemeleri

Mehmet

Mehmet

@yoldas

SPOİLER İÇERİR
Yaşar Kemal güzel bir doğa ve tarih gezisine çıkarıyor okuyucuyu kitabın ilk satırlarında. Sarp, asi Anavraza ovasından kayalıklarına, kalesine, yönümüzü Güneye döndüğümüzde Hemite dağının tepesi, kuzeyde Kadirli, çıplak ama yemyeşil Sülemiş tepesi, Anavraza ovasının kuzeybatısı Kozan yolu, az ötesinde Aslanlı köyü, Akdenize doğru Dumlukale. Anavraza ovasındaki köylerden birisi de Vayvay köyüdür. Toprağı verimlidir. İnsanı yiğittir. Dostu düşmanı iyi tanır. Kimini saklar kimini kovar. Ne zulüm, ne hükümet, ne ağaların türettiği eşkiyalar bu koca yürekli köylüyü baş eğdirip de köylerinden kovamıyorlar. Safa Beyin karşısında kocaman bir engeldir. Safa Bey bir ağadır. Dağlarda eşikiyası, arkasında hükümeti, kaymakamı, valisi, candarması, yalakası. Hepsi bir olmuş direnen Vayvay köyünü kovmak, toprağını ele geçirmek adına bir zulüm makinasına dönmüşlerdir. Genç kızlar kaçırılır, köyler ateşe verilir, hayvanlar öldürülür.

Serinin ilk kitabında zalimlikte sınır tanımayan, Abdi ağa ölmüştü. İnce Memed meydana topladığı köy halkına '' '' abdi Ağa yok artık. Elinizdeki öküzler sizindir. Ortakçılık, mortakçılık yok.Tarlalar da sizindir. Ekin ekebildiğiniz kadar. Ben dağda oldukça, bu böyle sürüp gidecek. '' demişti. Gerçekten de öyle olur. Köylü derin bir nefes almış, halaylar kurulmuş, çakırdikenliği ateşe verilmiş, kendisi ekmiş kendisi kazanmış mutlu mesut yaşayıp gitmişler. Ta ki Abdi ağanın kardeşi Kel Hamza ortalığa çıkana kadar. Gelen gideni aratır. Öyle ki bir kaç yıl boyunca mutlu mesut yaşayan köylünün elinde avucunda neyi var ne yok alır. Kara kış da açlığa mahkum eder köylüyü. Köy yoksullaşır, yoksullaştıkça boyun büker, siner, çaresizleşir, susar. Yaşlısı, genci, çalası, çocuğu, hükümetin uzatmalı çavuşunun zulmünde inim inim inler. Bunun sorumlusu olarak da İnce Memed tutulur. Abdi ağa öldüğünde Değirmenoluk köylüleri Memedi bağrına basarken, Kel Hamzanın daha bir acımasız olmasını karşısındaki çaresizlikle Memedi suçlu bulurlar.

Her köyün bir ağası, her ağanın hatta hükümetin dağda bir eşkiyası vardır. Bir de hepsine karşı olan ince Memed. Hepsi de İnce Memede karşıdır. Çünkü İnce Memed güçlünün değil haklının yanındadır. Ezenin değil, ezilenin yanındadır. Ağaların değil, köylünün yanındadır. İnce Memed de can bulur Hızır Paşaya teslim olmayan, Pir Sultan Abdalın sesi. Demirci Kawa'nın zalim Dehaka karşı direnişini görürsünüz İnce Memed de. Selçuklu zulmüne karşı isyana kalkan Baba İshak'tan geliyor bu direniş. "Sultanlar, padişahlar, hanlar bu namert dünyada egemen olduğu müddetçe ben Köroğluluktan vazgeçmeyeceğim" diyerek Bolu Beyine diz çökmeyen Köroğlun'dan tanırsınız ince Memedi. Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu. Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun, diyen Seyid Rıza'dan tanırsınız İnce Memedi.

Yalan ve hileler zalimlerin sıkça başvurduğu yollardan biridir. İnce Memedi köylünün gözündeki itibarını zedeleyip köylünün safını değiştirip sömürmeye kaldıkları yerden devam edebilmek için bayağı bir iftiraya başvururlar. Örnek vermek gerekirse; '' Ağanın üç kızı varmış, on altı, on sekiz, yirmi üç yaşlarında. Önce on altı yaşındaki kızı yatırmış konağın ortasına. Babasının, anasının, kardeşlerinin gözleri önünde ırzına geçmiş. '' gibi yalanlarla itibarsızlaştırılmaya çalışılır İnce Memed.

Dağlardan inmiş Vayvay köyü bağrına basmıştır İnce Memedi. Dikenli köyünden bir Hürü ana vardır. Vayvay köyünden Kamer ana. Bir güvercinin yavrularını korurken ki çırpınışıyla koruyor İnce Memedi. Tepesine üşüşmüş akbabaların içinde yalnız olmadığını anlıyor. Koca Osman vardır lakabı gibi yüreği de kocaman. Topal Ali iz sürmekte üstüne yoktur. Ferhat hoca. Ve bu hikayenin içine sıkıştırılmış Seyran. O ne güzel bir aşk. Bir sevda ancak bu kadar güzel, duygular ancak bu kadar temiz, ancak bu kadar içten, ancak bu kadar gerçek anlatılabilirdi.

Ve şimdi ben haykırıyorum büyük bir mutlulukla Kel Hamza, Ali Safa Bey yok artık. Koca Osman zalime karşı direnmek haktır dese de Memed bu soruyu sormaktan kendini alamaz, Abdi gitti, Hamza geldi, Abdi gitti, Ali Safa geldi, Abdi gitti, Arif Saim geldi, bu hep böyle mi gidecek ? Zalimi öldürdüğünde yerine başka bir zalim mi gelecek ? Ağayı öldürürsün yerine başka bir ağa mı gelecek ? Bir daha öldürürsün bir daha mı gelecek ? Bakalım üçüncü kitabında bu soruların cevabını bulabilecek midir Memed.

Bazı karakterleri Kürt Cemal, Türkmen Ali, Kızılbaş Ahmet, Çerkez Mustafa, diye adlandırırken '' Ezildikten sonra hepimiz aynı şarabız '' mesajını vermek istemiş olabilir mi Yaşar Kemal? '' Şu Ermeni çiftliğini bana devret.'' Başka bir sayfada '' Ermenilerin bırakıp gittikleri mahalle yıkıntıya yüz tutmuştu. '' Doğu Anadoludan göç etmiş Kürtler diyerek tarihsel bir derinlik kazandırmıştır eserine.

'' Yılanı küçükken ezmek gerek '' sözleri, ağaların her fırsatta vatanı, milleti, devleti, dini kullanarak ince Memed karşısında kendilerini savunmaları da günümüzün egemenlerinin dilinde hayat bulmuştur.

Feodaliteyi bitirsin yerine burjuvazi geçer. Ağa yerini patrona, maraba yerini işçiye bırakır. Sömürenin ve sömürülenin isimleri değişse de ne talan biter, ne zulüm biter, ne yoksulluk biter. Bu hep böyle mi gider?
ataç ikon İnce Memed - 2
kitaba 10 verdi
0 yorum