up
ara

Aynı Yıldızın Altında Kitap İncelemeleri

Hakan Kurt

Hakan Kurt

@hakan_kurt32

Güldüm. Hüzünlendim. Ağladım. Kalbim her türlü duyguyla beslendi. Bir çarpık gülüşe ölesiye kapıldım...
Kitaba başlamadan önce o cıvıl cıvıl mavi kapağın arkasında ölüm olduğunu biliyordum. Kendimi buna hazırlamak için bir süre -aah, bir ay- bekledim. Hatta o hüznün patlak verdiği yerleri açıp ön hazırlık olsun diye okudum ama hiçbir işe yaradı mı? HAYIR!
Ben bu kitabı anlatmak için kullanacağım kelimeleri seçemiyorum çünkü gerçekten hiçbiri o statüye erişemez. Kitaba sabahın bir köründe durduğu raftan çekip aldığımda, ne zaman okursam okuyayım üzüleceğimi bilerek başlamıştım. Sonlara doğru yaklaştığımda kendimi sıktım. Ağlarken yakalanmak istemiyordum. Ama ağladım. (Yakalanmadım!) Sonra kitabı usulca yanıma bıraktım ve lavaboya koşturdum, kendime gelebilmek için yüzüme su çarptım. Onlar o kadar güçlü olabiliyorlarsa, benim aciz bir şekilde ağlamamın yanlışlığını bilsem de kendime engel olamadım. Ve kalbimin sıkışmasına değecek kadar muhteşem ötesi olduğu gerçeği değişmez.
John'u Alaska'yla tanımıştım. Orada ki karakterlerin bağı gibi Gus ve Hazel'in bağı apayrı artık benim için. Aynı Yıldızın Altında'nın arasına yüzlerce kitap girse de hiçbiri bu kitabı unutturmayacak, hiçbiri o akıp giden sayfalarda gizlenmiş gülümsemelerin, acıların yerini tutamayacak, hiçbiri bir Gus ve Hazel olamayacak. Ve kimse Augustus gibi güzel mektuplar yazıp, sigaraya gücünü vermeden ağzında tutamayacak.
Kitaptan alıntı alacağıma kafama koysam da, bir türlü kendimi kitaptan çekemedim. Alıntı işi yalan oldu ama böyle bir kitabı ikinci defa okumaya koşabilirim. O sayfaların anısı kesinlikle hafızamdan silinmeyecek. Ufacık şeyleri dert edenlere karşı koca bir kanser savaşı veren çocuklar... Onların aşkı da, dostluğu da, birbirlerine besledikleri sevgide okunmaya değdi.
Bu biraz kitap yorumundan daha çok duygularım yansıması gibi oldu ama kitap da hiçbir kusur yok! Güzelliği anlatılamayacak kadar tepelere ulaşmış. Kitabı okumazsanız neler kaçırabileceğinizi söylememe gerek yok. Bir kavanoz veya bir kova göz yaşını bile hak ediyor. Tüm gözyaşları feda olsun sana GUS! Kalbimizdesin!

"Peki?"
"Peki."

'Sonsuza dek' olarak biçilmiş bir kelimenin serüveni anca bu kadar güzel olabilirdi.
John kalbimize yerleşen bir kurguyla -ki kurgu olsa bile böyle hayatların var olduğunu düşünüyorum- seni ömrümün en iyi yazarı olarak seçiyorum.

Birde;
"Hayat bir dilek gerçekleştirme fabrikası değil."
"Acı hissedilmeyi talep eder."
"Ah Hazel Grace, hiç sorun değil. Kalbimin senin tarafından kırılması bir onur olurdu."

"Ama cep telefonu numaram sende yok," dedi.
"Kitabın içine yazdığından şüpheleniyorum."
O şapşal gülümsemesi yüzüne yayılıverdi. "Bir de birbirimizi tanımıyoruz diyorsun."

Eklenecek fazla şey olmasına rağmen, kendimi kitabı düşünmekten alamıyorum. Sanırım bu sendromum uzun bir süre geçmeyecek. Hatırladıkça gözlerim dolacak. Ve çocukça bir hayalle, Gus ve Hazel cennette el ele olacaklarını düşünerek kendimi avutuyorum.
ataç ikon Aynı Yıldızın Altında
kitaba puan vermedi
0 yorum