up
ara

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş Konusu ve Özeti

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yazar:
Çevirmen: Mehmet Necati Kutlu
Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi
ISBN: 9786054764457
Sayfa: 208 sayfa
Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçer ve hiç kimse ölmez. Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok geçmeden yerini hayalkırıklığı ve kaosa bırakır.İnsanların ölmemesi zamanın durduğu anlamına gelmemektedir, ezeli bir yaşlılıktır artık onları bekleyen. Hükümetten kiliseye, sağlık kurumlarından ailelere, şirketlerden mafyaya kadar herkes ölümün ortadan kalkmasının getirdiği sonuçlarla mücadele etmek zorundadır. Ancak ölüm, beklenmedik bir kimlikle ve umulmadık duygularla insanların arasına geri döner.Ölüm ve ölümsüzlük karşısında insanın şaşkınlığını, çelişkili tepkilerini ve ahlaki çöküşünü, edebi, toplumsal ve felsefi anlamda derinlikli bir biçimde işleyen José Saramago, geçici olanla ebedi olanı birbirinden ayıran kısa mesafenin meseli sayılacak Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş'u, başladığı gibi bitiriyor: "Ertesi gün hiç kimse ölmedi."
Ferda Nihat Köksoy

Ferda Nihat Köksoy

@ferdanihat

JOSE SARAMAGO, Yazar (Nobel Edebiyat Ödülü-1998) 2005, TR:2014 (4.Basım); KırmızıKedi Yayın, Çeviren: Mehmet Naci Kutlu, 204 sf.
http://www.kitabinomurgasi.com/2015/02/jose-saramago-olum-bir-varms-bir-yokmus.html

-Ertesi gün hiç kimse ölmedi (SADECE "O" ÜLKEDE). ...yirmi dört saat boyunca, ne hastalıktan, ne ölümcül bir kaza sonucunda, ne de sonuna kadar götürülmüş bir intiharın neticesinde hiçbir şekilde HİÇ KİMSENİN ÖLMEDİĞİ görülüyor, hiç kelimesi durumu özetliyordu.

-...ölüm ortadan kalktığında, diriliş de olmayacaktır, diriliş umudu ortadan
kalktığında da KİLİSE yok olur (Kilise çok zora girer ve ne diyeceğini bilemez).

-Tahmin edilebileceği üzere, ilk hoşnutsuzluk emareleri CENAZE LEVAZIMATI ile uğraşan firmalardan geldi.

-Çok geçmeden gerek özel gerekse devlete bağlı HASTANELERİN yöneticileri de yetkili makamlar nezdinde endişe ve sıkıntılarını dile getirmek için kendi branşları ile ilgili bakanlık olan Sağlık Bakanlığı'nın kapısını çaldılar. ...durum arabaların trafikte sıkışmasına benziyordu. ...yatan hasta sayısı sürekli olarak artmaktaydı.

-Yakınlarının sümüklerini silmeye, tutulamayan doğal ihtiyaçların sevimsiz sonuçlarına katlanmaya ya da geceleri lazımlıkla uğraşmaya sabrı olmayan ailelere nefes aldırmak için kurulan hayır kurumları olan HUZUREVLERİ de çok geçmeden ...başlarını vurabilecekleri bir ağlama duvarı arayışı içine girdiler.

-SİGORTA Şirketleri Birliği başkanı, basın ve yayın organlarının önüne çıkıp, "Yaklaşmakta olan korkunç bir tehdit sektörümüzün geleceğini tehlikeye düşürecektir" diye açıklama yapar...ve sigortalıların yaşam sigortalarının derhal İPTAL edileceğini bildirir.

-"EMEKLİ MAAŞLARI nasıl ödenecek", "eğer tekrar ölmeyi beceremezsek geleceğimiz karanlık" denilir.

-(birilerinin bir sınır ülkesine geçer geçmez ÖLDÜĞÜ haberi) Bomba gibi patlayan haber, yıldırım hızıyla tüm ülkeyi dolaştı, ...basın ve yayın organları ALÇAKLARI kınadılar, ...buna karşın, kırk sekiz saat içinde, ülkenin tüm sınır bölgelerinden benzer uygulamalarla ilgili haberler yağmaya başladı. ...(Hükumet göstermelik sınır önlemleri alır ve el altından göz yumulması talimatı gönderir; bu işi yapmak üzere illegal örgüt kurulur).

-Üç komşu ülke, hiç kimsenin ölmediği, yoldan çıkmış ülkeden gelen ölü gömen timlerden, maphia üyelerinden ve hatta sıradan halktan iyice rahatsız olduklarında, verilen birçok diplomatik notanın da sonuçsuz kaldığını gördükten sonra, ortak bir hareketle ASKERİ birliklerini harekete geçirerek sınırlarını koruma altına aldılar. ...eylem definden ibaret olsaydı bir nebze hoş görülebilirdi ancak insanlar, öldürmeye, CİNAYET işlemeye, saf dışı bırakmaya ve birtakım hayatları söndürmeye gidiyorlardı.

-...(sonuçta) komşu ülkelere sadece girip çıkmaya karar verdi, hastalar diğer tarafa geçer gezmez ölüyorlardı ve ...sadece ölüm anına ihtiyaç vardı.

(YEDİ AY sonra bir gün ÖLÜM, üç saat sonra, gece yarısıyla birlikte TEKRAR ÖLÜMLERİN BAŞLAYACAĞINI, kimlerin öleceğinin ise EFLATUN ZARFLAR içerisinde kişilere bildireceğini ülke televizyonundan duyurulmasını sağlar)
(insanların büyük rahatsızlığını görünce karar değiştiren ÖLÜM, yine EFLATUN ZARFLARLA, bu kez BİR HAFTA MÜDDET VEREREK can alacağını duyurur)

***Bu başlıklar altında meydana gelen gelişmeleri; EFLATUN ZARFIN ulaşmadığı birine (köpeğiyle yalnız yaşayan bir müzisyene) zarfı ulaştırmak için KADIN kılığına giren ÖLÜMÜN yaptıklarını; ve harikulade FİNALİ müthiş Saramago ironisiyle okumak isterseniz, pişman olmayacaksınız.***
0 yorum
Betül Zeyrek

Betül Zeyrek

@betulzeyrek

Okuduğum ilk Saramago kitabı okur kendileri. İlk kez tanıştım, ilk kez dünyasına yolculuk yaptığım bir yazar oldu.
Ve söylenildiği kadar varmış dedim kitabı elimden bırakınca,ve hemen diğer kitaplarını da okumaya karar vererek aynı ay içinde ikinci kitabını da elime alıcam...
Ölüm hiç bu kadar farklı bir üslupla anlatılmamıştır sanırım. Ölüm ilr alakalı kitaplar okumama rğmen Saramagonun diline ve anlatımına bayıldım. Ölüm üzerine yapılmış bir felsefe...
.
İlk defa bir kitapta noktalama işaretlerinin fazla olmadığına ve paragraflarının bu kadar uzun olduğuna şahit oldum. Ama bu durum beni hiç mi hiç yormadı. Tam tersine daha bir okuma şevki nakşetti zihnime. Elime aldım ve elimden bırakmak istemedim tadı damağımda kaldı...
.
Kitapta ölüm ile yaşam arasına sıkışmış bir topluluk ele alınmış. Bu topluluk üzerinde yaşamın tüm evlerinin devam ettiği sadece ölüm kavramının 7 ay boyunca semtlerine hiç uğramayışının önce sevindirici bir haber olarak insanların yüzünü güldürmesi, daha sonradan bu durumun devam etmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik, sağlık ve psikolojik sorunlar.... Kitap üç kısma ayrılacak olsaydı, ki okuyunca sizde bunun farkına varacaksınız, bu kısım birince kısmı oluşturuyor olurdu.
Diğer bir kısımda ise, ölümün yeniden şehre uğraması ve herşeyin rutin olağan haline dönmesi anlatılıyor. Bu kısımda ölüm kişiselleştirilmiş, ve ölümün kendi gözünden insanların canını alma hususuna bir bakış açısı oluşturulmuş. Ölüm işleri yeniden devralmış. Yalnız ölüm geri döndüğünde her insana ölümünden 8 gün önce öleceğini mor bir zarf içinde bildirmesini açıklamış. İnsanların belkide som anlarında yapmak istedikleri için bir şans olarak değerlendirmelerini istemiş, ama bence bu bir zulüm olurdu insanoğlu için ve insan ölmeden önceki bi kac zamanı rahat rahat yaşayamazdı. Ölümü bilmemek en iyisi ? (YA SİZCE?)
.
Gelelim son kısma...Bu kısım insanı ciddi mana da kendine bağlıyor, ölümün canlı kanlı bir kadın kılığında iki haftadır ölüm zamanını bildirdiği halde ölmeyen bir viyolensel sanatçısının olağan hayatını takip etmesi, ve onun yaşamına dahil olması ile son buluyor.
.
İnsanların belki de en çok korktuğu şey "ÖLÜM" ve bu kitabı okuduktan sonra sizinde ölüme karşı bakış açınızda iyileşmenin olduğunu göreceksiniz. Yine En çok sevdiğim ve dikkatimi çeken kısımlarda biri de Saramago'nun okuyucuda merak uyandıran hususları sanki okuyucunun aklından geçen soruları okuyormuş gibi, okuyucularına cevapları ara parantez açarak vermesi oldu.
.
Bayıldım ben yahu, bence biraz felsefe ile de aranız iyi ise daha ne bekliyorsunuz, haydi saramago sizleri, değerli okurlarını bekliyor....
0 yorum
okunmuş kütüphane

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane

"Ölüm hak miras helal"
"Her nefis ölümü tadacaktır"
"Ölümlü dünya"

Hayal kırıklığı..
Jose Saramago.. Ölüm bir varmış bir yokmuş... Varmışı anladık da yokmuşu nasıl oluyor? Saramago bu kitabında alıştığımız, benimsediğimiz ve belki de hazırlandığımız ölüm ortadan kalkarsa nolurdu onu düşünmüş ve yazmış.

Ülkenin birinde ölüm faaliyetlerini durdurursa acaba bu iyi mi olur kötü mü? Bu sorunun cevabı aslında kitabın türünü de yansıtıyor. Kitabı okumadan önce ölümsüzlük belki de iyi bir şey gibi gelebilir. O zaman bu kitap ütopik bir kitaptır. Kitabı okuduktan sonra ise bu kitap distopik bir kitap olur. Bir düşünün ağır bir trafik kazası geçirdiniz ve ağır yaralısınız. Yaranız ve acınız kalıyor ancak ölemiyorsunuz. Bunu kim ister? Bu yazıyı okuyan sizlerin şu an anlayacağı üzere aslında bu kitap ne ütopik ve de distopik. Kitap tam bir hayal ürünü. Belki de bilim kurgu. Ölüm hep kapımızda, elinde zarf filan da yok.
Kitabın üzerine biraz daha eğilelim. Şahsen ben kitabı iki bölüme ayırdım. İlk bölüm ölümün faaliyetlerini durdurduğu ülkede yaşananlar üzerine. İkinci bölüm ise ölümün özel hayatı ve viyolonselciyle olan ilişkisi. Her iki konuda güzel işlenmiş ama bir sıkıntı var. Yazar bu kitaptan azıcık sıksa iki ayrı hikaye çıkarabilirmiş. Bunu neden söyledim? İlk hikaye olan ölümün çalışmadığı ülkedeki durum araya kaynamış. O ülke sonunda noldu? Valla bilmiyorum. Hayal kırıklığı kısmı işte bu. Ha bir de kitabın içinde siyasi göndermelerde var ince ince.
Dil gayet akıcı. Dilde problem yok da ilk başladığımda baskı hatası var diye düşündüren cümleler de olmasa daha iyiydi. Sayfalar geçiyor ama cümle bitmiyor. Paragraf gelmiyor, nokta ufukta görünmüyor. Aslında cümlelerde paragraflar da anlam olarak baktığımda bitiyor ama yazar tarz yapıyım demiş galiba. Kasıtlı bitirmiyor. Bu tarz okurken nefes nefese kalmamı ve anlamamı zorlaştırdı. bu kitap da üç beş noktaya beş on paragrafa neler vermezdim.
Velhasıl, yazarımız noktaları ve paragrafları az biraz kullansaymış ve ölümün terk-i diyar ettiği ülkenin akıbetini de bize hayrına söyleseymiş tadından yenmez bir kitap olurmuş. Şu an bunları yazarken acaba kitabın eleştirdiğim bu yönlerinde bir ironi mi var diye düşünmeden de edemiyorum. Bilen varsa söylesin merakımı gidersin. Her şeye rağmen okunur ve güzel bir kitap. Tavsiyemdir. İyi okumalar.
0 yorum
Meursault Samsa

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

Saramago' nun okuduğum ilk kitabı Körlük' tü. İbrahim Abi evden getirmişti oku diye. Oldukça sevmiştim kitabı. Başlarda neden doğru düzgün paragraf olmadığını anlayamamıştım ama sonra yazarın, okuyucunun, tıpkı kitaptaki karakterler gibi bir belirsizliğin, karmaşanın içine girmesini istediği için bunu yaptığını düşünmüştüm. Sonrasında bunun benim hayalperestliğimin ve Saramago' nun tarzına ilişkin olan bu duruma gereksiz anlam yüklememin bir sonucu olduğunu anladım. Böyle yazıyor bu adam, yapacak bir şey yok. Bu kitap Saramago' nun en iyi kitabı değil, anlatılan hikaye çok iyi olsa da anlatılış tarzını çok sevmedim diyebilirim hatta. Ama iyi kitap. Çelişkili cümleler kuruyor olsam da aslında söylemek istediğim Saramago' nun hata yaparak, yanlış yaparak güzel bir hikayeyi kötü bir tarzla anlattığı değil, benim kötü olarak adlandırdığım tarzı bilerek isteyerek tercih ettiği. Karışık gelse de az sonra netleşecek söylemek istediklerim. Adam çok ciddi, çok gergin, çok hüzünlü bir hikayeyi; bir dolu siyasi göndermeyle ve mizahi hatta absürd bir dille gayriciddi, yumuşak ve trajikomik bir hale getiriyor. Kitap aslında iç içe geçmiş iki kitap gibi; ilk bölümde toplumsal bir mesele söz konusu, ikinci bölümde ise fazlasıyla kişisel. İlk bölümden ikinci bölüme -ki kitapta öyle somut bir bölüm ayrımı yok- çok klas geçiyor adam ve küçücük bir final cümlesiyle benim ikiye ayırdığım hikayeleri öyle güzel bütünlüyor ki, budur be diyerek kapatıp sertçe vuruyorsun koltuğa kitabı.

Adını sanını bilmediğimiz bir ülkede kimse ölmemeye başlıyor, ama hiç kimse ölmüyor. Vücudun ortadan ikiye de ayrılsa yine de ölmüyorsun. İlk başta ölümsüzlük herkese güzel geliyor ama sonra işler çığırından çıkıyor. Ölümsüzlük sadece o ülke sınırlarında geçerli. Sınırı bir adım geçtiğinde ölüm yine mesaiye başlıyor. Sonrasında ise benim ikinci bölüm olarak adlandırdığım bölüme geçiyorsunuz. Ölümün gözünden bakıyorsunuz dünyaya ve ölümün, öldürmeyi unuttuğu bir adamın gözünden ölüme ya da hayata. Saramago yine ahlaki ve siyasi bir sorgu anaforuna alıp oradan oraya savuruyor sizi. Saramago ne yazsa okunur diyebilirim sanırım artık gönül rahatlığıyla.
0 yorum
erdal akca

erdal akca

@razumuhin

Ölüm hayatı yakalarsa ucundan
JOSE SARAMAGO
ÖLÜM BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
KIRMIZI KEDİ YAYINLARI 204 SAYFA
ÇEVİREN ;MEHMET NECATİ KUTLU

SARAMAGO Türk okuyucusu tarafından sevilen ve takip edilen bir yazar.Kırmızı Kedi yayınevinin kitapçılarda farkedilen usta işi kapak tasarımlarının bunda etkisi olduğunu düşünüyorum.Birde ortalama bir kitap okuyucusunun ilgisini çekebilecek konulardan seçerek anlatmaya başlar kafasındakileri.Yoksa Saramago çok katmanlı hikaye anlatımıyla o kadar kolay hazmedilebilecek eserler sunmaz okuyucuya.Ya birden görme yeteneklerini kaybetmeye başlayan insanlar vardır bilinmez bir yerlerde,ya ülkenin birinde o gün seçimlerde halktan kimse oy vermeye gitmez sandıklara , ya da bu kitapta bahsedildiği üzere bir gün bir yerlerde hiç kimse ölmez.
Evet o gün ölüm hiç uğramaz o ülkeye ve ilerleyen zamanda da ülkede kimse ölmez.Ülkede zaman durmamıştır ama insanlar yaşlandıktan sonra doğal süreç olan ölümle buluşamazlar.Bu durum ilk başlarda bir sevinç dalgasıyla karşılanır ülkede ama daha sonra devletin kurumları içinde kargaşa başlar,ailelerde bu huzursuzluk ve kaos dan nasibini alır.Saramago bu sefer ölüm ve insanoğlunun yüzyıllardır hayali ölümsüzlük üzerine sorular soruyor,bunun içine devletin ve dini kurumların kaosunu da ekliyor.insanoğlu da bu kargaşa ve ahlaki çöküşten nasibini alıyor.Yazarken bunun bir kurgu olduğunu hatırlatırcasına araya giriyor.Buda okuyucunun dikkatini büyük resme çekiyor VE çok güzel bir sonla bitiriyor.İYİ OKUMALAR

bitekbenmiokudum.blogspot.com
okudugumda@gmail.com
ataç ikon Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
kitaba puan vermedi
0 yorum

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş - S41

Sınırdan çok uzakta değildiler ama asfalt tam sınır noktasına kadar gitmiyordu, belli bir noktadan sonra yoldan ayrılıp katır arabasının zar zor sığabileceği patikalardan gitmeleri gerekecekti, en sondaki bir kısmı da yürüyerek kat etmek zorundaydılar, çalıların arasında kendilerine yol açacaklar ve bu arada büyükbabayı da sırtlarında taşıyacaklardı.
Orhan Balcı tarafından eklenmiştir.
Arif Boğaç

Arif Boğaç

@bogac

Yaşam, enstrümanları akortlu da olsa, akortsuz da olsa, devamlı çalan bir orkestradır.

Sayfa: 164
ataç ikon Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Tuğba Koç

Tuğba Koç

@tugbakoc

Siyah matemi çağrıştırdığı için pek sevilmeyen bir renktir ama unutmayalım ki matemi diriler tutar.
ataç ikon Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
0 yorum
Tuğba Koç

Tuğba Koç

@tugbakoc

Yaşamdan yaşam ötesine geçmenin şekilleri değişmiş ancak, temelde değişimin kendisi hep aynı kalmıştır.
ataç ikon Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
0 yorum
aslı seloğlu

aslı seloğlu

@asliseloglu

Eller açık kitaplardır ve kitap olmaları; gerçekte var olsa da olmasa da el falına, yaşam ile kalp çizgilerine bağlı değildir. Evet doğru duydunuz, yaşam dedim, yaşam, doğru duydunuz efendim. Yaşam çizgisiyle bu konunun ilgisi yoktur. Eller açılıp kapandıklarında, okşadıklarında ya da vurduklarında, gözyaşlarını sildiklerinde ya da bir gülümseyişi gizlediklerinde, bir omza konduklarında ya da veda ettikletinde, çalıştıklarında ya da hareketsiz kaldıklarında, uyuduklarında ya da uyandıklarında konuşurlar.
ataç ikon Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
17 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Gene mi Saramago? Ben de bir yandan okuyor bir yandan da,Kim yazmış bu garip tümceleri ardı ardına,diyordum! Kaç puan veriyorsun şu ÖLÜM BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ kitabına Aslı?
26.09.17 beğen cevap
aslı seloğlu (@asliseloglu)
Öğretmen karşısında sözlüye çıkmış gibi hissetim. ? Aslında o garip tümceleri kendimce anlaşılır kılmak için, noktalama işaretleri eklemiştim ama yine de beğenmediniz anlaşılan. ? Bir mahzuru yoksa ben kitabı çok beğendim, daha bitmedi ama dokuz verebilirim. Bir puanı da yazım ve noktalama tarzından kırdım çünkü okurken çok yoruldum. Ayrıca sayfalar da göz yoruyor; satırbaşı ve boşluklar oldukça nadir kullanıldığı için. Yine de bu biter bitmez, başka bir kitabını başlamak için hazır bekletiyorum yanımda. ?
26.09.17 beğen 1 cevap
ayse gülce (@aysegulce)
Bir mahzuru yoksa ben de yukarıdaki alıntıyı çok beğendim.Hatta daha da bir mahzuru yoksa kitabı okumayı düşünüyorum ;) Ve belki sen de Saramago'ya bir şans vermek istersin @semih-oktay abi ? Bence bir mahzuru yok :)
26.09.17 beğen 1 cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
Aslı teşekkür ediyorum cevabın için.Başka bir kitabını okuyacak mısın gerçekten? Ben fena oldum Sramago'nun KÖRLÜK adlı romanını okurken de geçenlerde.Garip bir konu bulmuş Hazret! Saramago Sevenlere selam olsun şu hâlde...
26.09.17 beğen cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
@aysegulce beğenilerimiz ne kadar farklı değil mi? Kavga gürültü etmeden fikirlerimizi birbirimize iletmekten büyük keyif alıyorum ama.Ben katiyyen bir daha Saramago okumayacağım.Şuraya Sayın Cevizkabuğu'nu da alayım da @karacurin duysun...
26.09.17 beğen cevap
aslı seloğlu (@asliseloglu)
Evet "Bilinmeyen Adanın Öyküsü" sıradaki. Aslında "Körlük" ve "Görmek" kitaplarını okumak vardı aklımda ama kütüphanede bulamadım, onlar da haftaya kaldı. @semih-oktay ben uzun süredir kitap okumuyordum belki de o yüzden böyle beğenmişimdir ? Ama hakkaten ilgi çekici konular ve kitap adları seçiyor, olaylara farklı açılardan bakabilen insanların her zaman hastasıyız ?
26.09.17 beğen 1 cevap
ayse gülce (@aysegulce)
Beğenilerimizin, düşüncelerimizin farklı olması değil mi hayatı daha renkli kılan @semih-oktay abi :) Tamam sen okuma, ben okurum :)
26.09.17 beğen 1 cevap
aslı seloğlu (@asliseloglu)
Hahah @aysegulce bence hiçbir mahzuru yok =) hatta çok memnun oldum beğenmene. Kitabı da beğenirsin o zaman ?
26.09.17 beğen 1 cevap
ayse gülce (@aysegulce)
Daha önce 1 kitabını okumuş ve aynı şeyden rahatsız olmuştum @asli-seloglu . Noktalama işareti olmayınca yorucu oluyor, insan nefessiz kalıyor sanki. Ama dünkü ve bugünkü alıntılar çok güzeldi, kitap var bende zaten elimdekiler bitince okuyacağım bunu da :)
26.09.17 beğen 1 cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
Okuyuyanlara selam olsun... :)
26.09.17 beğen cevap
ebru nur (@ebrunur)
Benimde favorilerimden. Ilk korlukle basladim sonra gormek. Simdi olum bir varmis bir yokmus. Butun kitaplarinin rafimda durmasini istiyorum
25.01.18 beğen cevap
Misafir2

Misafir2

@misafir001

Tabii dünyada her şey gülüp eğlenmekten ibaret değildir, kahkahalarla gülenlerin yanında her dem gözyaşı dökenler de bulunacaktır, hem de bu anlatacağımız olayda olduğu gibi bazen gülenlerle ağlayanların nedenleri ortak olabilir hayatta.
ataç ikon Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
746
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
9
KİTAP
Nobel Ödüllü Yazarların En İyi Kitapları
Gabriel Garcia Marquez, William Golding, Hermann Hesse ve daha fazlası... Nobel Ödülü'ne layık görülen tüm yazarların mutlaka...
19
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Jose Saramago Kitapları
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Portekizli yazar Jose Saramago'nun Dünya edebiyatına kazandırdığı ölümsüz eserlerinden mutlaka ok...
Yeni Kitap paylaşım fotoğrafı
Yeni Kitap
Yeni kitabım
26/30
ataç ikon Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ruken al

ruken al

@rukenal

 paylaşım fotoğrafı
Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçer ve hiç kimse ölmez. Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok geçmeden yerini hayalkırıklığı ve kaosa bırakır.



İnsanların ölmemesi zamanın durduğu anlamına gelmemektedir, ezeli bir yaşlılıktır artık onları bekleyen. Hükümetten kiliseye, sağlık kurumlarından ailelere, şirketlerden mafyaya kadar herkes ölümün ortadan kalkmasının getirdiği sonuçlarla mücadele etmek zorundadır. Ancak ölüm, beklenmedik bir kimlikle ve umulmadık duygularla insanların arasına geri döner.

Ölüm ve ölümsüzlük karşısında insanın şaşkınlığını, çelişkili tepkilerini ve ahlaki çöküşünü, edebi, toplumsal ve felsefi anlamda derinlikli bir biçimde işleyen José Saramago, geçici olanla ebedi olanı birbirinden ayıran kısa mesafenin meseli sayılacak Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş’u, başladığı gibi bitiriyor: “Ertesi gün hiç kimse ölmedi.”
ataç ikon Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
0 yorum
Fethiye

Fethiye

@fthykc

Okuyorum  paylaşım fotoğrafı
Okuyorum
Jose Saramago din karşıtı olarak yaşamış olsa da kitapları insanı tefekküre sürüklüyor. Misal 'Körlük' kitabını okurken birçok nimete ne kadar çok şükrettim bilemezsiniz ?
Bakalım ölüm olmayınca neler oluyor imiş ?
ataç ikon Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
25 yorum
ketumpinokyo (@ketum)
Keyifli okumalar ablacım. ?
19.06.17 beğen 2 cevap
Leandros (@leandros)
Çok iyi tespitler var... bol keyifler...
19.06.17 beğen 3 cevap
Semih (@sc)
Benim dağ gibi yığının arasında bir yerde umarım okumaya fırsat bulurum. İnceleme de yazabilirseniz mutlu oluruz. :)
19.06.17 beğen 2 cevap