up
ara
‹ Bozkurtların Ölümü

Bozkurtların Ölümü Sözleri ve Alıntıları

Seydanur

Seydanur

@suada

"Çinli, Bozkurta seslenir...
- “Bu küçük çocukları niçin güreştiriyorsunuz?” diye sordu.

- İyi güreşmeği öğrensinler diye.
- İyi güreşip nolacak?
- Sen alık mısın, nesin? Bu çocuklar kırk yıl böyle çocuk kalacak değiller ya. Elbet büyüyüp er olacaklar."
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
ömer öz

ömer öz

@omeroz

Kürşad ölmüs fakat attan düşmemişti
Ölmüs fakat yenilmemişti...
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum
Adem ŞEN

Adem ŞEN

@ultradem

Delinse yer; çökse gök; yansa, kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan;
Ölümle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!...
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
3 beğen · 0 yorum
Adem ŞEN

Adem ŞEN

@ultradem

Gece, tutsaklar ufukta bile görünmez olduktan çok sonra, gökten melekler indiler. Ötüken’in, bu somurttuğu zaman söz etmeyen, güldüğü zaman dört yanı çınlatan hem asık yüzlü, hem şakrak
yiğidinin, kahraman Yüzbaşı Sançar’ın topraktan yaratılmış gövdesini toprağa bırakarak çelikten ve ateşten yaratılmış ruhunu göğe yükselttiler. Şeref ve zafer ilahileri söyleyerek Uçmağa ilettiler
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
Adem ŞEN

Adem ŞEN

@ultradem

Sekiz yerinden delik deşik olmuş olan Kür Şad, ateş dolu gözlerle savaş alanına bakıyordu. On bin Türkle on bin Çinlinin kanı bozkırı kızartmıştı. Yalancı Çinlinin tuzağına düşerek yenilmişler, yok olmuşlardı. Kaç yıldır sürüp giden uğursuzluklar yüzünden koca Gök Türk ordusu bitmiş, kala kala şu kan içindeki iki üç bin tutsaktan ibaret kalmıştı. Kür Şad’ın gönlünde sonsuz bir acı, onulmaz bir sızı
yanıyordu.
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
Adem ŞEN

Adem ŞEN

@ultradem

‐ Bu İsa senin yalavaç dediğin adam mı?
‐ Evet!
‐ Tanrının oğlu olduğuna göre çok ulu kişi olsa gerek.
‐ Elbette.
‐ Boyu elli kulaç var mıydı?
‐ Hayır! İsa yalavaç da senin gibi benim gibi bir kişidir.

Yamtar, papaza keskin keskin baktı. Bu aksakallı koca doğru mu söylüyordu? Bunu bir türlü
anlayamıyordu. Yeniden sordu:

‐ Tanrı hangi katunla evlendi de bu İsa Yalavaç doğdu?
‐ Tanrı hiçbir katunla evlenmez.

Artık Yamtar’ın canı sıkılmıştı. Bu bön koca neler söylüyordu? Bağırarak sordu:

‐ Bana bak koca! Benimle doğru konuş. Tanrı evlenmediyse bu yalavaç anasız mı doğdu?
‐ Hayır, anası vardı. Onu Meryem doğurdu.
‐ Bu Meryem, Tanrının katunu değil miydi?
‐ Değildi.
‐ Ama İsa’yı doğurdu, değil mi?
‐ Doğurdu.
‐ İsa da Tanrının oğlu…
‐ Evet!

Yamtar yüzünü göğe kaldırıp söylenmeğe başladı: "İsa Tanrının oğlu. İsa’yı Meryem doğurdu. Ama Meryem, Tanrının katunu değil. Tanrı, İsa’nın babası… İsa’nın anası, babası var. Babası Tanrı… Anası Meryem… ama Meryem, Tanrının katunu değil… İsa…."
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
Adem ŞEN

Adem ŞEN

@ultradem

Yamtar büsbütün şaşırarak sordu:
‐ Tanrı bir midir? Bizim Tanrımızla Çinlilerin Tanrısı bir midir?
Papaz gülümseyerek "evet" cevabını verdi. Yamtar’ın aklı bu işlere bir türlü yatmıyordu:
‐ Öyle ise biz Çinlilerle savaşırken bu Tanrı hangimize yardım eder?
‐ Tanrı savaşanlara yardım etmez. Çünkü bütün insanlar kardeştir. Kardeşini öldüreni Tanrı sevmez.
‐ Ne dedin? İt sürüsü kadar Çinlilerin hepsi benim kardeşim mi? Ulan sen delirdin mi? Bu kadar kardeşi hangi ana doğurabilir?
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
Adem ŞEN

Adem ŞEN

@ultradem

Yamtar biraz daha şaşırdı:
‐ "Bizim Tanrımızın elçi gönderdiğini hiç işitmedim" dedi. Sançar’a dönerek sordu:
‐ Sen işittin mi?
‐ Hayır!
Rum papaz ağır ve yavaş bir sesle cevap verdi:
‐ Sizin Tanrınız, bizim Tanrımız diye ayrı ayrı Tanrılar yoktur. Tanrı birdir. O da bütün insanların Tanrısıdır.
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
Adem ŞEN

Adem ŞEN

@ultradem

‐ Bana bak koca! Yalavaç diyip duruyorsun. Yalavacın ne demek olduğunu bana söylesene…
‐ Yalavaç, Tanrının elçisidir.
Yamtar’ın şaşkınlıktan gözleri açıldı:
‐ Ne? Tanrımın elçisi mi? Tanrı, kağan mı ki elçisi olsun?
‐ Tanrı bütün yerlerin, göklerin, insanların, hayvanların kağanıdır!
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
Adem ŞEN

Adem ŞEN

@ultradem

"Türk ata bindi mi, gözü öz atasını bile görmemeli. Oğul! Gerektiğinde kişi canını bile verir. Ama at, avrat, pusat; bu üçü verilmez"
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
2 beğen · 0 yorum
Adem ŞEN

Adem ŞEN

@ultradem

Akın oldu mu, savaş başladı mı, Türkler ata bindi mi artık
onların gözleri yalnız ileriyi görür, geride bıraktıkları çocukları, karıları, anaları akıllarına gelmezdi.
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum
Adem ŞEN

Adem ŞEN

@ultradem

Ötüken’in yenilmez yiğidi, Bozkurt ailesinin kolu bükülmez bahadırı, Gök Türkler’in yüce beği Tunga Tigin’le boy ölçüşmek isteyen varsa beri gelsin!
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
2 beğen · 0 yorum
Adem ŞEN

Adem ŞEN

@ultradem

O sırada sanki birdenbire
her şey değişti: Öğrenciler pansiyonu olan evin yerinde şimdi 1300 yıllık bir Türk çadırı vardı. İnce
yapılı kız gürbüz, sağlam, çekik gözlü bir bozkır kızı olmuştu. Erkeklerin saçları uzayarak omuzlarına
dökülmüş, başlarında birer börk peyda olmuştu. Ceketleri kaftan, iskarpinleri çizme haline gelmişti.
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
Ravza

Ravza

@ravza

"Kür Şad ölmüş, fakat attan düşmemışti.
Ölmüş, fakat yenilmemişti..."
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

En sonra ölüm kızı onun eline bir sağrak sundu. Kür Şad bu acı sağrağı gözünü kırpmadan içti.
Atının yelesine kapandı. Başını dayadı. Sağ elinde kılıç hâlâ sımsıkı duruyor, sol eli sarkıyordu.
Kür Şad ölmüş, fakat attan düşmemişti.
Ölmüş, fakat yenilmemişti…
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

Artık yağıyı beklemekten başka yapılacak iş kalmıyordu. Zaten nal sesleri yaklaşıyordu. Kür Şad’ın
sert sesi “Atlan!” buyruğunu verdi. Dizginsiz atlara sıçradılar. Bir Gök Türk için atın dizginli olup
olmamasının değeri yoktu. Yazık ki sadaklarında ok kalmamıştı. Yoksa daha nicelerini canlarından
ayırır, belki de sular biraz durgunlaşıncaya kadar savaşabilirlerdi. Yağmur çok yavaşlamıştı. Şimdi
karşıdan gelen kalabalık yaklaşıyordu. Kür Şad kılıcını çekerek son buyruğunu verdi:
- Sonuna kadar!...
Bu son buyrukta bir veda âhengi vardı. On kişi kalmışlardı. Hepsi gönüllerinden gelen bir sesle
içlerinden “Sonuna kadar” diye tekrarladılar.
Kür Şad hiç söz etmeden gelenlere doğru at saldı. Dokuz arkadaşı da öyle yaptılar. Karanlıkta, at
üzerinde sert bir vuruşma başladı. Bu artık son çarpışma idi.
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

Kırış günü gelince
Gönül şöyle hoş olur.
Sözler kılıçla okundur,
Gayrı sözler boş olur.
Gönül nedir? Bir gonca…
Hayat dikendir onca.
Yaşamağa doyunca
Can, görünmez kuş olur.
Bozkurt bizim ünümüz;
Şan doludur dünümüz.
Erince son günümüz
Bütün dirlik düş olur.
Kırk kişiydi çerimiz,
Düşüp kaldı yarımız.
Baş koyacak yerimiz
Yağız yerde taş olur.
Kara Ozan, söz uzun…
Feryadı çok kopuzun.
Bir bir andıkça gözün
Kanlı kanlı yaş olur…
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

Kırk bir kişi şimdi sarayın dış kapısına doğru yürüyordu. Ellerindeki kalın değnekler uzunda çıra
tutan nöbetçiler çevreyi aydınlatıyorlardı. Burada altı nöbetçi vardı. Kür Şad, arkasındakilere
işaret verdi. Kirişleri gerdiler. Sonra, Kür Şad’ın oku fırlar fırlamaz arkasından on ok daha uçtu.
Nöbetçiler yere serilmişti.
Yürüyorlardı. Çeriyi düşünmeden, arkaya bakmadan, gözler yalnız ileriye dikilmiş olduğu halde
yürüyorlardı. Büyük düğüne yaklaşıyorlardı. Düşürülen nöbetçiler birer peşrevden başka bir şey
değildi.
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

Kırk kişi yaylarını yarı germiş oldukları halde sessiz adımlarla yürümeğe başladılar. Ne rüzgârı
işitiyor, ne de yağmuru duyuyorlardı. İşte on yıldır bekledikleri gün gelip çatmış, gözlerinde tüten
savaşın eşiğine varmışlardı. Türk budunu bu çılgınca saldırışla tutsaklıktan kurtulacak, Ötüken’de
atalarının kurduğu devleti yeniden yaşatacaklardı.
Yürüyorlardı…
Gönüllerinde tatlı öç duygusu, gözlerinde Türk Kağanlığı’nın hayali olduğu halde sessiz adımlar
atıyorlardı. Gözleri olmıyan Gök Börü bile, kimse kolundan tutmadığı, yol hakkında bir şey
bilmediği halde sessiz, fakat herkes kadar sağlam adımlarla yürüyordu.
Tarihin kırk meçhul kahramanı karanlıkta yürüyordu…
En önde Kür Şad, Bozkurt soyunun o od parçası oğlu vardı. Vazifesi olan Türk budununu kurtarmak,
fakat hakkı olan kağanlığı başkasına vermek için, ırkının şiir tarihine en güzel mısraı yazmak üzere,
gözler ilerde, el kirişte yürüyordu.
Onun arkasında Bögü Alp, Yamtar, Yağmur, Gök Börü, Ay Kutluk ve Emenbir sıra helinde
ilerliyorlardı. Bögü Alp, sağlam yapısının altındaki daha sağlam yüreğiyle, kulağında Kıraç Ata’nın
sözleri çınladığı halde yürüyor, Yamtar iri gövdesinin heybetine yakışan iri taş sağ koltuğunun
altında olduğu halde yürüyor; Yağmur göze ilk çarpan dolgun yanakları ve gülen gözleriyle yürüyor;
Gök Börü gözleriyle değil, Tanrı’nın gönlüne saldığı ışıkla görerek yürüyor; Ay Kutluk on yıl önceki
kılıç yarasının asilleştirdiği yüzü ile; Emen, Çinlilerin öldürdüğü dokuz kardeş, üç dayı, iki eçe ve
babasının öç diye haykıran sesleri kulağında olduğu halde yürüyordu.
Kırk kahraman yağmurun altında yürüyordu…
Kür Şad’ın yedi genç onbaşısı; kimi on beş, kimi on altı, kimi on yedi yaşında olan Sungur, Göktaş,
Barmaklak, Karabudak, Kızıl Buka, Çıgay Börü ve Tanrıvermiş üçüncü sırayı teşkil ediyordu.
Türk sırası ve Türk saygısı düzenince yürüyorlardı. Beğlerin ardında 29 er dizi halinde
yürüyorlardı.
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

- Hayır! Bütün beğler beni seçse de yine kağan olmıyacağım. Kağanlık buduna bir hizmettir.
Fakat aynı zamanda kişinin bir kazancıdır. En yüce hizmet, karşılık kazanç beklemeden yapılan
hizmettir. Şimdiye dek Türk budununa gereğince hizmet edemedim. Hem borcumu ödemek,
hem de Bozkurt ocağının son yıllardaki uygunsuz işlerini silip kapatmak için kağan olmıyacağım.
iHtilali en seçme Türklerle yapacağız. Tasarladığım iş çok atılgancadır. Başarırsak budun
kurtulacak, başaramazsak dökülecek kanlarımız geride kalanlara ödevlerini hatırlatacaktır.
Ölüme karşı göz kırpmadan yapılan her saldırış büyük bir ülkü için çekilen her kılıç, atılan ok,
çekilen her emek bil ki boşuna değildir. Bunun sonucu mutlaka kazançlı olacaktır. Böyle işlerde
ne kadar yiğitlik gösterilirse, ne kadar can harcanırsa başarı o kadar kesin olur. Bir işe
girişirken önce iyi düşünüp tasarlamalı. Tasarladıktan sonra, yapılacak en iyi iş artık fazla bir
şey düşünmeden dileğe saldırmaktır. On yıl bekledik, daha bekliyemeyiz. Bu kadar büyük bir
ülkü için kılıç çekerken, başkanlık eden kişinin gönlü kanmış, usu yatmış olmalıdır. Böyle olursa
başkan daha güçlü olur. Daha sert buyruk verir. Ben ihtilâlde daha iyi buyruk vermek için
gönlümü yatıştırmış olmak isterim. Bunun içindir ki, kağanlığı kabul etmiyorum. Kağan Urku
olacaktır.
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

Gece, tutsaklar ufukta bile görünmez olduktan çok sonra, gökten melekler indiler. Ötüken’in, bu
somurttuğu zaman söz etmiyen, güldüğü zaman dört yanı çınlatan hem asık yüzlü, hem şakrak
yiğidinin, kahraman Yüzbaşı Sançar’ın topraktan yaratılmış gövdesini toprağa bırakarak çelikten
ve ateşten yaratılmış ruhunu göğe yükselttiler. Şeref ve zafer ilahileri söyliyerek Uçmağa
ilettiler.
Yüzbaşı Sançar Uçmağa varalı on üç yüz yıldan çok oldu. Onun düştüğü meçhul yerde, ay
ışıklı yaz gecelerinde hâlâ ıztıraplı kahkahalar ve şeref ilahileri işitilir. Bu ilahiler rüzgârın
çıkardığı sestir. Onu herkes işitir. Fakat o ıztıraplı kahkahaları herkes duyamaz. Onun
yankılarını uzak, yakın ellerden, ancak içinde Tanrı Dağı’nın odu yanan gönüller sezer. Bu
ıztıraplı kahkahalar Yüzbaşı Sançar’ın soyu, onun düştüğü yerde zafer töreni yapıncaya
kadar yıllarca, belki yüzyıllarca sürüp gidecek...
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

Son olarak omuzuyla boynu arasına bir kılıç vuruşu yiyen Sançar yan üstü yere düşmüştü. Göğsüne
ve sırtına saplanan oklar onu böyle yan üstü tutuyordu. Üçüncü oku böğrüne yedikten sonra artık
bir daha kalkamadı. Fakat kahkahaları hâlâ çınlıyor, yalnız her an biraz daha yavaşlıyor, zayıflıyor,
sönüyordu. Çinliler nöbetleşe kılıç ve kargı ile vuruyorlar, Sançar güldükçe öfkelerinden kuduracak
hale geliyorlardı.
Bu alaylı kahkahalar yavaş yavaş kesildi, bitti. Bozkırı derin bir sessizlik kapladı. Sonra tek ata
Yamtar bindirilmiş olduğu ve Gök Börü’nün kolunda Bögü Alp olduğu halde tutsak kafilesi güneye
doğru akıp gitti.
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

Sonra birdenbire aklına bir şey gelmiş gibi
sordu:
- Sen nereye gidiyorsun?
- Ötüken’e... Anayurduma... toprak ana vefasız oğullarını da bağrına basmaktan çekinmez...
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

Kam heyecanlanmıştı. Ağzı köpürüyor, sert hareketler yapıyordu. Birdenbire elindeki kürek
kemiğini fırlatarak yere düştü. Ellerini göğe kaldırarak Tanrı, Tanrı d,ye inlemeğe başladı. Karşıki
kovukta kurtlar uluyor, doğanlar haykırıyordu. Kamın bütün sözlerini ezber eden Böğü Alp ayakta
kaskatı kalmıştı. Bin üç yüz yıl sonra dirilmek?... Kara Kağan’ı öldürmeden işler nasıl düzelecekti?
Şen-king yine kendisine buyruk verecek olduktan sonra kendisi nasıl yaşıyacaktı? Ay nasıl
parçalanacaktı? İçinde bir isyan duygusu kabarıyor gibi idi. Fakat yine bu anda dedesinin bir
sözünü hatırlamıştı: Dedesi ona Tanrı erenleri hiç yanılmazlar, onların sözlerinden çıkmak doğru
değil, diye öğretmişti... Kim bilir, belki bu işlerde de bir hikmet vardı.
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

- Neden buyruğuma kulak asmıyorsunuz? Niçin yağma etmiyorsunuz?
- Yağma hakkımız yok!
- Neden?
- Köyü Binbaşı Işbara Alp almıştır. Hak onundur.
- Ben size buyruk veriyorum.
- Olmaz; türeye uymaz.
ataç ikon Bozkurtların Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
/ 2