up
ara

Divan

- Lying on the Couch

Divan Konusu ve Özeti

Divan
Ölüm Korkusunu Yenmek kitabının da yazarı Irvin D. Yalom tarafından kaleme alınan Divan kitabı Edebiyat, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Ayrıntı Yayınları yayınevinden 0 yılında 9789755391991 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Divan isimli kitap 416 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Özden Arıkan çevirmiştir. Kitap Bir Nefeste Okunan Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Divan kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Çevirmen: Özden Arıkan
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
ISBN: 9789755391991
Sayfa: 416 sayfa
Daha önce yayımladığımız Nietzsche Ağladığında kısa sürede kendi hayranlarını yaratarak bir "kült" romana dönüştü. Bunun gibi yoğun metinlerde pek rastlanmayan bir ilgiyle karşılaşarak büyük övgüler aldı. Aynı yazarın hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak bir başka romanını sunuyoruz bu kez: Divan. Yine yoğun, şaşırtıcı ve sürükleyici...ZamanTam bir iletişim bombardımanına maruz kalırken en yakınımıza bile dokunmakta sorunlar yaşadığımız modern zamanlar. Bütün mahremiyet dengelerinin bozulduğu, "özel hayat" tecavüzcüleri ve teşhircilerle dolu bugünün dünyası.MekanPsikiyatrist ve hastanın birbirlerine açıldıkları, birbirlerini teslim almaya çalıştıkları, yalan söyledikleri, seviştikleri bir tür mahremiyet koltuğu: Divan. Ya da "oyun yeri".AktörlerSahicilik ve samimiyet arayanlar. İçi acıyanlar. Dokunma ve konuşma yeteneğini yitirenler. Kendisiyle yüzleşmeyi beceremeyenler. Tanrı arayanlar. Yalnızlar. Dolandırıcılar. Ve zamanımızın vazgeçilmezleri arasındaki yerlerini giderek sağlamlaştıran psikiyatristler.KonuYakınlarımızla yaşayamadığımız mahremiyeti bir kurum olarak paylaşan psikiyatristlerin ne ölçüde sahici ve samimi oldukları. Psikiyatrist ve hastası arasındaki mahremiyetin sınırları; seksin terapideki (varsa) yeri. Hayal ve hakikat ilişkisi. En mahrem sırlarımıza vâkıf olan psikiyatristlerin bu "mahrem yükler"i taşırken kendi mahremiyetlerindeki dalgalanmalar karşısında nasıl tökezledikleri. Genç bir hekim, Amerikan Psikiyatri Birliği'nin başkanlığını yapmış, şimdi ise hastasıyla cinsel ilişkiye girmekle suçlanan bir meslektaşını sorgulamakla görevlendirilir. Suçlanan psikiyatrist, katı kurallara dayalı hasta-hekim ilişkisinin aşılmasını savunmaktadır: "Benim tekniğim, her türlü tekniği bir yana bırakmaktır" der. Genç hekimin tüm yaşamını değiştirecek olan bu görüşmeyle birlikte sevgi, hakikat, teori, otorite, benlik, doğruluk, para, statü, kibir, hınç... ve yalan üzerine, "içeriden anlatılan" bir yolculuk başlar.
Elvan Kama

Elvan Kama

@elvankama - İstanbul

“Hasta terapiye uygun değil” gibi bir yanılgıya düşme. “Terapi hastaya uygun değil” demelisin. Her hastaya hitap edecek bir terapi olmalı. Yaratıcı ol. Terapist her hastaya uygun bir terapi dili geliştirmeli.
İlk önce güvenini kazan ve ilk otuz dakika içerisinde daha önce gittiği terapistlerle ilgili bilgi al. O terapistleri neden bıraktığını öğrenki onların yaptıkları hataları yapma.
Hemen teşhis koyma çünkü unutmaki, bir hastayı ilk gördüğünde teşhis koymak kolay olur, ama onu daha iyi tanıdıkça zorlaşır. “Kesinlik, bilgi ile ters orantılıdır”.
Terapinin başlangıcında hastanın ihtiyacına göre temel şartı belirle. Genelde bu “Kesin dürüstlük”= Hastanın her şeyi paylaşabilmesi, terapistin doğruları söyleyebilmesi.
Asla kesin bir nesne sürekliliği geliştirememiş görünen hastalarda ufak tefek bir eşyanın -somut bir hatırlatıcının- çok yararlı olduğu görülmüştür. (Örnek: Hastaya üzerinde yazılı bir mendil vermesi ve ne zaman yanlış yaptığını düşünse hastanın o mendile bakması)
Kişide özyıkıma yönelik davranış döngüsünü bir yerden kır. İlk adım, kendinden nefret etme, özyıkım ve arkasından da yaptıklarından utanarak kendinden daha fazla nefret etmeye dayalı o kısır döngüyü kırmak olmalıdır. (vicious cycle)
Terapide mizah içeren bir yan etkileşimin gelişmesi çoğu zaman umut verici bir işaret.
Beklemeyi öğren. Hastanın anlatma isteği terapistin dinleme isteğinden daha güçlü olmalı. Ve sana anlatmamayı tercih ederse, dikkatini vermen gereken konu, sana geldiği ve para verdiği halde niye senden bir şeyler sakladığı olmalıdır. (Always keep your curiosity)
Terapist-hasta arasındaki “süreç” e odaklan (process). Yani ikisi arasındaki ilişkiye. Mesela: “Bugün benimle konuşurken kendini nasıl hissediyorsun? Bir farklılık var ortada. Sence de öyle değil mi?” demek gibi.
Doğrudan nasihat verme. İşe yararsa hastayı çocuk yerine koymuş olursun, işe yaramazsa da kendini aptal yerine.
Seansta hastalarla fiziksel temas kurmak önemli. Çıkışta selamlaşmak için ellerini sıkmak gibi.
Başkalarının kişisel sorumluluklarını gasp etme. Bütün dünyayı emziren bir meme olmaya heves etme. İnsanların büyümelerini istiyorsan kendi kendilerini ana-babası olmayı öğrenmelerine yardım et.
İlk seans sırasında :“Bana bilgi vermen gerekiyor. Kendinle ilgili her şeyi, hayatındaki bu olumsuz durumu anlamlandırmamıza yardımcı olacağına inandığın her şeyi bana anlatmalısın”.
İlk seans sonunda : “Aramızdaki mesafeyi öğrenmek istiyorum. Bugün çok gayret gösterdin, önemli şeyleri göze aldın, kendinle ilgili gerçekten önemli açıklamalarda bulundun. Sence birlikte çalışabilir miyiz? Benimle ilgili olarak neler hissediyorsun? Bana bu kadar çok şeyi açıklamış olmak nasıl duygular yaratıyor sende?”
Hastanın nevrotik ya da karakterolojik bir sorunu yoksa, kişiliğinle bütünleşmişse koşullara bağlı stresleri kısa süreli terapiyle giderilebilir.
Hastanın yaşadıklarının evrensel olduğunu vurgulayarak, yaşadıklarını anormallikten çıkar. Suçluluk duygusunu hafiflet.
Boşanmış kişilerin çocuklarıyla aralarını düzeltmenin tek yolu, kavgalı oldukları eski eşleriyle aralarını düzeltmek. Eski eşle sevgi bitse de saygıya dayalı iletişim sona ermemeli.
Önceden denetlenen pişmanlık stratejisi = Hastalarından geçmişte yaptıklarından ötürü duydukları pişmanlıkları incelemelerini istersen, böylece gelecekte duyacakları pişmanlıkların önünü almış olabilirsin. “Amacınız öyle bir hayat sürmek olmalı ki, bundan sonraki beş yıl içerisinde geriye dönüp baktığınızda pişmanlık duymamalısınız”.
Rahatsız edici rüyalardan sonra; yatakta kıpırdamadan yat, gözlerini bile açmaya çalışmadan rüyayı hatırlamayı dene, ve kalkıp not et. Başucunda bir defter bulundur.
İş göremez hale gelen hastaların 1-2 ay tatil yapması iyi gelir. Bu tatil günlük hayattan uzaklaşmayı kapsamalı.
Cinsellik: Karısıyla arası kötü olan bir hastaya cinsel benliğine ne olduğunu sor. Ve karısınınkine de. Tatmin sağlamaktan uzak olan bu durumun sonsuza kadar sürmesini isteyip istemediğini sor. İstemiyorsa neden evlilik terapisine gitmemiş? Boşanmak mı istiyor yoksa mesele sadece gurur ve kibir mi?
Yanlış seçimler hep böyle yapılır zaten. Başka seçimin olmadığına kendini inandırarak.
Saydam olmak hastanın her türlğ kaprisine kul köle olmak demek değildir.
Hastaların kendi hayatlarındaki hakikati dinleyelim diye bize para verdikleri düşüncesine o kadar inandırmışız ki kendimizi, yalan söyleyebileceklerini düşünmiyoruz bile.
Ailede rol modeli oluşumunu incelemek çok önemli. Eleştirilen aile bireylerine karşı hemen savunmaya geçiliyorsa o bireyle arasında sıkıntılı bir ilişki var demektir.
Takip eden hayat senaryolarını bul. Hastanın annesinin senaryosu annesini takip etmişse, hasta da annesini takip edip bunu kızına aktaracaktır. Bu terapinin sağlayabileceği en büyük fayda da bu sayede eğer bu döngü kırılırsa hastanın kızına olacaktır.
“Bu olumsuz duyguyu odak alın. Sonra düşüncelerinizi serbestçe akmaya bırakın. Aklınıza gelen her şeyi söyleyin. Söyleyeceklerinizi önceden değerlendirmeye ya da içlerinden anlamlı olanlarını seçmeye çalışmayın. Hiçbir şeyi anlamlı kılmaya çalışmayın. Sesli düşünün o kadar”.
Küçük bir erkek çocuğu için babaya karşı kışkırtılmak tehlikeli bir durumdur. Çocuk bu durumla başa çıkmak için babasıyla özdeşleşir. Zevkleri konusunda onu taklit ederek veya vücudunun babasının vücuduna benzediğini düşünerek. Başka bir yolu ise babayla rekabet etmek. Fakat kişi bu gibi durumlarda babasından daha iyi olduğunda kendini rahatsız hisseder, başarısına sevinemez. Burda kişinin kendisi için tehlike başarılı olmak değil, babayı geçerek başarılı olmaktır.
Grup terapisinde terapiste en sık sorulan sorulardan biri “Hangimizi seviyorsun?” olurmuş. Bu soruya cevap verirken her hastayla ilgili duygularını ve düşüncelerini belirt. Herbirinde hangi özelliklerin onu çektiğini hangilerinin ittiğini açıkal. Ve daha sonra gruptakilerin de birbirlerine feedback vermesini sağla.
Depresyonun en belirgin işareti hüzün artı karamsarlıktan meydana gelen bir bileşimdir. Hasta şu an yaşamakta olduğu mutsuzluğun kendisi için kalıcı bir durum olduğuna, sonsuza kadar değişmeden kalacağına inanır.
Perspektif kaybı yaşayan hastaları olaylar ve duygular pençesine alır ve tamamen bunlarla özdeşleşmesini sağlar. Bu tip durumlarda hastanın kendinden bir iki adım geriye çekilmesini sağlamaya çalışmalı. Kendini belli bir mesafeden görebilmesini, hatta evrensel bir perspektiften kendine bakabilmesini sağlamak lazım.
Hasta kendi durumunu kendisi yarattığını kabul ederse kendini bu durumdan kurtarma gücünü elinde tuttuğunu da görebilecektir. Yaptığı seçimler yüzünden bu duruma düştü, yaptığı seçimler sayesinde de bu durumdan çıkacak.
Hasta şu anda yaşadığı sıkıntının doğal evrimini gözünden kaçırmamalı. Bu sıkıntının şu anda olan bir şey olduğunu, bir başı olduğunu bir de sonu olacağını unutmuş. Geçmişte de böyle hınç ve sıkıntı duyduğu zamanlar olmuştur, psikolog onları gözden geçirip o zamanki acının nasıl dindiğini hatırlamasına yardım etmelidir. Hastanın şimdi duyduğu acı da zamanla, bir noktada dinecek, solmuş bir anıya dönüşecektir.
Terapistlerin kendileri sorun yaşarlarsa şu soruyu düşünebilirler: Bir hastanın aynı sorunla sana geldiğini hayal et. O hastaya nasıl yaklaşırsın? Bu hasta hakkında neler hissedersin? Ona nasıl yardımcı olabilirsin?
Kendini beğenmiş insanların kendini beğenmişliği, muhtemelen kendisine kuşkuyla ve utançla yaklaşmasını, kendini değersiz görmesini örtmeye yöneliktir. Çok kibirli ve çok katı insanlar çoğunluklasırf başkalarıyla aynı seviyede kalabilmek için olağanüstü başarı göstermeleri gerektiğine inanırlar.
ataç ikon Divan
kitaba 10 verdi
4 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
,
28.01.16 beğen cevap
Melih (@melihh)
Bir psikolog adayı olduğunuz için hastadan ziyade danışman kavramı daha uygun olmalı. Zira psikotik ve bilişsel rahatsızlıklar içindeki kişilere hasta denilir. Bazıları Hasta demeyi kendisini daha uzman yaptığını düşünüyor :)
11.08.16 beğen cevap
Elvan Kama (@elvankama)
Danışan demeyi tercih ederim, danışman değil :)
12.08.16 beğen cevap
Melih (@melihh)
Klavyenin azizliği hanımefendi ;)
12.08.16 beğen cevap
Ayda V. Gani

Ayda V. Gani

@aydavgani - Girne

Çoğu zaman kitap okurken bazı cümlelerin altını çiziyoruz; bizi bize ifade eden bizi onda yakaladığımız duyguların, doğrudan algımıza gönderme yaptığı cümleler oluyor bunlar genelde. Bazen de henüz başımıza gelmemiş ama gelebilme ihtimalini taşıyan yabancısı olduğumuz tecrübelerin doğrudan aktarımlarına ilişkin cümlelerin altını çiziyoruz. İş bir psikiyatrisin yazdığı kitabı okumaya geldiğinde bu noktada dengeler ciddi oranda değişiyor. Ne alınganlığı, kırılganlığı ne de matemi bitmeyen terk edilmişlikler; bastırılmış kişilikler, irade dışı (görememezlikten) yapılan hatalar ve dank etmeler, bir ömür kuyruk gibi peşe takılan pişmanlıklar... duygusallığın ön plana çıkarılmadığı, duygu patlamalarının yaşanmadığı karakterler üzerinde makul, analitik çözümlemelerin yapıldığı hayatın içindeki sorunlu kişileri buluyoruz Divan'da.
Irwin D. Yalom bu kitabında hasta portföyünün değişik ve değişken, bağımlı ve zaaflı kimliklerini akıcı bir dille betimleyip karakterleri çözümlerken işin bir de öbür boyutunu ele almayı unutmamış. Aynı süreci psikiyatristler için de gerçekleştirmiş; içini dışına çıkararak, ustaca bir üslupla... Pinpon topu gibi bir oradan bir oraya giden ve bir insan için kanaat oluşturma, kişilik tanımlama süreci öyle profesyonel bir silsileyle ifade edilmiş ki kitaba bu yorumu yazmadan önce bir kaç gün okuduklarımın şekillenmesi için biraz düşünmek zorunda kaldım.
Aslında 'Nietzche Ağladığında' romanından farklı gibi görünse de şahsen ben o ince, oya gibi işlenen, adım adım örülen çözülmenin zevkini bu kitapta da yaşadım. Çoğu insan için içeriğinin yaşanırken kaybolduğu veya yakalanamadığı anlarına yöneltebildiği kuş bakışının, bazen de mikro sorgulamalı yaklaşımının çok etkileyici olduğunu düşünüyorum.
Yaşamak bir meslek değildir ama Irwin D. Yalom mesleğini tekrar yaşama (Hayata dair'e) dönüştürmüş. Yaşam içindeki var olan hırpalayıcı itiş kakışlı ilişkileri, tecrübelerinden geri dönüştürerek, yazarlık yeteneğinin hüneriyle de bezeyerek onu tekrar bir kurguyla yapıt şekline soktuğu birikimlerini ilgili okumamışlara ya da kararsızlara rahatlıkla tavsiye ederim.
ataç ikon Divan
kitaba 10 verdi
0 yorum
Şilan Devrim Becerman

Şilan Devrim Becerman

@silandevrimm - İzmir

Psikoterapi çelişkisi..
Daha önce Nietzsche Ağladığında kitabıyla tanıdığımız yazar Yalom, bu sefer o kitaptaki başarıyı gösterememiş tekrar, kendini kasmış sanki ona benzer yazabilmek için. Yine de Yalom için tek orijinal başarı diyebilirim. Daha öncesinde eserin çarpıcı olması kaygısıyla kullandığı çoğumuzun sevdiği filozoflar burada bir-iki cümlede geçti sadece. Schopenhauer tedavisi-Nietzsche Ağladığında - Spinoza Etkisi adlı bu kitaplar, filozofların ününü kendi çıkarına alet etmek için kullanılıyor hissiyatındayım. Bu sefer bunu yapmamış,sadece kendi başarısı var ortada ve 10 üzerinden 8 verdim kendisine.

Üslup, diğerlerinde olduğu gibi oldukça başarılı idi. Konu, hepimizin gündelik hayatta merak ettiğimiz terapistlerin iç dünyasına dair ışık tutuyor bize. Ne kadar mükemmel gözükseler de, profesyonellerin de zaafları var. Çıkar ilişkileri, statü,varoluş kitapta fazlasıyla konu edinmiş ve doğru yerlere parmak basılmış. Ortalara doğru beni biraz sıksa da sonları yine büyük bir hız kazanıyor ve bitiveriyor. Üslup ve edebiyat açısından oldukça başarılı Yalom. Ayrıca eserine konu ettiklerinin kendisinin de dahil olduğu bir güruh olduğunu göz önüne alırsak, kitapta hem eleştiri hem özeleştiri pek çok yerde yapıcı- öğretici bir durum var.

Psikoloji- pdr okuyan veya mesleğini yapanlar, zaten Yalom'u çokça duymuştur. Yine de bu kitapları okumakta fayda var. Herkesin okuması gerekiyor. Normalde oldukça önyargılı idim ama sorgulamaya sevk etti beni.
ataç ikon Divan
kitaba 8 verdi
0 yorum
güneş

güneş

@gunes

LÜTFEN OKU
probleminiz mi var?eşiniz,işiniz,çocuklarınız,arkadaşlarınız yada kendinizle ilgili sorunlarınız varsa mutlaka okumanız gereken bi kitap. kendinizin analizini DİVAN la yapın
kimseyle paylaşamadığınız her şeyin cevabı sizde bunu nerden mi öğrendim !
DİVAN
ataç ikon Divan
kitaba 10 verdi
0 yorum
Buğlem Öner

Buğlem Öner

@buglemoner - Antalya

sevdiklerimizi kaybedince: gerçekler ve yanılgılar
Psikiyatri ile hasta arasındaki güven dolu ilişki. Her hasta uygulanacak tedavinin farklı olması gerektiği anlatılmış kitapta. Aynı uygulamanın hiçbir işe yaramadığını da görüyoruz. Ufkumuzu açacak felsefi bir yazım. Nietzsche ağladığındaki kadar başarılı
ataç ikon Divan
kitaba 10 verdi
0 yorum

Divan - S41

"İşte böylece bugüne kadar geldik, Ernest, Başka ne anlatabilirim sana ?
Çiğdem Kızılay tarafından eklenmiştir.
Merve 🗡

Merve 🗡

@mtrv - Baguio

Gördün mü, Carol? Satranç da hayat gibi: Oyun bitince bütün taşlar -piyonlar da, şahla vezir de- aynı kutuya koyuluyor.
ataç ikon Divan
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Şilan Devrim Becerman

Şilan Devrim Becerman

@silandevrimm - İzmir

Düşünerek geçirdikleri zamana karşılık fatura kesen tek meslek grubu, avukatlardır.
ataç ikon Divan
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Fâtıma

Fâtıma

@yitiktheology - Gothenburg

‘Beni sevdiğini söylüyorsun, oysa sevgi bir ilişkidir, sevmek karşındakini
önemsemektir, karşındakinin gelişimini ve durumunu önemsemektir. Sen beni hiç önemsiyor musun? Benim neler hissettiğimi? Duyduğum suçluluğu, korkuyu; bunun, elik olmayan bir şey yaptığımı bilmenin, benim kendime saygımı nasıl etkilediğini düşündün mü hiç? Ve
itibarımı nasıl etkileyeceğini, tehlikeye attığım şeyleri -mesleğimi, evliliğimi düşündün mü?’
ataç ikon Divan
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
1 yorum
Melih (@melihh)
Muazzam.
11.01.19 beğen cevap
Şilan Devrim Becerman

Şilan Devrim Becerman

@silandevrimm - İzmir

Dostluk ve yoldaşlıklarımızın, hayatın katı varoluşsal gerçeklerini birlikte göğüslemek ve o gerçeklerin içinde birlikte var olmak için birbirimize kenetlenmemizin etkisini. Ve bu tür bir ilişki -saf, benimsemeye dayalı, karşılıklı, eşit bir ilişki - ruhu kurtaran bir şeydir ve de şifa bulmak için elimizde tuttuğumuz en büyük kudrettir.
ataç ikon Divan
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Buğlem Öner

Buğlem Öner

@buglemoner - Antalya

Geçmiş bugünkü bilincinin bir parçasıdır - şimdiki zamanı hangi gözlükle görüyorsan, işte o gözlüğü şekillendirmiş olan geçmişindir.
ataç ikon Divan
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
392
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
5
KİTAP
En Çok Okunan Psikoterapi Kitapları
Psikoterapi, insanların ruhsal sorunlarına odaklanan, insan davranışlarını ve kişiliğini inceleyen bir psikoloji dalıdır. Bu ...