up
ara
‹ Yabancı

Yabancı Kitap İncelemeleri

Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Yabancı
Albert Camus’un bir insanı yargılamanın sonuçlarını vurguladığı romanıdır Yabancı.

Yazar, toplumdaki objektif olmayan yargılara dikkati çekmek istemiş bu romanıyla. Kimi zaman ilk görüşte, kimi zamansa bize göre “yeterli” süre geçtikten ısınamadığımızı belirtiriz bir insan için. Peki nedir kriterler? Bazen suskun, bazense vurdumduymaz oluşu, bazen çok konuşması, bazen duygularını belli etmemesidir insanları ondan uzaklaştırmaya sebep gösterilen. “Duygu”nun tanımı nedir peki? Herkesçe aynı oranda ve aynı şekillerde hissedilen, hissedildiği aynı tepkilerle gösterilen midir duygular? Farklı görüşler, farklı düşünceler, farklı hisler, farklı davranışlar, farklı alışkanlıklar....Önemli olan bu kadar farklılığın arasından asıl olanı kavrayıp, meselenin özünü konuşabilmektir. Taraf tutmadan, yargılamadan, kestirip atmadan düşünebilmektir.

“Ben olsam” la başlayan birçok cümle kurarız her gün. Gerçekten kendimizi bir başkasının yerine koymak bu kadar mı kolay? Düşünelim. “Ben olsam” diye başladığımız hayat bize ne kadar yakın? O hayatı tüm ayrıntılarıyla tanıyor muyuz? O yaşamın geçmişini de aydınlık ya da karanlık yönleriyle biliyor muyuz? Bizim “küçük” olarak tanımladığımız bir olayın, ondaki tesirinin farkında mıyız?

Düşündüren, sorgulatan kısa ama derin bu romanı tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim.
ataç ikon Yabancı
kitaba 9 verdi
12 beğen · 0 yorum
Oytun Burak Gökçen

Oytun Burak Gökçen

@oytunburakgokcen

Albert Camus • Yabancı
Camus’nün sevdiğim kitaplarındandır. 20. Yüzyıl insanının içine düştüğü yabancılaşmayı anlatır. Bir türlü ele geçirilemeyen “anlam”ın sürekli aranışını, bilincin toplumdan ve dış dünyadan kopuşunu, topluma yabancı duran kahramanın çevresiyle ve toplumla arasındaki çatışmayı anlatan roman, etkileyici denecek gücünü arka plandaki derin ve suskun acıdan alır. Camus, genç kahramanı Meursault’nun dış dünyayla arasına koyduğu mesafeyi, kendine ve topluma yabancılaşmasını, annesinin ölümü dahil her şeye nesnel bir biçimde yaklaşmasını büyük bir ustalıkla dile getirmiş. Okurken gerilecek olacağınızı ifade etmeliyim...
ataç ikon Yabancı
kitaba 8 verdi
6 beğen · 0 yorum
Helmia

Helmia

@helmia

Hiçbir şey hissetmeyen-hissedemeyen bir karakter, tüm dünyaya yabancılaşmış.Günümüzde de yok mudur böyle hissetmediği halde hisseder gibi davranan?Bence illaki vardır hem de tahmin edilenden daha fazla.Sadece kendilerini belli etmezler,uyum sağlamak için dünyaya,-mış gibi yaparlar dışlanmamak için.Çok akıcı bir anlatımdı.Bir günde bitti.Tavsiye ederim.
ataç ikon Yabancı
kitaba 9 verdi
5 beğen · 1 yorum
Gizém (@gizemoruc)
Olmaz mı her yerde var. Bu sitede bile var. -mış gibi yaşayan ölüler. Gerçekten yaşıyormuş gibi imaj çizen ama aslında gerçek yasamda sokakta dışarda degil de yaşantının internet içinde kaçamak bi yer oldugunu düşünen..
16.01.19 beğen 1 cevap
Eray Erdoğan

Eray Erdoğan

@erayerdogan

Albert Camus - Yabancı
İlk defa Camus okuyorum ve dili biraz garip geldi fakat kötü anlamda değil. Kitapta genel olarak, anakarakter vesilesiyle insanların toplumdakilerden farklı düşünüp farklı hareket etmelerinin yadırganışını ve kendi dünyasına çekilmiş ve kendi doğrularını yaratmış bir insanı ve onun nasıl nesnel davranışlar sergilediğini ele alıyor. Bir insan, toplumca doğru bilinen şekilde görünmek ya da davranmak zorunda olmadığını anlatmaya çalışılıyor ve gayet başarılı biçimde bu verilmiş. Ben şahsen beğendim, tavsiye ediyorum herkese.
ataç ikon Yabancı
kitaba puan vermedi
12 beğen · 6 yorum
Merdümgiriz (@mrdmgrz)
Meursault ilk okuduğumda beni ürkütmedi değil. Ölüme karşı hele ki annesinin ölümüne karşı kayıtsızlığı... Bu, makineleşmeye karşı çıkmak değil duygu yoksunluğudur zannımca. Hayatı anlayamamaktır. Evet çoğu zaman bize koyulan sınırlar ardında yaşıyoruz lakin bu hayatın değersiz olduğu anlamına gelmez. Sınırları koyan nasıl insan ise o sınırları yıkanda insan olacaktır elbet. Olmalıdır da. Kaçış hiçbir zaman çözüm değil. Hayatı değersizleştirmek de öyle. Güzel inceleme, emeğinize sağlık. :)
24.11.18 beğen 2 cevap
nlgnycydncr

nlgnycydncr

@dunyasnilzehes

İnsanın kendi değerlerini kendinin oluşturabileceğini; geleceğini yine kendisinin kurabileceğini savunan bir felsefe akımına verilen addır Varoluşculuk.Albert Camus , varoluşçu edebiyatın en önemli temsilcilerinden olup,1942 yılında yayımlanan Yabancı adli bu roman ki benim yazardan okudugum ilk romandir kendisi.
Kahramanımız Meursault dış dünya ile arasına nasıl bir mesafe kurduysa başına gelen herşeye soğukkanlı bir şekilde yaklaşmış olması çevresindekileri de şaşkına çevirmekte.Olay orgumuz Meursault'un annesinin ölümüyle başlar.Kitabın kurgusu kahramanın kendi ağzından aktarılmaktadır.
Papazinda dediği gibi ,Kör bir kalbe mi sahipti Meursault ,yoksa başkalarının goremedigi bir bakış açısına mi sahipti.Idama giden bir mahkum dahi olsa ölüm anindan ve yaşamış olduğu zamanı yine kendince iç dünyasında değerlendirmeye çalışan biri elbette anlaşılmaz olabilir.
1957 Nobel Edebiyat Ödülü alan Albert Camus 'tan okumalarin devam edecek.✌✌✌✌
ataç ikon Yabancı
kitaba 8 verdi
16 beğen · 4 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Vurdumduymaz'ın tekidir Meursault ya beş PARA etmez benim paramla!..
23.10.18 beğen 1 cevap
Ayşe Ü. Karabacak (@ayseumitkarabacak)
Yabancı eserinin detaylı incelemesini yapmıştım, birçok kaynaktan edindiğim bilgilerle. Buradan izleyebilirsiniz:
https://youtu.be/miSu8V08ux8
24.10.18 beğen 1 cevap
miraç akgöğ

miraç akgöğ

@miracakgog

Yabancılaşmak
Meursault hayatın çokta ciddiye alınacak birşey olmadığına kendini inandırmış, annesinin ölümünü dahi sıradanlaştırmış, Hayatı kendi düşüncelerine göre yorumlayan hatta bazen hayatı sorgulamanın yorucu olduğunu hisseden bir adam. Kitapta nedense kendimden bir sürü şey buldum. Bende aynısını düşünürdüm dediğim yerler oldu şaşırdım tabi. Ama bazende insanın bu kadar aciz olmaması gerektiğini düşündüm. İşlenen cinayetten sonrası bambaşka bir kitap çıkıyor karşımıza. Asıl dikkat çekilmesi gereken konu bu bence. Bir insanı yargılarken tam olarak neyi baz alıyoruz. Tekrar tekrar düşünülmesi gereken bir konu. Günümüzde karşılaşılan önyargılar geçti gözümün önünden.
Okunması gereken bir kitap bence. Sıkılmadan okudum. Herkes biraz yabancı galiba.
ataç ikon Yabancı
kitaba 8 verdi
4 beğen · 0 yorum
Şebnem İspiroğlu

Şebnem İspiroğlu

@sebnemkocaayan

Yabancı çok alışık olmadığımız tarzda bir roman. Ama ben ciddi anlamda çok beğendim. Hepimizin aslında içten içe hissettiği duyguları dışa vurarak yaşıyor hayatı Meursault. Bence çok ilginç ve çok güzeldi.
ataç ikon Yabancı
kitaba puan vermedi
16 beğen · 4 yorum
J.K Dawson (@disconnectuserectus)
Dünya görüşü tutarsızlaştığında, insanın kendisini ve başkalarını anlayışı parçalanır ve kendisini yalnız, dışarıda bırakılmış biri olarak yaşamaya başlar. Bu süreci çok başarılı anlatmış camus bence de. Diğer kitaplarını da tavsiye ederim.
21.08.18 beğen cevap
Yunus GÜNERİGÖK (@yunusgunerigok)
Fazlasıyla kendimi hissettiğim bi roman
22.08.18 beğen cevap
rozella (@sunaaa)
Yabanci adi da ustunde bir sey hissetmeyen artik duygulari yasayamayan yabancilasmanin oykusu ama ne zaman kitabi elime alsam bir sogukluk hissediyorum satirlarda , yazim tarzinda , tabii kasitli oyle yazilmis
22.08.18 beğen cevap
rozella (@sunaaa)
Ama fransiz okullarimda cok bahsedildi unvde de tabii, Camus bir akim farkli bir bakis acisi yaratti
22.08.18 beğen cevap
iremşanti

iremşanti

@iremsanti

Romancı, tiyatro yazarı ve düşünür olan Albert Camus'un okuduğum ilk romanıydı.
Kitabı övenlerin söylediği tek şeyse önce Camus'un; "saçma felsefesi" hakkında fikir sahibi olmam gerektiğiydi. Kitaba başlamadan önce araştırdım. Camus'un "saçma felsefesi"; yaşamın anlamsızlığı ve saçmalığı üzerine oturtulmuştur.
Camus' a göre yaşamak; anlamsız, saçma ve akıldışı eylemler bütünüdür. Bu felsefesine başlangıçta karamsarlık hakim olsada, "Ama umutsuzluktan yola çıkmak sonuna kadar umutsuz olmayı gerektirir mi?" diyor Camus. Ölümle biten yaşam saçma ve boş olsada yaşadığımız sürece mutlu olmaya çalışmalıyız ve dünyayı sevmenin gerekliliğini de ortaya koyuyor.

İşte Camus'un ünlü romanı Yabancı; Camus'un bu felsefesinin kitaba, baş karakter Mersault'ta karaktere dönüştürülmüş halidir.

Kitap; Mersault'un annesinin ölüm haberini alması üzerine başlar. Mersault;çevresine ve yaşananlara karşı o kadar duyarsızdır ki kitap boyunca bence tüm okuyuculara bu kadar da olmaz dedirtmiştir.
Kendisi kitaba da adının verildiği üzere insanlara ve insan yaşamına oldukça yabancıdır. Hayattan hiçbir beklentisi yoktur ve herşeyi kabullenmiştir tüm olaylara ve insanlara olsa da olur olmasa da olur gözüyle bakar. Ölüme bakış açısı," Zaten sonunda ölecez ha şimdi ha yirmi yıl sonra " onun hayata, annesinin cenaze töreninde "bitsede gidip oniki saat uyusam " deyişide insanlara bakış açısını ortaya koyuyor.

Ve Mersault kitap boyunca toplumun istediği kalıplara girmeyi reddediyor ve bir cinayet işliyor. Cinayetten sonra kurulan mahkeme cinayetten çok kahramanın saklama gereği duymadığı gerçek duyguları, farklılıkları üzerinde duruyor. Ve kurulan mahkemenin tıpkı Kafka 'nın Dava kitabında olduğu gibi ütopik olduğunu da söylemeden geçmeyeyim.

Kitap her dönem okunan kült bir eserdir ve okuyucuya kattığı çok şey vardır.
Aslında kitap boyunca insan kendini ve yabancı olduğu toplumu okuyor gibi geliyor.
Ve kitap o kadar sade ve açıklayıcı olmasına rağmen okuyucunun zihninde onlarca teori oluştuyor .

OKUYALIM ve OKUTALIM.
ataç ikon Yabancı
kitaba 10 verdi
12 beğen · 0 yorum
Merve

Merve

@hempa

Yabancı, Albert Camus'un okuduğum ilk kitabıydı. Kıymetli bir arkadaşımın armağan etmesi üzerine tanıştık bu kitap ile ..

Normalde bir kitabı okurken genellikle kendimi kahramanların yerine koyar ve onların ruh hallerinin yansımasına dokunabilmeyi hedeflerim. Fakat Camusta bunu yapma ihtiyacı hissetmedim. Çünkü ilk birkaç sayfadan sonra anladım ki, Camus daha çok bireysel ve durumsal bir yazar. Kurgu onun eserinde ekseriyetle satırları zenginleştiren bir dekor rolü üstlenmiş. Kitapta kahramanın ruh haline ve hislerine ağırlıklı olarak yer verip, yine aynı ustalığı kullanarak hikayesini kurgu ile süslemiş Camus..

Camus akıcı ve anlaşılır bir dil kullansa da bir iki saatte okunup rafa kaldırılacak bir yazar değil kesinlikle.. Okuduğu hikayede kurgudan fazlasını bekleyenler için tavsiye edilesi güzel bir eser..
ataç ikon Yabancı
kitaba 9 verdi
15 beğen · 2 yorum
Enes (@cortazar)
Arkadaşınız Düşüş'ü de tavsiye etmiş olmalı. Etmediyse eksik kalmış demektir.
29.03.18 beğen 2 cevap
Sezgi Eren

Sezgi Eren

@sezgieren

Kitaptaki başkahraman Meursault hayattaki herşeyi çok fazla önemsemeyen, hayatı hep aynı tekdüzelikte seyreden, nesnel bir bakış açısına sahip, soğukkanlı ve toplumun normlarına ters düşen bir karakter. Kitap Meursault’un annesinin ölümü ile başlıyor annesinin kaldığı huzurevine gittiğinde bile aynı şekilde bu ölüm karşısında kayıtsız davranmış ve yaşanan durumu rutin bir süreçmiş gibi karşılamış hiçbir üzüntü belirtisi göstermemiş ve sonrasında hayatına kaldığı yerden devam etmiştir. Bir sebepten cinayet işleyip hapse girdiğinde işlediği suçtan çok annesinin ölümü karşısındaki kayıtsız tavırları eleştirilmiş ve cani olarak ilan edilip idamla cezalandırılmıştır. Kitapta en etkilendiğim bölüm Meursault’un Papazla olan diyaloğuydu. Meursault aslında anlaşılmak ve kabullenilmek istiyordu yargılanmak değil kendini açıkça ifade etmek istiyordu. Ama yapamadı, toplum buna izin vermedi..kitap farklı ve değişik aynı zamanda bazı gerçeklere parmak basmaya çalışan bir kitaptı ve dili de gayet akıcıydı. Camus’un başka kitapları da okunur bence. .
.
“Ben dinliyor, bana zeki dendiğini duyuyordum. Fakat sıradan bir insanın sahip olduğu niteliklerin, bir suçluya yöneltilen ezici suçlamalar haline nasıl gelebildiğini anlayamıyordum.”
.
“Evet, bu hayat bana ait değildi ama en küçük ve en güçlü mutluluklarımı; sevdiğim mahalleyi, gökyüzünün akşamları aldığı her çeşit hali, Marie’nin gülüşlerini ve giysilerini o hayatta bulmuştum ben. Burada oluşumun lüzumsuzluğu birdenbire Çan’ıma tak etti ve içimde yalnız bir tek şey İçin sabırsızlık hissettim: Bu işin bitmesi, hücreme ve uykuma dönmek.”
.
“Umut, koşup giderken bir sokağın köşesinde, daha kurşun havadayken vurulup ölmekti.”
.
“Fakat herkes bilir ki hayat, yaşanmak zahmetine değmeyen bir şeydir.”
ataç ikon Yabancı
kitaba puan vermedi
3 beğen · 1 yorum
Merve (@hempa)
[silindi]
27.03.18 beğen cevap
Melisaholmes

Melisaholmes

@melisaholmes

Şiddetli tavsiyeler kitabı
Mükemmel bir kitap yarısına kadar geldim keşke bitmese dediğim sayılı kitaplardan.Kitabı okurken benim davranış kişiliğimi yansıtan bir kitap olduğunu fark ettim.Yazarın anlatış diline hiç laf edemem,müthiş!
ataç ikon Yabancı
kitaba 10 verdi
11 beğen · 2 yorum
turlim (@turlim369)
Bence en etkileyici kitap baslangici bu kitaba ait bugün annem öldü belkide dun gibiydi sanirim
18.03.18 beğen 1 cevap
Hilal Y. K.

Hilal Y. K.

@gezginokur

Okuduklarım arasında en beğendiğim kitap diyebilirim sanırım. Roman kahramanın duygulari ve düşünceleri cok saydam bir şekilde hissediliyor. Hayatın anlamsızlığı içindeki derin anlam keşfediliyor. Dili hem sade hem de bir çırpıda okunur cinsten akıcı.
ataç ikon Yabancı
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum
Barış Altınbıçak

Barış Altınbıçak

@barisaltinbicak

Hayatta hiçbir şeye önem vermeyen adamın, kitabın sonlarına doğru duyduğu pişmanlıklar çok etkileyici dile getirilmiş.

Yazarın, okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen tarzına yabancılık çekmedim. Akıcı, sade bir üslup ile orta seviye bir kurgu ve çarpıcı bir son ile başarılı bir yapıt ortaya koymuş diyebilirim. İlk kitabı olduğunu da göz önünde bulundurmak lazım.
ataç ikon Yabancı
kitaba 9 verdi
1 beğen · 0 yorum
Cenk Babür

Cenk Babür

@cenkbabur

Albert Camus bu kitabında 1940 lı yıllarda Cezayir'in iki yüz bin nüfuslu Oran şehrinde ortaya çıkan bir veba salgınını anlatıyor.Konuyu, şehrin içindeki olayları bizzat yaşamış olan bir kişinin gözlemlerinden bize aktarıyor.Şehir içindeki bir grup insanın umutsuzca, ama mücadeleden vazgeçmeyerek, verdikleri ölüm kalım savaşını büyük bir gerçeklik ve müthiş bir akıcılık içerisinde okuyoruz.oradaki kişilerin ruhsal yönden durumlarını o kadar güzel irdeleyerek bize yansıtıyor ki,insanoğlunun ne kadar farklı yapılarda olduğuna bir kez daha tanık oluyoruz. Her gün yüzlerce insan ölürken bile bunu ranta dönüştürenler,eşini bir daha göremeyeceğini bile bile ,üzüntüsünü içine gömüp sadece insanları kurtarmak için kendilerini yıpratanlar,hiç üzerine vazife olmadığı halde sırf insanlar ölmesin diye gönüllü olarak gece gündüz herşeyini kaybetme pahasına çabalayanlar,çocuğunun veba olduğunda kendisi için ayrıcalık yapılmasını istemeyen ve kurallar neyse onun uygulanmasını isteyen şehrin üst kesimindeki insanlar, bu kadar ölüme gözlerini kapatıp,bize bir şey olmaz havasında hala eğlenmeye devam edenler vs...bunlardan sadece bir kaç örnek. Yazar,bu kadar büyük bir felaket karşısında her çeşit insanın ruh ve iç dünyasını bize çok güzel yansıtıyor. ayrıca insanoğlunun ölüm karşısında ne kadar çaresiz olduğunu bize kitap boyunca ayrıntılı bir şekilde gösteriyor. kitap okurken baştan sona kadar akıcılığından hiç bir şey kaybetmeden okunuyor. son söz olarak mutlaka okunması gereken bir kitap diyorum.
ataç ikon Yabancı
kitaba 6 verdi
2 beğen · 1 yorum
miraç akgöğ (@miracakgog)
Senin anlattığın bu kitap değil kardeş. Ama oldun vebayı güzel yorumlamışsın. Değiş bence.
16.09.18 beğen cevap
Cenk Babür

Cenk Babür

@cenkbabur

Albert Camus’un dünya görüşü, yaşamın anlamsızlığından, saçmalığından kaynaklanan bir anlayış kavrayıştan yola çıkmaktadır. Değil mi ki yaşam, bir yerde ölümle yani yoklukla sonuçlanıyor, öyleyse nedir bu didinip durma, bu yedim-içtim. aldım-verdim, benimsenin kavgasının anlamı?
Albert Camus için yaşam, insan yaşamı, bir saçma, bir anlamsız, bir akıl dışı, bir mantık dışı yaşamdır. Yani. başlangıçta bir karamsarlık, bir umutsuzluktur söz konusu olan. Ama umutsuzluktan yola çıkmak, sonuna dek umutsuz olmayı gerektirir mi? Hayır, diyor, Albert Camus.
ataç ikon Yabancı
kitaba 6 verdi
3 beğen · 0 yorum
/ 12