up
ara
‹ Yabancı

Yabancı Kitap İncelemeleri

Cenk Babür

Cenk Babür

@cenkbabur

Albert Camus’un dünya görüşü, yaşamın anlamsızlığından, saçmalığından kaynaklanan bir anlayış kavrayıştan yola çıkmaktadır. Değil mi ki yaşam, bir yerde ölümle yani yoklukla sonuçlanıyor, öyleyse nedir bu didinip durma, bu yedim-içtim. aldım-verdim, benimsenin kavgasının anlamı?
Albert Camus için yaşam, insan yaşamı, bir saçma, bir anlamsız, bir akıl dışı, bir mantık dışı yaşamdır. Yani. başlangıçta bir karamsarlık, bir umutsuzluktur söz konusu olan. Ama umutsuzluktan yola çıkmak, sonuna dek umutsuz olmayı gerektirir mi? Hayır, diyor, Albert Camus.
ataç ikon Yabancı
kitaba 6 verdi
3 beğen · 0 yorum
Feyzanur

Feyzanur

@vareste

Kendine misafir.
Tarz olarak değişik bir kitaptı. Ki yazarın okuduğum ilk kitabıydı.
Dili oldukça hafif, cümleleri oldukça basit. Olağanüstü bir kurgusu da yok, sadece dava kısmında Meursault'un davaya kadar okuduğumuz her davranışının davada güzel bir şekilde aleyhine sonuçlandığını görüyoruz. Bu açıdan güzel bağlamış yazar olayları. Meursault'un da isminden bahsedilmiyor hiç. Hep soyadı ile bir hitap var. İşte yabancı ismi de buradan geliyor. Toplumdaki herhangi biri. Kim diye sorsan, söyleyemezler. Kimsenin hayatında bir izi yok, gelmiş geçmiş denilecek, toplumdaki isimsiz herhangi biri. Bu ayrıntı da benim açımdan hoştu. En azından kitabın ismi ve içeriğinin uyumu bakımından. Ki ölüme bu denli gerçekçi bakması, dışarıdan ve içeriden ölüme bakış olarak , sadece son bölümünde birkaç hoş tespiti de vardı.
Fakat;
Aman aman, ben bu kitabı unutamam, herkes okumalı da dedirtmiyor insana. Fakat nedendir bilinmez, her edebiyatseverin dilindedir kendisi.
Bir de edebiyat ödülü almış. Kitabı okuduktan sonra cidden çok merak ettim, ödülü hangi kriterlere göre veriyorlar. Nedir bir kitabı harika yapan şey?
Birçok kişi, arka kapaktan hareketle kitap hakkında düşünmüş bir şeyler. Şimdi yazar, bize bu sayfaları müsvedde olarak verse, hiçbir açıklama, arka kapak yazısı olmasa ben inanmam ki bu kitaptan bu denli yorum çıkar. Hatta ne bu diye soranlar olur.
Ne tür yorumlar bunlar?
Topluma yabancı, toplumun sokmak istediği kalıba girmeyen, düşünce dünyasında kaybolmuş, nesnel düşünce sahibi Meursault'un adım adım ölümüne giden tesadüfler zinciri.
Doğru, bu yorumlar da düşününce ideal. Fakat bazı şeylerde , zoraki fikirler çıkıyor kanımca. ( Buna klişe olarak; yazar iç dünyasındaki karmaşıklığı anlatmış, nevinden incelemeler getirilebilir.)
Nitekim şiir bile denemeyecek kimi şiirlerde (hatta şiir adı altındaki yan yana dizilmiş kelimelerin oluşturduğu satır sürüsüne), şair şunu veya bunu düşünüp yazmış diyerek niyet okumalar yapıyoruz. Neden? Çünkü birileri onu beğenmiş, ve beğenilecek tarafını kendimizce bulamayınca, bir takım safsata denebilecek sonuçlar buluyoruz.

(Adam bir şiir yahut kaside yazmış, şiirinin çoğu kadın aşk bilmem ne, sonra birden ilham olmuş, çok güzel bir beyit yazıvermiş bir anda. Sonra o beyite 'beytü'l kaside' denilmiş. Diğer beyitlerden ayırma gereği duymuşlar. Ama gerçek bir şiir olsa, buna gerek kalmaz. Mesela, neden Su Kasidesi'nde taç beyit yok. Çünkü Fuzuli yazmış ama bir yazmış pir yazmış. Her satırında başka bir anlam var. İşte bunun gibi. )


Neyse, bu kitap da gözümde onlardan biri.
Yani biraz daha uzun olsa okunmaz. Yarıda bırakılır.
Sonlara doğru, cümleler uzunlaştı, hafif bir derinleşme oldu. Fakat değil mi ki ölüme giden biri de bir zahmet düşünsün bunları.
Bay Meursault'a gelecek olursam: nadide ve naif bir kamışmış kendisi. Dümdüz, fakat kibarlıktan da hafifçe nasibini almış.
Bedensel aktiviteleri büyük oranda düşüncelerine hükmediyor, bir garip insan yani. Buradan da nesnel olduğu kanısına varıyoruz.(?)
Duygusuz adamın tekiymiş vesselam.
Sonlara doğru bir insan olduğu kanısına varıyoruz, o da düşünceleri ölüme doğru kaydığından. İnancı yok yani, e vicdanını da büyük çoğunlukta dış etkenler ve bedeni kontrol ediyor. İnsanı güdüleri törpülenmiş.
Konusunu da artık diğer incelemelerden okursunuz, filhakika konuya değinmiş ve hatta özetini yazmış bir çoğu.


Ve işte "hepimiz ölüme mahkumduk."
ataç ikon Yabancı
kitaba 7 verdi
11 beğen · 0 yorum
Reşat

Reşat

@resatdemirbilekli

Hissizlik, toplumdan uzaklaşma, duygusuzluk, değer ve kuralları küçümseme, insanları umursamama vs vs. İnsan egosu... Mersault'u yalnızlığa ve hissizliğe iten aslında egosuydu. Toplumu ve şahısları kendisinden küçük gördüğü için, insanları ve olayları umursamıyordu. İnsanları kendisinden küçük gördüğü için, sıradan insanların önem verdiği olaylar ve konular onun için değersizdi. Şu basit insanların önemli gördüğü şeyler, ne kadar önemli olabilirdi ki? Başkasının ölümü de önemsiz bir olaydı bu yüzden. Bu yüzden annesinin cenazesi yanında hiçbir şey olmamış gibi, rahat rahat sigara içmesi. Onun için komşusunun hayatını o derece ilgilendiren o mevzu, mersault için önemsizdi. Onu toplumdan ayıran ve uzaklaştıran egosuydu. Bu yüzden, mersault'un en büyük korkusu, yok olmaktı. Binlerce defa yanmak, yok olmaktan iyiydi. Çünkü yanarken bile egonu okşayabilirsin, ama yok olursan, hiçliğe karışırsan, seni hayata bağlayan yegane şey olan egon da yok olacaktır.
ataç ikon Yabancı
kitaba puan vermedi
6 beğen · 1 yorum
E.A. (@ea)
Bunu mu anladın yani o kitaptan?
24.12.17 beğen cevap
Hayata Gülümse

Hayata Gülümse

@hayataagulumse

Toplumun dayattiklarini, toplumun icindeki normlari elestiren, herseye sagduyuyla yaklasan hic birseyi umursamayan biri olmak SUÇ mu?
Kısa bir roman olmasına rağmen insani çok fazla derinden etkileyen bir eser. Kısaca ; bir bireyin kendisine ve topluma yabancılaşmasıdır. Mearsailt için hiçbir şeyin önemi yoktur.

Hikayemizin konusu kısaca ;Annesini kaybeden Meursault' un annesinin kaldığı bakımevi Cezayir'den seksen kilometre uzakta Marengo'dadır. Genç kahramanımız Meursault annesinin cenazesini almaya gider. Çok büyük bir kayıtsızlıkla görevlilerle konuşur. Göstermiş olduğu soğukkanlılık bakımevindeki insanları şaşkına uğratır. Hiçbir şekilde annesini görmek istemez. Hatta annesinin tabutunun başında sigara içer ve kapıcının ikramıyla da sütlü kahve içer. Bu olaylar ileride mahkemede aleyhine delil olarak da kullanılacaktır. Asıl şaşırtıcı olay ise hiçbir şekilde bir damla dahi gözyaşı dökmemesidir

Meursault' un Raymond adlı çapkın ve belalı bir komşusu vardır. Bir gün sevgilisi Meursault ve Raymond sahilde gezerken komşusunun belalısı araplarla karşılaşırlar. Bundan sonra kahramanimiz tarafından işlenecek cinayete adım adım yaklaşılır. İsin en can alıcı yeri Meursault sadece cinayetten değil, toplum normlarını hiçe sayarak annesinin ölümünü kayıtsızca kabullenmesinden dolayı da yargılanır. Mahkemenin sonucu... ?

Asıl beni düşündüren kısım hiçbir şey istememenin mutluluğuna ulaşmış bir adamı toplum neden acımasızca yargılar? Çoğunluğun kabul ettiği dayatmayi kabul etmek zorunda mıyız ? Kime göre ? Neye göre?
ataç ikon Yabancı
kitaba 9 verdi
10 beğen · 0 yorum
Düşünmenizi isteyen bir kitap. Derin derin düşünmezseniz pek de fayda sağlamayacağı kanaatindeyim. Bunu yaparken de hayat neşenizi kaybedebilirsiniz. Böyle bir durumla karşılaştığınız anda düşünmeyi bırakın bence:) Ne anlattığına gelince hayatın, yaşamanın bir amacı var mı diye soruyor. Hatta olumsuz olarak cevap vermekten de çekinmiyor. Ölümden bahsediyor arada bir.
Nasıl anlattığına gelince ben sıkıcı buldum.
Kitabın yarı roman yarı felsefe kitabı olduğuna kanaat getirdim. Felsefeyle ilgili iseniz (ki bence aksi olan insan yoktur) okumakta yarar var.
ataç ikon Yabancı
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum
Bardamu

Bardamu

@bardamu

Kendime en yakın hissettiğim karakterlerden biridir Meursault . Olaylar karşısında oldukça gerçekçi bir yaklaşım sergiler. Artniyeti olmayan dümdüz bir adamdır. Yaptıkları ve söyledikleri için ileriye dönük planlar yapmayan ne düşünüyorsa onu söylemekte kendini sınırlamayan bir adamdır. Onun için sonucun önemi yoktur.

Çünkü tek bir son vardır. Kaybedenler Kulübünde sevdiğim bir replik vardır. "Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir".

Hayatta tek birşeye inanır Meursault. O da ölümün gerçekliğidir ve kaçışın olmadığıdır.
Bunu şu sözleriyle anlatır."Şimdi de olsa yirmi yıl sonra da olsa yine bendim ölecek olan".

Değilmi ki insan ölecekti, öyleyse bunun ne zaman ve nasıl olacağı pek önemli değildi"

İşlenilen bir cinayetin nedenlerinden nasıllarından çok Meursault karakteri'nin olaylar karşısında ki tepkisizliğinin sorgulanmasıdır .Yabancıyı yabancı yapan.

Oysa asıl bizlerdik yabancı ve yalancı olan. Herkes gibi yaşayan herkes gibi davranan sadece kendimize yabancı olan.
ataç ikon Yabancı
kitaba 10 verdi
5 beğen · 0 yorum
Betül Zeyrek

Betül Zeyrek

@betulzeyrek

Okurken olumsuz yorumlarla karşılaştım, ama yine de kendim tanımak istedim. Ve okuyunca her bir cümlesinde kendimden parçalar bularak okudum.

Baş kahramanımız kendısını hep dışardan izliyor. Mahkeme huzurunda aslında kendi kendini sorguluyor. Kalabalık içinde kedisi hakkında ama kendisinden habersiz onca yargılama yapılıyor. Kendi gözünün önünde yargılanan baş kahramanımız kendi olayına müdahale edemiyor. Konuşuyor ama duyulmuyor, tepki veriyor ama görülmüyor, netice de susuyor, anlaşılamadığı için, belkide yalnış anlaşıldığı için bulunduğu ortamda yabancılaşıyor ve susuyor. Çünkü kahramanımız yaptığı ile değil, toplumun kalıplaşmış zihniyeti ile yargılanıyor. Üzerinde düşünülmesi gereken en önemli husus❗❗

Susmak hep yalnış anlaşılır aslında, ama susan konuşacak kelimesi olmadığı için değil, gerektiği kadar konuşmayı seçtiği için susar. Bu yüzden gercekten susan insanşsra saygım sonsuz.

Üzerinde düşünülmesi gereken, sonrasında uzunca sorgulamaları beraberinde getiren değerli bir eser. Feksefik bir bakış açısı ile insanın iç dünyasıda gezintiye çıkıyorsunuz adeta. Bir iç hesaplaşma ile karşı karşıyasınız.

Nobel ödüllü bir eser neden geç kaldım dediğim, akıcı bir anlatım içinde kendinizi bulacağınız bir eser. Olayın içinde buluyor insan kendini. Ben kendimi sanık sandalyesine oturtup etrafımdaki insanlara jüri. Savcı, hakim ünvanlarını vererek bir müddet dinledim, ve karar verdim herkesle konuşulmaz, susacağınız insanlar keşfedin ?

Beni ciddi manada sinir eden husus ise bir insan bu kadar vurdumduymaz, kayıtsız kalamaz, kalmamalı. Falzaca boğuldum onun kayıtsızlığı karşısında. Kendinizi bir anda koca bir hiçliğin içinde buluveriyorsunuz.

Tavsiye edilebilir. Fazla değil kendinizi verirseniz akıcılık ve sürükleyicilik sizi kısa bir sürede kitabın sonuna ulaştıracaktır. Keyifle okuyun ?
ataç ikon Yabancı
kitaba 9 verdi
9 beğen · 0 yorum
Göktürk ADSIZ

Göktürk ADSIZ

@gokturkadsiz

Başarılı ancak
Şimdi tutupta klasik bir esere laf söyleyecek kadar bilgi sahibi değilim ben ancak mesela Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ı sanki aynı tarz bir karakteri işleyip daha çok nüfuz etti bana. Kıyaslamak için söylemiyorum ama Aylak Adam okuduktan sonra bu kitap bende biraz sönük kaldı
ataç ikon Yabancı
kitaba 8 verdi
0 beğen · 1 yorum
şiir adamı (@siiradami)
Aylak Adam romanında, tipik, Türk aylaklığı bu sebeple hayata karşı duyarsızlığı ele alınıyor. Yaban romanında, aslında yaşadığımız toplumun kendine has değerleri sebebiyle, farklı düşün yapısındaki bireyleri kendisine yabancılaştırdığı tezi üzerinde duruluyor. En önemlisi de (bana göre) Mersault mahkemede birisini öldürdüğü için değil, annesi ölünce neden üzülmediği gibi tutarsız şeylerle itham edilip yargılanmasıydı. Ama tabi şunu kabul etmek gerekir ki, bir romandan herkes aynı tadı alsaydı, okumanın büyüsü kalmazdı. Daha çok okumalara ;)
31.07.17 beğen cevap
kemalist betty

kemalist betty

@kemalistbetty

Kitapta beni en çok etkileyen; meursault'nun umursamazlığı, raymond ile diyaloğu,köpeği ile yaşayan adam ve kızsa da nefret etse de köpeğini kaybedince yaşadığı derin üzüntü, savcının meursault'u rezil etmesi,kitabın sonunda papaz ile meursault'nun diyaloğu ve aralarında geçenler... Bu kitapla 'anayurt oteli' ve 'kırmızı pazartesi' kitaplarıyla benzerlik kuranlar var. Sonuna kadar katılıyorum. Anayurt otelinde dış dünyaya karşı 'yabancılaşan' zebercet kırmızı pazartesi de adamın; kızın kardeşleri tarafından katledileceğini herkes tarafından bilindiği halde kimsenin 'umursamaması' üçü de anlaşılması zor kitaplardı... Kitapta kadına şiddet, umursamazlık, topluma yabancılaşmaya yer verilmiş.
Kitap az ve öz...
ataç ikon Yabancı
kitaba 10 verdi
5 beğen · 0 yorum
Ramazanovaa_._

Ramazanovaa_._

@ramazanovaa

Sevgi, aksiyon oımadan bir kitab necə maraqlı olar deyə düşünsəm olmaz deyərdim amma bu kitab ? fərqli və maraqlı eyni zamanda düşündürücü. Qısa olmasına pis oldum çoxlu suallar qaldı beynimdə amma kitabı bəyəndim ☺
Həqiqətən cəmiyyətdə hər kəs kimi olmamağın problem olduğunu göstərib kitabda. Vurdum duymaz insan olmağ və sonunun belə olması ??
Baş qəhramanın çox amma çox duyğusuz, hərşeyi olduğu kimi qəbul edən, umursamaz olması-sadəcə mövcud olub hər şeydən uzaqlaşması_yabancılaşması ana xətdir.
Fikirləşdirən, uzun müddət təsirində qala biləcəyimi düşündüyüm fərqli və çoooox gözəl kitab ???
Oxumayan varsa oxusun sadəcə 2saatınızı alacağ ?
ataç ikon Yabancı
kitaba 8 verdi
8 beğen · 0 yorum
Ferihan Bağcı

Ferihan Bağcı

@ferihnb

Tavsiye edilir. :)
Bu kadar umursamaz bir adamın bu sona nasıl geldiğini görmek gerçekten inanılmazdı... 6 saatlik yolculuğumun 1 saatinde okuyup bitirdiğim, betimlemelerinin harikulade olduğu, güzel bir kitap.
ataç ikon Yabancı
kitaba 8 verdi
9 beğen · 0 yorum
basit hikaye büyük mesaj
Gayet sakin, aksiyonsuz ve sıradan akan bir hikayeyle çok büyük bir mesaj vermeyi başarmış Albert CAMUS. Kitabın arka kapağı her şeyi özetliyor aslında. Bir insan eylemiyle değil de toplumsal kalıplarla yargılanıyor. Tıpkı bugünlerde de olduğu gibi.
ataç ikon Yabancı
kitaba 9 verdi
8 beğen · 1 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
Prost'un bu konuya ilişkin düşüncesi ise şöyle "kişinin statüsünü çevresi belirler"
23.02.17 beğen cevap
Tokmakan ♌️

Tokmakan ♌️

@tokmakan

'' Akşam,Marie beni görmeye geldi,kendisiyle evlenmek isteyip istemediğimi sordu.Benim için fark etmediğini,eğer o istiyorsa evlenebileceğimizi söyledim.O zaman da,onu sevip sevmediğimi sordu.Bende daha önceki gibi cevapladım,bunun bir anlamı olmadığını ama elbette onu sevmediğimi söyledim.'' Öyleyse neden evleneceksin benimle ? '' dedi.Ben de ona bunun bir anlamı olmadığını,ama o arzu ediyorsa evlenebileceğimizi anlattım.Zaten bunu isteyen oydu,bana düşen de evet,demekti. O da evliliğin ciddi bir iş olduğunu belirtti.Ben, ''Yoo,'' diye cevap verdim.Bir an sustu,ses çıkartmadan yüzüme baktı.Sonra konuştum bilmek istediği tek bi şey vardı;aynı şekilde başka bir kadına bağlı olsam ve aynı teklif ondan gelse kabul eder miymişim.Ben de, ''Tabi!'' dedim.O zaman,kendisinin beni sevip sevmediğimi sorguladı,ben bu konuda bir şey bilemezdim.Yine bir süre sustuktan sonra,tuhaf biri olduğumu,beni kuşkusuz bu yüzden sevdiğini ama belki günün birinde yine aynı sebepten nefret edebileceğini mırıldandı.Verecek cevabım olmadığı için susuyordum ki,o gülümseyerek kolumu tuttu ve benimle evlenmek istediğini ilan etti. ''

Bu satırları okuduğumda yüzümde şaşkın bir gülümseme oldu.İnsan nasıl bu kadar duyarsız,boş vermiş,umursamaz ve her şeyi kabullenmiş olabilir dedim (Üstelik sevgilisi neşeli, cıvıl cıvıl, hayatına neşe ve heyecan katıp kendi hareketlerine ve umursamazlığına karşı gayet sabırlı olabiliyorken) ve okudukça bu sözlerimi sık sık tekrarladım.

Kitapta hiçbir şeye ilgi duymayan hatta sadece nefes alan bir insanın hayata, yapılanlara,yaşadıklarına, duygulara, çevreye, beklentilere ve insanın kendisine yabancılaşması çok yalın bir dille anlatılmış.Etkileyici,düşündüren,sorgulatan ve tavsiye edebileceğim bir kitap.Sanırım uzun süre etkisinden kurtulamayacağım.

"İnsan madem ki ölecektir, bunun nasıl ve ne zaman olacağının önemi yoktur’
ataç ikon Yabancı
kitaba 9 verdi
19 beğen · 3 yorum
Red Red (@khaos)
"Veba" romanı da çok sağlamdır. Eğer A.Camus okumayı bir daha dusunurseniz tavsiye ederim.
20.10.16 beğen 2 cevap
Tokmakan ♌️ (@tokmakan)
Evet devam etmeyi düşünüyorum.Listeme ekleyeyim.Teşekkürler @khaos
20.10.16 beğen cevap
Red Red (@khaos)
Rica ederim, iyi okumalar..
20.10.16 beğen cevap
Ümit Güven

Ümit Güven

@umitguven

Kitap hakkında arkadaşlar çok güzel incelemeler yazmışlar okuduklarımın çoğuna katılıyorum, ama benim merak ettiğim insanın bu tarz bir ruh haline nasıl sahip olabildiği. kitabın bir yerinde öğrenciliğinde hırslı olduğundan bahsediyor dikkat ederseniz yani eskiden (normal!) birisiymiş kahramanımız,fakat sonra ne oldu yaşından dolayı olgunlaştı desem daha 30 yaşında, bir inanç onu bu hale getirdi desem kitapta her hangi bir ize rastlanmıyor, büyük bir travma geçirdi desem sıradan düz bir hayatı var. ne olduda duygularını korurken bu kadar umursamaz oldu,sahiplenme duygusunu kaybetti....
kitap bende farklı bir tat bıraktı tavsiye ediyorum okuyunuz.
ataç ikon Yabancı
kitaba 7 verdi
7 beğen · 1 yorum
Emel Cesur (@emelcesur)
evet güzel bir kitap:)
13.10.16 beğen cevap
Sakal Can

Sakal Can

@ibrahimaga

Kitap insanı muthiş bir hiçliğe sevkediyor kesinlikle.Keşke biraz daha yazsaydı bu kadar kısa olmasaydı dedirten bir kitaptır benim için.Toplumun klasikleşmiş kalıplarına girmeyi reddeden topluma anlam veremeyen bir karakterimiz var ve kendisini fazlasıyla sevdiriyor.Kısa bir kitap olduğu için bence çok sıkıcı yerleri yoktu bir solukta okunabilcek tarzdan bir kitap yani.Albert Camus tartışmasız aldığı ödülü haketmiş olduğunu gösteriyor
ataç ikon Yabancı
kitaba 9 verdi
6 beğen · 0 yorum
/ 12