up
ara

Her Şeyin Sonundayım

Her Şeyin Sonundayım Konusu ve Özeti

Her Şeyin Sonundayım
Her Şeyin Sonundayım kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yayınevi: Sel Yayıncılık
ISBN: 9789755704494
Sayfa: 111 sayfa Basım Tarihi: 2009
Tezer Özlü'yü çocuk yaşta tanıyan Ferit Edgü, zaman içinde dostu, (zaman zaman) dert ortağı ve yayıncısı olmuştur.

Bu kitapta, bu iki yakın dostun, İstanbul / Paris / Ankara ekseninde (çoğu Tezer'in hastalığının depreştiği zor günlerde) birbirlerine yazdığı mektuplar yer alıyor.

Yazmayı bir varoluş sorunu olarak gören iki yazarın yayımlamayı hiçbir zaman düşünmedikleri bu mektuplarda, özellikle Tezer Özlü'nün, Çocukluğun Soğuk Geceleri ve Yaşamın Ucuna Yolculuk kitaplarından tanıdığımız çırılçıplak dünyasıyla karşı karşıyayız.

"Severek mektup yazılan bir insanın bile olması ne büyük bir olay, söylenen her sözcüğün anlaşılmaktan öte, yaşadığını, dahası sözcüklere bile gerek olmadan yaşandığını bilmek, güç gibi yalınç bir olgu değil, var olmak gibi bir şey."
-T. Özlü-

Tezer Özlü'yü bağlılıkla seven okurları için...
Hayata Gülümse

Hayata Gülümse

@hayataagulumse

Gözleri parçalı bulutlu bakan beyaz tenli kadın. Delirmemek için mücadele eden, ama deli damgası yiyen, madem insanım o zaman 'hadi seveyim diyen, ama kendi yatağında düşleri ile delik deşik edilen beyaz tenli kadın. ''Nasıl oldun'' gibi sıradan iki sözcük duymak isterken karşısındaki gözler ile başka gözlerin_başka tenlerin arasında kalan, doğadaki renklere aşık, siyah penceresinden parçalı bulutlu gözlerle bakan, kendisini gölgesinden gizleyen, kendine tutsak, kendine yalnız, hayatın ritmi sırtında kendi notasını bulmaya çalışan, yaşamın kıyısında yaşamış beyaz tenli kadın.

''İnsanın kendisinden başka karşı karşıya olduğu kim var?''

Bir insanın yaşam öyküsüne tanıklık etmek. Söz uçar yazı kalır sözünün en güzel_en yalın_en saf hali. Mektuplarda kağıda düşen düşünceler sahi, kişiler gerçek, önünüzde konuşuyorlar. Söze karışacağınız kadar yakın. Kavgalar, şikayetler, özlemler, istekler, hep bir adım ötenizde. Süslemeden, gizlemeden, abartısız, olduğu gibi…

''Severek mektup yazılan bir insanın bile olması ne büyük bir olay. Söylenen her sözcüğün anlaşılmaktan öte, yaşadığını dahası sözcüklere bile gerek olmadan yaşandığını bilmek, güç gibi yalınç bir olgu değil, varolmak gibi birşey''

Acılarını kullanarak değil, çektiği acılar ile koca bir bina inşaa etmiş, kendi binasının her katında düşünceleri ile, insansız insanlara, şehirlere rağmen doyasıya yaşama (ma) ya çalışmış bir hayat. Her gün her gece kendini yazmak için yaşayan, kendi zihnine kilit vurup, kendini bile içeriye almak istemeyen, sırtına koyduğu onlarca sözcükle ne zaman öleceğini bilmeden ama öleceğini bilerek yaşamaya çalışan beyaz tenli kadın. Zamana bırakmak isteyen ama herşeyin o kadar çabuk geliştiği ve değiştiği bir dünyada değişime ayak uydurmaya çalışmak ama değişimle birlikte değişen değerlere ayak uyduramamak ve sevdiklerinden, yakınlarından ansızın gelen kötü haberler ile bedenen acı çekmenin verdiği çaresizlikle mücadele etmek.

Kendisi ile yalnız kalmak isteyip, bedenen yalnız kalmak istememek. Bedenen istemeden acı çekmek ne kadar gerçek ise bedensel hazlar ile de yaşamak istemek o kadar gerçek. Yadsınacak_yadırganacak hiçbirşey yok.

''Yalnız kalmaktan hiç hoşlanmıyorum, hiçbir gece yalnız yatmak istemiyorum. Sabah uyanınca yaşadığıma şaşırıyorum. İşte ''sevişme'' düşkünlüğünün temelinde bu duygunun yattığını öyle iyi biliyorum ki...''

İç dengesini sağlamak için, zihnindekilerden kurtulmak için kendini kağıda dökmüş, kendine tutunmuş bir hayat.

Bir mesaj yazmak isterken kırk kere düşünen, hesap eden, telefonda veya yüzyüze görüşürken bile kendi olamayan insanlarken aramızda kaç tane böyle yürekli bir Tezer Özlü çıkar ki?

Ne mutlu ona ki sahip olunabilecek en güzel duyguyu yaşamış ve hissetmiş.

Keyifli okumalar...
4 yorum
türk kahvesi (@turkkahvesi)
dünkü alıntınız gerçekten çok etkileyiciydi..bu kitabı mutlaka okuyacağım
01.04.19 beğen 1 cevap
Cansu Doğan

Cansu Doğan

@cansudogan7146

Mektuplar insana dair, içe dair olanı olduğu gibi yazıya aktaran bir tür olduğu için ve sevgili Tezer Özlü'nün ne kadar karamsar ve melankolik bir yapıya sahip olduğu bilindiği için okurken içim karardı. Bunu göze alan varsa önerebilirim. Tabi Tezer Özlü'yü daha iyi tanımak isteyenler de okumalı. Satır aralarında çok derin düşünceler yakalasam da Yaşamın Ucuna Yolculuk bambaşkaydı. Mektuplardan edindiğim bilgiye göre TEzer Özlü bu kitabı "Bir İntiharın İzinde" olarak yayınlatacakmış ancak Ferit Edgü'nün bunu içine sindiremeyip hatta hafiye romanı havası verdiğini söyleyip "Yaşamın Ucuna Yolculuk" ismini önermesi ile kitap bizlere bu isim ile gelmiş :) Hoş bir detay oldu. Tabi sonra hastalığın teşhisi ile bu isim arasında bağlantı kurarak batıl bir şekilde kendini suçlamış Ferit Edgü :/ Neyse özetle vasatın biraz üstü olarak bulduğum kitabı sadece Tezerseverlere öneriyorum :)
2 yorum
İBRAHİM TURHAN (@turhankafka)
Tezer Özlü'nün cümlelerini çok sevdim..Defalarca okuyup sıkılmadığım ender yazarlardan bir tanesidir kendisi..Onu yakından tanısaydım muhtemelen bütün küçük ayrıntılarını da severdim hatta aşık olur dizinin dibinden ayrılmazdım..Benim düşüncem Tezer Özlü kendi içinde gayet mutluydu... Milyarlarca anlamsız insanın bir şekilde ona temas etmesi nefes almasını güçleştiriyordu.. ki insanoğlu günümüzde artık hayvanların yaşam alanlarını bile katleder oldu!! Keşke daha çok eser bıraksaydı..
29.09.17 beğen 3 cevap
Cansu Doğan (@cansudogan7146)
Ona ve onun yaşamına onu anlayabilen insanlar lazımmış. Ruhundaki eksiklikler de yine insanlara dair bence, kırgınlıklar, umutsuzluklar ve pişmanlıklar. :/
29.09.17 beğen cevap
1919 MAVİ

1919 MAVİ

@1919mavi

1966'dan 1986'ya kadar... 40 mektup... Nazliydin hanım ile ferit edgü'nün dostluklarına ve dobra dobracılığına imrenmemek elde değil... Günümüzde böyle dostluklar kaldı mı acaba?
Nazliydin hanım Pardon tezer özlü hakkında bilinmeyen ve merak edilen ne varsa bu kitapta... Gümüş ayı ödülünü alan 'hakkaride bir mevsim' adlı film, ferit edgü'nün romanından alınma.

Romanın filme alınma fikri, Nazliydin hanım Pardon tezer özlü'ye aitmiş.
Bu arada 1983'te 'auf den spuren eines serbstmords' ( bu kitap, türkçeye yaşamın ucuna yolculuk adıyla yayınlanacaktır) Nazliydin hanım Pardon tezer özlü bu kitabı bir intiharın izinde adıyla yayımlamak ister. Ferit edgü ise kitaba 'yaşamın ucuna yolculuk' adını vermek ister ve bu adla çıkar kitap. Gerçekten de bu ad kitabın içeriğine uymuş... Nazliydin hanım Pardon tezer özlü son mektubunu 1985'in aralığında yazmış... Kitap çok dobra...
0 yorum
--

--

@whats

Tezer Özlü'yü merak ediyor ve okumak istiyorsanız bu kitaptan başlamayın. Hatta mümkünse en sona bunu saklayın. Çünkü bu mektuplarda yazdığı kitapların bazı detaylarını, hayatının en sert dönemeçlerini ve buhranlarını kasvetli bir biçimde yansıtıyor. Aşk hayatından tutun ölümüne sebep olan hastalığa kadar birçok yaşamsal getiriyi barındırıyor eser. Otobiyografi kategorisinde yer almalı bana göre. Tezer yaşasaydı bu kitabın yayınlanmasını ister miydi diye bir soru var okuduğumdan beri kafamda. Acaba ister miydi?
0 yorum
zerre-i miskal

zerre-i miskal

@zerreimiskal

Her şeyin sonu, sonlu bir hayatta sonsuz gibi yaşamak...
Tezer Özlü'nün son okunacak kitabıdır. İlk okunacak kitabı Çocukluğun Soğuk Geceleri'dir. Çocukluğundan bu yana olan eserlerini okumazsanız Özlü'yü anlamak zor. Zaten normal hayatımızda da düşünen, yazan çizenleri biraz yadırgayarak anlarız doğru değil mi?
Her şeyin sonundayım eserinde bir toplanış, bir bavul bir gidiş var...Sonlu bir sonsuza...
Belirttiğim doğrultuda okunursa çok güzel bir eserdir.
0 yorum

Her Şeyin Sonundayım - S41

Kitabına ne güzel yakışırdı YAŞAMIN UCUNA YOLCULUK.
Jagermeister Chrysalis tarafından eklenmiştir.
Kebikeç

Kebikeç

@medusa

Yarın bütün gün büroda oturacak olan ben miyim ? Neden ? Niçin ? Hiçbir yerde olmak istemiyorum ki .
Belki de ben bugün ilk defa her şeyin sonundayım.
Gene bir yığın günler gelip geçecek ve ben kendime ,işte bugün ilk defa her şeyin sonundayım mı diyeceğim?
Korkuyorum .Korkuyorum .Korkuyorum.
0 yorum
İsmail Gülmez

İsmail Gülmez

@ismailgulmez

En çok ve en uzun sana inandım.
(s.17)
0 yorum
hk

hk

@haticeee

Her şeyi biliyorum ve hiçbir şeyi bilmiyorum.
0 yorum
--

--

@whats

Mezarlıklarda en büyük huzuru duyar oldum, fotoğrafta da belli oluyor değil mi? Ölmek isteğim yok, yaşama isteğim olmadığı gibi...
0 yorum
hk

hk

@haticeee

Yoksa böylesi bir özleme alıştık mı?
Böylesi bir bölünmenin acısını severek mi çekiyoruz?
0 yorum
429
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
Affinity

Affinity

@biocide

Sihrini kaybetti gün batımı! paylaşım fotoğrafı
"Bana yaşamın ucuna yapılan yolculuklar gerek."

İçim yolculuk çekiyor diye çıktım dün evden, nereye, nasıl ve neden gideceğimi bilmeden. Plansız iş yapmayan ben için bu kendimi aştığım garip günlerden biriydi diyebilirim.

Tuz gölüne gittim oradan farklı yerlere geçeyim dedim ama çok yorulmuş bitap düşmüştüm, bir gece kalıp gezsen ne olacak diyerek geri dönüyorum.

Otobüs yolculuğunun en güzel yanı şüphesiz cam kenarında dışarıyı izlemek... Bundan birkaç sene öncesine kadar slow bir şarkı eşliğinde su manzaraya denk gelseydin eğer hülyalara dalardım, hayata dair planlarımı su birkaç saate sığdırırdım.

Şimdi kulağımda Cem Karaca olağanca gücüyle söylüyor "Parsel parsel bölünmüş dünya, bir dikili taştan gayrı nem kaldı." Bu parçanın ağırlığından mıdır bilinmez gökyüzü hayal kurdurmuyor şimdi bana, o kızıllığın içinde kaybolmaya yüz tutmuş güneş sanki gülümsemiyor eskisi gibi. Tadı bile değişti ağzımın neyse ya Hu ben en iyisi eve gidip bir kahve alayım... :')
4 yorum
Film adam (@serserimsi)
👏 şu an bir otobüs yolculuğunda cam kenarındayım ☺️ (uzun yol birde )
19.08.19 beğen 1 cevap
SHADOWMAN (@melankolikruhum)
Ah be biom. Okudum da okudum. Ne güzel yazmissin. Hele Cem karaca, sanki kulaklığın diğer ucu bende. Kalemine sağlık.
19.08.19 beğen 1 cevap