up
ara
‹ Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda

Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda Sözleri ve Alıntıları

Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Gazeteciler içeri tıkılırken, içerideki bir gazeteci dışarı çıkarıldı. 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismardan 13 sene hapis yiyen Hüseyin Üzmez serbest bırakıldı. Adalet sistemimiz ''gazetecilere özgürlük'' talebini yanlış anlamıştı!
ataç ikon Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Cep telefonundan mesaj atma sayısında Avrupa şampiyonu olmuştuk. Pek sevmiştik mesajlaşmayı... Ancak, teknolojiyle aramız pek iyi olmadığı için mesaj faciaları yaşanmaya başlanmıştı. Ankara'da bir koca, babaevine kaçan eşine cepten mesaj gönderdi. ''Sıkışınca konuyu değiştiriyorsun'' yazdı. Yazdı ama.. Telefonu çakma telefondu. Türkçe karakter olmadığı için ''ı'' harfleri ''i'' olarak çıkmıştı. Mesajı yanlış anlayan kadın, babasına gösterdi, babası ''Benim kızım fahişe mi ulan'' dedi, damadın evini bastı. O karambolde, damat gelini bıçakladı, öldürdü. Damadı hapse attılar, içeride canına kıydı, iyi mi.. Bir düğün, bir mesaj, iki cenazeydi.
ataç ikon Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Başbakan, Almanya seyahatinde tarih verip, “En geç sekiz senede AB’ye üye oluruz” demiş, Yeşiller Partisi Başkanı Claudia Roth da “Türkiye AB’ye girince evleneceğim” demişti. Kadıncağız bizim yüzümüzden evde kaldı.
ataç ikon Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Orhan Pamuk İsviçre dergisine konuştu. "Kimse söylemiyor bari ben söyleyeyim, Türkiye'de 30 bin Kürt, 1 milyon Ermeni öldürüldü." dedi. Aslında Kar romanının tanıtım röportajıydı ve bu lafların, romanın içeriğiyle alakası yoktu. Yazdıklarıyla değil, söyledikleriyle şöhret olan dünyadaki tek yazar'dı! (Bu iğnele biraz haksızlık olduğu kanısındayım. Dış ülkelerde belli bir okur kitlesi olduğunu sonradan öğrendim. Yalnız bu demek değildir ki bu sözleriyle tanınırlık oranını katladığı inkar edilemez.) Peki neden onca ülke varken, bu lafı gidip İsviçre'de söylemişti? Çünkü çamur atıp iz bırakmak için ideal adresti...İsviçre'de konuşup "Ermeni soykırımı vardır." demek serbestti, "Ermeni soykırımı yoktur" demek, yasaktı. Herhangi bir Türk'ün Orhan Pamuk'un söylediklerine karşı savunma yapabilmesi, kanunen suçtu. Nitekim... Kısa süre sonra, İsviçre'ye gidip "Ermeni soykırımı yoktur" diyen Türk Tarih Kurumu Başkanı Profesör Yusuf Halaçoğlu hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkartıldı. "Edebiyatçı" tarihi suçlarsa, fikir özgürlüğüne giriyordu. "Tarih Profesörü" savunursa, hapse giriyordu.
Hadisenin "bu ne perhiz bu ne lahana turşusu tarafı" da vardı. Bize "soykırımcı" diyen İsviçre'nin Ankara Büyükelçisi Walter Gyger eniştemizdi. Soykırımcı dediği milletten, Türk'le evliydi.
ataç ikon Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

23 NİSAN...

Kurtuluş Savaşı’nda sayısız şehit çocuğu öksüz ve yetim kalmıştı. Bu kutsal emanetlere sahip çıkabilmek için, bizzat Mustafa Kemal’in himayesinde 1921’de Ankara Himaye-i Etfal Cemiyeti kuruldu.

23 Nisan henüz “hakimiyeti milliye” bayramıydı. Çocuk bayramı değildi.

23 Nisan 1923’te TBMM’de yapılan Hakimiyeti Milliye Bayramı töreninde, Mustafa Kemal’in isteğiyle, Himaye-i Etfal Cemiyeti Başkanı’na protokolde yer verildi.

Bir sene sonra, 23 Nisan 1924 törenlerinde Himaye-i Etfal Cemiyeti’ni Mustafa Kemal’in eşi Latife hanım temsil etti.

23 Nisanlar cemiyetin tanıtımı için fırsat olarak değerlendiriliyordu. Mesela… Gelir elde etmek için rozet satılıyordu, 23 Nisan törenlerine katılan herkes bu rozetleri takıyordu. gazeteler teşvik edici yayınlar yapıyordu, her rozet, bir şehit çocuğuna destek manasına geliyordu.

23 Nisanlar, Himaye-i Etfal’le özdeşleşmişti. 23 Nisan denilince şehit çocukları, şehit çocukları denilince 23 Nisan akla geliyordu.

Milliyet gazetesi 23 Nisan 1926’da “Çocuk Bayramı” manşeti attı. Alt başlığında “bugün istiklal günü, vatanın kimsesiz çocuklarına yardım edelim” deniliyordu. Bağış patlaması oldu. Cemiyet, yardım kutuları koydu, para atmak için kuyruk oluştu. Ankara’nın lokantacı, kahveci, otomobilci esnafı 23 Nisan hasılatlarını Himaye-i Etfal’e verdi.

23 Nisan 1927… Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin yayınladığı bildiri gazetelerin manşetlerindeydi: “Büyük Gazimiz, çocuklarımızın 23 Nisan bayramını daha sevinçli geçirmelerine vesile olacak büyük bir jestte bulunmuşlardır. Mustafa Kemal Paşa, otomobillerinden birini, törenlerde çocuklara tahsis etmiş, Cumhurbaşkanlığı bandosunun çocuk bayramı için görev yapmasını sağlamıştır. Çocuklarımız ne kadar övünse ve sevinse yeridir.”

Himaye-i Etfal aynı zamanda şu çağrıyı yapıyordu: “Yaşınızı, memuriyetinizi, işinizi bir tarafa bırakarak, bugün çocuklarınızı şevk ve muhabbetle eğlendiriniz, çocuk şenliklerine katılınız. Bu saadetli günü yavrunuzu bağrınıza basarak bahtiyarlıkla geçirirken, sizin müşfik yardımlarınızı bekleyen, memleketin anasız, babasız yavrularını unutmayınız.”

Mustafa Kemal o sene Himaye-i Eftal balosuna katıldı. Ankara Evkaf Oteli’ndeki baloda, 10 bin lira yardım toplandı.

23 Nisan 1928, artık tamamen “Hakimiyeti Milliye ve Çocuk Bayramı” adıyla kutlanıyordu.

23 Nisan 1929, sadece bir günlük bayramla bırakılmadı, Mustafa Kemal’in talimatıyla yedi güne çıkarıldı, “çocuk haftası” ilan edildi. Etkinlikler çığ gibi büyümüş, tüm yurda yayılmıştı. Himaye-i Etfal’in bu organizasyonu tek başına yapabilmesi artık mümkün değildi. Balolar, konferanslar, anne eğitimleri, müsamereler, yarışmalar, şenlikler içeren kapsamlı kutlamaların organizasyonu, dönemin en büyük sivil toplum kuruluşu Türk Ocakları’na verildi.

(Çocuk Haftası’nın ilk sürprizi şuydu… Türk Ocakları’nın yönetimi 23 Nisan’da çocuklara bırakılacaktı. Bugünkü koltuk geleneği böyle icat edildi.)

Himaye-i Etfal, sadece üç kuruşluk rozet satarak başladığı macerada… Yedi sene gibi çok kısa sürede 300 binden fazla şehit çocuğuna ulaşmayı başarmıştı. 1929 itibariyle, 300 binden fazla yetime düzenli olarak kitap, elbise, çamaşır, oyuncak, süt, yemek ve şeker dağıtır hale gelmişti.

Himaye-i Etfal sayesinde herkes gücü ölçüsünde amca, teyze, dayı, hala olmuş, şehit çocuklarının elinden tutmuştu. Mustafa Kemal vizyonuyla “dünyanın en büyük ailesi” kurulmuştu.

Yani?

Yanisi şu…
23 Nisan törenlerini “şehitler var” gerekçesiyle iptal etmek, sadece Atatürk alerjisi değildir, aynı zamanda cehaletin daniskasıdır.

23 Nisan Çocuk Bayramı’nın varlık sebebi, bizatihi şehit çocuklarıdır.

23 Nisan, kendi çocuğumuzu şefkatle bağrımıza basarken, şehit çocuklarını unutmayalım günüdür. 23 Nisan, bizim çocuklarımızın saçının teline zarar gelmesin diye, kendi canını hiçe sayan kahramanları unutmayalım günüdür.

23 Nisan, bu milletin şehitlerine ve çocuklarına borcudur.
ataç ikon Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

23 Nisan geldi.Tayyip Erdoğan, başbakanlık koltuğunu ilkokul öğrencisine bırakırken "ileri demokrasi"yi tarif etti. "Yetki artık senin; ister asarsın, ister kesersin" dedi.
ataç ikon Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Derya Y.

Derya Y.

@deryasin

Demokrasimiz ileri’den, örneklerimiz hep geri’dendi.
Mehter takımı gibi, geri geri ileri yürüyordu Türkiye!
1 beğen · 0 yorum
Derya Y.

Derya Y.

@deryasin

Milletvekillerimizden oluşan TBMM futbol takımı, Engelliler Haftası’nda moral vermek için, görme engellilerle maç yaptı. Sadece yüzde 20 oranında görebilen, ayaklarındaki topu bile hayal meyal seçebilen engellileri, adeta eze eze 7-3 yendiler. Moral dediğin böyle verilirdi! Aynı milletvekillerimiz geçen sene de, kimsesiz çocukları perişan edercesine yenmeyi başarmış, ağlayan çocuklar zor susturulmuştu.
1 beğen · 0 yorum
Derya Y.

Derya Y.

@deryasin

Isparta’da bir beden eğitimi öğretmeni hakkında, Cumhuriyet mitingine katıldığı ve
öğrencilerine 19 Mayıs’ta Atatürk tişörtü giydirdiği gerekçesiyle soruşturma açıldı. Suçlu bulundu, ceza olarak maaşı kesildi. Arka sayfalarda, küçücük yer verilen bu hadise, milat’tı. Atatürkçü avı başlamıştı.
0 beğen · 0 yorum
Derya Y.

Derya Y.

@deryasin

Eoknmoni Bkaanı Ail Bbacn, ADB’ye gidrken “gelceek neslilere broçsuz Tükriye bırakcaağız” dedi. Gülmekten yazamadım…
1 beğen · 0 yorum
Derya Y.

Derya Y.

@deryasin

Mersin’de 15 milyon senelik sazan fosili bulundu.
Böylece ilk sazanın Türkiye’de yaşadığı ortaya çıktı.
1 beğen · 0 yorum
Derya Y.

Derya Y.

@deryasin

10 Kasım’da, Mustafa Kemal hayranı olan Aslan “Sarızeybek” isimli vatandaşın oğlu dünyaya geldi. “Ata” adını koydu. “10 Kasım doğumlu Ata Sarızeybek” oldu. Sarızeybek Ailesi “Ataşehir”in “Ata” konutlarında oturuyordu. Otomobilleri de Hyundai “Sonata”ydı. 2003’ten itibaren yaşadığımız 10 Kasım’ların tek sevimli haberiydi. Bundan sonraki her 10 Kasım’da mutlaka bi sevimsizlik yaşanacaktı.
0 beğen · 0 yorum
Derya Y.

Derya Y.

@deryasin

Okullarda ders kitaplarının bedava dağıtılacağı, arsaları değerli olan okulların satılacağı açıklandı. Böylece, okullar özelleştirilirken, okul kitapları devletleştirilmişti. Amaaan bize ne… Avanta olsun isterse çamurdan olsundu.
1 beğen · 0 yorum
Derya Y.

Derya Y.

@deryasin

Türkiye giderek bilimsel
gerçeklerden uzaklaşırken, YÖK’ün kadro talebi reddediliyor, iki bin kadro isteyen Diyanet’e 15 bin
kadro veriliyordu.
2 beğen · 0 yorum
Derya Y.

Derya Y.

@deryasin

Türkiye nefesini tuttu, tezkere oylandı.
Sonuç evet.
Karar ret.
Tam bize göre bi durumdu!
1 beğen · 0 yorum
Derya Y.

Derya Y.

@deryasin

“Bizim ahali dünya yansa okumaz, magazini mutlaka okur” diye düşünenler, işin o tarafını da ihmal etmiyordu. Mesela, şu başlığı hiç unutmam: “Saddam’da dünyaya yetecek kadar botoks var!”
0 beğen · 0 yorum
Derya Y.

Derya Y.

@deryasin

Dünya ekonomi tarihinde…
Üreterek değil satarak kalkınacağına inanan ilk millettik.
2 beğen · 0 yorum
aylin doğanç

aylin doğanç

@aylindogancaysan

Atatürklü Türk Bayrağı, direnişin adeta simgesiydi. Tayyip Erdoğan bu konuya da müdahale etti. 'Balkonlarınıza Bayrak Yasası'na uygun bayrakları asmanızı istiyorum, diğerleri Bayrak Yasası'na uygun değildir.' dedi. Atatürk'lüyse yasadışı'ydı yani! 'Üç Hilalli bayrak açarız derseniz, Osmanlıdır, onunla da gurur duyarız, açabilirsiniz' dedi. Önümüzdeki seçimde MHP oylarına göz dikildiğinin işaretiydi.
1 beğen · 0 yorum
aylin doğanç

aylin doğanç

@aylindogancaysan

İçki içen alkoliktir. Peki ya içki içen AKP'ye oy veriyorsa? O zaman alkolikler arasına girmemiş olur.
0 beğen · 0 yorum
aylin doğanç

aylin doğanç

@aylindogancaysan

Sanat'ın cezalandırılmayan dalı kalmamıştı.
1 beğen · 0 yorum
aylin doğanç

aylin doğanç

@aylindogancaysan

TBMM albümüne kravatsız fotoğrafını koydurtan Sırrı Süreyya Önder, Apo'ya kravat takarak gitmişti.
0 beğen · 0 yorum
aylin doğanç

aylin doğanç

@aylindogancaysan

THY, grev yaptığı gün, vaktinde kalkış rekoru kırdı, iyi mi...
0 beğen · 0 yorum
aylin doğanç

aylin doğanç

@aylindogancaysan

Business class, helal class olmuştu.
0 beğen · 0 yorum
aylin doğanç

aylin doğanç

@aylindogancaysan

Dört artı dört dedikleri, ört artı örtt'tü.
0 beğen · 0 yorum
aylin doğanç

aylin doğanç

@aylindogancaysan

Demokrasimiz ileri'den, örneklerimiz hep geridendi.
0 beğen · 0 yorum
/ 4