up
ara

Moskof Mezarlığı/Kafkaslarda Kıyamın Kalp Atışları

Moskof Mezarlığı/Kafkaslarda Kıyamın Kalp Atışları Konusu ve Özeti

Moskof Mezarlığı/Kafkaslarda Kıyamın Kalp Atışları
Moskof Mezarlığı/Kafkaslarda Kıyamın Kalp Atışları kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yayınevi: Dila Filmcilik Yayıncılık
ISBN: 9789756143452
Sayfa: 244 sayfa
Çeçen Halkı’nın dramını ve cihadını anlatan Çeçenya serisinin ilk kitabı. Kendi sınıfında edebiyat kültürü olmuş bir eser.
Gömülen onbinlerce asker,bin küsür araç,onlarca helikopter,uçak,sayısız cephane... Ve mitinglerde,meydanlarda,camilerde çağlayan bir dua ...bir haykırış "Çeçenya Ruslara mezar olacak"... Oldu ve "Moskof Mezarlığı"doğdu...
"Aldığımız istihbarata göre üç koldan Çeçenya'ya girecek ve Rus orduları yelpaze gibi Çeçenya topraklarına bir açılım yapıp kuvvetleri ülke sathına yaymak yerine,doğrudan hareket merkezi Grozni'ye saldırarak işi kafadan halletmek istiyorlar. Hesaplarına göre Grozni düşünce bütün Çeçenya düşecektir, vedireniş sindirilecektir."
Yayınlandığı 2000 yılından beri onbinleri yutan bu heyecan girdabına, kapağı açtığınız kapılmaktan kendinizi alamayacaksınız.
bünyamin özdemir

bünyamin özdemir

@bunyaminozdemir

21.yy yaşayan efsanesi, Çeçenya.

Rus zulmüne direnen Çeçen Halkının imanlı mücadelesi fevkâlâde bir edebiyatla tasvir edilmiş. Yazar 17 yaşında eseri yazmasına rağmen akıcı, heyecanlı ve duygusal bir eser neşredebilmiş.
Ayrıca satır arası bilgilerle okura dünya siyaseti ve düzeni konusunda ipuçları veriyor.

Cehar Dudayev, Şâmil Basayev, Gudermes Şahinleri'nin Reisi Hamza Halidov, Türkiye'den gelen mücahid Ebu Cendel, Mısır'dan gelen Yakub, Çeçenyalı Selim, düşman Rus saflarından iman safına geçen Mansur, casus mücahidler Talgat ile Leavani ve Çeçenya'nın özgürlüğü için savaşan nice mücahidin Ruslara karşı verdikleri efsanevi Çeçen Direnişi.

Hamza ve ekibi Rus Karargâhı için müthiş bir casus operasyonu hazırlar. Selim, Karargâh'â sızmak için görevlendirilir. Küçük bir baskın için tezgah kuran mücahidleri büyük bir sürpriz beklemektedir.

Tavsiye edilir.



DİKKAT! AŞAĞIDAKİ METİN, KİTAP HAKKINDA AYRINTILI BİLGİ İÇERMEKTEDİR!
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gudermes Şahinleri'nin lideri Hamza Halidov, Rus işgâline karşı mahiyetinde bulunan mücahidlerle beraber karşı koymaktadır. Türkiye'den gelen bir mücahid olan Ebu Cendel de onun birliğine katılır.
Ebu Cendel, Türkiye'de kardeşinin askerler tarafından öldürüldüğüne inandırılarak PKK'ya katılmış, dâhil olduktan sonra örgütün kanlı geçmişlerini ve câniliklerini öğrenmiştir. Bir tesadüf sonucu abisinin askerler tarafından değil, teröristler tarafından öldürüldüğünü keşfeder. Bu defa Türk Ordusuna asker olarak girer, gönüllü olur, teröristlerle savaşır. Ordu içerisinde tanık olduğu bazı olumsuzluklar onu bu intikam sevdasından vazgeçirir. İstanbul'da bir tevafuk neticesinde tanıştığı Bilal sayesinde İslâm'a sarılır. İlk akıncı birliğinin kurucusu olan Ebu Cendel'in ismini alarak Çeçenya'ya gelmiştir.

Hamza ve ekibi zekice bir plan hazırlar. Selim'i, Ruslara yakalattırırlar. Selim, yakalanırken mizansen gereği önemli bir toplantının bilgisini de Ruslara öğretmiş olur. Korkak gözükerek, rolü gereği "işbirlikçi" izlenimi verir. Ruslara verdiği bir kaç mâlumat sayesinde güven tazeleyen Selim, onları yönlendirmeye çalışmaktadır. Karargahta çıkan bir yangın esnasında Generalin önemli evraklarını alıp, kopyalamayı başarır. Daha sonra yangın söndürme işinde gönüllü olur ve görevi başarıyla gerçekleştirir. Bu sayede tüm Karargahın kahramanı olur. Bir gün karargahı keşfederken gizli bir geçit keşfeder. Bu geçit, Karargahın içine gizlice sızma yapılması için oldukça uygundur.

Selim'le ilgilenen Yüzbaşı Kole, General'in takdirini alır. General, Kole'ye bağlı çalıştığı Mason Teşkilatı'nı anlatır ve onu teşkilata dâhil eder. Kole'yi, bir teslimat işi için İstanbul'a yollar.

Selim, Karargah içinde o güne dek açığa çıkmamış iki Çeçen Ajanı; Talgat ile Levani'yle temasa geçer. Taktik gereği Talgat ve Levani ile kavgalı gözükür...

Kole, İstanbul'a geldiğinde Müslümanların gafletine tanık olur. Mason ayiniyle teşkilâta girer, sonrasında Teşkilâtın geçmişi ve dünya hâkimiyeti hakkında bilgilendirilir ve General'e iletmesi için kendisine yüklü miktar para verilir. Öğrendikleri Kole'ye ters tepki yapar. İstanbul'un tarihi-manevî atmosferinden etkilenen Kole müslüman olur. Tanıştığı bir müslümandan İslâm'ı öğrenir ve Mansur ismini alır...

Talgat ile Levani rol gereği, daha önce kavga ettikleri Selim'den casusluk sebebiyle şüphelendiklerini üstlerine bildirirler. Fakat Karargahın kahramanı ilân edilen Selim'den kimse şüphelenmez, üstlerinden azar işitirler.

Çeçenya'ya dönen Mansur, Karargâha uğramadan Çeçenlere katılır. Parayı Hamza'ya teslim eder, kendisinin de cihad etmek istediğini söyler...

Selim, Çeçen komutanların toplanacağı önemli toplantının yeri hakkında bilgiyi öğrenir ve Generale bildirir. Ruslar, baskın yapmaya geldiklerini sandıkları bölgede Çeçenler tarafından sarılır ve yenilgiye uğratılır. Ruslar, ava giderken av olurlar.

Kole'nin parayla beraber kaybolması, Selim'in Rusları tuzağa düşürmesi üzerine General Rubaşov, casuslar konusunda tedirgin olur. Selim'i daha önce şikayet eden Talgat ile Levani'yi casus avıyla görevlendirir.
Selim'in baskın öncesi bıraktığı düzmece deliller Talgat ile Levani tarafından bulunur ve casus avı başlar. Generalin çok güvendiği Talgat ile Levani, deliller neticesinde Karargahın en cesur, vatansever askerlerini casus ilân eder. General; hiçbir şeyin farkına varamaz, idam emrini onaylar ve en iyi adamlarını kurşuna dizdirir.

Mısırlı bir mücahid olan Yakub; Filistin, Bosna, Keşmir'de savaşmış, ardından Çeçenya'ya gelmiştir. Rus bombardımanı sırasında kurtardığı, yaralanan, baygın bir kıza aşık olmuş, daha sonra bu kızı bir daha görmemiştir. Fakat genç kız, ne zihninden ne de gönlünden çıkmaz.
Yakub, Hamza'nın ekibine katılır...

Grozni, önce Rus uçakları tarafından bombalanır. Ardından kara kuvvetleri saldırıya geçerler.
Çeçenler, Grozni'yi kahramanca savunur. Ruslar; uçakları, tankları, teknolojileri ve asker sayısındaki üstünlüklerine rağmen bir avuç Çeçen Mücahide karşı çok ağır mağlubiyetler alır.
Mücahidlerin cephaneleri tükenmeye başlayınca Şûra toplanır ve kayıp vermemek için geri çekilme kararı alınır. Bundan sonra gerilla savaşıyla mücadele edilecektir...
0 yorum
Yolcu

Yolcu

@yolcu571

Cihad'ı güzel bir şekilde anlatan, kardeşliği, Allah aşkını, dava uğruna can vermeyi güzel anlatan bir kitap... Buna aslında sadece kitap diyerek geçilmemelidir. Bu çok farklı, kitaptan da öteydi benim için... Şiddetle tafsiye ederim cihad erlerini...
1 yorum
Yolcu (@yolcu571)
*cihad erlerine...
17.10.18 beğen cevap
papatya 10

papatya 10

@papatya

Serinin ilk ve hemen etkisi altına alan kitabi.. bence bu seriyi okumak için bu kitaba gozgezdirmek bile yeterli olur
0 yorum
Mehmet Güler

Mehmet Güler

@mehmetguler

Özel bir kitap
Okuduğunda okumayışının eksikliğini hissediceğin 3 seriden oluşuyor.Şiddetle tavsiye ediyorum.
0 yorum

Moskof Mezarlığı/Kafkaslarda Kıyamın Kalp Atışları - S41

...Rus askerleri etrafını iyice sardıktan sonra bir anda atılıp adamı kıskıvrak yakaladırlar. Adam biraz direnmeye çalıştı, başaramayacağını anlayınca durdu. Teğmen, bu kolay ava pek sevinmişti:
-Adın ne?
-Selim
-Burada ne arıyorsun?
-Ben Çeçenim ama savaşçılardan değilim. Ben barıştan yanayım. Buraya ormandan odun toplamak için geldim.
Teğmen güldü, adam amma da saftı. Ahmak birinin dâhi inanmayacağı bir yalanı söylemeye cesaret edebiliyordu. Silahlı, kasaturalı, telsizli oduna gidildiği nerede görülmüştü? Teğmen, tam ters bir cevap vermek üzereyken Çeçenin telsizinden sinyal geldi...
bünyamin özdemir tarafından eklenmiştir.
Yolcu

Yolcu

@yolcu571

+ Siz müslümanların kuvvetinin dinlerinden geldiğini söylemiştiniz. Bu hesapça dinlerinin hak olması gerekmez mi?
- Şu kadarını söyleyeyim ki insan topluluklarının en rahat yaşayacağı sistem. Kitapları da çeşitli astronomik ve biyolojik buluşlara bile ışık tutan mucizevi bir kitap.
+ Peki, o halde biz bu dine neden düşmanız?
- Çünkü bu din bizim hakimiyetimizi yıkar. Herkesi eşit tutan bir din bize değil, halka yarar. Düşünsene, bunların Peygamberleri ve halifeleri halktan en fakir insanlar gibi yaşamış kendilerini köleyle bir tutmuşlar, bunu da ibadet kabul etmişlerdir. Bizimse bunca zenginlikleri ve hakimiyeti bırakmamız mümkün mü? (Sf.99)
0 yorum