up
ara

Freud'un Kız Kardeşi

Freud'un Kız Kardeşi Konusu ve Özeti

Freud'un Kız Kardeşi
Freud'un Kız Kardeşi kitabının da yazarı Goce Smilevski tarafından kaleme alınan Freud'un Kız Kardeşi kitabı Dünya Edebiyatı, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Nemesis Kitap yayınevinden 0 yılında 9786055092207 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Freud'un Kız Kardeşi isimli kitap 240 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Levend Amedov çevirmiştir. Freud'un Kız Kardeşi kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Çevirmen: Levend Amedov
Yayınevi: Nemesis Kitap
ISBN: 9786055092207
Sayfa: 240 sayfa
Bağlayıcı olması beklenir kardeşliğin. Öyle umulur. Kardeşler birbirlerine borçludur ya; bir soluk, bir omuz, bir teselli...Yine de düşünceler karmaşıklaşınca zihinde, unutulabilir borçlu addedildiğimiz görevler.Bu kitap, dünyaca ünlü psikanalist Sigmund Freud'un ve onun dört kız kardeşinin gerçekte de yaşanmış sarsıcı öykülerini anlatmaktadır. Freud, İkinci Dünya Savaşı döneminde Viyana'ya girmek üzere olan Hitler'in yaratacağı yıkımdan kurtarılmak için Londra'ya götürülür. Ona Londra'ya geçmesi için yardım eden kimseler, yanına almak istediği insanların isimlerini bir liste haline getirmesini isterler. Freud o listeyi hazırlar. Eşi ve çocukları dışında eşinin ailesi, doktoru, doktorunun ailesi, hizmetçileri, hatta küçük köpeği bile vardır listede. Ancak dört kız kardeşi yoktur.Freud'un seçimi kardeşlerinin kaderini nasıl şekillendirecektir? O karanlık günlerde verilen bir sınavdır belki de yaşananlar; kardeşlikle ilgili bir sınav. Belki de bir iç savaş; galibi de mağlubu da belli olmayan... "Nefis bir roman... Beni böylesine etkileyen başka bir kitap hatırlamıyorum."-Vesna Mojsova-Cepiısevska (Makedonya)-"Ustaca ve çarpıcı."-Knack (Belçika)-"Smilevski değişik ve ayırt edici tarzıyla, iç yaşamımıza ve fikir dünyamıza güzel bir bakış açısı getiriyor."-Boek (Hollanda)-"José Saramago gibi kuvvetli, çok yönlü ve detaycı bir yazar."-La Repubblica Gazetesi (İtalya)-
Misafir

Misafir

@misafir000

Psikanaliz ile az buçuk ilişkisi olmuş herkes için cazip bir kitap ismi aslında. Hayatı boyunca daha çok erkek denekler üzerinde çalışmış, kadınları kapalı bir kutu olarak görmüş ve kadın ruhunu çözümleyememiş bir erkeği bir kadın gözüyle incelemek, daha da ilginci bunu en yakınındakiler aracılığıyla keşfetmek büyük bir haz. İlişki, cazip, kadın, erkek, keşif, haz; tam da konuya yakışır freudvari terimler.
Adolfina anlatıyor bize Sigmund’u, kız kardeşlerin en küçüğü yani. Bir ilah, Adolfina için. Her hareketi, her sözcüğü devasa bir iz bırakıyor ruhunda. Bu iz yumuşak bir dokunuş da olabiliyor ruhuna, kapanması zor bir yara da.
Kitap doğrudan Freud’a, dolaylı olarak antisemitizme odaklanıyor. Elinde onları kurtarma gücü olmasına rağmen kız kardeşlerini neden Nazi zulmüne terk ettiği soruluyor. E hal böyle olunca, bu büyük adamın hayatına bakmak da şart oluyor.
Kız çocuklarının eğitime karşı bir bilim insanından söz ediyoruz. Kendi ailesi de ona hep diğerlerinden çok daha ayrıcalıklı davranmış, zamanının olabilecek en iyi eğitimini sunmuş ve tüm dünya onun etrafında şekillenmiş. O etrafında şekillenenler de genel itibariyle kadınlar olmuş. Dolayısıyla karşımıza bir mizojen çıkmış.
Sigmund ve kız kardeşinin yanı sıra başka ünlü kardeşler de var kitapta. Kafkalar mesela. Orada da bir ünlü kardeşin gölgesinde yaşamak zorunda kalan bir kadın.. Ve ne yazık ki o kadınların yolu toplama kampında kesişiyor.
Bir isyan var kadınların ruhunda o dönem. Viktoryen ahlakına inat, ahlaksızlık belki… Erkek hegemonyası, kadın ezilmişliği, cinsellik fikriyle bütünleşen özgürlük fikri… Bunların yanında işlenmiş bir de delilik. Tüm benliğine nüfuz ediyor burada anlatılanlar. Akıl hastanesi, normaller, deliler derken; bütün bu kavramlar altında kategorize edilmeye çalışılan mahlukatlar..
Adolfina’dan sonra en yakın arkadaşı, Klara alıyor bu kez sözü. Tüm öteki olmuşlar adına konuşuyor, aşkın bir sebebe dönüşüyor anlattıkça. Herkese inat iyi oluyor. Kötü bir annenin evladı olmasına rağmen iyi bir çocuk, hiç evlenmemesine rağmen ideal bir eş, hiç çocuğu olmamasına rağmen muhteşem bir anne…
Sonra mı? Kayboluyor hayat denen gerçeklikte. Tüm ötekiler gibi.
ataç ikon Freud'un Kız Kardeşi
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum
zerya

zerya

@zerya

Psikanaliz ile az buçuk ilişkisi olmuş herkes için cazip bir kitap ismi aslında. Hayatı boyunca daha çok erkek denekler üzerinde çalışmış, kadınları kapalı bir kutu olarak görmüş ve kadın ruhunu çözümleyememiş bir erkeği bir kadın gözüyle incelemek, daha da ilginci bunu en yakınındakiler aracılığıyla keşfetmek büyük bir haz. İlişki, cazip, kadın, erkek, keşif, haz; tam da konuya yakışır freudvari terimler.
Adolfina anlatıyor bize Sigmund’u, kız kardeşlerin en küçüğü yani. Bir ilah, Adolfina için. Her hareketi, her sözcüğü devasa bir iz bırakıyor ruhunda. Bu iz yumuşak bir dokunuş da olabiliyor ruhuna, kapanması zor bir yara da.
Kitap doğrudan Freud’a, dolaylı olarak antisemitizme odaklanıyor. Elinde onları kurtarma gücü olmasına rağmen kız kardeşlerini neden Nazi zulmüne terk ettiği soruluyor. E hal böyle olunca, bu büyük adamın hayatına bakmak da şart oluyor.
Kız çocuklarının eğitime karşı bir bilim insanından söz ediyoruz. Kendi ailesi de ona hep diğerlerinden çok daha ayrıcalıklı davranmış, zamanının olabilecek en iyi eğitimini sunmuş ve tüm dünya onun etrafında şekillenmiş. O etrafında şekillenenler de genel itibariyle kadınlar olmuş. Dolayısıyla karşımıza bir mizojin çıkmış.
Sigmund ve kız kardeşinin yanı sıra başka ünlü kardeşler de var kitapta. Kafkalar mesela. Orada da bir ünlü kardeşin gölgesinde yaşamak zorunda kalan bir kadın.. Ve ne yazık ki o kadınların yolu toplama kampında kesişiyor.
Bir isyan var kadınların ruhunda o dönem. Viktoryen ahlakına inat, ahlaksızlık belki… Erkek hegemonyası, kadın ezilmişliği, cinsellik ile bütünleşen özgürlük fikri… Bunların yanında işlenmiş bir de delilik. Tüm benliğine nüfuz ediyor burada anlatılanlar. Akıl hastanesi, normaller, deliler derken; bütün bu kavramlar altında kategorize edilmeye çalışılan mahlukatlar..
Adolfina’dan sonra en yakın arkadaşı, Klara alıyor bu kez sözü. Tüm öteki olmuşlar adına konuşuyor, aşkın bir sebebe dönüşüyor anlattıkça. Herkese inat iyi oluyor. Kötü bir annenin evladı olmasına rağmen iyi bir çocuk, hiç evlenmemesine rağmen ideal bir eş, hiç çocuğu olmamasına rağmen muhteşem bir anne…
Sonra mı? Kayboluyor hayat denen gerçeklikte. Tüm ötekiler gibi.
ataç ikon Freud'un Kız Kardeşi
kitaba 8 verdi
4 beğen · 0 yorum
Queen

Queen

@queenoftragedies

Kitabın asıl konusu aslında Freud'un seçiminin kız kardeşinin hayatına nasıl yansıdığı değil, kız kardeşinin annesi ile ilişkilerinin yine kız kardeşinin hayatına nasıl yansıdığıdır bence.
"Annelerimiz bize hayat verirken hayatlarımızı da şekillendirir. Mutlu ya da karamsar, başarılı ya da başarısız bir hayat...." Ben kitabı birkaç cümleyle özetleyecek olsaydım bunları söylerdim. Zira Adolfina Freud'un hayatını bütünüyle annesi ile olan ilişkileri şekillendirdi.
Kitaba "Acaba Freud o listeye neden kız kardeşlerinin adını yazmadı." düşüncesiyle başladım ve tüm kitap boyunca bunun cevabını aradım fakat bu yönde en ufak bir işarete rastlamadım, aksine Freud özellikle Adolfina'yı çok seviyor ve daima kız kardeşlerini koruyordu...
Kitapta cevabı açıklanmayan bir soru da annesinin Adolfina'ya neden o kadar zalimce davrandığı. İlk sorunun içinden çıkamasam da bu soruya olası bir cevap verebiliyorum: Adolfina'nın annesi kadınların bir can borcuyla dünyaya geldiğini ve bu can borcunu yalnızca çocuk doğurarak ödeyebildiğini düşünüyordu. Adolfina'nın diğer kızlardan farklı olduğunu ilk olarak ona resim dersleri almak istediğini söylediğinde anladı. Adolfina, kız kardeşlerinden ve diğer bütün kızlardan farklıydı. Okula gitmek istemeyişi bunun ilk sinyaliydi. Devamında evlenmemiş olması da annesi ile girdiği savaşı içinden çıkılamaz bir duruma soktu.
İşte bu kitabın bu özelliğini seviyorum, okuyucuya cevapları hazır vermeyip onu düşünmeye sevk etmesini.
Ayrıca içinde çok güzel dersler vardı.
Okuyun, okutun diyorum.
ataç ikon Freud'un Kız Kardeşi
kitaba 10 verdi
2 beğen · 0 yorum
Kitap Dostuyum

Kitap Dostuyum

@kitapdostuyum

Sigmund FREUD, Psikoanalizin kurucusu "Büyük Adam". Yartığı çalışmalarla eleştiriye de uğramış Freud. Kendini ve düşüncelerini hep savunmak durumunda kalmış, kanıtlamak durumunda kalmış. Einstein bile ilk başlarda Freud'un düşüncelerine katılmıyormuş. Sonradan fikri değişmiş elbette.
Bir keresinde Freud, Einstein 'in doğum günü münasebetiyle ona bir tebrik kartı yazarken
-"Ey Şanslı Kişi" diye hitap etmiş.
Einstein ise bu kutlama için teşekkürlerini iletirken
-" Neden benim şanslı oluşum üzerinde duruyorsunuz? Pek çok insanın, hatta insanlığın, cigerini
okumuş olan sizin benimkini okumaya hiç fırsatınız olmadı ki:
demiş.
Freud buna açıklama olarak, fizigi çok iyi bilmeyen hiç kimsenin
Einstein'n çalşmalarını degerlendirmeye kalkışamayacağını, oysa kendi
çalışmalarının ruhbiliminden anlasın anlamasın herkesin yargılamasına katlanmak
zorunda olduğu yanıtını vererek içine bulunduğu zor durumu bir nevi yansıtmaya çalışmış.
Bende hep merak uyandırmıştır bu büyük insanların hayatı. Benim gibi meraklısına tavsiye edebileceğim bir kitap. Dili akıcı ve sade bir şekilde yazılmış. Zamana yolculuk ederek, zaman zaman hayrete düşerek, bazen duygusallaşarak, genelliklede hüzün içerisinde okuyacağınız bir roman. İyi okumalar.
ataç ikon Freud'un Kız Kardeşi
kitaba 8 verdi
0 beğen · 0 yorum
nilgün pamuk

nilgün pamuk

@nilgunpamuk

derin bir anlatı
Kitap çok çarpıcı bir hikaye ile başlıyor. Nazilerden kaçmak için Freud kendi ailesini, doktorunu, hizmetlilerini ve köpeğini de beraberinde gidecek kişilerin olduğu listeye ekletiyor ama 4 kız kardeşinin isimleri bu listede yer almıyor. Kitabın sonu aslında ilk birkaç bölümde veriliyor ve sonra kardeşi Adolfina'nın hikayesi ile kitap devam ediyor. Bu da anlatıya dayalı olan, geçmişe dönülerek o günlerde yaşanan olaylarla ilgili. Ancak kitap bitince Freud'un kardeşlerini neden yanına almadığına dair cevaba ulaşamıyorsunuz. Sadece Freud'un ve kız kardeşinin hayatına dair bir kesiti okumuş oluyorsunuz. Sonu daha açık ve cevapları verecek şekilde yazılmış olsaydı daha da güzel bir kitap olabilirdi.
ataç ikon Freud'un Kız Kardeşi
kitaba 6 verdi
0 beğen · 0 yorum

Freud'un Kız Kardeşi - S41

"Bazen en guzel seyler en zor zamanlarda oluyor." dedi ve karnına baktı. "Bizi buraya ilk grupla getirdiler kışın. Mutfakta kolay bir is verdiler. Burada ne digerleri gibi ağır islerle ugrastım ne de açlık hissettim. Gunduzleri de sıcaktaydım, soba yaninda. Mutfaktaki yemek pisirme sobaları dışında baska hic bir yerde ısıtma yoktu. Geceleri donmaktan korkuyordum; icimdeki cocugun donmasından. Esim kendi battaniyesini de bana verdi fakat o da ısınmam icin yeterli degildi. Geceleri bebegi ısıtmak icin ellerimi karnıma koyuyordum. Sonra ilkbahar geldi. Zamani tarihe ve aylara gore degil, hamileligimin haftalarina gore ölcüyordum. Otuz dokuz hafta gecti. Birkac gun daha..." Ellerini karnina koydu. "Birkac gun once esimk ve yuzlerce insani baska bir kampa götürdüler," diye devam etti; bir elini karnindan cekti, once birini sonra diger yanagini sildi. "Gitmeden once, orada daha iyi olacaklarini soylemisler."
buket moralar tarafından eklenmiştir.
Nurbanu Ulu

Nurbanu Ulu

@nurbanuulu

"Belli ki biz kadınlar, bu zamanın ve dünyanın bize vermek istemediği şeyi, kendimiz almak zorundayız."
ataç ikon Freud'un Kız Kardeşi
kitaba 6 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
Nurbanu Ulu

Nurbanu Ulu

@nurbanuulu

"Anneler kızlarına, eşlerine boyun eğmeleri konusunda tavsiyeler vermeyi kesmeliler. Annelerin kızlarına tavsiyeleri tek bir amaca indirgenmiş: eşinin sözünü dinle, çünkü o zaman Tanrıya sadıksın, çünkü Tanrı, onu sana efendin olması için vermiş, sana kötü davransa bile, sabırla dayan, ona anlayış göstermeye çalış ve hiç kimseye şikayet etme."
ataç ikon Freud'un Kız Kardeşi
kitaba 6 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
buket moralar

buket moralar

@buketmoralar

'O zaman olduğum yaşta, insanoğlu düşlediği her şeyi bir gün başaracağına inanıyordu işte. İnsanoğlu gerçekten de çocukluğunda istediği şeyi bir gün başarabilir, ama o gün hiçbir zaman gelmiyor. Düşlenilen şeyin imkansız olduğundan ya da olasılıkların yanlış hesaplandığından değil; o şeyin istendiği gün ile gerçekleşeceği gün arasında çok farklı günler olacağından. Hem hayatı hem de isteyen varlığı değiştiren günler...'(Syf 69)
ataç ikon Freud'un Kız Kardeşi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
Jazzgirr

Jazzgirr

@jazzgirr

"Insanoglu gercekten de cocuklugunda istedigi seyi bir gun basarabilir, ama o bir gun hicbir zaman gelmiyor. Duslenilen seyin imkansiz oldugundan ya da olasiliklarin yanlis hesaplandigindan degil; o seyin istendigi gun ile gerceklesecegi gun arasinda cok farkli gunler olacagindan. Hem hayati hem de isteyen varligi degistiren gunler.. O genclikteki heves, ileride sadece gecmise bakip gulumsemeye yariyor; ya da kendine acimaya, eskileri hatirlamaya... Ya da unutulmus oluyor."
ataç ikon Freud'un Kız Kardeşi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
HümeyraNur

HümeyraNur

@nurhatipoglu

"Kadına tam özgürlük verilse , erkek tarafından koyulmuş kölelikten kurtarılsa , o özgürlükte kadın ne yapacağını bilemez..."
-sayfa 98-
ataç ikon Freud'un Kız Kardeşi
kitaba 6 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
7.7/10
46 oy
Sence kaç puan almalı?
0