up
ara

İnsanın Dört Zindanı

İnsanın Dört Zindanı Konusu ve Özeti

İnsanın Dört Zindanı
İnsanın Dört Zindanı kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yazar:
Yayınevi: Fecr Yayınları
ISBN: 9786055482596
Sayfa: 77 sayfa Basım Tarihi: 2013
Bu dört zindan hangisidir? Belirleyicilik/zorlayıcılık ne demektir? Bende var olan, ama benim tarafımdan seçilmiş olmayan her durum, her irade, her istek ve her eğilim, bir belirleyiciliğin/cebrin ürünüdür. Belirlenmişlikle yapılan özgürlük savaşı, insanın tabiatta kendisi olmak için, maddi bir olgudan Tanrı'ya doğru gitmek için verdiği savaştır. Benim seçici özgür irademi kendi içinde baskı altında tutan, sınırlayan ve kayıt altına alan ve benim yerime seçim yapan bu dört illet zindan, şunlardan oluşmaktadır:
1. Tabiatın belirleyiciliği,
2. Tarihin belirleyiciliği,
3. Toplumun belirleyiciliği,
4. Kendi belirleyiciliği.
Deniz Topaloğlu

Deniz Topaloğlu

@deniztopaloglu

Dr.Şeriati’nin 1970 yılında Petrol Fakültesi öğrencilerine yaptığı konuşmanın derlenmesi ile oluşturulmuş bu kitapta, felsefe ile ilgilenenlerin ilgisini çekecek temel felsefi görüşlerin harmanlanması ile oluşturulmaya çalışılmış ve farklı bir bakış yaratma çabası var. Dr.Şeriati bu konuşmasına “insan sorunsalı” ile başlayıp, insanın beşerden (hayvandan) insana “ben”e yolculuğunu daha çok “varoluşcu felsefenin” etkisi altında açıklama getirme çabasında. Şeriati’ye göre beşer “yedi milyar bireyin şimdi de yeryüzünde eylemde bulunduğu iki ayaklı canlı varlıktır. Bu haliyle dirim-bilim yani biyolojinin konusudur.Diğeri,insan ise; şairin üzerine konuştuğu,feylosofun söz söylediği,dinin ilgilendiği insan”dır. Varoluşçu felsefe göre “insanın özü varoluşundadır” yani “dünyada olma”sındadır.Çünkü yalnız insan “gerçek varoluş”tur. Çünkü yalnız insan var olanın (kendisinin) sınırlarını aşıp varlığa adım atabilir. Şeriati'ye göre dünya üzerindeki “sekiz milyar iki ayaklı canlı” yani “beşer türü,değişim ve gelişim süreci içinde “insan olma”ya doğru yükselmektedir.” Varlığın “beşerin amacı,ülküsü insan olmaktır.” İnsan dışında bütün canlıların varlık”ı, “öz”ünden önce gelir. “Hayvanlar doğadan gelen içgüdülere sahiptir ve bunlarla güdülürler .Kendileri kendi yaşam biçimlerini seçemezler.” Oysa “beşer”den “insan”a doğru yolculuğunda kendi sınırlarını aşıp bir “öz”e sahip olan insanın yolculuğu Şeriati’ye göre ilkin “öz varlığının bilincinde olma”sı ile başlar.İkinci olarak “seçme yeteneği kazanır” ve son olara da “yaratıcı özellik”ler edinir. Materyalist felsefe “madde”den veyahut “varoluş”tan “öz”e evrilme de yada Şeriati’nin deyimi ile “beşer”den “insan”a evrilen varlığın gelişim sürecini ve değişimini “emek” ile açıklar. Marksist felsefeye göre bir hayvan olarak “beşer”in, ayakları üstünde dik durması ve bunun sayesinde ellerini kullanmaya başlaması ve bununda aletlerin kullanılmasına ve geliştirilmesine sebep olması, yine bu ayağa kalkış, dik duruş sebebi ile gözlerin ve diğer duyuların gelişimi ve beyin yetilerinin gelişmesi “beşer”den “insan” a geçişin ilk adımıdır. Şeriati’nin kitabında bu geçiş ile ilgili bir açıklama yapmaması insanın bugünkü hali ile “paket” olarak yaratılmış olması inancından kaynaklıdır sanırım.
Şeriati’nin düşüncesine göre “beşer”den “insan” a evrilen varlığı sınırlayan dört zorlayıcı güç vardır. Bunlar Natüralizm,Historizm (tarih), Sosyolojizm ve son olarak insanın “kendi”si yani benliğidir. Şeriati bu dört etkeni açıklarken “bu varlık (insan) kendi gelişim ve olgunlaşma süreci içinde gerçekten de bir açıdan ve bir bakıma doğal ve maddi bir oluşum,bir görüngü,bir bakıma tarihin biçimlerdirdiği bir görüngü,bir bakıma çevre ve toplumun biçimlediği bir görüngüdür.”…”üretim düzen, biçimin bireye etkisinden dolayıdır. Yani “beşer” gerçekten de Doğa’nın onu oluşturduğu gibi,gerçekten de Tarih’in onu biçimlemekte olduğu gibidir.Çevresi değişen bireyde de değişiklikler olur.” diyerek “tarihsel materyalizm”in sularında çekingen kulaçlar atmıştır. Şeriati insanı zorlayan dört zindanın ilk üçünden “insan”ın bilim,teknoloji ve “eylem” (bunu ben ekledim.çünkü kitapta direk ad verilmese de hissi olarak var) yolu ile kurtulabileceğini ama “insan”ın “kendi”nden (nefsinden) kurtulmasının en zor olan olduğunu,bu açıdan insanın çaresiz ve aciz olduğunu,bu zindandan bilim yolu ile çıkış olmadığını,çıkışın tek yolunun “aşk” olduğunu, ”aşk”ında yeni bir zindan olarak değil “muktedir bir güç, hesapçı ve oportünist akıldan çok yüce bir duygu olan bu aşkın, son zindanın tek anahtarı.”olduğu varsayımı ile insanın “din” ile özgürlüğüne kavuşacak olduğunu savunmuştur.

Son Not: İnsanı çevreleyen doğa, tarih ve toplum kıskacının aslında insanın “kendi”sini, “ben”liğini moda deyimle nefsini biçimlendirdiği düşüncesi ile aslında bu üç unsura müdahale ile nefsin ehlileştirilmesinin mümkün olacağını düşünüyorum. “Eğer koşullar insanı biçimlendiriyorsa, bu koşulları insanca biçimlendirmek gerekir"diyen Marks’ın bu sözünün de bütün insanlığın zindandan kurtuluşunun reçetesi olduğuna inanıyorum.
0 yorum
Sezgi

Sezgi

@sezgii

Ali Şeriati; okudukça, fikirlerine aşina oldukça beğendiğim birisi. Hala kendisiyle Hallac-ı Mansur'la alakalı görüşlerinde hemfikir değilim o ayrı.

Kitap kısa olmasına rağmen içindekiler oldukça uzun. Şöyle ki; Şeriati bir kapı aralıyor. Araştırmaya, sorgulamaya açık. Tabiat, tarihsel, toplumsal ve bireysel sorgulamalar. Bunların kurumsal isimleri ise: Naturalizm, Historizm , sosyolojizm,ve İnsanın kendisi. İlk üçünden kurtulmanın yollarından bahsederken dördüncüsünün zorluğuna dikkat çekiyor. Kendi zindanında kalmak. Burada kendisinin değindiği gibi bende Sartrevari bir hava gördüm. Zannediyorum ki Şeriati'nin birçok eserinde bu hava mevcut. Ve Nietzsche üzerinden örneklemesi çok hoşuma gitti. 20.yüzyıl yabancılaşması konusunu da anımsatıyor sonlara doğru.

Din-bilim, din-toplumsal ilişki, din ve kadercilik, din ve bireysellik vb. konuları çoğaltabiliriz. Şeriati, hiçbirine değinme amacı gütmeden hepsine dair paylaşımlarda bulunuyor. Bu yüzdende kısa hacimli kitap alt başlıklarla (yazarın söylediği, okurun düşündüğü ama kitapta bulunmayan) uzuyor gidiyor.
0 yorum
Garip Abdal

Garip Abdal

@garipabdal

Ali Şeriati'nin bir konuşmasının metni. İnsana kendisini ve doğayı tanıması için yol gösteren bir kitap. Beşerin insan olması için içinden çıkması gerektiği zindanlarını fark etmesine yardımcı oluyor...
0 yorum
insan zindanlarından kurtulamadıkça gerçek huzura ermesi çok zor..şeriati farketmediğimiz zindanlarmızı bize farkettiriyor...okuyalım zindanların kapılarını açalım
0 yorum
Zulkarneyn

Zulkarneyn

@omerfarukisik

Yukarıda verilen bilgiler yeterli.Kısa ve özlü.Okuduğunuzda beğeninizi kazanabilir fakat bu konuda okunacak çok daha iyi kitaplar var.
0 yorum

İnsanın Dört Zindanı - S41

Üçüncü belirlenim sosyolojizmdir -toplumun asaleti-. Birey yoktur, bireyi toplum yaratmaktadır, diyen görüş Sosyolojizm kuramdır.
Sezgi tarafından eklenmiştir.
tabula rasa

tabula rasa

@tabularasa

Descartes'ın şu cümlesi çok
tanınmıştır: «Düşünüyorum, demek ki varım.»
Bu cümle, aynı zamanda Descartes'ın şüphesini
de gösterir. Önce her şeyden şüphe etmiş, sonra
«-Fakat şüphe etmekte oluşumdan da şüphe
•edemem. Demek }len varım ki şüphe ediyorum,
şu halde ben varım! » demiştir.
0 yorum
tabula rasa

tabula rasa

@tabularasa

Dördüncü zindan, zindanların en kötüsüdür,
insan bu zindanda tutsakların en acizi durumundadır.
Bu zindan, «Kendimdir»
0 yorum
tabula rasa

tabula rasa

@tabularasa

Teknolojinin yalnızca bir
ödevi vardır: İnsan'i Doğa'nın baskısından kurtarmak
0 yorum
tabula rasa

tabula rasa

@tabularasa

İnsan bilim
ile Doğa'mn zindanından, Tarih'in zindanından,
Toplumsal Kurallara Egemen Düzenin zindanından
kurtulabilir. Fakat yazık ki kendi zindanından
bilim ile kurtulamaz. Çünkü bilginin kendisi de tutsaktır.
0 yorum
Ceren

Ceren

@itsmeceren

Camus'un itirazı gibi olur ;o şöyle diyor "Ben itiraz ediyorum.""Kime?"diye soruyorlar.Tanrı'ya mı? Sen Tanrı'yı kabul mu ediyorsun yoksa? "Hayır"diyor. "Öyleyse kime itiraz ediyorsun? diyorlar."Bilinçsiz bir tabiat varsa ve biz de bilinçsiz olarak yaratılıp yetiştirilmişsek ,sen kime itiraz ediyorsun?Sadece sorumlu bir kişiye veya bir sorumluluğa itiraz etmeli .Sen kainatta bu sorumluluğu kabul etmediğin halde itiraz ediyorsun burada çelişki ve tutarsızlı var."
0 yorum
26
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken En İyi Deneme Kitapları
Denemeler, yazarın herhangi bir konuda kişisel düşüncelerinden yola çıkarak yazdığı düz yazılardan oluşur. Bu listede, mutlak...
746
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
37
KİTAP
Psikolog ve Psikiyatristlere Tavsiye Kitaplar
Psikologların ve psikiyatristlerin mutlaka okuması gereken kitaplar. Psikoloji öğrencileri, tıp öğrencileri de faydalanabilir...