up
ara
‹ Tüm İnsancıklar İncelemeleri

İnsancıklar Kitap İncelemeleri

Misafir

Misafir

@misafir000

1843 yılında Fredrick Engels, Avrupa edebiyatında “tam bir devrimin” gerçekleşmiş olduğunu ifade eder. Kendisi şöyle yazmıştır: “Eskiden romanların ana kahramanları olan kralların ve prenslerin yeri, fakir adam yani hayatı ve kaderi, ihtiyaçları ve acıları olan romanların ana maddesini oluşturan yoksul sınıf tarafından yavaş yavaş ele geçirilmektedir”. Dostoyevski bu sıralarda, böyle bir “sıradan insan” (yazarın kendi ifadesidir) hakkında gerçekçi bir hikaye olan İnsancıklar (1846) adlı romanı yazmayı seçmiş ve romanının ana karakterinin hüzünlü yaşamını tamamıyla insani duygularla donatmıştır.
Böylece bu roman, Rus halkının boyun eğme anlayışının ve politik ses eksikliğinin bir eleştirisinin yanı sıra, maddiyatçı bir dünyada ezilmiş, mutsuz bireyin saygınlık mücadelesi için yaşanan daha büyük “Avrupalı” bir arayışın da yansımasıdır.

19. yüzyıl Rus yazarlarından Dostoyevski'nin ilk romanı (1846). İlk Rus toplumsal romanı sayılır. Romanın ana teması diğer Dostoyevski romanlarında olduğu gibi "acıma" dır. Eserin ortaya çıkışı ilginçtir: Yazar eseri bitirir bitirmez bir arkadaşına (Grigoroviç) okutur, o da eserden o kadar etkilenir ki romanı hemen gecenin bir yarısı döneminin önemli şairlerinden Nekrasov'a götütür. Romanı "başyapıt" olarak tanımlayan Nekrasov, ertesi gün romanın el yazmalarını yakın arkadaşı ve döneminin saygın eleştirmenlerinden Belinski'ye götürür. Belinski de romanı kısa sürede okur ve roman hakkında şunları yazar:İki gündür kendimi bu kitaptan uzaklaştıramıyorum. Yeni bir yazar, yeni bir yeteneğin kalemi bu; onu tanımıyorum, kimdir, neye benzer bilmiyorum ama bu roman Rusya`da hayatın sınırlarını öyle kahramanlara veriyor ki bize, bundan önce hiçbir yazar bu kadarını düşlerinde bile göremezdi...Rusya yeni bir Gogol kazandı" .Olaylar o kadar hızlı gelişir ki Dostoyevski bile buna şaşırır. Roman Dostoyevski'nin büyük umutlarıyla yayımlanır ve Dostoyevski bir anda tanınan bir yazar durumuna gelir. Böylece daha ilk eserinde başarıyı yakalar. İnsancıklar, mektup-roman tarzında kaleme alınmış kısa ve toplumsal içerikli bir romandır. Dostoyevski'nin acıma duygusu daha bu ilk eserinde bile belirgindir. Roman, yaşlı bir katibin küçük bir kıza olan aşkını ve bu kıza karşı gösterdiği saygınlık çabalarını konu alır. İnsancıklar Dostoyevski'nin ilk yapıtı olmasına rağmen en önemli romanlarından biri sayılır.

Belinski kendi görüşüyle örtüşen bu eser için coşkuyla "Toplumcu romanın bizdeki ilk örneği bu romandır” diyordu. İnsancıklar, mektup-roman tarzında kaleme alınmış kısa ve toplumsal içerikli bir romandır. Dostoyevski’nin “acıma” duygusu daha bu ilk eserinde bile belirgindir. Roman, yaşlı bir katibin küçük bir kıza olan aşkını ve bu kıza karşı gösterdiği saygınlık çabalarını konu alır.

Son olarak kitabın ismine dikkat çekmek lazım gelir:
Dostoyevski çocukken aile toplantısında okunan, Karamzin'in "Zavallı Lisa" adlı kitabını, İnsancıklar'ın adını seçerken unutmamış olması gerekir.
"Zavallı Lisa"nın Rusçası, "Bednaya Lisa" , "İnsancıklar"ın Rusçası "Bedniye Lüdi"dir.
ataç ikon İnsancıklar
kitaba 8 verdi
2 beğen · 0 yorum