up
ara
‹ Tüm Otomatik Portakal İncelemeleri

Otomatik Portakal Kitap İncelemeleri

özgür hanım

özgür hanım

@ozgurhanim

otomatik portakal
Otomatik portakal bu isim ilk başta bende anlamsızlıktan, arkasındaki şu tanımlamaysa kafa karıştırmaktan öteye gidemedi benim için “karabasan gibi bir gelecek atmosferi… Geceleyin sokaklara dehşet saçan, yaşamları şiddet üzerine kurulu gençler… Sosyal kehanet? Kara mizah? Özgür iradenin direnişi?.. Otomatik Portakal bunların hepsidir. ” tabi ki yalnız bunları düşününce ortaya bir şeyler çıkıyor ama kitabı okumadan havada pek çok şeyin kaldığını söyleyebilirim. Anthony Burgess ise kitabın isminin ondaki anlamına “Cockney dilinde (İngiliz argosu) bir deyiş vardır. “Uqueer as as clockwork orange”. Bu deyiş, olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına gelir. Bu çok sevdiğim lafı, yıllarca bir kitap başlığında kullanmayı düşünmüşümdür. Bir de tabii Malezya’da “canlı” anlamına gelen “orang” sözcüğü var. Kitabı yazmaya başladığımda, rengi ve hoş bir kokusu olan bir meyvenin kullanıldığı bu deyişin, tam da benim anlatmak istediğim duruma, Pavlov kanunlarının uygulanmasına dayalı bir hikâyeye çok iyi oturduğunu düşündüm…” böyle açıklık getiriyor.

Okuduğum en rahatsız edici, en şiddet içerici bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Okurken bazı yerleri atlamak veya durdurmak istemekle bir yandan da neler olacağını merak etmek arasında kaygan bir zeminde ilerliyor, otomatik portakal. Roman kahramanımız Alex’in üslubunu ilk başlarda yadırgasam da sonradan alışabildim ama yaptıkları, düşündükleri kolay hazmedilir şeyler değil. Kahramanımız bir çete lideri geceleyin sokaklara dehşet saçan bir çete lideri, insanları öldürmekten, kötülük yapmaktan zevk duyan klasik müzik tutkunu bir psikopat. Yaşlı bir kadının evine soyguna gittiklerinde polisler bu sefer enseliyor bu çeteyi ve çetedeki diğer elemanlar tüm suçu lider Alex’e yükleyip kaçıyorlar ve roman kahramanımızın serüveni hapishanedeyken de, hükümetin desteklediği bir deneyde kobay olarak kullanılırken de, sonrasında da olaylı geçiyor. Ee ne olacak şimdi ha? Derseniz otomatik portakal ‘a buyurun derim ustaca tasarlanmış bu kurguyu ve özenle seçilmiş kelimelerin dizaynını ben iyi ki okumuşum. Yazımı tamamlamadan önce filmini de izlemek istiyordum ama yazıyı daha fazla soğutmak istemedim kitabı da soğutmadan filmi izleyebilsem ne iyi. Alıntıları da şöyle serpiştireyim…

“iyilik seçilen bir şeydir. İnsan seçemediğinde insanlıktan çıkar.”

“bir rüya ya da kâbus aslında kafanızın içindeki bir film gibidir o kadar, tek farkı siz de içinde yer alabilirsiniz.”

“Bazılarımız mücadele etmeli. Büyük özgürlük geleneklerini savunmak gerek. Ben partizan değilim. Rezalet gördüm mü düzeltmeye çalışırım. Parti isimlerinin hiçbir anlamı yok. Sadece özgürlük geleneği önemli”

“sırf bir otomatik portakal gibi mi olayım yani?”

ozgurhanim.com
ataç ikon Otomatik Portakal
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum