up
ara

Nasıl Müslüman Olduk?

Nasıl Müslüman Olduk? Konusu ve Özeti

Nasıl Müslüman Olduk?
Kimlik Mücadelesinde Alevilik kitabının da yazarı Erdoğan Aydın tarafından kaleme alınan Nasıl Müslüman Olduk? kitabı İslam, Sosyoloji türünde okuyucusu ile buluşuyor. Literatür Yayıncılık yayınevinden 1970 yılında 9789750406300 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Nasıl Müslüman Olduk? isimli kitap 360 sayfadan oluşuyor. Kitap Din Felsefesi ve Ateizm Kitapları listesinde de yeralmaktadır. Nasıl Müslüman Olduk? kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yayınevi: Literatür Yayıncılık
ISBN: 9789750406300
Sayfa: 360 sayfa Basım Tarihi: 1970
Nasıl Müslüman olduğumuzu genellikle sormadık kendimize. Çünkü İslamiyet'i "din ve hidayet aşkıyla", kendiliğinden benimsediğimiz yolunda koşullandırılmıştık. Oysa doğruyu aradığımızda, Müslümanlaştırılma tarihimizin, insanı irkilten bir vahşet süreci olduğu soğuk gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Resmi ve geleneksel söylemse, bu gerçeği ısrarla gizlemeye çalışıyor.Bugünü anlamak ve demokratik bir Türkiye yaratabilmek için, doğru tarih bilincine sahip olmamız gerektiğinden hareketle Erdoğan Aydın, Nasıl Müslüman Olduk kitabında, Müslümanlaştırılmamızın dramatik öyküsünü ve bunun toplumumuza etkilerini gün ışığına çıkarıyor.İçindekiler;Tarihin Aynasında Hak İhlalleriİslami Yayılmanın Maddi Koşulları ve Dinsel Mantığı Yayılmacılığın Başlangıcı ve Kürtlerin MüslümanlaştırılmasıŞeriat Türkleri Nasıl Görüyor? Arapların Türk Yurtlarına Saldırılarının İlk Dönemi Yurtları İşgal Edilirken Türkler Direniyor Kuteybe, Direnişi Katliamlarla Kırmaya Çalışıyor "Hidayet"ten Türklerin Payına Kılıç ve Kırbaç DüşüyorMüslüman İşgalini Kırmak İçin Büyük Atılım ve YenilgiAbbasi Devrimi ve İslamiyet'in Kavimsel Karakter DeğişimiAbbasiler Dönemi'nde Türkler Türk Köleler, İslam Lejyon Ordusunun Temel Gücü OluyorArapların Hazar Yurtlarını İşgali ve Geri Atılmaları İşgal Öncesi Türkistan'da Dinsel Panorama İslamiyet'e Karşı İdeolojik Direniş ve Dönüşüm Türklerin Müslümanlaşmasının Siyasal Biçimlenişi Selçuklular İslam'ın Siyasal Egemenliğine Yükseliyor İslamlaşmanın, Türkler Üzerindeki Kültürel Etkileri
Im Not Scared

Im Not Scared

@imnotscared19

751 Talas savaşı ve saygi sevgi hoşgörü ve Türkler artık musluman topluma benimsetilen genel bilgi budur lise ogretiminde de bir iki tane daha araya kelime serpistirilir oysaki gerçek çok daha sancilidir Erdoğan aydin kitabinda sağlam kaynaklar kullaniyor taberi gibi okudugunuzda muhtemelen biraz sinirleriniz gerilecrk çünkü bugun anlatılan masallarda hic duymadiginiz pkumadoginiz seyleri bulacaksiniz
ataç ikon Nasıl Müslüman Olduk?
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum
Aykut Kala

Aykut Kala

@aykutkala

Bize anlatılan tarihin aslında masal olduğunu gösteren faydalı bir kitap.
ataç ikon Nasıl Müslüman Olduk?
kitaba 8 verdi
1 beğen · 1 yorum
dcd (@dcd)
Gerçekler acıdır . Lise ortaokul kitaplarında anlatılan gibi değil hiç birşey .
01.05.17 beğen cevap

Nasıl Müslüman Olduk? - S41

Göçebe yaşamı bırakıp yerleşik hayata geçmiş ve ticaretle uğraşmakta olan Araplar arasında kısa zamanda egemenlik sağlayan İslamiyet, göçebe Araplar arasında aynı etkinlikte benimsenmeycekti.
Metin-Recep Yücal tarafından eklenmiştir.
Orhan Şahin 🇹🇷

Orhan Şahin 🇹🇷

@orhansahin

- Bedeviler için zorunlu ve tamamen şerefli bir iş kabul edilen ve yerleşiklere veya diğer Bedevilere ait mal ve mülkün gasp edilmesine dayanan yağma seferleri , “ gazveler “ ( soygun için yapılan baskınlar ) , (...) İslamiyet ‘ le birlikte artık din kurallarına uygun bir davranış olarak , idealist duygular içinde yapılmaya başlanmıştır. Böylece Bedevi Arap ‘ ın geçimini sağlamak veya biraz daha iyileştirmek için yaptığı yağmalar , sonraki Arap İslam fetihlerinin menşeini oluşturmuştur. ( Rudi Paret ) Böylece ; “ İslam öncesi yapılan gazveler , İslam dininin kabulünden sonra gazalara dönüşüyordu.
Tabii burada ince bir paradoksla karşı karşıyaydık : Bedevi ‘ yi kendisiyle özdeş görmeyen otantik İslam , onun , göçebe yapısından kaynaklanan talancı / barbar yanını “ Allah emri “ düzeyine yükseltip , şehirli Arap ‘ ın yayılmacı ufku için kutsamaktan da geri kalmıyordu.
ataç ikon Nasıl Müslüman Olduk?
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Orhan Şahin 🇹🇷

Orhan Şahin 🇹🇷

@orhansahin

- Peygamber ‘ e göre Türklerle Arapların savaşı bir “ kıyamet alameti “ sayılacak denli önemlidir. Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin sorular özgülünde Peygamber ; “ Kıyamet kopmadan ( az ) önce siz kıldan çarıklar giymiş bir milletle muharebe edeceksiniz. Onların yüzleri sanki ( çekiçle dövülmüş ) derilerle kılıflı kalkan gibidir. Çehreleri kırmızı , gözleri çekiktir “ der.
Pek çok yerde yinelenen söz konusu bu hadisin diğer varyantları da ; “ Kuvvetli bir kavim olan Türklerle çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır “ ( Müslim ) ; “ ... Kıyamet kopmasının şartlarından biri de sizlerin kıldan çarıklar giyen bir kavimle ( Türklerle ) harbetmenizdir ... “ ( Buhari ) şeklindedir.
Özetle Türklerle savaş Müslümanlar / Araplar açısından çekinilmesi gereken , kıyamet alameti olan bir durum olarak görülür.
ataç ikon Nasıl Müslüman Olduk?
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Orhan Şahin 🇹🇷

Orhan Şahin 🇹🇷

@orhansahin

- İlhan Arsel ‘ in de belirttiği gibi ; “ Buhari gibi Kur ‘ an ‘ dan sonra en muteber sayılan kaynak bir yana , Taberi , Bagdadi , Belhi , Beyzavi , Marzavi , Nesefi , Nüveyri , İbn ül Esir gibi nice ünlü yazar ve bilginler yanında Asım Efendi ya da Ahteri Mustafa Efendi gibi Türk bilim adamları dahi Yecüc ve Mecüc ‘ ün aslında Türkler olup , Araplara ve insanlığa felaket getirici ve hayvana yaklaşık yaratıklar olduğunu savunmuşlardır. Nitekim bu görüşün bir diğer kaynağı da yine İslam Peygamberi ‘ dir ve Araplara hitaben ; “ Düşman diye bir şey yok diyorsunuz. Fakat sizler , yaygın suratlı , küçük gözlü ve kızıl saçlı bir millet olan Yecüc ve Mecüclerle karşılaşmayıncaya kadar düşmanlarla savaşmamış olmayacaksınız. Bunlar giderek çoğalan ve yüzleri dövüşü kalkana benzeyen kimselerdir “ der.
Özetle Yecüc ve Mecüc bitiremedi özgülünde Arap / İslam bakış açısından Türkler , başta Araplar olmak üzere insanlığa felaket getirici , bozguncu , baş belası , bu nedenle de kıyamete kadar insanlıktan duvarla ayrılmayı hak eden bir kavimdir.
ataç ikon Nasıl Müslüman Olduk?
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Orhan Şahin 🇹🇷

Orhan Şahin 🇹🇷

@orhansahin

- Öncelikle ilginç bir paradoks olarak anımsayalım ki ; İslamiyet , Yahudilik ve Hristiyanlıktan ayrımla , çoğulcu bir ortam içinden çıkmış , ancak egemen olmasına paralel olarak bu çoğulcu ortamı yok etmiştir. Mekke şehri , İslamiyet öncesi bu çoğulcu Arap toplumunun merkezidir. Daha sonra “ Allah ‘ ın Evi “ diye benimsetilecek olan Kabe , çok tanrılı Arap toplumunun dinsel merkezi , hac yeridir. Çok tanrılı Arap toplumunun ay tanrısı Hubal , önemli ilaheleri Menat , Lat , Uzza başta olmak üzere diğer pek çok Tanrı ‘ nın sembolleri , burada bulunur ve herkes kendi putlarının yanı sıra diğerlerinin putlarına karşı da saygılı olur. Kabe , tüm Tanrıların kutsal evi olarak bütün taraflardan saygı görür. Adeta ilkel bir demokrasinin kutsal merkezi ve güvencesi konumundadır. Ne Tanrılar ne de taraftarları bu nedenle birbirleriyle kavga etmezler. Aksine bu Tanrılar evinin korunmasını ve bakımını birlikte üstlenirler. Bu arada en büyük Tanrı olarak Allah da , kendisine inanılan tanrılardan biri olarak varlığını sürdürür.
Özetle İslamiyet öncesi Kabe , Allah da dahil varlığına inanılan tüm tanrıların hak eşitliği içinde bir arada bulunduğu ve onlara inananların da ortak saygısıyla karşılanıp korunan bir dinsel / toplumsal / siyasal demokrasinin anıtı gibidir. Daha ötesi , V. yüzyıldan beri Mekke ‘ de Kureyş kabilesinin egemenliği söz konusu olmasına rağmen , kabileler arası dengeler temelinde işleyen ve bu görece demokratik ortam varlığından bir şey kaybetmez. Kureyş egemenliği , bu çoğulculuğun koruyucusu konumundadır.
Bu kadar da değil ; Arap toplumu içinde , o dönemin tek tanrıcı dinleri de hiçbir baskı altında kalmadan varlığını sürdürür. Yemen sınırındaki Necran psikoposluk merkezi olmak üzere , Mekke ve Arabistan ‘ ın diğer yerlerinde Hristiyanlar yaşar. Daha çok Medine ‘ de yoğunlaşmakla birlikte Yahudilerde bu topraklarda önemli bir konuma sahiptirler.
Sık sık çıkar çatışmalarına düşmelerine , hatta bazen silahlı kavgalara girmelerine rağmen Araplar , kendi içlerindeki bu farklı inançların meşruluğunu sorgulamazlar. Dinler arası ideolojik mücadele ve Dinar’ı araştırmalar özgürlük ortamında sürer. Özellikle tek tanrıcı dinlere ilişkin çalışma grupları vardır. Muhammed’in kendisi de manevi kayınpederi ( Hatice ‘ nin amcası ) Varaka b. Nevfel aracılığıyla bu gruplarla ilişkili ya da doğrudan üyesidir.
(...)
Yani “ cahiliye dönemi “ diye karalanmaya çalışılan Arap’ın İslam öncesi dönemi , gösterilmeye çalışanın aksine görece ileri bir toplum örgütlenmesidir.
(...)
Özetle ; İslamiyet ‘ in egemenliğiyle birlikte , kendi dışında kimsenin hak eşitliği kalmaması bir yana , bununla yetinilmeyerek diğerlerinin fiziki tasfiyesi yaşanır. Müslüman olmayan erkeklerin kafaları uçurulur , genç kadınlar cariye , diğer aile efradı köle yapılırken , mallarına da el konulur. Önceki dönemin kabileler arası denge , çok tanrılılık , farklı inançların hak eşitliği ve karşılıklı saygı temelinde kurumlaşan demokrasisi , yeni dönemin tekçi ve mutlakçı ideolojik atmosferi ve siyasal kurumlaşması içinde ortadan kaldırılır.
ataç ikon Nasıl Müslüman Olduk?
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Orhan Şahin 🇹🇷

Orhan Şahin 🇹🇷

@orhansahin

- Otlaklar her ne kadar Şaman geleneği içinde ortak yönetim ve denetime tabiyse de ; “ Aslında fiilen zengin sürü sahiplerinin , bozkır aristokratlarının tasarrufu altında bulunmaktaydılar. “ Bu ise yeterli geçim olanaklarına sahip olmayan göçebelerde tepki ve arayış nedeni olurken , aristokratlar açısından ise , halka karşı özel mülklerin garanti altına alacak bir değerler sistemi arayışı üretiyordu. Şamanizm ve Gök Tanrı inancının , gelir farklarının artışına kapalı olan niteliği ise aristokratların din arayışını daha da yoğunlaştırıyordu.
Bu sınıfsal ayrışma sürecine eşlik eden diğer faktörse , artan nüfus ve büyüyen obaların neden olduğu ganimet , yağma ve yayılma gereksinimiydi. Toplumun iç sınıf ayrımlarının üstünde ortak bir gereksinim olarak talancılık , egemenlere , biriken sorunları bu yolla çözerek alt sınıfların kendilerine yönelen tepkileri ekarte etme olanağını da beraberinde getiriyordu.
Artık Şamanizm ‘ i bırakmanın ve sınıflı toplumu bir yaptırım haline getirecek yeni bir dini kabullenmenin vakti gelmişti. Tam bu noktada , özellikle 9. ve 10. yüzyıllarda Orta Asya ‘ da tipik feodal özellikler edinmiş olan İslamiyet , bunun için biçilmiş kaftandı. İslamiyet ‘ i ilk kabul edenlerin Siri Derya bölgesinde yaşayan Oğuzlar olması rastlantı değildir.
İşte bu tarihsel dönemeçte Türk aristokrasisi , gerek kendi halkı karşısında sınıf ayrımını meşrulaştıran niteliği , gerek yayılma yönelimlerine uygunluğunun yanı sıra , Şii kuşatmasında olan halifenin sunmak durumunda kalacağı geniş olanaklar çerçevesinde İslamiyet ‘ e yaklaşmaya başladı. Sünni İslam ‘ ın kılıcı rolüne yakınlık duyan , Salur Kazan ‘ ın ifadesiyle , düşmanı yendikten sonra ‘ kahraman koç yiğitlere çok ülke vermesini ‘ bilen , dinamik ve hırslı bir aristokrasinin , gözünü o büyük uygarlığa dikmiş , onu önce yenile yenile sınayıp tanımış ve artık zaafa düştüğünü , meyvenin nihayet dalından koparılmaya hazır hale geldiğini kendi tecrübeleriyle saptamış... Bütün bu koşullar , daha önce ‘ Cihan hakimiyeti mefkûresini damarlarında taşımış olmaları mümkün görünmeyen Türklerin önderliğinin , artık maddi zemin itibariyle devlete sıçrama ideali edinmesi ve bu adımı fiilen atması için XI. yüzyılda büyük bir tarihi fırsatın olgunlaştığını gösteriyordu.
Türk egemenlerinin bakış açısından onları İslam ‘ a yakınlaştıran en önemli ideolojik faktör , hiç kuşkusuz ; “ İslamiyet ‘ in emrettiği ‘ Cihan hakimiyeti mefkuresi ‘ ile Türklerin savaşçılık teyamülleri arasında bir münasebetin mevcut bulunmasında “ düğümleniyordu.
ataç ikon Nasıl Müslüman Olduk?
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
39
KİTAP
Din Felsefesi ve Ateizm Kitapları
İnançlar konusunda araştırma yapmak isteyenlerin göz atması gereken, din felsefesi ve ateizm hakkında yazılmış kitaplardan ol...