up
ara

Tembellik Hakkı

- Le Droit à la Paresse

Tembellik Hakkı Konusu ve Özeti

Tembellik Hakkı
Haksız Yönetime Karşı - Tembellik Hakkı kitabının da yazarı Paul Lafargue tarafından kaleme alınan Tembellik Hakkı kitabı Siyaset, Felsefe türünde okuyucusu ile buluşuyor. Kırmızı Kedi Yayınevi yayınevinden 2014 yılında 9786054927142 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Tembellik Hakkı isimli kitap 72 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Işık Ergüden çevirmiştir. Kitap Aşka İnananların Okuması Gereken En Romantik Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Tembellik Hakkı kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Çevirmen: Işık Ergüden
Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi
ISBN: 9786054927142
Sayfa: 72 sayfa Basım Tarihi: 2014
Damadı olduğu Marx'tan ve Proudhon'dan etkilenmiş sıradışı Fransız Marksisti Paul Lafargue'ın zamana meydan okuyan manifesto niteliğindeki metni Tembellik Hakkı, kapitalizmin vahşi çalışma koşullarına olduğu kadar, çalışmaya övgüler düzen 20. yüzyılın Marksist klişelerine de erkenden savaş açmış bir eserdir. Bu kısa ve özlü metin, bir aylaklık övgüsünden ziyade, egemen liberal amentünün beyinleri istilasına karşı bir uyarıdır.Tarihsel bakımdan son derece zengin bu klasik metin,19. yüzyılın kolektif zihin yapılarını analiz eden toplumsal, ekonomik ve entelektüel bir monografi sunarken, içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda da güncelliğini korumayı başarmaktadır. Makineleşme sayesinde çalışma süresinin kısaltılabileceği, boş zamanın arttırılabileceği yönündeki Lafargue'ın görüşü, üzerinden geçen yaklaşık bir buçuk asra rağmen, çalışma ve tüketme mitlerinin egemenliğinin iyice pekiştiği, "hayat"a daha az yer kalan günümüz dünyasında hâlâ bir talep olarak yerini korumaktadır...Zorunlu çalışmaya ayrılmayan özgür zaman anlamına gelen "Tembellik Hakkı"nın içerdiği erdem ve yaratıcılığı, performansa, bireysel başarıya ya da üretimciliğe dayalı bütün ideolojiler bir araya gelse ortadan kaldıramaz!"Çalışın, çalışın, proleterler, toplumsal serveti büyütmek ve bireysel sefaletinizi arttırmak için çalışın; çalışın ki, daha da yoksullaşarak, çalışmak ve sefil düşmek için daha fazla gerekçeniz olsun. Kapitalist üretimin insanın gözünün yaşına bakmayan yasası budur."
Meursault Samsa

Meursault Samsa

@meursaultsamsa - Bursa

Dört bölüm ve bir de ek bölüm olmak üzere beş bölümden oluşan yaklaşık 50 sayfalık bir manifesto. kitap 74 sayfa ama bunun üçte biri yazarın hayatı, önsöz, sonsöz(çevirmenin yazdığı), sonnot(dipnot yerine sonnot tercih edilmiş çevirmen tarafından), Lenin' in söyleviyle oluşmuş. Kitabın kapağı, bu zamana kadarki baskılar içerisinde gördüğüm en iyi iki kapaktan biri. Dİğeri de Modern Times filminin kullanıldığı kapaktı. Şekile ilişkin diyeceklerim bunlardan ibaret.

Kitabın adından ne anlattığı belli sanırım. Ancak ben okumadan önce yazarı da tanımadığımdan -ki kendisi Karl Marx' ın damadıymış- daha basit, daha minimal, daha kişisel bir meselenin mizahi bir anlatımla deşileceğini bekliyordum. Ama sosyal ve iktisadi içerikli son derece ciddi bir kitapla karşılaştım. Kişisel bir sorunun isyanı sonucu bir boşalma değil de toplumsal bir sorunun çözümü üzerine bir değerlendirme var kitapta. İlk iki bölümü okumak çok keyifliydi. O iki bölümde çok çalışmanın zararlarından bahsediliyordu. Üçüncü bölümden itibaren ise insanların az çalışmaya nasıl ikna edilebileceğine ilişkin düşüncelere yer verilmiş. Evet günümüzde de hala devam eden hatta büyüyerek devam eden sorunlara değiniyor kitap ama ben bunu bir yazar başarısı olarak değil de bir sistem başarısı olarak görüyorum. Kapitalizm üstelik daha da güçlenerek sürdürüyor varlığını ve kitapta anlatılanların varlığını koruması yazarın ileri görüşlülüğünün bir sonucu değil, zira zaten yazarın böyle bir öngörüsü yok gelecekle ilgili, varsa da bu gerçekleşmiyor zaten çünkü her şey daha kötüye gidiyor.

Dediğim gibi ilk iki bölüm enfesti, okuması çok keyifliydi. Din(kilise) dahil olmak üzere pek çok şeyin insanları köleleştirmek ve sisteme hizmet etmek üzerine nasıl kullanıldığını, 15-20 sayfanın içerisinde bazen tek bir cümle ile son derece ikna edici bir şekilde anlatıyor yazar. Ama 3. bölümle birlikte anlatılanlar fazla zorlama ve kuramsal geldi bana. Bir arkadaşımın yazdığı ve yazarken bu kitaba da değindiği bir tembellik övgüsünün linkini de paylaşıyorum;

http://www.fenayazarim.com/2014/04/tembellik-hakki/
ataç ikon Tembellik Hakkı
kitaba 6 verdi
0 yorum
Hayata Gülümse

Hayata Gülümse

@hayataagulumse - Mersin

İçinde bulunduğumuz durum ne kadar vahim olursa olsun bunun değişmesini istemeyen yine bizleriz.
"Tüm bireysel ve toplumsal sefalet, çalışma tutkusundan doğmuştur."

Kapitalizme karşı yazılmış güzel bir eser. Kısa ve öz. Sürüp giden alışkanlıklarımıza, bize zorla dayatılan şeylere, her zaman bizim seçimimiz olmamasına rağmen yapmak zorunda bırakıldığımız şeylere karşı çok başarılı karşıt düşüncelerle dolu olan bir eser.

Üst sınıf sistemin bozulmasını asla istemez ama asıl sorun alt sisteminde bunu istememesi. :) Ne kadar vahim bir durum değil mi ? Şikayet ettiğimiz ne varsa, isyan ettiğimi ne varsa körü körüne bağlanıp bunu yücelten, çözümü kendi ellerimizle iten yine bizleriz.

Hepimiz iştigal alanımıza göre 8-10-12-14 saat çalışmaktayız ve bu çalışma sonucunda üzerimizdeki yorgunluğu atamadan bir sonraki güne yorgun ve mutsuz olarak devam etmek durumundayız. Sonrasında gelsin verimsizlik. Ama yok bunun bir çözümü olmalı naparız misal ? Kişisel gelişim kitapları alırız. Suni doğum sancıları sonucunda meydana gelen suni bebekler yaparız ve o bebekleri büyütürüz ellerimizde. Kapitalist sistemi biraz çözen kafasını kullanan daha doğrusu direnç gösteren kişilerin arasına girerseniz oh tadından yenmez sonra gelsin rahatlık. Ama herkesin direnç gösterdiğini ve başarıya ulaştığını da düşünürsek sizce nasıl bir oluşum meydana gelir ? Hiç kimse içinde bulunduğu durumun değişmesini istemez ve bir bakarsınız ki dava amacından çıkmış asıl olan unutulmuş (ve herkes uyutulmuş).

Tembellik hakkımızı sonuna kadar kullanalım arkadaşlar, Dinlenmek hakkımız söke söke alırız :) :)
ataç ikon Tembellik Hakkı
kitaba 8 verdi
0 yorum
onur  yücedağ

onur yücedağ

@onryucedag - Karaman

lafargue çalışma saatlerinin fazlalığını eleştirdiği güzel bir deneme kitabı yazmış doğrusu. burjuvazı'yi doymak bilmeyen şişman bir yaratığa benzeten yazar bir çok aristokratıda çalışmayı yücelten yazıları sebebiyle , burjavizinin adamı olmakla şuçluyor. işçilerin sefil hayatına ve fabrika sahiplerin onlara ihtiyaçı olmasına rağmen işçilerin sesini çıkarmaması , daha iyi bir yaşam istememeleri nedeniyle ise proletarya sınıfına kızıyor. uzun cümleler bazen dikkatimi bozsada yazarın sitemkar hali beni tekrardan kitaba odakladı. işci sınıfın hayatından kesitler verirken güzel betimlenmiş cümleler kitabı daha okunası yapıyor bence. yazarın savundukları bazen uç vede ütopik gelsede hayal ettiği şey , toplumları daha yaşanılır bir yer haline dönüştürmek. bununda yolunun toplumun büyük bir çoğunluğunu oluşturan hizmet sektörü çalışanların daha az çalışması ve kendilerine daha çok vakit ayırması vede bol bol şenlikler düzenlemisi olduğunu söylüyor vede böylelikle daha adaletli bir yaşam olacağını düşünüyor.
okurken bana hayatın özünü sorgulatan tembellik hakkı , ağustos böceğine daha çok saygı duymama ve ayrıca bildiğim sandığım doğruları da sorgulamama sebep oldu.
ataç ikon Tembellik Hakkı
kitaba 9 verdi
1 yorum
Gökdeniz mert (@pote)
Çok güzel bir kitaba benziyor teşekkürler okuma listeme Aldım
27.04.18 beğen 1 cevap
Misafir

Misafir

@misafir000

Tembellik hakkı
kapitalizm karşıtı kitaplarda bir realite,bir sağduyu eksikliği olduğunu düşünüyorum.
kitapta büyük dinlerin insanın çalışmasına yapılmış bir eleştiri de var ama islam'ın ruhunu ve özünü bilmeden sadece bir kaç hadis ve ayeti delil göstererek yapılan eleştiriler çok samimi ve gerçekçi durmuyor bence.ayrıca islam'ın çalışmayı teşvik ettiği kadar zekat,fitre ve sadaka kurumlarıyla fakirin hakkını koruduğunu da bilemek gerekiyor.bir de israf haramdır diye çok net ve kesin boşa yapılan harcama ve tüketimleri yasaklayan ayette ortada.
hristiyanlığın çalışmaya karşı düşüncelerine yapılan eleştiri de aynen öyle.sonuçta incil bir hukuk/şeriat kitabından çok ahlaki öğretiler üzerine kurulmuş bir kitaptı.
ayrıca bu kadar keskin kapitalizm karşıtı insanları da çok samimi bulmuyorum.
hayatları boyunca Tanrı'nın verdikleriyle yetinerek mi yaşadılar acaba ?
en iyisini yeyip en iyisini giymediler mi? ya da istemediler mi?
bu konu çok yoruma açık bir konu.
katılan da olur şiddetle reddeden de.
ama dünyanın belkide korkunç bir şekilde kapitalist bir gezegene dönüştüğü de bir gerçek.
bu yüzden düşünürün kitap boyunca haklı olduğu pek çok konu da var tabi.
ben sadece din eksenli eleştirilerine katılmadım.
ataç ikon Tembellik Hakkı
kitaba 6 verdi
0 yorum
RT.D.

RT.D.

@312 - İstanbul

Paul Lafargue. Kendisi cumhuriyetçi, sosyalist, materyalist ve ateist. Karl Marx'ın damadı, düşünce ve eylem adamı. İçinde bulunduğu dönemde, 1870'de, yaşanan Fransız-Alman savaşıyla birlikte ekonomik bunalım patlak verir. Bu olay sonucunda Fransa'da sömürülen işçi sınıfı ayaklanır. Lafargue, İşçilerin haklarını korumak için kapitalist kölelik sistemine karşı oluşturduğu çalışmalarıyla tanınmış. Yetmiş yaşına gelmeden de kendi isteğiyle yaşamına son vermiş.
"1911 yılında karısıyla birlikte intihar etti. Yaşlılığın, beden ve zihin güçlerini azar azar kemirdiğini görmek istemeyen Lafargue, yetmiş yaşını aşmamak üzere kendine verdiği sözü böylece tutmuş oluyordu."

Tembellik Hakkı adlı kitabı aslında çok kısa deneme yazılarından oluşuyor. İlk olarak da 1880'de bir gazetede bölüm bölüm yayınlanıyor.

O dönemde işçi sınıfının çektiği sıkıntılardan, on iki saatlik yorucu çalışma koşullarından; kadın ve çocukların da erkek işçilerle birlikte, benzer muamelelerle, köle gibi çalıştırılmasının ne kadar ezici bir uygulama olduğundan bahsediyor.

Okurken geçen dönemin etkili kişilerini de araştırmanızı tavsiye ederim. Bilgilendirici bir kitap, okumanızı öneririm.
ataç ikon Tembellik Hakkı
kitaba 7 verdi
0 yorum

Tembellik Hakkı - S41

Dolayısıyla ,kemer sıkan işçi sınıfı ,aşırı tüketime mahkum burjuvazinin göbeğini iyice şişirmiştir.
Korkmaz. tarafından eklenmiştir.
sinem kurt

sinem kurt

@sinemkurt - İstanbul

Çağımızın çalışma yüzyılı olduğu söyleniyor ,aslında acının,sefaletin ve çürümenin yüzyılı
ataç ikon Tembellik Hakkı
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Fırat Y.

Fırat Y.

@fy - Ankara

İşçilerin bu çifte çılgınlıkları, yani aşırı çalışma ve perhiz içinde kendilerini yıpratmaları karşısında kapitalist üretimin önemli sorunu ne yeni üreticiler bulmak ne de onların güçlerini alabildiğine artırmaktı bundan böyle; yeni tüketiciler bulmak, tüketicilerin iştahlarını tahrik etmek ve onlar için yapay, sahte ihtiyaçlar yaratmaktı. Avrupalı işçiler soğuktan ve açlıktan tir tir titredikleri halde, hala kendi dokudukları kumaşları giymeyi ve kendi ürünleri olan şarapları içmeyi reddediyorlarsa, bu durumda şu uyanıklar takımı gibi zavallı fabrikatörler de bunları giyecek, içecek birilerini bulmak üzere koşuşturup çok uzaklara gitmek zorunda kalırlar. Bu yüzden Avrupa'nın her yıl dünyanın dört bir yanına, bu mallara hiç mi hiç ihtiyacı olmayan ilkel topluluklara bile yaptığı ihracatın tutarı yüz milyonları, milyarları bulur. Ama onlar için bilinen kıtalar yeterince geniş değil, henüz ayak basılmamış yeni ülkeler gerekiyor. Avrupalı imalatçılar gece gündüz Büyük Sahra gölünü, Sudan'a döşenecek demir yollarını, kısacası Afrika'yı düşlüyor; De Brazza'ların, Du Chaillı'lerin, Stanley'lerin, Livingston'ların ilerlemelerini kaygıyla izliyor, bu cesur seyyahların şaşırtıcı hikayelerini şaşkınlıktan bir karış açık ağızla dinliyorlar. Şu "Kara Kıta" kim bilir ne bilinmez harikalar gizliyordu. Fildişi ekili tarlalar; kumla karışık altın parçacılarını sürükleyen ve içinde su yerine hindistan cevizi yağı akan nehirler; edepli olmayı şınaps şişelerini ve İncil'i öğrenmek, yani medeniyetin erdemlerini tanımak için bekleşip duran Dufaure'un veya Girardin'in suratları gibi kara milyonlarca çıplak kıç!
ataç ikon Tembellik Hakkı
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Fâtıma

Fâtıma

@yitiktheology - Gothenburg

"ticaret ne üretebilir namusuyla? Dükkân adını taşıyan hiçbir şey dürüst bir insana yaraşmaz (...) tüccarlar, yalan söylemeden kazanç elde edemezler, oysa yalandan daha utanç verici ne vardır! Öyleyse, emeklerine ve zanaatlarına aşağılık bir şey gözüyle bakabiliriz. Çünkü, her kim ki emeğini para karşılığında verirse, kendini satmış ve köle durumuna düşmüş olur."
ataç ikon Tembellik Hakkı
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
2 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
Eğlenceli bir kitap.
31.12.18 beğen 1 cevap
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Burjuvazi, ruhbanın desteklediği soyluluğa karşı savaşırken, vicdan özgürlüğünü ve ateizmi göndere çekti. Fakat muzaffer olur olmaz üslup ve tutum değiştirdi. Günümüzde ise, iktisadi ve politik üstünlüğünü dine dayandırmaya çalışıyor. 15. ve 16. yüzyıllarda, pagan geleneği neşeyle üstlenmiş olan ve Hıristiyanlığın kınadığı teni ve tensel tutkuları yücelten bu burjuvazi, bugün, mala ve hazza boğulmuş bu haliyle, kendi düşünürlerinin, Rabelais'lerin, Diderot'ların öğretilerini inkâr etmekte ve ücretlilere perhiz vaaz etmektedir.
ataç ikon Tembellik Hakkı
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Fâtıma

Fâtıma

@yitiktheology - Gothenburg

''Bize acı çektiren açlık değil, çalışma tutkusudur."
ataç ikon Tembellik Hakkı
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
84
KİTAP
Aşka İnananların Okuması Gereken En Romantik Kitaplar
Aşkın gücüne inananların ve aşksız yaşayamam diyenlerin mutlaka okuması gereken en romantik kitapları bu listede paylaşıyoruz...
249
KİTAP
Kısacık, Okunası Kitaplar
Kısa ama etkili kitaplar bu listede. Sayfa sayısına bakmayın. Kısa ama yoğun kitaplar. Az zamanınız mı var? Kısacık bir kitap...
28
KİTAP
Beğenmediğim, sevemediğim kötü kitaplar
Okurken bitse de kurtulsak dediğiniz, kendini tekrar eden, sürükleyici olmaktan uzak, sıkıcı kitaplar bu listede toplandı. Se...
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73 - Çorum

Pazar kitapları  paylaşım fotoğrafı
Pazar kitapları
Pazar hava kurşun gibi ağır. En iyisi ev ve kitap. İyi pazarlar.
ataç ikon Tembellik Hakkı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 yorum
Baran Yusuf (@baranyusuf)
'Iyi pazarlar' sözünüzü gordukten sonra YIlmaz Erdogan'in eu ismini hatırlamadığım bir siirinde gecen su sözü geldi aklima . "Iyi yolculuklar denmez bir gidine çünkü birdem cok yolculuk yapilamaz bir seferde " o mu sacmalamis yoksa ben mi sacmaliyorum bilmiyorum ama adam hakli demeden de edemiyorum :). Her neyse işte, keyifli bir pazar ve keyifli okumalar diliyorum :).
25.12.16 beğen 4 cevap
zerre-i miskal (@zerreimiskal)
Iyi pazarlar :-) güzel okumalar.
25.12.16 beğen 1 cevap