up
ara
‹ Tüm Hayvan Çiftliği İncelemeleri

Hayvan Çiftliği Kitap İncelemeleri

Umut Kalkan

Umut Kalkan

@umutkalkan986

Sosyalist devrimlerin başarısız olmasının sebebi insanın doğasını çiğnemesi değildir. Çok ayrıdır bu konu. Benim kafama takılan soru, insan doğası denilen şey gerçekten var mıdır?

İnsan doğası denilen şey, insanların içinde bulunduğu iktisadî sisteme göre değişen davranışlardır. Günümüz kapitalist toplumlarında insanların yaşam amaçları maddî boyutlara indirgenmiştir. Hırslı, kinli, bencil vs. gibi özellikler sınıflı toplumla beraber ortaya çıkmıştır.

Bu savı şöyle temellendirmekte yarar var diye düşünüyorum, ilk sınıfsal ayrımın yapıldığı köleci toplum ile feodal ve kapitalist toplumda insanlar çıkarları için savaş veren canlıya dönüşmüştür. Ezen - ezilen ayrımı olan bir yerde, ezilen dikey geçiş yapıp "ezilen" statüsüne sahip olma ya da "ezen" bulunduğu konumu koruma amaçlı yaşam mücadelesi verir. Köleci toplumda, köleler özgürlük mücadelesi verir, efendiler daha fazla köle kazanmaya çalışır. İlk toplum olan "ilkel komünal toplum"da ise böyle bir savaşa gerek yoktur. Çünkü bu toplumun en belirgin özelliği, sınıf ayrımının olmaması. Belli bir hiyerarşi mevcut, fakat aslan payı denilen şey yok. Çünkü, av esnasında kabile reisi ile kabile üyesi aynı şartlar altında avlanmaya çalışırlar. Kabile reisi çadırında veya mağarasında oturup gelen avdan pay almaz. Kendisinin de emeği vardır. Dolayısıyla başkasının sırtından geçinmez. Elde edilen av da ihtiyaca göre paylaştırılır. Sınıfsız toplumdaki insan davranışı ile sınıflı toplumdaki insan davranışları birbirinden farklı olduğundan, insanın doğası olmadığını; "doğa" olarak denilen şeyin iktisadî yapıya uygun olarak değiştiklerini fark etmek pek de zor değildir.

Marx da ilkel komünal toplumdaki insan davranışlarından yola çıkarak "sosyalist" ve "komünist" toplumu önemsemiştir. Yabancılaşma Teorisi, başlı başına kapitalist toplumdaki insan davranışlarından ve iktisadî durumlardan ortaya çıkmıştır.

Kitapta, Marxist ideolojiye pek saldırı bulunulmaz. Asıl eleştiri, Stalin'in sosyalizmi amacından saptırmasıdır. Giderek korku toplumu yaratmaya çalışmasıdır. Domuzların birbirleri ile mücadelesinde bunu net olarak görürüz. Stalin'i simgeleyen Napolyon, Troçki'yi simgeleyen domuzu kovar. Çünkü o domuz gerçekten çalışır, bir şeyler yapmak için uğraş verir. Fakat Napolyon hiçbir şey yapmaz. Diğer domuzların gözünde Troçki'yi simgeleyen domuzun yükselmesi Napolyon'un sinirine dokunur ve köpeğiyle(KGB'yi temsil eder) beraber Troçki'yi simgeleyen domuzu çiftlikten kovar. Gerçekten de Troçki ile Stalin arasındaki rekabet böyle sonuçlanmıştır.

Sonuç olarak, George Orwell usta bir şekilde eleştirmiştir dönemi. 1984'ü de şiddetle tavsiye edilir.
ataç ikon Hayvan Çiftliği
kitaba 10 verdi
3 beğen · 1 yorum
emirmazlum (@emirr)
Bütün kitaplar eşittir ama bazıları daha eşittir.
29.01.14 beğen cevap