up
ara
‹ Tüm Hayvan Çiftliği İncelemeleri

Hayvan Çiftliği Kitap İncelemeleri

Mehmet Yağız

Mehmet Yağız

@mehmetyagiz - Ankara

otoriter yönetim eleştirisi
Yazar aslında sosyalist olmakla birlikte, Stalin yönetimindeki Sovyet Rusya'nın otoriter ve totaliter sosyalizmini eleştiriyor.
İtalyan düşünür Robert Miehels'in ''Oligarşinin Demir Kanunu'' adlı kuramı vardır.Bu kuramda, örgütlenmenin olduğu her yerde oligarşinin ortaya çıkacağını belirtiyor hatta daha geniş bir ifade ile yöneten ve yönetilen ilişkisinin olduğu her yerde oligarşik yönetimlerin ortaya çıkacağını belirtiyor.Kitapta, Miehels'in bu teorisinin doğrulandığını anlıyoruz.Daha özgür,daha zengin ve daha mutlu olmak idealleri ile çiftlik yönetimini ele geçiren hayvanlar arasından, daha zeki olan küçük bir sınıf(domuzlar) yönetici kadrosunu oluşturuyor.Tüm kararlar ve uygulamalar bu domuz grubu tarafından alınıyor.Kısacası oligarşik bir yönetim oluşturuluyor.
Kitapta yer alan ikinci çıkarımım ise şudur:Eğitimsiz ve cahil bir halkın idaresi daha kolaydır.Bu halk sorgulamaz ve siz ne derseniz ona inanır ve itaat eder.Kitapta eğitimin önemini anlayan liderlerden Napolyon,birkaç yavru köpeği alarak onları uzun süre kendi ideolojileri doğrultusunda eğiterek kendi iktidarını sağlamlaştırıyor.Kitapta da belirtildiği üzerine domuzlar kusursuz bir okuma yazmaya sahipler.Ayrıca yeni doğan domuz yavruları için de bir sınıf yapılıyor ve yalnızca bu yavrular bu sınıflarda eğitime tabi tutuluyor.Devrimden sonra 7 kural belirleniyor ve duvara yazılıyor.Bunlardan birisi ''hayvanlar asla öldürülmeyecek''.İlerleyen zamanlarda hayvanlar casus olduğu gerekçesiyle öldürülüyor.İlk 7 emiri hatırlayan ancak okuma yazma bilmeyen birkaç hayvan itiraz etmeye,homurdanmaya başlıyorlar.Domuzların sözcüsü geliyor ve şöyle diyor:
-Siz bu duvarda ne yazdığını okuyabiliyor musunuz?
Diğer hayvanlar bilmediklerini söylüyorlar.Ve sözcü şöyle devam ediyor:
- Burada ''hayvanlar asla öldürülmeyecek,yazmıyor.Hayvanlar gerek olmadıkça öldürülmeyecek,yazıyor.Öyleyse biz o hayvanları casus oldukları için öldürdük ve emire aykırı davranmadık'' diyor ve diğer hayvanlar bu açıklamayı kabul ediyorlar.
Üçüncü olarak ise, otoriter rejimler halkı şiddet ve baskıyla yönetirler.Hayali düşmanlar yaratılarak rejimlerinin devamını sağlarlar.Kitapta bu durumu da açıkça görüyoruz.Napolyon çiftlikte meydana gelen tüm sorunlarda Snowball'ı suçluyor.Ahırın anahtarı kayboluyor, bunu kesin Snowball çaldı diyorlar, anahtar daha sonra samanların altında çıkmış olsa dahi.Burada Snowball'ın hayali bir tehdit olduğunu görüyoruz.Türkiye'de de benzer ''hayali tehditlere'' rastlayabilirsiniz.Ayrıca casus olduğu düşünülen hayvanlar, diğer hayvanların gözü önünde köpeklerce parçalanıyor ve böylece diğer hayvanlara bir mesaj verilmeye çalışıyor.'' Bakın bizim yönetimimize karşı gelenlerin sonu böyle olur ''.Diğer hayvanlar da böylece sindirilmiş oluyor.Bakınız İran'daki idam cezaları tüm halkın görebileceği geniş meydanlarda gerçekleştirilir böylece halka, iktidarin caydırıcılığı ve gücü gösterilmeye çalışılır.
Daha birçok mesaj barındıran bu kitapta şimdilik bu kadar açıklamakla yetiniyorum.
ataç ikon Hayvan Çiftliği
kitaba 9 verdi
1 yorum
ayşe (@abb)
İncelemeniz çok iyi. Fakat bir konu da size katılmıyorum. İranın idam cezası uygulamasının iktidarın gücünü pekiştiren bir etkisi su götürmez bir gerçektir. Ama çıkış itibariyle bu ceza iktidar tarafından ortaya atılmıştır diyemeyiz. Dini bir referansla ortaya çıkmıştır ve asıl amacı toplumsal huzuru ve eşitliği sağlamaktır. Tek taraflı olarak yönetimi koruyan değil, kişiler arası dengeyi, hak ve hukuku koruyan bir yapısı vardır.Kitapta uygulanan idam cezası ise yönetime karşı olan herkes için kullanılmıştır.
19.01.17 beğen cevap