up
ara

Bir İdam Mahkumunun Son Günü

- Le Dernier Jour D'un Condamne

Bir İdam Mahkumunun Son Günü Konusu ve Özeti

Bir İdam Mahkumunun Son Günü
İdam cezasına çarptırılan isimsiz bir mahkumun bu cezayı 5 hafta öncesinden öğrenmesi ve bu süre içinde nasıl giderek "insanlıktan çıktığını" anlatır roman. İdam cezalarını bir eğlence gibi izleyen halkın yanında idam cezasının kendisi çok masum kalır.
Yazar:
Çevirmen: Volkan Yalçıntoklu
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9786053609902
Sayfa: 136 sayfa Basım Tarihi: 2013
Bir İdam Mahkumunun Son Günü Romanı Hakkında Genel Bilgi
Victor hugo’nun gençlik eseri olan bu roman 1829 yılında daha 26 yaşındayken yayınlanmıştır. Victor Hugo kendi ismini kullanmamıştır bu romanında. Ayrıca bu roman anlatıcı bakımından birinci tekil kişinin anlatmasından dolayı türünün ilk örneğidir. Bu kitabı yazmasını tetikleyen şey Victor Hugo’nun hümanist bir yazar olmasının yanında Grene Meydanı’nda izlediği bir idam olayıdır. Halkın nasıl bir panayır havasında izlediğini görür idam olayını ve bu romanı o etkide yazar. Zaten roman da idam olayının saçmalığını göstermek ve insanın en temel hakkı olan yaşama hakkını savunmak için yazılmışsa da halkın bu vahşeti nasıl benimseyip eğlenceli şekilde izlediği daha çok vurgulanmıştır.

Bir İdam Mahkumunun Son Günü Romanının Konusu
“Ölüme hazırlıklı olunur mu?” roman bunu sorar okuyucuya. Adını bilmediğimiz mahkumun idam cezası aldığını öğrendiğinden, idam zamanına kadar geçen sürede ki değişimi, duyguları, ölümü kabul etme ve hazır olma çabası… bunları idam mahkumu yaşıyor ama acısını okur hissediyor.

Bir İdam Mahkumunun Son Günü Romanının Özeti
Bir adamı öldürmekten hüküm giyen bir suçlu 5 hafta sonra idam cezasına çarptırılacağını öğreniyor. Bu 5 hafta boyunca ölümü düşünüyor ve ölüm onu henüz ölmeden öldürüyor. Ruhunu öldürüyor. Mahkûm da bu 5 haftalık bekleme süresinde sürekli insanlıktan çıktığını anlatıyor.

Fakat yine de bir mucize ya da son anda bir af bekliyor ama artık muhafızlar onu almaya geldiğinde anlıyor bu idamın gerçekleşeceğini. Sadece arkasında bıraktığı 3 kişi için üzülüyor; eşi, kızı ve annesi. En çok da kızına üzülüyor. Kızı onu “insanlıktan çıktığı” için tanıyamıyor ve babasının çoktan öldüğünü söylüyor soranlara.

En sonunda idam günü gelip idam mahkumlarının bekletildiği hücreye yerleştirildiğinde, oraya daha önce gelmiş kişilerin duvarlara yazdığı yazıları okuyor. Orada bu cezanın ne kadar çok ve insanlık dışı uygulandığı anlaşılıyor. Adsız mahkum oradan geçenlerin arasında suçsuzların da olduğunu düşünür ve burada idam cezasının nasıl insanlık dışı olduğu okuyucuyu sarsıyor.

İdam anı geldiğinde bir eğlence izler gibi izleyen halkı sırtlan olarak nitelendiren mahkum “Ah! Sırtlan çığlıkları atan halk!” diyerek tepkisini ve öfkesini dile getiriyor.
nlgnycydncr

nlgnycydncr

@dunyasnilzehes

📖Yargilayanlar ve mahkum edenler ölüm cezasının toplumdan kendisine zarar veren ve daha sonra da zarar verebilecek olan birini uzaklastirmanin önemi nedeniyle gerekli olduğunu söylüyorlar.Sadece bu söz konusu olsaydı ,müebbet hapis cezası yetecekti.Öldürmek neye yarar?Hapishaneden kacabilecegini söyleyerek itiraz edeceksiniz ,öyle değil mi?Nobetcileriniz görevlerini iyi yapsınlar.Demir parmaklıkların saglamligina guvenmiyorsaniz, hayvanat bahçelerini açmaya nasıl cesaret ediyorsunuz? ZINDANCININ olduğu yerde CELLATA gerek yoktur.
📖Intikam almak bireyseldir,cezalandırmak Tanrı'nın işidir.Toplum ikisinin arasinda ,cezanin altinda intikamin uzerinde yer alır. Boylesine büyük ve böylesine alçak iki şey ona uygun düşmez."Intikam almak için cezalandırmak " yerine iyiliğe yöneltmek için duzeltmelidir.

Victor Hugo dan Bir Idam Mahkumunun Son Günü adlı eserin Önsöz kısmından bir kesit paylaştım sizlerle.Kitabın konusunun geçtiği sayfalar kadar ilk 30 sayfayı oluşturan bu bölüm fazlasıyla ilgi çekici.Ben bir başta okudum bir de kitap bitince okuma gereği hissettim.O yuzden bu kısmı atlamamanizi öneririm.
Kitap adindan da anlaşılacağı üzere idam edilecek bir tutuklunun hükmü verdikten sonra ki anlarinin aktarımı.Hangi sebepten ceza almış olduğu açıklanmıyor.Okurken sebebi ne olursa olsun idam edilecek birinin son dakikasında bagislanmayi dilemesi,burun kıvırdığı kürek mahkumu olmaya heves etmesi insanın yüreğinde bir sızı bırakıyor.
Mahkumun kızıyla yapmış olduğu görüşme çok etkileyiciydi. 77 sayfadan oluşan bu kısım daha uzasa yüreğim neler hissederdi bilemiyorum.Kitabın etkisinden de hala çıkmış değilim.
Victor Hugo o dönemin şartlarında ,idam edilenlerin veya kurek mahkumlarinin hallerinin büyük bir keyifle izlendiği dönemler yazdigi bu eserle anlatmak istediği şudur,bunu temenni etmiştir 👉 _"Düşüncesinden başka bir araç kullanmaksizin yaptığı derin kazılar mahkeme heyetinin azametinin ortasında bir yüreği kanatabilirse mutlu olacaktır! Kendilerini adil sananlari acınacak hale düşürürse mutlu olacaktır! Hakimin ruhunun derinliklerine inip bazen orada bir insanla karşılaşırsa mutlu olacaktır! "
8 beğen · 1 yorum
Sevgi Kılınç (@sevgikilinc)
"Okurken sebebi ne olursa olsun idam edilecek birinin son dakikasında bagislanmayi dilemesi,burun kıvırdığı kürek mahkumu olmaya heves etmesi insanın yüreğinde bir sızı bırakıyor". Bu yorumunuzu çok beğendim 🌟 Bu kitabın yazılış amacını anlamak gibi birşey.
22.04.19 beğen cevap
Mina

Mina

@minaa

Bir idam mahkumundan ne farkımız olduğunu hiç düşündünüz mü?

Ben bu kitabın sonrasında düşünmeye başladım. Ve söyleyeceklerime kiminiz kızacaksınız beklide ancak paylaşmadan edemeyeceğim şimdiden özür dilerim.

Sevgili okur arkadaşlarım, ben düşündüm farkımızı ve açıkçası tek fark olarak şunu buldum:O kişiler ölecekleri günü biliyorlar, biz bilmiyoruz… Kitapta da dendiği gibi “insanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumdurlar.”

Bizde öleceğiz okur arkadaşlarım…

Sadece zamanını bilmiyoruz.

Siz şimdi onlar hapishanede bugünü bekliyorlar, biz özgürüz, hayatın içindeyiz diyeceksiniz.
Peki özgür olduğunuzu var sayarsak en son ne zaman hayatınızda farklı bir şey yaptınız? Hayatınıza hayat kattınız? Hadi onları geçiyorum Güneşin ışığını , rüzgarın cıvıltısını ya da karşı komşunuzun o suratsız yüzünden en son ne zaman keyif aldınız? Ama siz her gün işten eve evden işe gitmeyi “hayatta olmak, özgür olmak ” gibi tanımlıyorsanız sözüm yok. Lakin ben buna hayat demiyorum (özellikle bu kitabı okuduktan sonra). Hayat bu değil bu olmamalı. Siz her gün evden işe , işten eve gidiyor ve yaşamınızda başka bir şey yapmıyor, her anınızdan keyif almıyorsanız hapishanedeki bir mahkumdan ne farkınız var?

Bu konu benimde canımı sıktığı için bitirip kitap yorumuma devam etmek istiyorum. Tasvirler inanılmaz kuvvetli. Hapishanede geçirdiği günleri okuduktan belli bir süre sonra “ne olur ne olur bir mucize olsun, bağışlansın” diye başladığım kitabı “ölmek istemiyorum” diye bitirdim. Kitabın içine ne kadar çektiğini anlatmaya daha fazla gerek olmadığını düşünüyorum.

Ve son olarak…
Bu kitabı herkese tavsiye etmiyorum. Hayatı kıymetli kılan o “ölüm” kavramından korkmayan, onu göğüsleyebilen kişilerin okuması gereken bir kitap olduğu düşüncesindeyim. Çünkü o kişilerin bu kitaptan sonra hayata daha farklı bakacağını düşünüyorum . Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
ataç ikon Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kitaba puan vermedi
4 beğen · 0 yorum
Protestonun Romanı.
Bu roman, idam cezasına karşı yapılmış ilk protestodur. Yani bizim bugün, idamı geri getirelim, diye ağzımızın suyu kana karışırken, şu gördüğünüz dünyanın en saygın yazarlarından biri olan Victor Hugo, 188 yıl öncesinden seslenmiştir bize. İlkin idam taraftarları okumalı bu romanı. Hangi görüşe sahip olursa olsun geçmişte sevdiği/izinden gittiği birisi mutlaka idam edilmiştir.

Bu arada idam gelse bile istediğiniz gibi bir yargılama da olmazdı. Bilirsiniz ki şu bizim yönetici tayfamız hırsızı/yolsuzu/tecavüzcüyü asmaya pek niyetli görünmüyor. Öyle olsa bütün bir köyün tecavüz ettiği çocuğun başı yere düşmez, adalet anında tecelli ederdi.
Bir de olaya başka bir boyuttan bakalım. Öldürülen bir insan için durum nasıldır? Neler geçer kafasının içinden? Zira idama o kadar alıştık ki gördüğümüz yalnız suç ve cezaya ilişkin meseleler. Asırlık noksanlığımız, "algı" yı beceremiyor oluşumuz. İşte bu roman o "algı" nın kurgusu. Giyotinle aranızda 20 adımlık bir mesafe var. Ötesinde siz diye bir şey olmayacak artık. Sizden bir şey kalmayacak geride. Yaşamın ne kadar güçlü bir alışkanlık olduğunu ruhunuzda hissedeceksiniz. Sıradan ve önemsiz görünen küçük ayrıntıların aslında yaşamın bizzat kendisi olduğunu fark edecek, infazın bir dakikalık gecikmesinden bile tuhaf bir haz alacak ve şaşacaksınızdır. Bu başlı başına bir zihin sarsıntısı olacak.

O kadar başarılı bir roman ki ölüme götürülen kişi aslında Victor Hugo ve "kendi başından geçen bir olayı anlatmış" hissine kapılacaksınız.
Küçük bir not daha. Hugo, bu romanı 26 yaşında yazmış ve tarihte 1. Tekil şahıs ağzından yazılmış ilk roman. Bu özelliğiyle de (edebiyata yeni bir soluk getirdiği için) ikinci bir "başyapıt" olma özelliği daha veriyor ona.
ataç ikon Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kitaba puan vermedi
7 beğen · 0 yorum
dame

dame

@birrabis

Öleceğiniz Günü Biliyorsunuz... Çok Korkunç Değil mi?
Adı:
Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Yazar:
Victor Hugo
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
136
ISBN:
9786053609902
Kitabın türü:
Dünya Klasikleri, Edebiyat, Roman
Orijinal adı:
Le Dernier Jour D'un Condamne
Çeviri:
Volkan Yalçıntoklu
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları

-...o ağlasın,birlikte ağlayalım,sözleri beni teselli etsin, yüreğim onun göğsünde sakinleşsin ve o benim ruhumu kavrarken ben onun Tanrı'sına kavuşayım.-

Victor Hugo'dan kısa sayılabilecek ama insanda çok derin izler ve düşünceler bırakan bir eser. Bir idam mahkumunun, mahkumiyetinden, giyotinle idam edilişine kadar geçen zamandaki iç dünyasını yansıtan muhteşem bir kitap.


Victor Hugo (1802-1885): Fransız edebiyatının en ünlü yazarlarından biri olan sanatçı, edebi ününü şiirleri ve oyunları ile kazandı. Romantik akımın en tanınmış adları arasında yer aldı. Toplumsal sorunlar ve politikayla yakından ilgilendi, 1848 ayaklanmalarının ardından Kurucu Meclis'e katıldı, daha sonra milletvekilliği yaptı, l'Evénement adlı bir gazete çıkardı. 1852'de Louis Bonaparte'ın imparatorluğunu ilan ettiği hükümet darbesine karşı çıktığı için sürgün edildi. Cezası 1859'da sona erdi, fakat imparatorluk yıkılana kadar gönüllü olarak sürgünde kaldı, 1870'de Fransa'ya döndü. 1871'de Paris Komünü'nü desteklemese de komüncüleri savundu. Victor Hugo 1829 yılında yayımladığı Bir İdam Mahkûmunun Son Günü adlı romanıyla idam cezasına taviz vermez bir tavırla karşı çıktı. Klasik edebiyatın şaheserleri arasında yer alan Notre-Dame'ın Kamburu ve Sefiller adlı romanlarıyla dünya edebiyat tarihine geçti.
ataç ikon Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kitaba puan vermedi
7 beğen · 2 yorum
PİP! (@nusretk)
Paris'te bu sefalet, yoksulluk devam ettiği sürece, giyotin daha çok kişinin başını alacaktır, “Bu yaptıklarımızı idam edilen mahkumların satırı değil de tarih yargılayacaktır..” hayla bir etkisi var..
29.06.18 beğen 1 cevap
Dilek Öz

Dilek Öz

@lostris

Kitabı okurken insan ister istemez kendini sorguluyor, idam hakkında ne düşünüyorum, ne düşünmeliyim diye. Kitapta suçun ne olduğu anlatılmıyor, mahkumun duygu ve düşünceleri üzerine yoğunlaşıyor, empati kurmaya başlıyorsunuz. Siz empatinizi kuradurun, toplumun idama bakış açısı, davranışı, suçlulara bakışı; önce kürek mahkumlarına bakış ve kürek mahkumlarının prangalanması, ve idam mahkumunun bunu büyük bir ilgi ile izlemesi vasıtasıyla mahkumun üzerinden anlatılırken, daha sonra mahkum idama giderken, toplum üzerinden anlatılmış. İzleyen ve izlenen ironisi başarılıydı. Yazarın amacı sadece idam, idama bakış, idamın yanlışlığı ve idamın mahkuma hissettirdiklerini anlatmak olduğundan, kesinlikle amacına ulaşan bir eser... Özellikle son satırlardaki af talebi, bu talebin çok umursanmaması idamın geri alınamaz, geri döndürülemez olduğunun en büyük kanıtı olarak sunulmuş. Kitapta idam kararının mahkumun ailesini de etkilediği tabir-i caizse kurunun yanında yaşın da yandığı satır aralarında- mahkumun kızı hakkındaki düşünceleri, kızı ile yaptığı görüşme, kızının davranışı gibi- hissettirilmiş. Fakat yinede salt idamın yanlışlığına odaklanmak bende yetersizlik hissi yaratttı, suçtan bağımsız karar her yönüyle eksiktir... Suçun cinsine göre mağdur ya da maktulun rolünün önemi göz ardı edilmiş. Bence karardaki en büyük etken bu olmalı. Dili sade, anlaşılması kolay, klasiklerin bir çoğundaki ağdalı cümleler, uzun tasvirler yok. Yalnız bendeki kitabın yayınevi klasikler konusunda iddialı bir yayınevi, birkaç yerde imla hatası görmek beni şaşırttı.
4 beğen · 0 yorum

Bir İdam Mahkumunun Son Günü - S41

Conciergerie'nin avlusuna vardığımızda, sarayın saati sekiz buçuğu çalıyordu. O büyük merdivenin, o simsiyah şapelin, o kasvetli giriş kapılarının görüntüsü kanımı dondurdu. Arabayla birlikte yürek atışlarımın da duracağını sandım.
Muhammed Furkan Kapçı tarafından eklenmiştir.
RT.D.

RT.D.

@312

Bilirsin hayatta her şeyin bir sonu vardır.
ataç ikon Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
8 beğen · 0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Mezarın kapağı içerden açılamaz.
ataç ikon Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kitaba 6 verdi, inceleme ekledi.
8 beğen · 0 yorum
kitapbirtutkudur

kitapbirtutkudur

@seyda30

İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkümdurlar..
ataç ikon Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum
kitapbirtutkudur

kitapbirtutkudur

@seyda30

Ne yazık! Dünyada sadece tek bir varlığı sevmek , onu bütün kalbiyle sevmek ve karşınızda durup size bakar, cevap verir, konuşurken,sizi tanımadığını fark etmek! Sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak!
ataç ikon Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
Büşra Demir

Büşra Demir

@busrademir12

-Ölüm cezası! diye fısıldaştı kalabalık ve beni götürdükleri sıra da bütün izleyiciler yıkılan bir binanın gümbürtüsüyle bana doğru yaklaştılar. Kendimden geçmiş ve afallamış olarak yürürken içimde bir devrim gerçekleşiyordu.
Ölüm kararı verilene kadar, soluk aldığımı, hareket ettiğimi, diğer insanlarla aynı ortamda yaşadığımı hissetmiştim; şimdi dünyayla benim aramda sınır olduğunu kesin bir şekilde kavrıyordum. Hiçbir şey bana önceki gibi görünmüyordu. Bu ışıklı geniş pencereler, bu güzel güneş, bu mavi gökyüzü, bu güzel çiçek artık Bir kefenin rengi gibi beyaz ve solgundu.
ataç ikon Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
746
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
1130
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
33
KİTAP
En Baba Yazarların En Kral Dünya Klasikleri
Kalem duayenlerinin hayal güçlerini yansıttıkları, klasikleşmiş ve kültleşmiş en önemli dünya klasikleri listelenmektedir. H...
126
KİTAP
Başucu Kitaplarım
Hayatımızda yer edinmiş, zaman zaman sayfalarını yeniden karıştırdığımız ve okumaya doyamadığımız başucu kitaplarımızı bu lis...
104
KİTAP
Başyapıt Niteliği Taşıyan Önemli Kitaplar
Tüm dünyada yüzbinlerce okur tarafından beğenilerek okunmuş, çığır açan başyapıt niteliğinde kitaplar. Okurken asla pişman ol...
DAVUT SEÇER

DAVUT SEÇER

@davut38ks

 paylaşım fotoğrafı
İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumdurlar.
ataç ikon Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Rukiye Demir

Rukiye Demir

@rukiyedemir

 paylaşım fotoğrafı
Ölüm cezasını savunmak için söyleyecek neyiniz var ?
ataç ikon Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğeni · 5 yorum beğen ikon
Deniz KARA (@denizkaraa)
çek ipimi cellat, geç bile kaldık, bu dünyada en çok gidişleri sevdik, çek şu ipi de gidişimiz bir şiir olup uçsun...
20.12.18 beğen cevap
Emrah Yağan (@emrahyagan)
Gül bir paylaşım 🌼 idam her koşulda yalnistir bence. İnsanlık adına suç işleyen biri için de öyledir bu sefer kendisi için değil insanlığa haksızlık olur öldürdüğün vakit kurtulmuş olur ama elinden geldiğince uzun yaşatıp cezasını en ağır şekilde çekmesini sağlamak gerekir. Hem böylece suçsuz olan bir insan varsa zaman için de suçsuzluğunu ispat etme sansida vermiş olursunuz.
20.12.18 beğen 1 cevap
emre baştan

emre baştan

@emrebastan

 paylaşım fotoğrafı
İnanışlarım daima güzel günler adına oldu
ataç ikon Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Cansu

Cansu

@cansuyigit

 paylaşım fotoğrafı
Yeni kitap yeni bir başlangıç..
ataç ikon Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
18 beğeni · 0 yorum beğen ikon
cansu

cansu

@cansu291

 paylaşım fotoğrafı
#mahkumnedir?#sonbirgününkaldığınıhissetmek!#sonsaniyeleriniyaşamak#düşüncelerinseninkatilin..
ataç ikon Bir İdam Mahkumunun Son Günü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
26 beğeni · 5 yorum beğen ikon
hakan yiğitoğlu (@hakanyigitoglu)
Kısa bir konu içeriği lütfen.
15.09.18 beğen 1 cevap
bilent doğan (@bilentdogan)
Güzel bir kitap,
15.09.18 beğen 1 cevap
Tuncay Kerim (@bukalpseniunuturmu)
Çok güzel, okuması zevkli bir klasik.Bir idam mahkumunun duygu ve düşüncelerini yansıtıyor.Severek okumuştum.
15.09.18 beğen 1 cevap