up
ara

İvan İlyiç'in Ölümü

İvan İlyiç'in Ölümü Konusu ve Özeti

İvan İlyiç'in Ölümü
İvan İlyiç'in Ölümü kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Çevirmen: Ergin Altay
Yayınevi: İletişim Yayınevi
ISBN: 9789750515323
Sayfa: 146 sayfa Basım Tarihi: 2014
Murat Belge'nin dizi yayın yönetmenliğinde, Ergin Altay çevirisi, Nadine Gordimer'in önsözü veJerome Donnelly'nin sonsözüyle. Yazar ve dönem kronolojisiyle.İvan İlyiç'in Ölümü, bireyin hayatla ve ölümle hesaplaşmasının etkileyici bir anlatısı.İvan İlyiç'in Ölümü, son günlerinde, ölümle önce mücadele eden, daha sonra çaresizce kendisini ona bırakan bir adamın yaşadıklarını anlatır. Yüksek rütbeli bir yargıç olan İvan İlyiç, iyi bir hayat yaşadığını düşünür; ancak hasta yatağında ölümün yaklaştığını anladıkça, yavaş yavaş aslında ne kadar boş bir ömür sürmüş olduğunu fark eder. O güne kadar büyük anlam yüklediği ve uğruna büyük çaba verdiği serveti, şöhreti ve saygınlığı, ölüm döşeğinde bir anda gözüne boş ve saçma görünür. Tolstoy'un büyük bir samimiyetle anlattığı bu kısa ama etkileyici roman, insan doğası, hayatın anlamı ve ölümün gerçekliği gibi temel sorulara cevap arıyor."Tolstoy muhteşem bir yazar. Hiçbir zaman anlayışsız değil, aptal değil, yorulmak nedir bilmiyor, bilgiçlik taslamıyor, teatralliğe düşmüyor. Diğerlerinden çok daha üstün."-JAMES JOYCE-
Sezgin Taşcı

Sezgin Taşcı

@sezgintasci

Ölüm...
Kitabın başında İvan İlyiç'in ölümü haberinin alınması ile birlikte ilk karşılaştığımız konu arkadaşları arasında hızla geçen içsel hesaplar oluyor. Mevkilerde olacak değişiklikler yükselmeler, yani çıkar hesapları.

"İvan İlyiç'in sıradan, basit ve bir o kadar da ürkütücü bir hayat hikayesi vardı" diye başlayan ve devam eden sonraki bölümlerde ilk karşımıza çıkan konu yönetici sınıfın bilgisizliğine, beceriksizliğine rağmen sahip olduğu mevkiler konusu. Bunu şurada net şekilde görmekteyiz:
"...buralar öyle yerlerdir ki, böylesi koltuklara ulaşabilen insanların ellerinden doğru dürüst bir iş gelmeyeceği açıkça görülmesine karşın uzun hizmet geçmişleri ve sahip oldukları unvanlar düşünülerek bunların hizmetlerine son verilmez..."
Yine devam eden bölümlerde hastalığıyla ilgili başvurduğu "ünlü" doktorların hepsinin hastalığına birbirinden farklı tanılar koyması(ki aslında belli bir tanı da koyamıyor ve ihtimalleri veriyorlar ve sonuç çıkmaz ise o zaman da şu olabilir diye devam ediyorlar), tanılar gibi farklı ilaçlar vermesi ile devam eden bölümlerde "ünlü" vurgusunu yapması da aslında bu konumdakilerin bir ti'ye alınışı. Ve bu doktorların betimlemesinde kullandığı "...yapmacıklı ciddiyet, azametli doktor havaları..." şeklindeki tanımlama da Tolstoy'un bu kişilere bakışını net olarak veriyor.

Yine bu sınıfa getirdiği bir eleştiri ise İvan İlyiç'in hukuk okurken iğrenç bulduğu birçok davranışın üst sınıflardaki kişilerde de olduğunu gördüğünde bunları artık kötü bulamamaya başlaması ile görüyoruz.

Kitapta vurgusunu en sık gördüğüm diğer bir konu umursamazlık. Örneğin:
"Doktorun karar özetinden İvan İlyiç'in çıkardığı sonuç şu oldu: Durumu kötüydü ve onun durumunun kötü olması doktorun da, başka herhangi birinin de umurunda değildi, çünkü durumu kötü olan oydu." şeklinde anlatılan bölüm ya da içinde çıkar hesaplarının da bulunduğu;
"Bu ölüm, geride kalanlarda bir yandan memuriyetle ilgili yükselme, yer değiştirme hesaplarına yol açarken, bir yandan da ölenin yakın bir dost olduğu durumlarda hemen hep olduğu gibi 'ölen ben değilim, o' duygusundan kaynaklanan bir sevinç de yaratmıştı" şeklindeki kısım ile yine net şekilde ortaya koyulurken başkalarının acılarına insanların ne derece kapalı olduğunu da aile içinde, eşi olsun kızı olsun hastalığına verdikleri önem! derecesinin düşüklüğü ile bir kere daha vurguluyor. O kadar ki hasta olan İvan İlyiç'in ilgiden uzak ve ilgiye muhtaç geçen süreçte uşağı Gassim'in ilgisine kendisini kaptırması ve zamanını hep onunla geçirmek istemesi hatta dünyada kendisini olduğu gibi anlayan, yalan dolandan uzak bir şekilde kendisine olduğu gibi, yani ölmek üzere olan biri gibi davranan tek kişi olduğunu düşünmesi, diğerleri gibi bu durumu gizleyen ya da anlamayan tavırlardan uzak olması düşünceleri İvan İlyiç üstünden aile içi bağlara da getirilen bir eleştiri niteliği taşıyor.
İlk bölümde arkadaşı Pyotr İvanoviç'in yeni oluşan durumda kendi mevki hesaplarını yapmasıyla birlikte zorunlu görevi cenaze ziyaretini yaptığında, İvan İlyiç'in eşi Praskovya İvanova dul maaşı ile ilgili sorular sorarak çıkarların ölümün ilk günlerinde aile içindeki şeklini de karşımıza getiriyor.

Bunun dışında kalan bölümlerde İvan İlyiç'in ölüme giden yolda yaşadıklarını; içsel dramını okuyoruz.
Ölümü sorgulandığı bölümler yine kitabın en can alıcı yerleri olarak insanı düşünmeye sevk ediyor.
Tolstoy ölümün herkesin başına geleceği ama bunu düşünmeden yaşadığımızı, ölmek düşüncesinin yukarıdaki verdiğim alıntılarda da 'benim başıma gelmedi, onun başına geldi' yaklaşımı ile aklımızın en uzak köşesinde ölümün yaklaştığını hissettiğimiz o an'a kadar gizli saklı varlığını devam ettirdiğini, ortaya çıkınca da bizden başka kimsenin tam manasıyla umurunda olmadığını acı ile görüşümüzü anlatıyor. Bunu yine kitaptan bir alıntı ile verirsem;
"Umurlarında değil, oysa onlar da ölecek. Ne aptalca. Önce ben öleceğim, onlar daha sonra, ama onların da başına aynı şey gelecek. Oysa onlar gülüp eğleniyor"

Ölüme giden süreçte ölüm yaklaştıkça İvan İlyiç'in ölümü sorgulaması da artıyor, kabullenemiyor. Bunu şöyle ifade ediyor:
"Benim ölmem olacak şey değil! Tek kelimeyle korkunç bir şey bu!"
Ölümü düşünmeden geçen hayatında artık ölümü düşünmeden hiçbir anının geçmemesi onu yoruyor ve "...ölüm düşüncesinin üzerini örten, onu uzaklaştıran, yok eden her ne varsa şimdi hiçbiri işlevini yerine getirmiyordu." diyerek yaşadığı hayatın verdiği ızdıraptan yakınıyor. Neden öldüğü sorgulamasını yaparken, iyi bir yaşam sürdüğünü düşünüyor, mutlu anlarına tekrar dönmek istiyor ama düşündüğü zaman mutlu geçen anılarını bulamıyor. "Belki de sürdürdüğüm yaşam, sürdürmem gereken yaşam değildir?" şeklindeki geçmişinin sorgulamasıyla da okuyucuyu hayatını tekrar gözden geçirmeye itiyor. Ve güzel bir soru ile bizi düşünmeye ve bulmaya yönlendiriyor Tolstoy:

"Evet her şey yanlıştı, ama yararı yok. 'Yapılması gereken şey' yine de yapılabilir. İyi de, yapılması gereken 'şey' ne?
ataç ikon İvan İlyiç'in Ölümü
kitaba 8 verdi
0 yorum
Rogojin

Rogojin

@rogojin

Ölürken bizi en çok korkutan şey iyi ve doğru yaşamamış olmak olabilir mi? Belki ömrümüzü yaşadık ama gerçek bir hayat sahibi olamadık..seçimlerimiz belki de hepten yanlıştı? İvan İlyiç'in bu soruyu, her ne kadar önce reddetse de, düşünmek için zamanı oluyor. Yaşayanlar arasından ölenler arasına doğru yavaş yavaş yürürken aynen Joyce'un muazzam güzellikteki hikâyesi 'Ölüler'deki çekingen Gabriel gibi, hani kar bembeyaz ve lapa lapa İrlanda topraklarına ve mezarlarına, gece vakti, bütün yaşayanların ve ölülerin üzerine yağarken düşündüğü ve hissettiğine benzer bir biçimde, hepimiz gibi birer birer bir gölgeye dönüşürken, düşünüyor bu soruyu: Gabriel için bu sorunun cevabı bir zamanlar herşey demek olan şeylerin artık eskimiş, sönmüş olduğunu görmekti; eşine duyduğu büyük aşk gibi, ayrıca pencerelere vuran karın sesini dinlerken kendisinin de eşinin de aynen ölümlerini beklediği teyzeleri gibi birer birer gölgeye dönüştüğünü duyumsamak ve bunu kabullenmekti. İvan İlyiç, Gabriel'den çok daha sert bir yüzleşme yaşıyor; öncelikle asla aklına gelmiyor bu soru, yaşama arzusu herşeyden yoğun, aynı değerlerle, aynı heyecan ve coşkuyla istiyor bunu; ne zamanki ağrılar şiddetleniyor ve vücudu ona eskisi gibi itaat etmeyeceğini net bir şekilde hissettiriyor, o zaman içinden yükselen o sesi bastıramaz oluyor İvan İlyiç: gerçekten doğru yaşamadı mı? Yanlış mıydı bütün hayatı?

Bu sorunun hepimizi muhatap aldığı ve sormak zorunda olduğumuz bir soru olduğu ortada. Tolstoy hayatımızı ve ölümümüzü değerlerle anlam kazanan, yüzeysel ama görünüşte geleneksel ve tasdik edilen değerlerin sahteliği üzerinden bir yüzleşme, arınma süreci gibi gördüğüne işaret ediyor ölüme yürürken İvan İlyiç. Bunu belki irkiltici gelebilecek bir üslûpla yapıyor; hastalığın sebep olduğu acılar ve bedensel eziyetlerle beraber ruhun ölüm gerçeği sebebiyle çektiği ızdırapları bu şekilde anlatabilen bir eseri en azından ben okumadım. Ruhun kıvranışı bedenin çektiği eziyetten daha ürkütücü, daha korkutucu; yaşanmamış bir hayatın verdiği vicdan azabı daha sarsıcı, yıpratıcı belki de.

Kitap çok rahat okunan, sadeliği dikkat çekici; yalın bir dille yazılmış; karakterler son derece gerçek hissi veriyor. Açıkçası önceden okumadığım için biraz kızdım kendime. Ayrıca Elizabeth Kübler-Ross'un ölümle ilgili araştırmaları üzerine yazdığı kitaptakine benzer bir anlayışı burada görmek de çok güzeldi.

İvan İlyiç'in Ölümü'nü herkese öneriyorum.
ataç ikon İvan İlyiç'in Ölümü
kitaba 10 verdi
0 yorum
ruken al

ruken al

@rukenal

İvan İlyiç’in ölüme giden hikayesiyle herkese merhaba. İvan İlyiç; işini seven, söz konusu kendini alakadar konular olunca insanlara yardımcı olan, insanlarla iletişiminin iyi olmasını isteyen ve bunun için çaba gösteren bir yargıçtır. Evlilik gibi bir düşüncesi bile yokken o da çoğu insanın yaptığını yapar, kendine uygun olduğu için ve etkilendiğini düşündüğü için ani bir kararla evlenir. Bu evliliğinde hayal kırıklığı yaşasa da tıpkı herkes gibi evliliğinin nimetlerinden de yararlanır. Nedir bu nimetler: evini temizleyen, ona sıcak yemekler pişiren ve tabiki de geceleri onu kısa bir süreliğine cennete götüren aşk oyunlarını yaşatan bir eş! Ondan sonrası yine mutsuzluk, yine yalnızlık...İvan İlyiç de diğer herkes gibi evinde mutsuz oldukça kendini işine veren ve bunu hırsla yapan insan modelini oluşturur. İşinde iyi oldukça, sağlıklı oldukça mutlu ve mutsuz ettiğini düşündüğü gerçekleri sorgulama ihtiyacı duymaz, hayatın amacını sorgulamaz yine tıpkı diğer çoğu insan gibi. Ta ki onu ölüme götüren hastalıkla tanışıncaya kadar. Hastalık ile birlikte yaşamı boyunca güldüğü, onu mutlu veya mutsuz eden şeylerin sorgusunu yapmaya başlar. Ona her şey boş, herkes iki yüzlü gelmeye başlamıştır. Sağlıklıyken aklına gelmeyen şeyler ölüme doğru giderken aklına gelmeye başlamıştır. Ve İvan İlyiç yine herkesin tehlike anında, ölüm anında kullandığı: “Hayatım bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti” deyişle yola çıkar; geçmişin tüm hazlarını, tüm anılarını, acılarını sorgular. “Ben kimdim?”, “Yaptıklarımın bana ne faydası oldu?”, “Bunca şeye değer miydi?”, “Bu hayatı yaşadım mı?”, diyerek ölümü beklemeye başlar.
Tolstoy bu kısacık kitapta “ölüm”ve “yaşam” gibi birbirinden ayrılmaz iki olguyu İvan İlyiç’in 45 yıllık hayatı üzerinden biz okuyuculara yaşamı, ölümü en çok da ölümü beklemenin çaresizliğini sorgulatmayı başarıyor, bizlerin bunu hissetmemizi sağlıyor. Herkes gibi kelimesini çok kullandım farkındayım fakat İvan İlyiç’in hikayesi aslında bu anları yaşayan, yaşayacak herkesin hikayesidir, ölümü hissedince hayatını sorgulayacak olan hepimizin hikayesidir.
Hepinize iyi okumalar diliyorum.
ataç ikon İvan İlyiç'in Ölümü
kitaba puan vermedi
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Ölümü kabullenemeyen, ölüm korkusuyla kendi içinde büyük bir hengameye girişen bir zat-ı muhteremin çarpıcı içsel savaşı. Her birey yaşamıştır aslında bunu. Ölüm nedir? Neden vardır? Madem öleceğiz neden yaşıyoruz? Cevaplanması zor sorular ve ayrıyetten insanı inanılmaz bir boşluğa sürükleyen sorular...
Kitap da bu konuları çok güzel işlemiş. Yükselme hırsıyla hayatını sürdüren bir bireyin ölümü yaklaşmaya vakit ne kadar boş yaşadığının farkına vardığını belirtmiş. Lakin başka şey de yapsa yine de bir yalanın imgenin peşinden gitmiş olmayacak mıydı? Sonuçta ölecektin... Ne yapsan ne etsen de yollar hep ölüme çıkacaktı..
Tavsiyelik bir eser olduğu kanaatindeyim. İnsana etki eden kitaplardan. Kitaptan sonra True Detective dizisindeki şu replik aklıma gelmedi değil. Aslında bu soruyu çok güzel ve mantıklı bir sonuca ulaştırmış:

"Bence insan bilinci evrimde trajik bir şekilde ilerledi. Çok fazla bilinçlendik. Doğa kendinden bağımsız bir bakış açısı yarattı. Bizler doğa kanunlarına göre var olmaması gereken yaratıklarız. Hepimiz bir yanılsama içindeyken, duyusal deneyimler ve hislerin gelişimi sayesinde birey olduğumuzu sanan fakat, aslında bir hiç olan bireyleriz.
Bence türümüzün yapması gereken en onurlu davranış, programlamamazı reddedip üremeyi durdurmak ve hep birlikte soyumuzu tüketerek kardeşçe bu haksızlığa son vermektir.
- O halde neden sabah yataktan kalkıyoruz ki?
+ Ben de kendime bunu soruyorum. Ama aslında bu sorunun cevabı, intihar etme cesaretimin olmamasıdır."


Ya da bir başka kitaptan (Babalar ve Oğullar) alıntıyla bu konuyu bir nihayete vardıralım:

"Ben ise...
+ Sen ise?
- Ben ise düşünüyorum. İşte burada, saman yığının yanında yatıyorum... Vücudumun kapladığı daracık yer, geriye kalan boşluğun, benim bulunmadığım, benimle ilgisi olmayan boşluğun yanında o kadar küçük kalıyor ki! Yaşayabileceğim süre de, benden önce var olan benden sonrada devam edecek olan, sonsuzlukla ölçülünce o kadar önemsiz ki! Buna rağmen, bu bedenin içinde, kan dolaşıyor, beyin çalışıyor, istekler doğuyor. Ne saçmalık, ne boş şeyler!"
ataç ikon İvan İlyiç'in Ölümü
kitaba 10 verdi
0 yorum
Begonvil

Begonvil

@dreamerr

BİR YAŞAM BİR ÖLÜM
Fiziksel bir buhranın acısının iç buhranların acılarına denk gelmesi, Ivan İlyiç’in ölümü!
Tolstoy’un başka eserlerini daha önce okuduğumdan bu eserde biraz farklı bi beklenti ile okumuş olacağım ki eserin sade ve düz bir anlatıma sahip olması beni şaşırtmıştı. Meğer yazar bu eserde, böyle bir anlatımın en iyi şeklinin örneğini sunuyormuş bizlere. Eser genel manada yazarın kendi tanımı ile sıradan bir yaşamın ölümle yüzleşmesini konu ediniyor. Sade ve açık bir dil. Bir yaşam bir ölüm çekişmesi. Yaşamak isteğinin sınırsızlığı ve ölümü kabullenememe. Her sabah uyandığımızda halıya gözlerimizi dikip bakarak sorguladığımız hayat hengamesi. Bir ölüm, bir yaşam. Kitap fiziksel bil hastalık üzerinden anlatmış olsada, yaşadığından değil güzel yaşayamadından intihara boyun eğmiş bir iç debelenmeyi aksettiriyor okura. Şahsen ben böyle hissettim.
Ölüm.. ölüm hepimizin kapısında ve yaşam hepimizden nice uzak. Yaşamın içerisindeki yerimizi tanımlarken kimsenin BEN YAŞAMIN TAM ORTASINDAYIM, İÇİNDEYİM demediği yaşamları sırtlanmış ilerlemeye çalışıyoruz. Ölüm, belki durak, belki bir başlangıç ve belki tamamen son. Ölüm hakkında söylenecek en gerçek şey ölümün gerçek olduğudur. Ivan İlyiç ölümün kıyısına vardığında yaşamın ne derece yalan olduğunu fark ediyor. Bu durumu Zeki Müren çok güzel özetlemiş ;
Ne sevincin ömrü varmış
Ne gün gören çok yaşarmış
Meğer hayat bir masalmış
Zevk-u safa yalan imiş
Kaçan fırsat elde kuşmuş
Herşey fani, hayat boşmuş
Mecnun, Kerem boşa coşmuş
Aşk ve vefa yalan imiş
Hani Harun malı nitmiş
Hani Lokman canı nitmiş
Hani Cengiz şanı nitmiş
Yalan dünya, yalan imiş..
Unutmayın! Hepimiz bir yaşam ve bir ölümden ibaretiz.
ataç ikon İvan İlyiç'in Ölümü
kitaba 9 verdi
15 yorum
Emre C. (@mavigunce)
Çok güzel bir inceleme olmuş. Eline sağlık Pınar
21.06.19 beğen 1 cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
"(...) Ölüm hakkında söylenecek en gerçek şey ölümün gerçek olduğudur. " Hakikati bildiren tümceler daima ilgimizi çekiyor nedense! Pınar @dreamerr İVAN İLYİÇ'İN ÖLÜMÜ romanını okumaya başladım haftalar önce. Bak şimdi senin şu incelemeni görünce aklıma geldi : Binnur gene topladı ardımdan her şeyi de kaldırdı kitabımı da galiba! Yahu,Toplama,diyorum;topluyor!
21.06.19 beğen 1 cevap
PARKER MEMO (@parkermemo)
Ben de çok etkilenmiştim, hatta çevremde hasta yatağında ölen insanları duyunca bu aklıma gelir.
21.06.19 beğen cevap

İvan İlyiç'in Ölümü - S41

Pyotr İvanoviç daha da derinden, daha da acı göğüs geçirdi. Praskovya Fyodorovna minnettarlıkla sıktı elini. Dul kadının, loş ışık veren bir lambanın aydınlattığı, döşemesi ağırlıklı gülrengi kumaşla kaplı odasına girdiler, masanın yanında oturdular.
Arif Boğaç tarafından eklenmiştir.
Deniz Maria Çetin

Deniz Maria Çetin

@denizmariacetin

Hayat gitgide artan acılar demek; artan bir hızla en dibe, en korkunç acılara doğru uçmak demekti. "İşte ben de uçuyorum..."
ataç ikon İvan İlyiç'in Ölümü
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
5 yorum
Melih (@melihh)
Kitap, bitti mi ?
14.11.18 beğen cevap
Elçin

Elçin

@nunn4lly

Ona acıyan da yoktu; ne durumda olduğunu anlamak isteyen yoktu ki, ona acıyan olsun!
ataç ikon İvan İlyiç'in Ölümü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 yorum
co-ex (@coexistanbul)
İvan Elçinin Ölümü diye okudum basligi töbe töbe.
25.02.19 beğen 1 cevap
Ayse Nur

Ayse Nur

@zencirella

"Hayat gitgide artan acılar demek; artan bir hızla en dibe, en korkunç acılara doğru uçmak demekti."İşte ben de uçuyorum..."
(sayfa:75)
ataç ikon İvan İlyiç'in Ölümü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Atiye

Atiye

@atiye

Acıların zaman içinde gitgide artması gibi, hayat da bütün olarak hep daha kötüye gidiyor.
ataç ikon İvan İlyiç'in Ölümü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Emine ARSLAN

Emine ARSLAN

@earslan

Ya bütün hayatım yanılgıdan ibaretse
ataç ikon İvan İlyiç'in Ölümü
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
104
KİTAP
Başyapıt Niteliği Taşıyan Önemli Kitaplar
Tüm dünyada yüzbinlerce okur tarafından beğenilerek okunmuş, çığır açan başyapıt niteliğinde kitaplar. Okurken asla pişman ol...
36
KİTAP
Ufkumuzu Açan Kitaplar
Öyle romanlar vardır ki okurken ufkumuzu açar, beynimizin çalışma hızını artırır, duygusal zekamızı geliştirir ve hayal dünya...
249
KİTAP
Kısacık, Okunası Kitaplar
Kısa ama etkili kitaplar bu listede. Sayfa sayısına bakmayın. Kısa ama yoğun kitaplar. Az zamanınız mı var? Kısacık bir kitap...
1130
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
ruken al

ruken al

@rukenal

 paylaşım fotoğrafı
Okumaya devam☺️ Hadi bakalım
ataç ikon İvan İlyiç'in Ölümü
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
2 yorum
kübra (@namtenahi)
Keyifli okumalar. 🎈
10.01.19 beğen cevap
Can

Can

@canae

Okuyoruz! paylaşım fotoğrafı
Okuyoruz!
Söz konusu olan benim hayatım; yaşamak ve ölmek! Evet, bir zamanlar yaşam vardı; oysa şimdi yaşam benden giderek uzaklaşmakta. Bende onu durduramıyorum. O hâlde kendimi neden aldatayım? Benden başka herkes ölmekte olduğumu ve günlerimin sayılı olduğunu biliyor, kabul ediyor! Evet, her an ölebilirim! Az önce aydınlıktı; oysa şimdi karanlık! Şimdi buradayım ama sonra gideceğim... Peki ama nereye?...
ataç ikon İvan İlyiç'in Ölümü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 yorum
EL_NINO (@elnino)
🎈
28.09.18 beğen 2 cevap
sultaniyegah (@reyhann)
Arenada kitap gördüm 😅 başımı omzuna yaslamak istiyorum 🤗 keyifli okumalar 🌷
28.09.18 beğen 3 cevap
esracan

esracan

@esracan

 paylaşım fotoğrafı
ataç ikon İvan İlyiç'in Ölümü
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
6 yorum
ketumpinokyo (@ketum)
Keyifli okumalar ??
10.01.18 beğen 2 cevap
lililerle (@lililerle)
Bunu okuduğum günün gecesi Ikiru yu izlemiştim tamamen denk gelmişti.Bu gece Ikiru yu izle
@esracan
10.01.18 beğen 1 cevap
Lotus (@lotus)
keyifli okumalar ;)
10.01.18 beğen cevap