up
ara

Swastika Geceleri

Swastika Geceleri Konusu ve Özeti

Swastika Geceleri
Encore Edebiyat Seti - 5 Kitap Takım kitabının da yazarı Katharine Burdekin tarafından kaleme alınan Swastika Geceleri kitabı Roman (Çeviri), türünde okuyucusu ile buluşuyor. Encore yayınevinden 0 yılında 9786058541498 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Swastika Geceleri isimli kitap 232 sayfadan oluşuyor. Kitap Idefix Çok Satan Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Swastika Geceleri kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yayınevi: Encore
ISBN: 9786058541498
Sayfa: 232 sayfa
Modern toplumlarımızın günden güne totaliter rejimlere doğru kaydığı, filozof Slavoj Zizek'in dediği gibi kapitalizmle demokrasi arasındaki sonsuz evliliğin bittiği bir dönemde hepimizin kafasını kurcalayan şey nasıl bir geleceğin bizi beklediği. Eğer insanlık bu gelecekten işaretleri okuyamayıp bu geleceği değiştiremedeği takdirde Katharine Burdekin'in 80 yıl önce kurguladığı faşist bir dünya olabilir mi bizi bekleyen?Şiddet ve hainiliğin erkeklere statü kazandırdığı, kadınların damızlık hayvan vasfına indirgendiği bu dünyada herkesin ortaklaşa taptığı tek bir şey vardır: LİDER 1937'de Hitler henüz yaşarken yazılan bu roman, uzun süre unutulmuş ancak 1980'lerde tekrar gündeme gelmişti. 1984 ve Cesur Yeni Dünya gibi büyük distopik romanların arasında yer alan Swastika Geceleri en önemli feminist eserlerden biri olarak görülmektedir. Önsözden alıntılarsak:"Burdekin Swastika Geceleri'inde yedi yüz yıllık Nazi hegemonyasının ardından bir Avrupa hayal ederken, faşizmin tehlikeleri hakkında uyarıda bulunmaktan daha fazlasını yapıyordu. Burdekin'in kitabı, faşizm analizlerini, Hitler ve onun döneminin özelliklerinin ötesine geçerek ifade etmesi açısından önem taşımaktadır. Faşizmin erkek hegemonyasının olağan gerçekliğinden, cinsiyet rolleri açısından erkek ve kadınları kutuplaştıran bir gerçeklikten nitelik olarak değil, nicelik olarak farklı olduğunu iddia eden Burdekin, davranışın "eril" ve "dişil" şekillerini hicvetmektedir. Bu açıdan Nazi ideolojisi, "erkeklik kültünün" en uç noktaya ulaşmış halidir. Erkeklik kültüne karşı öne sürülen güçlü argumanların yanı sıra bu bağlantı, Burdekin'in kitabını 1930 ve 1940'larda yazılmış diğer pek çok anti faşist karşı ütpoya kitabından ayırır."
Misafir

Misafir

@misafir000

Swastika Geceleri erkek okurlar için bir iç hesaplaşma vaat ediyor!
http://www.resimag.com/

İngiliz kadın yazar Katharine Burdekin'in 1937'de Murray Constantine takma adıyla yayınladığı bu roman, feminist distopik edebiyatın öncüsü olarak kabul ediliyor. Hatta distopik edebiyatta, 1984, Fahrenheit 451 gibi kült eserlerin ana esin kaynağı olduğunu iddia edenler dahi var. Bu roman uzun yıllar gölgede kalmış ve ancak 1985'te yeniden yayınlanınca, hak ettiği ilgi ve övgüye kavuşabilmiş.

http://www.resimag.com/

http://www.resimag.com/

Sadece faşist düzeni değil, faşist düzendeki erkek egemenliğini sorgulayan roman, Nazilerin Almanya'da iktidara gelmesinden 700 sene sonraki dünyayı anlatıyor. Dünya üzerinde iki imparatorluk kalmıştır: biri Alman İmparatorluğu, diğeri ise Japon İmparatorluğu... Hitler "tanrı" statüsüne kavuşmuştur, "Nazilik" ise bir dine dönüşmüştür. Çok az sayıda olan Hristiyanlar barbar olarak kabul edilmektedir. Museviler ise yeryüzünden silinmiştir. Kadınlar sadece üreme amaçlı kullanılmakta ve bir tür toplama kampı ortamında kapalı olarak yaşamaktadır. Tüm toplum erkeklerin egemenliğindedir. Geçmişe dair her türlü kayıt ya silinmiş ya da yeniden yazılmıştır. Gerçek yeniden tanımlanmıştır. Bunca yıldır devam eden baskıya rağmen, yine de "yeniden tanımlanmamış" gerçeği arayan insanlar da vardır.

http://www.resimag.com/

Bir dünya düşünün ki İkinci Dünya Savaşı’nı (kitaptaki ismiyle 20 Yıl Savaşları) Almanya ve Japonya kazanmış, dünyayı aralarında bölüşmüş, 700 yıldır savaşsız dövüşsüz yaşıyorlar. Hitler’in “1000 Yıllık İmparatorluk” düşünün ete kemiğe, Nazizmin ise siyasi politik bir minvalden çıkıp tek Hitler’li bir dine dönüştüğü…

http://www.resimag.com/

Efsaneye göre Hitler “Kutsal Uçak”la Moskova’yı bombalar ve savaş biter. Sonrasında ise imparatorluğu sağlam ve uzun ömürlü kılmak için aşamalı olarak Hitler tanrılaştırılır, istikrarlı bir toplum mühendisliği ile yeni bir dünya yaratılır. Bu yeni dünyada “Kan Soyu”na göre sınıflandırılır insanlar. Almanlar birinci... Kadınlar ise on ikinci ya da on üçüncü. Nazilerin üstünde “Şövalyeler”, onların üstünde ise Tanrı’nın kutsadığı “Führer”. Hitler zaferinden sonra Tanrı olmaya karar verdiğinden beri bütün fotoğrafları toplatılıp heykelleri yıkılmış, her yerde olan diktatörden, hiçbir yerde olmayıp her yerden görebilen kutsala dönüşmüş. Tüm kitaplar yakılmış, insanlar 20 Yıl Savaşları’ndan önce dünyada sadece barbarların yaşadığını ve Nazi İmparatorluğunun ilk ve gerçek büyük güç olduğuna inandırılmış. Alman toprakları kutsal topraklar; öyle ki suçlular, kanı bozuklar Almanya dışına sürgün ediliyor. Kadınlar kendi bölgelerinden çıkamayan saçları tıraşlı, ruhları ve düşünceleri olmadığına inanılan, sadece neslin devam etmesine yarayan hayvanlar. O kadar hiçler ki çocukları erkek olduğu takdirde 18 aylık olduktan sonra ellerinden alınıyor. Tecavüz de suç değil artık. “Teslimiyet Yaşı”na gelmiş her kadının direnmeden kendini tüm erkeklere sunması gerekiyor!

http://www.resimag.com/

Çoğu distopyada olduğu gibi Swastika Geceri’nde de kahramanın uyanış sürecine tanıklık ediyoruz. Çok başarılı İngiliz bir pilot olan Alfred’in inancı kırılmış, Hac için geldiği Almanya’da soyu deli diye bilinen bir şövalye olan Von Hess ile tanışıp hakikate dokunmaya başlıyor. Bu yeni dünyada kafaya takılan bir sürü soru var elbet ama Alfred için dönüm noktası eski bir fotoğraf! Fotoğraftaki aslında kısa ve kumral görünen Tanrı Hitler’den bile daha dikkat çekici şey; üstü başı güzel ve alımlı, mevkisine bakacak olursak başarılı ve akıllı, bir kadın! Bir zamanlar kadınların böyle olduğuna inanmak çok zor olsa gerek ki Alfred’i şövalyeye “Önemli olduklarını bilmiyordum. Beni pirelerin önemli olduklarına inandırabilirseniz, pireler hakkında ciddiyetle, kişisellikten arınmış olarak, mümkün olduğunca önyargısız düşünebilirim,” derken duyuyoruz. Üstelik bu fotoğraf şövalyenin tek hazinesi değil, niyeti de eski dünyaya dair bütün bilgilerin olduğu, ona dedelerinden kalan kitabın sorumluluğunu Alfred’e devretmek.

http://www.resimag.com/

Ancak kitap bir yerden sonra ikisinin kavramlar üzerine tartışmalarına dönüşüyor ki işte tam da o noktada Şövalye malum soruyu soruyor: “Nedir erkek? Onur, cesaret, saldırganlık, barbarlık, acımasızlık mı diyeceksin? Ama tüm bunlar kızgın bir erkek hayvanın özellikleridir. Bir erkekte bundan daha fazlası olmalı değil mi?” Hitler’in ve ütopyasının ardından geçen yaklaşık bir asırdan sonra bile bu soru anlamlı geliyor değil mi?

http://www.resimag.com/


Burdekin romanında, şimdinin ‘erkeklik’ini de betimliyor aslında. Erkeğin emre itaat ederek çocuk kalmış haline asker denilip yüceltildiği, kadının ise erkeklerin onlara dayattığı şeyleri can-ı gönülden yaparlarsa, sayılıp sevileceklerini sandıkları aynı absürt dünyaların insanlarıyız! Kolumuzda Swastika’mız, dilimizde Heil’ımız yok diye; kadınlarımız kellik çirkinlik hak getire, güzel ve seksi diye “eşit olduğumuz” yanılgısıyla yaşayıp duruyoruz. Kitabı okurken, Burdekin’in 1930’ların İngilteresi'ndeki bir kadın olarak yazdığı şu cümleler yüz yıllık pişmanlığın dile gelmiş hali gibi sarsıyor okuyanı: “Başka bir hayata imrenerek, özlemle bakıyorsanız, kendinizi kaybetmişsiniz demektir. Çünkü her şeyden üstün olduğunu bilmeyen hiçbir şey kendi olamaz. Kadınlar kendilerini asla üstün görmediler. Sadece eşitlik istediler; makul, küçük şeyler.”

http://www.resimag.com/

Kitapta yazılanlar çok korkunç; fakat ne yazık ki yabancı değil. Kitapta cinsiyet eşitsizliği çok uç noktalarda anlatılıyor olabilir ama günümüzdekilerden pek de bir farkı yok. Uygar ülkelerdeki zengin ve ortadirek Kadınlar damızlık inekler gibi ahırlarda tutulmuyor olabilir ama gene de damızlık olmadıklarını söylememiz zor. Tecavüzcülerin yargılanamadığı bir yerde etek giyerek suçlu olunabiliyorsa, tecavüz zaten hak olarak görülmeye başlanmıştır. Erkek çocuk doğduğunda şölenler düzenlenip, kız çocuk doğduğunda sadece pembelere bulanıp uyutuluyorsa; ortada kız çocukların önemsizleşmesi durumu vardır. Kadın, doğurmak istemediği bebeği aldıramıyorsa; devlet, baba, koca, abi gibi bir eril kişi buna engel oluyorsa, kadın kendi bedeni üzerindeki ‘hakkı’ zaten hiç elde edememiş demektir. Cinsiyet ve cinsellik sadece erkekler için var olmuş gibi davranmak, kadın bedenini günah unsuru olarak görmek, kadını bir keyif aracı olarak kullanmak günümüzdeki seviyelerde de iğrençtir.

http://ww2gravestone.com/2-million-german-women-aged-13-70-were-allegedly-raped-by-the-red-army-on-wwii/

https://www.youtube.com/watch?v=0IFOKPjG2Uk


http://www.resimag.com/

Kitap, var olan durumları sadece sembollerle yeniden anlatır. Kurguyu, zaten uzun zaman önce erkek egemen toplum yapmıştır. Swastika Geceleri erkek okurlar için bir iç hesaplaşma vaat ederken, kadınlar için ise kendi üstünlüğünü kabul edip, düzenin her zaman aza tamah etmeye zorlayan çarklarıyla yüzleşmek için acıtarak da olsa bir oluk açıyor. Her ne kadar çok ilgi çekici bir konusu olsa da, romanın kurgusunda, karakterler arasındaki diyalogların uzun "monolog"lar şeklinde, yazarın teori ve görüşlerini dile getirme işlevi görmesi, romanın okunmasını biraz zorlayıcı kılıyor. Ama yine de, distopik edebiyatla ilgileniyorsanız, okumadan geçmemeniz gereken bir roman Swastika Geceleri....

http://www.resimag.com/

http://www.resimag.com/

http://odatv.com/en-az-uc-cocuk-onun-projesiydi-2405131200.html

http://www.history.com/topics/world-war-ii/adolf-hitler/videos/hitlers-remains
ataç ikon Swastika Geceleri
kitaba 7 verdi
3 beğen · 0 yorum
özgür özer

özgür özer

@ronin

cinsiyet ayrımcılığı : zihinlerimize ekilen zehirli tohumlar
Ataerkil topluma karşı feminist bir bakış açısı, bir manifesto, bir eleştiri ve distopik bir eser.

Yinede büyük beklentilere girmemek gerektiğini düşünüyorum. Kitabın başında bulunan 12 sayfalık giriş bölümü kitap bittikten sonra okunursa kanımca daha iyi olur. Giriş bölümünde 1984 romanı ile kıyaslama yapılması ve büyük iddialarda bulunması kitap için talihsizlik. Bu hem beklentiyi yüksek tutuyor hem de kitaptan ne anlamanız gerektiği konusunda bir ön kabulü size dayatıyor.

güzel bir alternatif gelecek fikri ama ne yazık ki kurgu yavan kalmış. Bazı noktalara iyi değinilmiş olmasına rağmen sizi içine çekemiyor. 1984 okurken yaşadığım o çaresizlik, beni boğan o atmosferi bu kitapta hissedemedim. Karakter sınırı ve anlatılmak istenen "kadın figürünün indirgenmesi" düşüncesi erkek dilinden aktarılınca etkisini kaybetmiş. altını bol bol çizdiğim güzel alıntılar mevcut romanda.

Burdekin kadın gözüyle toplumda kadının yeri hakkında azda olsa bilgi veriyor. kadının tamamen yok sayıldığı erkil bir toplumun nasıl dejenere olacağı, kadın olmadan sanat üretmenin imkansızlığı konusuna değinilmiş, buna rağmen kadınların o çaresizliği yüzeysel kalmış. her distopyada olduğu gibi en büyük darbe yazınsal edebiyata vurulmuş. tarihi gizlemek adına bütün kitaplar yok edilmiş sadece teknik ve anatomi içeren tıp kitaplarının varlığına izin verilmiş bir gelecekle karşı karşıyayız.

kitabın en dikkat çeken kısmı uzak gelecekte, yakın geçmişimizin karakteri (hitler) üzerinden bir mitolojinin (yeni bir dinin) oluşturulmuş olması. kitabın geçtiği toplumda var olan kadın düşmanlığı hitler'in bir kadın tarafından doğrulamayacak kadar önemli görülmesine neden olmuş ve böylelikle kadın daha fazla aşağılanmış. kitabın birçok yerinde buna vurgu var. gök gürültsü tanrısının kafasından infilak ederek doğan hitler insan üstü bir varlık (tanrı) olarak karşımıza çıkıyor. gerçekte alman prototipine uymayan hitler 700 yıl sonra 2 metreden uzun, sarı saçlı ve alman özelliklerinin en mükemmel örneği olarak tasvir ediliyor.

Türünün en iyisi değil ancak orta sınıf olarak nitelendirebileceğim bir yapıt. özellikle kıyaslandığı 1984 romanı, cesur yeni dünya, fahrenheit 451 ve damızlık kızın öyküsü gibi romanların yanında sönük kalıyor. buna rağmen okurken keyif alabiliyorsunuz. keyifli okumalar.
ataç ikon Swastika Geceleri
kitaba 7 verdi
3 beğen · 3 yorum
ayse gülce (@aysegulce)
Güzel bir inceleme. İncelemeler neden canlıya düşmüyor acaba?
03.05.18 beğen cevap
Nvn

Nvn

@birokuyucununnotlari

Feminist distopya örneği olarak sayılan Swastika Geceleri; Hitler'in, Japonya hariç dünyayı ele geçirmesini anlatıyor. Buna göre Hitler'in planı tutmuş ve Nazi dünyası kurulmuştur ancak bu dünyada kadınlara hiç yer yoktur. Kadınlar aşağılanmakta sadece erkeklerin cinsel ihtiyacını karşılamak ve çocuk yapmak için yaşadıkları kadınlara işlenmiştir. Bunun yanında kitapta faşistlik hüküm sürmekte, Hristiyan ve Yahudi olmak ayıplanacak bir konumdadır. Kitaba göre Hitler bir Tanrı'dır ve Hitlere ait bütün resimler, belgeler yakılmıştır.
Kadınlar ruhsuz hayvandırlar; kafeslerde yaşamalı, hiç bir sosyal akvitesi bulunmamalı, saçları traş edilmeli ve kadının güzellik olgusu yerle bir olmalıdır. Doğan oğlan çocukları belli bir süre annelerinde kalmalı onları daha sonra erkekler bakmalı. Ancak kız çocukları ölene kadar anneyle kalır. Bir erkeğin kız çocuğunun olması da ayıplanacak bir durumdur. Kadınların var olmasının tek amacı üremedir. Ve Nazi olgusu kadının hayattaki varlığını yerle bir etmiştir.
Çevirisi Mehtap Gün Ayral tarafından yapılan romanın çevirisi oldukça başarılı. Konunun oldukça güzel olmasına rağmen anlatım bakımından biraz havada kaldığını düşünüyorum. Diğer distopik eserlerle karşılaştırdığımda örneğin, Cesur Yeni Dünya ile birlikte ele aldığımda Cesur Yeni Dünya'daki anlatımın muhteşemliğini maalesef bu kitapta bulamadım. Daha etkileyici ve sürükleyici olabilirdi.
EK 1
Swastika Geceleri, Katharine Burdekin tarafından 1937 yılında kaleme alınan feminist distopya. Hitler artık Japonya hariç tüm dünyayı ele geçirmiş sadece faşist bir düzen değil ayrıca din haline de gelmiş rejimdir. Hitler Tanrı, Almanlar kan soyu ile birbirine bağlı yüksek ırk.
Geçmişe dair her şey yıkılmış, tüm kitaplar yakılmıştır. Kimse geçmişe dair bir bilgiye sahip değildir. Yüzyıllardan beri Nazilerin dikte ettiği gibi bir hayat sürüldüğü öğretilmiştir. Kadınların bir hayvandan farkı yoktur. Varlıklarının tek amacı üremedir. Kadınlara hayvan gibi davranılmakta, kafeslerin ardında yaşamaktadırlar. İsteyen erkek istediği kadını alabilir ve tecavüz edebilir. Doğumda erkek çocuklar belli bir yaştan sonra anneden alınır. Kız çocuk sahibi olmak ise utanılacak bir durumdur. Kadının güzellik olgusu yerle bir edilmektedir.
Bir Ingiliz, bir Nazi ve bir Şövalyenin etrafında dönen kitapta, tarihi gerçeklerin korunması için harcanan çabayı okuyoruz.
Feminist distopya olmasından ötürü önünde saygı ile eğildiğim eseri ne yazık ki kurgu bakımından diğer distopik eserlerden zayıf buldum. Aslında bu durumu düşünsel yönünün zenginliğine bağlıyorum. Okunması ve üstünde kafa yorulması gereken eserlerden. İyi okumalar 22.11.16
ataç ikon Swastika Geceleri
kitaba 10 verdi
6 beğen · 1 yorum
Ergün Çil (@erguncil)
Sanki bana birini hatırlatır gibi geldi. :)
23.08.16 beğen cevap
Zaicim

Zaicim

@zaicim

Her distopya gibi okurken o rahatsizlık hissini bolca yaşatan Hitler'in dinselleştiği,kadının hissizlestirildigi bir çırpıda okunabilecek kitap. Önsöz ve arka kapak yazısı ve "feminist" distopya kelimeleri kitabı okumadan önce fazlasıyla heyecanlandirmisti. 1984 ve Cesur Yeni Dünya gibi efsanevi eserlerle neredeyse eş tutulduğunu görünce şimdiye kadar nasıl okumadım diye hayiflanmadim değil fakat malesef ki beklentimi tam karşılayamadı. Konu kesinlikle çok özgün ve güzel.Ben okurken ister istemez Damızlık kızın öyküsüyle bir kıyaslamaya gittim. Belki bu yüzden kadına ve yaşamına dair eksik parçaları göremeyince beklentimin altında kaldı. Fakat aslında dünyanın eril değerlerle yönetildiği,kadının dişi hayvanlar gibi görüldüğü sistemde kadının bakış açısının,neler hissediyor olabileceginin erkeklerin zihninden ve dilinden onemsizce anlatılması distopya olmasının hakkını veriyor. Özetle benim için bir "1984", "damızlık kızın öyküsü" seviyesine cikamasa da aklımda "Düşünce özgürlüğünün olamadığı yerde onurdan söz edilemez." cümlesi ile yer edinen ve okunması gereken kitaplardan.
ataç ikon Swastika Geceleri
kitaba 7 verdi
6 beğen · 0 yorum
Aslı

Aslı

@asliberber

Ütopta seviyor musunuz? Hele ki disütopya!
Kesinlikle keyif alacaksınız bu kitaptan.Huxley'in Cesur Yeni Dünyası kadar akıcı, sürükleyici ve tabi ki feminizm öğeleri bolca var.
Hitler'in zafer kazandığı üzerinden 700 yıl geçtiği, Hitlerin tanrılaştırıldığı(gökgürültüsü tanrısının kafasından doğmuş), Hristiyanlığın aşağılandığı, sadece Almanların üstün kandan geldiği bir İngilizin bile Alman tarafından aşağılandığı, kadınların gettolara doldurulduğu ve sadece Damızlık olarak kullanıldığı,saç uzatmalarının dahi yasak olduğu,güzelliklerinin bilinçli olarak kaybettirildiği, erkek bebeklerinin 18 aylıkken ellerinden alındığı kız çocuklarının kendilerine bırakıldığı ,tecavüzün yasal olduğu, kadınların kendilerini erkeklerin karşısında değersiz olarak gördüğü bir ütopya.

Aslında kitap 1937'de yazılıyor ancak o dönemlerde okunmuyor çünkü tam anlamıyla bir Nazi eleştirisi.Yine ilginç olan 1937'de yazılmış olmasına rağmen Yahudi soykırımını öngörebilmiş olmasıdır.
ataç ikon Swastika Geceleri
kitaba 10 verdi
5 beğen · 0 yorum

Swastika Geceleri - S41

Bana hiç ihanet etmezsin değil mi?
Broomhilda tarafından eklenmiştir.
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

"Efendimiz, düşünce özgürlüğünün olmadığı yerde onur da yoktur. 'Hiçbir şey onursuz değildir.' Bir adamın aklında her şeyin önüne geçen bir fikir, bir inanç varsa eğer, ne kadar zalim, kalleş ve asılsız olursa olsun, her şeyi onurlu kılabilir bu. Bir Alman Şövalyesi olarak sizin verdiğiniz söz benim bir işime yaramaz."

Swastika Geceleri, Katharine Burdekin (Sayfa 67)
ataç ikon Swastika Geceleri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

"Erkekleri memnun etmenin yeni bir yolu değil bu, sadece hayatlarının bir parçası. O zavallı dişi ahmaklar, erkeklerin onlara dayattığı şeyleri neşeyle ve canı gönülden yaparlarsa, erkeklerin bir şekilde mantıklı davranmaya başlayıp onları sevmeye devam edeceklerini sandılar. Ama sevginin öldürülmesine yardım ettiklerini göremediler. Bugün hangi kadın, erkeğin onu bir arkadaşını sever gibi sevebileceğini hayal edebilir? Ama erkekler arasında yayılan nefretin farkında olan o zamanki kadınlar, güzelliklerinden ve seçme ve reddetme haklarından feragat ederek, hayvanlık statüsünü kabul ederek, hararetle onları yatıştırıp memnun etmeyi umuyorlardı. Kadınlar, erkekleri memnun etme arzusunun vücut bulmuş halinden başka hiçbir şey değildir. Neden bunda diğerlerinden daha başarısız olsunlar ki?"

Swastika Geceleri, Katharine Burdekin (Sayfa 107)
ataç ikon Swastika Geceleri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
Nurda

Nurda

@ztrknrd

Düşünce özgürlüğünün olmadığı yerde onur da yoktur.
ataç ikon Swastika Geceleri
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum
Nvn

Nvn

@birokuyucununnotlari

"Düşünce özgürlüğünün olmadığı yerde onur da yoktur."
ataç ikon Swastika Geceleri
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum
Nurda

Nurda

@ztrknrd

Siz hala oğlan çocuğusunuz ve şiddetin, gaddarlığın ve fiziksel cesaretin sizi erkek yapacağını sanıyorsunuz. Ruhunuz yok, sadece bedenleriniz var. Ancak erkeklerin ruhu olur.
ataç ikon Swastika Geceleri
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
57
KİTAP
Idefix Çok Satan Kitaplar
Türkiye'nin önde gelen kitap satış sitelerinden idefix'in en çok satan kitaplarının güncel listesidir. Çok satan kitapları ta...
Nurda

Nurda

@ztrknrd

Şu an okuduğum kitap paylaşım fotoğrafı
Bir gün yine kendimi kitapevinde kaybetmiş raflardaki kitapları kurcalayıp arka kapaklarını okurken keşfettiğim bir kitaptı. Hitler tarihi ve onla alakalı hikayeler hep ilgimi çekiyor garip bir şekilde. Ama Hitler'den ziyade feminizm içerikli olması benim daha çok ilgimi çekmişti. O zaman karar vermiştim okumaya. Kütüphanede de bulunca hemen aldım ve başlıyorum. Kütüphaneden bu kitabı ilk alıp okuyan olmanın değişik bir mutluluğu var içimde. İnşallah bu kitap da beklentilerimi karşılar.
ataç ikon Swastika Geceleri
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
13 beğeni · 0 yorum beğen ikon