up
ara

Kış Bahçesi

Kış Bahçesi Konusu ve Özeti

Kış Bahçesi
Evden Çok Uzakta kitabının da yazarı Kristin Hannah tarafından kaleme alınan Kış Bahçesi kitabı Roman (Çeviri), türünde okuyucusu ile buluşuyor. Pegasus yayınevinden 1970 yılında 9786054456307 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Kış Bahçesi isimli kitap 512 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Esra Kılıççı çevirmiştir. Kitap En İyi Kadın Yazarların Mutlaka Okunması Gereken Kitapları listesinde de yeralmaktadır. Kış Bahçesi kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Çevirmen: Esra Kılıççı
Yayınevi: Pegasus
ISBN: 9786054456307
Sayfa: 512 sayfa Basım Tarihi: 1970
Çok satan Ateşböceği Yolu kitabının yazarından, bir anne ile kızları arasındaki karmaşık bağlara ve geçmiş ile gelecek arasındaki yıkılmaz bağa dair sürükleyici, yürek sızlatacak kadar etkileyici ve güzel bir roman.

Bazen annenin geçmişine bir kapı araladığında, kendi geleceğini bulursun!

Meredith ve Nina Whitson birbirine taban tabana zıt karakterlerdeki kız kardeşlerdir. Biri evde kalıp çocuklarına bakmış ve aile işinin başına geçmiş, diğeriyse hayallerinin peşinden gidip dünyayı gezmiş ve ünlü bir foto muhabir olmuştur. Ancak sevgili babaları hastalandığında bu birbirine yabancı iki kadın, kendilerini yine bir arada, şimdi bile kızlarına herhangi bir avuntu vermeyen, aşırı mesafeli anneleri Anya'nın yanında bulacaktır. Anneleriyle aralarındaki tek bağ, onun, çocukluklarında bazı geceler kızlara anlattığı bir Rus masalıdır.
Ölüm döşeğindeki babalarınınsa, hayatındaki kadınlardan son bir arzusu vardır. Anya kızlarına bir masal anlatacaktır; yıllar önce başladığı ama hiç bitirmediği o masalı. Hem de bu kez sonuna kadar.

Bu masal daha önce duydukları hiçbir şeye benzememektedir; altmış yıldan uzun bir zamanı kapsayan, savaş mağduru Leningrad'da başlayıp günümüz Alaska'sına kadar uzanan, sürükleyici, gizemli bir aşk hikâyesi. Nina'nın gerçeği açığa çıkarma konusundaki saplantısı, onları annelerinin geçmişlerinde, ailelerini tümüyle sarsacak ve tamamen değiştirecek bir sır öğrenecekleri, beklenmedik bir yolculuğa sürükler.

İlk sayfasından son sayfasına kadar büyüleyen Kış Bahçesi, hem epik bir aşk hikâyesi hem de yaşamları kesişen kadınların detaylı bir portresi olması bakımından nadir bulunur bir eser. İlham verici şiirsel yazımıyla, son sayfa okunduktan uzun süre sonra bile okuyucunun aklından çıkmayacak.

"Okuyucular, anne ve kızlar yakınlaştıkça hem gülmekten hem de ağlamaktan kendilerini alamayacaklar."
-Publishers Weekl-

KİTABIN İLK BÖLÜMÜNDEN:

Her zaman ki gibi kocam Benjamin'e,
Anneme... Keşke fırsatım varken anlattığın hayat hikayelerinin daha çoğunu dinleseydim.
Babama ve Debbie'ye... Hayatımın yolculuğu ve bundan daha bile uzun sürecek anılar için...
Ve sevgili Tucker'ıma... Seninle çok gurur duyuyorum.

1972
Değil, benim değil; başkasının yarası bu. ben buna asla katlanamazdım. bu yüzden bu olanı alın saklayın, onu toprağa gömün. lambaları alıp götürün...
Gece.
-Anna Ahmatova

Giriş
Büyük Kolombiya Nehri'nin kıyılarında, alınan her nefesin gözle görüldüğü bu soğuk mevsimde, Belye Nochi adı verilen meyve bahçesi sessizdi. Uykudaki elma ağaçları göz alabildiğince yükseğe uzanıyordu, ağaçların güçlü kökleri, soğuk, bereketli toprağın derinliklerine sarılmıştı. sıcaklık azaldıkça, toprağın ve gökyüzünün renkleri yok olmaya başladıkça, bu bembeyaz manzara bir tür kış körlüğüne yol açmış, bir gün diğerinden ayrılamaz hale gelmişti. Her şey donmuş ve kırılgan bir hal almıştı.
soğuk ve sessizlik hiçbir yerde Meredith Whitson'ın kendi evindekinden daha fazla fark edilmiyordu. O, on iki yaşında, insanlar arasında oluşan uçurumların çoktan farkına varmıştı. Kendi ailesinin, tıpkı televizyonda gördüğü aileler gibi her şeyin kusursuz göründüğü ve herkesin birbiriyle iyi geçindiği bir aile olmasını arzuluyordu. Hiç kimse, sevgili babası bile, bu dört duvar arasında kendisini ne kadar sık yalnız ve nasıl da görünmez hissettiğini anlamadı.
Ama yarın gece her şey değişecekti.
Çok zekice bir plan yapmıştı. Annesinin masallarından birine dayanarak bir oyun yazmıştı ve bu oyunuyılbaşı partisinde sahneye koyacaktı. Bu tam da The Partridge Family'nin bölümlerinden birinde olacak türden bir şeydi.
"Neden başrolü ben oynamıyorum?" diye sızlandı Nina. Meredith oyun yazmayı bitirdiğinden beri bu soruyu en az onuncu kez sormuştu.
Meredith sandalyesinde arkasını döndü ve yatak odalarının ahşap zemini üzerine çömelmiş, eski bir çarşafa nane yeşili, biçimsiz bir şato resmi yapmakta olan dokuz yaşındaki kardeşine baktı.
Meredith suratını asmamaya çalışarak alt dudağını ısırdı. Şato çok biçimsizdi, hiç düzgün değildi. "Bunu tekrar konuşmak zorunda mıyız, Nina?"
"Ama neden prensle evlenen köylü kız ben olamıyorum?"
"Neden olduğunu biliyordun. Prens rolünü Jeff oynuyor ve o on üç yaşında. Onun yanında çok aptal görünürsün."
Nina fırçasını boş çorba tenekesinin içine koydu ve topuklarının üzerinde doğruldu. Kısa siyah saçları, parlak yeşil gözleri ve solgun cildiyle küçük, mükemmel bir periye benziyordu. "Gelecek yıl köylü kız ben olabilir miyim?"
"Elbette." Meredith gülümsedi. Bir aile geleneği yaratıyor olabileceği düşüncesi çok hoşuna gitmişti. Bütün arkadaşlarının gelenekleri vardı, ama Whitsonların yoktu; onlar her zaman farklıydılar. Ne tatillerde evlerine gelen kalabalık akrabalar, ne Şükran Günü'nde hindi ya da Paskalya'da Jambon ne de daima edilen dualar vardı. Kahretsin, annelerinin kaç yaşında olduğundan bile emin değillerdi.
Çünkü anneleri Rus'tu ve bu ülkede yalnızdı. Ya da en azından babasının söylediği buydu. Anneleri kendisi hakkında pek fazla bir şey söylememişti.
Kapının çalınması Meredith'i şaşırttı. Tam da babası ve Jeff Cooper odadan içeri girerlerken başını kaldırıp baktı.
Meredith kendini içi yavaşça havayla doldurulan, her nefesle yeni bir şekil almaya başlayan,uzun, yumuşak ve sarkık balonlardan biri gibi hissetti ve bu durumda nefes Jeff Cooper'dı. Onlar dördüncü sınıftan beri birbirlerinin en iyi arkadaşıydılar ama onun etrafında olmak son zamanlarda kendisini farklı hissettiriyordu. Heyecan vericiydi. Bazen, Jeffrey ona baktığında Mredith neredeyse nefes alamıyordu. "Prova için tam vaktinde geldin."
Jeffrey insanın yüreğini ağzına getiren gülümsemelerinden biriyle ona gülümsedi. "Ama çocuklara bundan bahsetme. Bu yüzden bana bir sürü laf söylediler."
"Prova demişken," dedi babası öne çıkarak. Hala iş kıyafeti içindeydi; üzerinde turuncu dikişler olan kahverengi bir tulum. Gür siyah bıyıklarının ardında ya da gözlerinin içinde bir gülümseme olmaması hayret vericiydi. Oyunun metnini elinde tutuyordu. "Oynayacağınız oyun bu mu?"
Meredith sandalyesinden kalktı. "Sence bunu sevecek mi?"
Nina ayağa kalktı. Kalp şeklindeki yüzü alışılmadık bir biçimde ciddiydi. "Sevecek mi?" Geniş bir alana yayılmış Picasso stili yeşil şato ve yatağın üzerine serilmiş kostümlerin üzerinden üçü birbirlerine baktılar. Kendi aralarında sadece bakışlarla paylaştıkları gerçek, Anya Whitson'ın soğuk bir kadın olduğu ve sahip olduğu azıcık sıcaklığın da kocasına yönelik olduğuydu. Bu sıcaklığın çok azı kızlrına erişmişti. Onlar küçükken babası öyle değilmiş gibi davranmaya, kendi sevgisinin ihtişamıyla onları büyüleyerek tıpkı bir sihirbaz gibi dikkatlerini başka yöne çekmeye çalışmıştı, ama bütün illüzyonlarda olduğu gibi, en sonunda ardındaki gerçek ortaya çıkmıştı.
Bu nedenle hepsi Meredith'in neyi sorduğunu biliyordu.
Babası, "Bilmiyorum, Meredoodle," dedi, sigaralarını almak için elini cebine sokarken. "Annenin hikayeleri..."
Meredith "Annemin hikaye anlatmasına bayılıyorum," dedi.
Nina "Sadece hikaye anlattığı zaman bizimle gerçekten konuşuyor," diye ekledi.
Babası bir sigara yaktı ve dönerek yükselen gri duman bulutunun arasından onlara baktı, kahverengi gözleri kısılmıştı. "Evet," dedi nefesini dışarı vererek. "Sadece..."
Meredith resmin üzerine basmamaya dikkat ederk babasına doğru ilerledi. Babasının tereddütünü anlıyordu; hiçbiri annelerini neyin etkileyeceğini asla gerçekten bilemezdi, ama bu sefer Meredith bunun cevabını bulduğundan emindi. Annesinin sevdiği bir şey varsa, bu bir prense aşık olma cüretini gösteren umursamaz köylü kız hakkındaki masaldı. "Sadece on dakika sürüyor baba. Süre tuttum. Herkes bayılacak."
"Peki, öyleyse," dedi en sonunda.
Meredith'in gururu kabardı; umutlanmıştı. İlk kez partide oturma odasının loş köşelerinden birinde kitap okuyarak ya da mutfakta bulaşıkları yıkayarak vakit geçirmeyecekti. Aksine, annesinin ilgisinin odağı olacaktı. Bu oyun annesinin ona söylediği her değerli kelimeyi dinlediğini ispatlayacaktı; masal anlatırken, karanlıkta hafifçe söylenen o birkaç kelimeyi bile.
Bir kitap delisi

Bir kitap delisi

@neda77 - Ankara

Yabancı yazıların kitaplarını okumak için sanırım gereğinden fazla düşünüyor, gereğinden zor alıyorum elime... Bunun nedeni kitabın orjinal dilindeki anlatım gücünü yakalabileceğiyle ilgili şüphelerim.. Demek istediğim bir kitabı başka bir dile çevirmek zadece dil bilmekle yeterli kılınan bir meziyet değil... her çevirmen kitap için adı çok da önem taşımayan gizli bir yazar aslında. . "Kış Bahçesi" de sırf bu nedenle geç okuduğum bir kitap oldu benim için.. Kitap Hannah'nın okuduğum ilk kitabı.. Hakkında pek çoğu olumlu çok fazla yorum okudum.. Üstelik Temmuz 2017'den beri kitaplığımda usulca bekliyordu beni... Tatili fırsat bilip sarıldım sevgili dostuma.. Kafamda "bakalım bu kez nerelere gideceğiz" düşüncesiyle... itiraf etmeliyim başlarda çok sıkıldım.. Konunun gereksiz yere çok uzatıldığı düşüncesine kapıldım zaman zaman.. Böylelikle geçti sayfalar ve bir biri ardınca günler.. Kitaptan çok etkilenmediğim için kendimden şüphe ettim okuduğum yorumlara dayanarak.. Ya kitap o kadar da etkileyici değildi ya da bendim duygusuz olan... kırılma noktası hangi sayfaya denk geldi hatırlamıyorum.. hıçkırıklarımı nasıl oldu da tutabildim ya da tutup tutmadığımın çok ayrımında değilim.. anlayacağınız kitaba başlamaktan çok bitirmek yordu beni.. Hani tabiri caizse yüreğim yangın yeri.. kitabı yorumlamak için epey düşündüm.. bir kaç gün geçmesine rağmen cümleleri toparlamak istedim kafamda.. belki de cümleler değil de kendimdim toparlamaya çalıştığım... İçeriğe çok değinemeyeceğim sanırım bu yük benim için biraz ağır.. Etkisinden kurtulmak sanırım biraz zaman alacak.. Ama evet kesinlikle tavsiye edeceğim.. "Kış Bahçesi" kesinlikle okunmalı.. Ve ben de okuyacağım bundan sonra Kristin Hannah'nın yazdığı her kitabı..
ataç ikon Kış Bahçesi
kitaba 9 verdi
0 yorum
melankolik

melankolik

@melankolik

Arka Kapak
Meredith ve Nina Whitson birbirine taban tabana zıt karakterlerdeki kız kardeşlerdir. Biri evde kalıp çocuklarına bakmış ve aile işinin başına geçmiş, diğeriyse hayallerinin peşinden gidip dünyayı gezmiş ve ünlü bir foto muhabir olmuştur. Ancak sevgili babaları hastalandığında bu birbirine yabancı iki kadın, kendilerini yine bir arada, şimdi bile kızlarına herhangi bir avuntu vermeyen, aşırı mesafeli anneleri Anya’nın yanında bulacaktır. Anneleriyle aralarındaki tek bağ, onun, çocukluklarında bazı geceler kızlara anlattığı bir Rus masalıdır. Ölüm döşeğindeki babalarınınsa, hayatındaki kadınlardan son bir arzusu vardır. Anya kızlarına bir masal anlatacaktır; yıllar önce başladığı ama hiç bitirmediği o masalı. Hem de bu kez sonuna kadar. 

Kitabı başkaları ne kadar övse ve merakımı cezbetse de arka kapak yazısının konuyu anlatış biçimi yüzünden sürekli okumayı ertelediğim bir kitap oldu Kış Bahçesi. Evet konuyu özetlersek arka kapaktaki ile aynı kapıya çıkıyor ama özetlemeyelim lütfen çünkü her ne kadar bir anne kız hesaplaşması çerçeveyi çizse de resim çok başka. Asıl Konu Anya. Benim daha evlenmeyi düşünmeyi bile bir yaşta çok sevmiş evlenmiş; annesi, babası, kardeşi, kocası ve çocuklarının ölümüne büyük tanık olmuş, savaşı, açlığı ve çaresizliği yaşamış Anya'ydı bence konu.

Konu harikaydı ama anlatım daha da harikaydı inanılmaz akıcı bir romandı ve o kadar ustalıkla yazılmış ki yazılan her duygu bana geçti, resmen tanımadığım bir kadının acısını hissettim. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Bir de okuyacakların yanında mutlaka bir paket peçete bulundurmalarını öneririm.
ataç ikon Kış Bahçesi
kitaba 10 verdi
0 yorum
sibel murat

sibel murat

@sibelmurat - Çanakkale

Etkileyici bir kitabın sonuna gözyaşlarımın eşliği ile geldim. Hikaye Stalin yönetimindeki Leningrad'da (şimdiki adı Saint Petersburg) Leningrad Kuşatması'dan günümüze uzanıyor.
Kitaba başladığımda bir annenin kızlarına karşı nasıl bu kadar uzak kalabildiğini, soğuk davranabildiğini okudukça nasıl yani demeden duramadım. Babaları, kızlarının hayatındaki anne ilgisizliğini müthiş bir sevgi ve anlayışla kapatmaya çalışıyor. Fontanka Köprüsü'nde başlayan masalı okudukça, o müthiş aşkın sonsuz can yakışına tanık olmak, savaşla birlikte yokluk ve açlıkla yapılan mücadeleleri okumak.....
Vera, Leningrad Kuşatması'nda çok kayıplar veriyor. Yaşadıklarının izleri kızlarıyla aralarında aşılmaz gibi duran bir duvar örse de zamanı geldiğinde (ki bu zaman babanın ölümüyle başlıyor).
Nina'nın ısrarları ile Vera 'Köylü Kız ve Prens' masalını anlatmaya başlıyor. Masal ilerledikçe aralarındaki duvar çöküntüye uğramaya başlıyor. Duvar küçüldükçe Nina ve Meredith'in annelerine olan yakınlığı şaşırtıcı değil elbette.

Velhasılı kelam Kristin Hannah bir kez daha gönlümü fethetti. ;)
ataç ikon Kış Bahçesi
kitaba 10 verdi
0 yorum
duygu keles

duygu keles

@duygukeles

Kristin Hannah'ın okuduğum ikinci kitabı .Bu kitabı okurken başlarda yani giriş bölümünde biraz sıkıldım .Ama sabrettim ve iyi ki de sabretmişim .Çünkü sayfalar ilerledikçe bir sonra ki sayfada acaba ne olacak merakıyla okudum.Bir sürü tahminlerde bulunmaya çalıştım ama hiç bir tahminim doğru çıkmadı ve yazar sonuçta yani kitabın sonlarına doğru asıl bombayı patlattı .Zaten Kristin Hannah sürprizlerle dolu bir yazar .Benim favori yazarımdır .

Ben bu kitabı gözü kapalı tavsiye ediyorum .Not yanınızda birde mendil bulundurmayı sakın ihmal etmeyin , sonra demedi demeyin ;)Saygılarımla...
ataç ikon Kış Bahçesi
kitaba 10 verdi
0 yorum
Elif Akın

Elif Akın

@elifakin

Kitabı yazar bir kadının geçmişte yokluk zamanında yaşadığı zorlukları günümüz dilinden anlatmıştır.Baş karakter açlık,çocuklarını korumak ve kocasına inanıp inanmamak arasında kalmıştır.Kayıplar vererek günümüze ulaşır ama geçmişin esiri olmuştur.İlk sayfalar sıkıcıydı ama sonra aktı gitti kitap.Bir gecede ağlayarak bitirdiğim bir kitap.Kristin Hannah o kadar derinden düşünerek yazmış ki insanların etkileneceği zayıf noktalarını düşünerek.Kesinlikle tavsiye ederim .Hannahın tüm kitapları gibi bu da harikaydı.
ataç ikon Kış Bahçesi
kitaba puan vermedi
0 yorum

Kış Bahçesi - S41

"Bayan Nina ?"
Birinin adını söylediğinde duyduğunda , Nina merkezin kapısında durmuş objektifini temizliyordu.
Melda Doğan tarafından eklenmiştir.
Melda Doğan

Melda Doğan

@meldadogan - İzmir

Biz kadınlar kendimiz değil başkaları için seçimler yaparız ve anne olduğumuzda biz ... çocuklarımız için ne gerekiyorsa ona katlanırız.Onları koruyacaksın.Bu seni,onları incitecek.Senin görevin ,kalbinin kırıldığını saklayıp ihtiyaçları olan şeyi yapmak.
ataç ikon Kış Bahçesi
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
mira

mira

@mrv

Değil, benim değil; başkasının yarası bu. Ben buna asla katlanamazdım. Bu yüzden bu olanı alın saklayın, onu toprağa gömün. Lambaları alıp götürün... Gece.
ataç ikon Kış Bahçesi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
mira

mira

@mrv

Masallar gerçekten çok daha fazlasıdır: Bize ejderhaların var olduğunu anlattıkları için değil ama bize ejderhaların yenilmez olmadıklarını anlattıkları için.
ataç ikon Kış Bahçesi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Sevcan demirel

Sevcan demirel

@sevcandemirel41

"Bazen annenin geçmişine bir kapı araladığında, kendi geleceğini bulursun! "
ataç ikon Kış Bahçesi
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Sevinç ve üzüntü hayatın bir parçasıydı; belki de işin sırrı, bütün bunları hissetmek, fakat sevince biraz daha sıkı sarılmaktı.
ataç ikon Kış Bahçesi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
231
KİTAP
En İyi Kadın Yazarların Mutlaka Okunması Gereken Kitapları
Hem Türk edebiyatının hem de Dünya edebiyatının en önemli kadın yazarları tarafından kaleme alınmış mutlaka okunması gereken ...
293
KİTAP
Filmi Çekilmesi Gereken Kitaplar
Bu kitapların acilen filmi çekilmeli! Kurgusuna bayıldığımız ve sinemada da görmek istediğimiz, senaryolaştırılması mümkün ol...
212
KİTAP
Tüm Zamanların En Çok Satan Kitapları
Aşk, fantastik, polisiye, bilim kurgu ve diğer kitap türlerini kapsayan ve zirveyi kolay kolay kaptırmayan tüm zamanların en ...
246
KİTAP
Okunası ve Tavsiye Edilesi Kitaplar
Satırlarından kopamayacağınız, okumaktan kendinizi alamayacağınız, okuduktan sonra mutlaka bir arkadaşınıza tavsiye edeceğini...
164
KİTAP
Kadınların Okuması Gereken Kitaplar
Kadınları, yaşam tarzlarını, duygularını ve erkeklerden farklarını anlatan, her kadının içinde kendisinden bir parça bulacağı...
Gölge

Gölge

@golge2010

Kış Bahçesi  paylaşım fotoğrafı
Kış Bahçesi
Kristin Hannah ile yeni tanıştım. Bu zamana kadar okumamamın nedeni-çok popüler listede- yer alması ve toplumumuzda (ör: Sabahattin Ali denilince sadece Kürk Mantolu Madonna akla gelmesi ve çok okuyan bilgili görünme tavırları vs.) sergilenmesi (bende biraz ağır bir tabir olacak ama iğretilik uyandırdığı için) asla popüler kitaplara bakmama davranışı oluşturdu. Neyse sadede geleyim. Kız kardeşim tavsiye etti. Onun tercihlerine güvendiğim için kitabına başladım. Üç günde bitirdim. İlk sayfalarını okurken açıkçası biraz sıkıldım. Sanki hep ruhsal betimlemelerle ilerleyecekmiş gibi hissettim. Açıkçası içimden “Bu muymuş yeaaa” cümleleri geçmedi değil 😀 Kitabın ortalarına yani Meredith ve Nina’nın babalarının ölümünden sonraki annelerini tanıma sürecinin başlama zaman dilimleri kitaba yapışmamı sağladı. İtiraf edeyim kitapta hayran olduğum karakter ve belki de kendimi ruhsal olarak ya da isteyip de olamadığım özendiğim ruh Nina idi. Onun özgür, bağımsız, asi, inatçı, farklı coğrafyalardaki acıları tanıma ve sevdiği mesleği yapması. Kısacası kendi olmaya çalışan ve bir KADIN olarak bunun savaşını veren kazanan bir karakter olarak karşımıza çıkmasını çok sevdim. Meredith’e ise üzüldüm hatta kızdım. Bu kadar fedakâr olmak zorunda değilsin dedim. Başkaları için verilmedi bu hayat ve kendin için yaşamayı unutmak mutluluk getirmez nitekim onun ruh hali kitapta da o şekilde aktarıldı.
Kitapta beni etkileyen bir söz vardı. Bu KADIN’ın toplumdaki yerini tanımlıyor.
"Biz kadınlar kendimiz değil başkaları için seçimler yaparız ve anne olduğumuzda biz çocuklarımız için ne gerekiyorsa ona katlanırız. Onları koruyacaksın. Bu seni, onları incitecek. Senin görevin, kalbinin kırıldığını saklayıp ihtiyaçları olan şeyi yapmak." Bunu okuyunca annemi düşündüm. Annem de toplumumuzdaki “ fedakâr anne” profiline uyan, hayatını çocuklarına adayan, çocukları için hayallerinden sosyal hayatından kolayca vazgeçebilen fedakâr bir kadın. Onun bu şekilde olmasından hiç hoşlanmıyorum ve her defasında hayata bizler için gelmedin, kendi hayallerini, inançlarını, çizgini yaşamalısın anne diye uyarıyorum. Biraz da bu fedakârlığının altında ezildiğimi hissediyorum. Onun hakkını asla ödeyemeyiz. Böyle böyle gider hislerim...
Açıkçası kitabı okurken kendi annemizle olan ilişkimizi de sorgulamış oldum. Galiba fedakâr anne profiline uymayan bir ruhum olduğunu keşfettim. İşte bu anlamda Nina gibi özgürlüğüne, hayallerine koşmaya çalışan biri olmaya çalışacağım ya da öyle gözükmeye her neyse...
Bakalım bundan sonraki kitaplarında neler hissettireceksin bana sevgili Kristin Hannah? 😊
Not: Kütüphane Haftamız kutlu olsun! Evinizin yakınındaki kütüphaneleri ziyaret etmenizi ve etkinlikleri takip etmenizi tavsiye ederim. 🏛
ataç ikon Kış Bahçesi
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Gölge

Gölge

@golge2010

Kristin Hannah paylaşım fotoğrafı
Kristin Hannah
Kristin Hannah serisine başlayalım. 📚
ataç ikon Kış Bahçesi
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum