up
ara

İslam ve Modern Çağ

3 Cilt

İslam ve Modern Çağ Konusu ve Özeti

İslam ve Modern Çağ
Hazreti Ömer ve Nebevi Sünnet kitabının da yazarı Ebubekir Sifil tarafından kaleme alınan İslam ve Modern Çağ kitabı İslam, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Rıhle Kitap yayınevinden 2011 yılında isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan İslam ve Modern Çağ isimli kitap 904 sayfadan oluşuyor. Kitap Müslümanlıkla İlgili Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. İslam ve Modern Çağ kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yayınevi: Rıhle Kitap
ISBN:
Sayfa: 904 sayfa Basım Tarihi: 2011
İnsanlarla birlikte "çevre"nin de müslüman olduğu zaman dilimlerinde İslam'ı samimi olarak "öğrenmek", "yaşamak" ve "aktarmak" isteyen için kapılar açık, imkanlar mecut iken, bizler, 21. Yüzyıl müslümanları bu süreçler dizisinin her birinde binbir sorunla yüzyüze bulunuyoruz. O kadar ki, bu süreçlerin her biri için ayrı bir "handikap" teşkil ediyor.

Elinizdeki bu kitap, bu temel gerçeği "mesele" edinenlere ve "hakikat" diye bir derdi olanlara hitaben kaleme alınmış yazılardan oluşuyor.
erhan

erhan

@munzevi

Şahit
“Hz. Peygamber (s.a.v) bugün aramızda olsaydı, gidişatımızın ne kadarını onaylardı, buna baksak?..”

Muhtevasında Ebubekir Sifil Hoca’nın 2000’li yıllarda Millî gazetede kaleme aldığı “köşe yazıları”nı barındıran bu üç kitaplık seri, işte bu cümleyle daha doğrusu kendimizi nizama çekip muhasebeye almamızı belirten soruyla, ünlemle bitiyor. Bitiyor ama sorunun bizzat kendisinden zuhur eden “aksiyon”la kitap dışındaki hayatta yaşa(n)mayı bekliyor ve dahi amaçlıyor. İlmin en önemli yönü de bu değil mi zaten?

İdrak ve Tasdik kitabıyla tanıdım Sifil Hoca’yı. Tanıdım? Ne haddime! Daha çok yolum var. O süreçte okula gidip gelirken otobüste bakıyordum kitaba. İçimde “Anadilde ibadet olur mu?” “Hadis ve hükmü nedir?” “Hepsi birbirinden farklı bunca meal neden birden patlama yaparcasına çıktı?” “Kendilerine Selefî diyenler kimdir?” “Hemen her sabah televizyonlarda veya orada burada çıkıp Nietzsche’ye rahmet okuyan, laikliği savunan, tavuktan kurban olur diye fetva veren, ölüye Kur’an okunmaz fikrini hararetle savunan, Hz. Peygamber’i (sav) -haşa- postacı yerine koyan, kutlu ashaba olmadık laflar eden, şefaate torpil, salavata yağcılık diyen, hadislere toptan uydurma damgasını basan, Kur'an yeter deyip on tane kitap yazan vs vs bu hoca kılıklı insanların gayesi nedir?” türevlerinde bir dolu soru vardı. Bu ve benzeri konuların koskoca tarihte hiç mi tartışılmadığı ve sonuca bağlanmadığı bunlardan evvel gelen bir soru. Kendilerinin 1400 senelik dini kimsenin değil yalnızca şahs-ı mübareklerinin anlamış olma edalarını bir kenara bırakırsak, Doğu Türkistan’ından Kudüs’üne, Myanmar’ından Halep’ine, Bağdat’ından Kerkük’üne ümmet bu haldeyken şu gibi konuları sanki yeni bir şeymişçesine ısıtıp ısıtıp “ısrarla” konuşmanın ümmeti zihnen ve zamanen yorup işgalcilerin işine hizmet etmekten başka neye yaradığını düşünmek de “uçarı” bir iş olmasa gerek. Bu kitapta daha doğrusu Hoca’nın kaleminde bunları aramış ve “taze” olduğum için olsa gerek yeteri randımanı alamamıştım. Yalnızca bir şeyden eminim; o kitap bana yeni bir yol açtı. Çünkü sayfalarda ilmin getirdiği bir ciddiyet ve vakarlık hakim. Ve bu yolda hayatımda karşılaştığım en iyi kitapların çoğunu yine Sifil Hoca’dan okudum. Hele ki, Modern İslam Düşüncesinin Tenkidi adlı 2 ciltlik eserini bu alanla kıyısından köşesinde dahi olsa ilgili olan herkese tavsiye ederim.

Bu kitap? Bir gazete köşesi, yazara ne denli olanak sağlayabilirse bunun sınırlarını zorlarcasına dolu bir ilimle işlenmiş irili ufaklı yazılar, az sözle çok işin nasıl yapılabileceğinin nadide örneklerindendir.

Ebubekir Sifil Hoca önsözde şöyle diyor “modern çağın Müslümanlar’ın din, dünya, hayat, varlık, eşya… tasavvuruna yönelik tehditlerine dikkat çekmeye; çağı ve kendimizi tarif etmeye, yol işaretlerini aydınlatan kandiller yakmaya çalıştım.”

Biz çabalarınıza şahidiz hocam.
ataç ikon İslam ve Modern Çağ
kitaba 10 verdi
2 beğen · 0 yorum

İslam ve Modern Çağ - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
erhan

erhan

@munzevi

Sünnet’i ve hadisleri Mü’minler’in hayatından çı­karmaya azimli çevrelerin, oluşturmayı hedefledikleri “boş alan”ı heva ve hevesleriyle doldurma arzusuyla kıv­ranırken dillerine do­ladıkları bir argüman var: “Allah Teala Kur’an’ı koruyacağını bildirmiştir. Ancak Sünnet ve hadisler için böyle bir garanti yok­tur. Şu halde eli­mizde güvenilir din kaynağı olarak sadece Kur’an vardır” diyorlar.

Burada işaret edilen ilahi garanti, “Muhakkak ki Zikr’i biz indirdik; onun koruyucusu da biziz.”[1] ayetinde ifa­desini bulmakta­dır. Ne var ki, bu ayete yakından ba­kıldığında durumun hiç te Modernistler’in ileriye sür­meye çalıştıkları gibi olmadığını görü­yoruz.

Buradaki “Zikir” kelimesinin, metluvv olsun, gayri metluvv olsun her türlü vahyi anlattığını söyleyen İbn Hazm gibi alimlerin[2] bu görüşünden sarf-ı na­zar edelim ve bu kelime ile Kur’an’ın kastedildiğini kabul ede­rek so­ralım:

1. Bu ayetten yola çıkarak Kur’an dışında başka hiç­bir şe­yin ilahî koruma altında bulunmadığını söyle­mek doğru mudur? Eğer bu doğruysa şunu söylememiz mümkün hale gelecektir: Bugün Müslümanlar’ın kıldığı namazlar, Kur’an’ın emrettiği ve Hz. Peygamber (s.a.v)’in mahiyetini Kur’an dışı vahiy kanalıyla öğrenerek kıldığı namazın aynısı olmayabilir. Aynı şeyi hacc, oruç, zekât vd. ibadetler için de söylemek pe­kala mümkün olmalıdır.

O zaman Allah Teala’nın Kur’an’da emrettiği bu iba­det­ler, murad-ı ilahî hilafına icra ediliyorsa Kur’an’ın bu konudaki ayetlerinin fiilen ilahî koruma kapsamının dışında kaldığını söylememizin engeli nedir?

2. Yine bu ayette geçen “Zikir” kelimesinin Kur’an’ı anlattı­ğını varsayarak söyleyelim: Kur’an, ayetlerin açıklama­sının Hz. Peygamber (s.a.v) tarafından yerine getirileceğini bil­dirdiğine ve Hz. Peygamber (s.a.v)’in bu açıklamaları da bize kadar hadisler kanalıyla geldiğine göre, eğer hadislere güvene­meyecek isek şu sorunun ce­vabını kim verebilir: Hz. Peygam­ber (s.a.v)’in, ilahi ga­ranti altındaki beyan fonksiyonu hakkında böyle bir şüphe mevcut iken Kur’an ayetlerinin sa­dece lafızla­rının koruma altında olmasının ne manası vardır? Onu bize en güvenilir şekilde beyan eden Sünnet şüphe al­tında bulu­nuyor­ken ve Kur’an’ı Sünnet mevkiinde beyan ede­cek ikinci bir kuv­vet de mevcut değilken, Kur’an ayetlerini di­leyenin dilediği gibi yorumlamasının önüne nasıl geçe­biliriz? Böyle bir durum tahrif kapsamına girmez mi?

3. Yine yukarıdaki ayette geçen “Zikir” kelimesinin Kur’an’a münhasır olduğunu varsayarak soralım: Kur’an’ın ko­runması ne suretle olmuştur?

Bu soruya, “onu ezberleyerek kitlesel rivayet ha­linde ne­silden nesile aktaran hafızlar vasıtasıyla olmuş­tur” şeklinde cevap verilirse buna şöyle mukabele ederiz:

Burada işin içine beşer unsurunun girmesi nasıl Kur’an’ın ilahî korunmuşluk niteliğine halel getirmiyor ve hatta bu korunmuşluğun yegâne vasıtası oluyorsa, aynı unsur hadisler konusunda niçin mutlak olarak “za­yıf nokta” olsun?

[1] 15/el-Hicr, 9.

[2] Bkz. el-İhkâm, I, 121-2.

C.1, s. 33-34
ataç ikon İslam ve Modern Çağ
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
erhan

erhan

@munzevi

Ham kâğıdın "âharlanarak" terbiye edilmesinde izlenen yöntemlerden yazı (hat), ciltçilik, ebru, tezhip, minyatür... sanatlarına kadar bir dizi unsur sayesinde kitabın, okuyucuya "kuru bir metin" olarak değil, bir "sanat eseri" olarak ulaşmasını mümkün kılan ve kitaptan kültüre değil, kültürden kitaba doğru seyretme seviyesini tutturmuş bir hayatı fark etmeden matbaa meselesini doğru okumak mümkün değildir.

C.1, s.182
ataç ikon İslam ve Modern Çağ
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
erhan

erhan

@munzevi

İlim hayatın temelidir. Çünkü ilimsiz ne ibadet olur, ne de toplum ve devlet hayatı. Toplumu bir bedene benzetirsek, ilim adamları sınıfı, o bedenin uzuvlarına kan taşıyan damarlar gibidir. Onlarda bir tıkanma veya daralma olduğu zaman toplumsal hayat bütünüyle tehlikede demektir.

C.1, s.197
ataç ikon İslam ve Modern Çağ
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
erhan

erhan

@munzevi

İslam dünyasının son ikiyüz yıldır "değerler" bağlamında yaşadığı aşınma ve çürüme, İslam'la ilişkimizi "hissederek yaşama" seviyesinden, "öğrenmeye çalışma" seviyesine indirgedi. Bu, meyvenin tadını posasından almaya çalışmak gibi bir şey.

C.2, s.25
ataç ikon İslam ve Modern Çağ
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
erhan

erhan

@munzevi

Ne olmuştur da şahitlik ve diğer meseleler, hayatı Allah'ın rızasına kavuşma hedefiyle ve "ahirete dönük" olarak yaşayan "geleneksel" kadın için değil de, "cebrî bir ihtiyar"la niçin ve nasıl sekülerleştirildiğini fark edemeyen "modern" kadın için temel bir "problem" olmuştur?

C.2, s.252
ataç ikon İslam ve Modern Çağ
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
56
KİTAP
Müslümanlıkla İlgili Kitaplar
Her müslümanın okuması gereken, İslamla ve müslümanlıkla iligli yazılmış en iyi kitaplar listelenmektedir....