up
ara

Tabutluklar, Sansaryan Han ve İki Emniyet Müdürü

Tabutluklar, Sansaryan Han ve İki Emniyet Müdürü Konusu ve Özeti

Tabutluklar, Sansaryan Han ve İki Emniyet Müdürü
Tabutluklar, Sansaryan Han ve İki Emniyet Müdürü kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yayınevi: Libra Yayınları
ISBN: 9786054326327
Sayfa: 308 sayfa Basım Tarihi: 2011
Balat Fırınları, Tabutluklar, Sansaryan Han. 1940lı yıllara damgasını vurmuş bu üç deyim İkinci Dünya Savaşı yıllarında İstanbullu Yahudilerin, Turancılıkla suçlanan milliyetçilerin ve komünistlikle suçlanan solcuların korkulu rüyasıydı. Balat fırınları İstanbullu Yahudilerin ortak hafızasında Naziler Türkiyeyi işgal ederse bizleri yakmak için Balatta fırınlar hazırlanmıştı söylencesiyle yer etti. Tabutluklar ve Sansaryan Han ise gerek 1944 Türkçülük - Turancılık Davasında gözaltına alınan milliyetçi gençlerin, gerekse komünist faaliyetlerde bulunmakla suçlanan solcuların unutmaları mümkün olmayan işkence mekânları olarak hafızalarında yer etti. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürleri Nihat Haluk Pepeyi ve halefi Ahmet Demir bu ortak hafızada yer alan aktörler. Bu araştırma selef-halef olan bu iki Emniyet Müdürünün mesleki hayatlarını anlatmakta.

Tabutluklar, Sansaryan Han ve İki Emniyet Müdürü - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

Mesela Atsız, ifadesi alınmadan evvel yedi gün müddetle yerin beş metre dibinde mezar gibi karanlık ve rutubetli bir hücreye konulmuştur. Duruşma sırasında da aynı taktik kullanılmıştır. Mesela Hamza Sadi Özbek mahkemede ifade vereceği günden önceki gece, bulunduğu yerden kaldırılarak dar ve karanlık bir hücrede başka bir kimse ile beraber aynı tahta yatak üzerinde yatmaya mecbur edilmiş ve ifadeden evvelki geceyi bir dakika bile uyumadan geçirmiş ve ifadeyi o tesir altına vermiştir.
ataç ikon Tabutluklar, Sansaryan Han ve İki Emniye...
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

“Tabutluklar’ın, “insan yakma fırınları” söylentisinin aksine, gerçekten var olduklarını, ancak muhtemelen 1947 yılında yıktırıldıktan konusunda, bu hücrelerde bizzat işkence görmüş bir­
çok tanık hemfikirdir. Dönemle ilgili hatıratlarda “tabutlukların gerçekliğini teyit eden kâfi miktarda bilgi mevcuttur. Ancak “tabutlukların müsebbinin kim olduğu, bu hücreleri inşa etme
fikrinin kimden kaynaklandığı, siyasî sorumluluğunun CHP’ye ait olup olmadığı, CHP’nin “tabutluklar”ın varlığından haberdar olup olmadığı, şayet haberdar ise neden sessiz kaldığı gibi suallere herhangi bir resmî belge bulunamadığından bir cevap vermek imkânsızdır.
ataç ikon Tabutluklar, Sansaryan Han ve İki Emniye...
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

İkinci Dünya Savaşı yıllarında faal olan Türkçülük akımına mensup öğrenci, subay ve yayıncıların tutuklanıp yargılanmaları, Türk siyasî tarihine “3 Mayıs 1944 Turancılar Davası” adıyla mal oldu. Tutuklanan ve işkenceye maruz kalanlar arasında yer alan Bozkurt ve Gökbörü dergilerinin yayıncısı Reha Oğuz Türkkan hatıratında, tutuklu olduğu “tabutluk” adıyla maruf hücrenin tavanına yerleştirilen, muazzam bir ısı yayan ve baş ağrısı yaratan ampullerin, Nihat Halûk Pepeyi tarafından Türkiye’ye getirildiğini ileri sürecekti. Türkkan’a göre Pepeyi, bu ampulleri Almanya ampulleri gezisi sırasında Gestapo'nun sorgulamalarda kullandığını görmüştü.
ataç ikon Tabutluklar, Sansaryan Han ve İki Emniye...
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

Alparslan Türkeş’e göre tutuklulara yapılan eziyetlerden; dö­nemin Emniyet Umum Müdür Muavini Kâmuran Çuhruk, İstanbul Emniyet Müdürü Ahmet Demir, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Birinci Şube Müdürü Sait Koçak ile Sıkıyönetim Mahkemesi Savcısı Askerî Adlî Yargıç Yüzbaşı Kâzım Alöç sorumluydular:
Bugün artık tarih huzurunda isbat edilmiştir ki, yirminci asrın kırk dördüncü yılında engizisyona rahmet okutmuş olan gözleri kararmış pervasızları, başta o günkü Sıkı Yönetim
Komutam Korgeneral Sabit Noyan olmak üzere Savcı Kâzım Alöç ve CHP’nin acı şöhretli polis müdürü Ahmet Demir’dir. Bu üçgen sanıklar ve tanıklar için yalnız moral bir cendere olmamıştır. Yeni işkence usulleri de ihdas etmiş ve tatbik etmişlerdir.
Türkeş, yıllar önce bir gazeteciye bu hadiseyle ilgili şunları söyleyecekti:
Beni bir İşkence Odasına aldılar. Odadakiler uzman kişilerdi. Ellerinde tırnak sökmek için özel madeni aletleri vardı. Karşılıklı tartışma eyleme dönüştü. Polislerden biri, ansızın parmağıma
saldırdı. Bir elimi iki avucunun arasına almış, sonra kolunu destek vererek, aletle tırnağıma yapışmıştı. Acımasızca tırnağımı çekti. Aslında ben o görevliye acıyordum. Yönetim bizi faşistlikle suçluyor ama, tüm faşizan yöntemleri kendisi kullanıyordu. Emniyet Genel Müdürü ansızın kapıyı açtı, içerideki manzarayı gördü. Ardından bir sağlık görevlisini yanıma getirdiler. Elinde Bir pansuman için ilaç ve sargı vardı. Kanayan parmağımı ilaçladılar, sardılar. Emniyet Müdürü Ahmet Demir, çok önemli bir emrinin yerine getirilmesi karşısında herhalde rahatlamıştı. Odadaki uzman görevlilere, ‘Üsteğmeni bana bırakın dedi. Emniyet Müdürü ile birlikte odadan çıktık, tekrar Askeri Savcının huzuruna alındık. Sinirlerim bozulmuştu. Üniformalı halimden utanç duyuyordum. Askeri Savcı Kâzım Alöç’e şunları söyledim:
‘Türk subayına böyle bir muamele yapılamaz. Siz de bir subaysınız. Aynı üniformayı taşıyoruz.’ Savcı, çok sinirlenmişti. Yüksek sesle bağırmaya başladı. 'Ne konuşuyorsun? Sen kimsin? Siz, devletimize karşı Anayasayı yıkmak, memlekette ihtilal yapmak girişiminde bulunan vatan hainlerisiniz.'
ataç ikon Tabutluklar, Sansaryan Han ve İki Emniye...
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

- Hikmet Tanyu

Tutuklananlar arasında yer alan ve ileriki yıllarda Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde profesör olacak olan Hikmet Tanyu, bu hücreleri “40-50 santimetre uzunluk ve genişliğinde, iki buçuk metre kadar yükseklikte, penceresiz, elektrikli, son derece az havalı, çabuk dolan karbondioksitli ve belki de 50 dereceyi aşan ateşli tabutluklar” şeklinde tasvir etmekte. Hikmet Tanyu, tutukluların maruz kaldıkları baskıları şöyle sıralamakta: Daracık hücrelere kapatılmak, aç ve susuz bırakılmak, helâya gönderilmemek, yıkanmaya izin vermemek, yeraltında “mezarlık" adıyla maruf, lağımların sızdığı, karanlık, havasız, iğrenç kokulu hücrelere kapatılmak, tutuklulara sık sık idam edileceklerini veya kurşuna dizileceklerini tekrarlamak, masa, sandalye üzerinde günlerce yatırılmak. Hikmet Tanyu, Nihal Atsız’ın yedi gün boyunca “mezarlık” olarak adlandırılan hücreye hapsedildiğini, Dr. Mehmet Külâhlıoğlu ve Reha Oğuz Türkkan’a tokat, dayak ve falaka atıldığını, kendisinin yanı sıra Orhan Şaik Gökyay, Reha Oğuz Türkkan, Hamza Sadi Özbek ve Osman Yüksel Serdengeçti’nin de “tabutluk”lara kapatıldıklarını eklemekte.
ataç ikon Tabutluklar, Sansaryan Han ve İki Emniye...
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum