up
ara

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat

Bir Kadının Hayatından 24 Saat

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat Konusu ve Özeti

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yazar:
Çevirmen: Mahmure Kahraman
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9786053324225
Sayfa: 80 sayfa Basım Tarihi: 2015
Zweig bu novellası'nda bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir. Özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılan bir kadının bu kısa ve yoğun hikâyesi, kadın kalbinin sırlarına ermiş ustanın kaleminde olağanüstü bir anlatıya dönüşür. Yapıtı için mekân olarak muhteşem atmosferiyle Fransız Riviera'sını seçen Zweig, 1920'li yılların sonlarında Avrupa'nın "kibar" tabakasının ikiyüzlü ahlak anlayışına yönelik eleştirel tavrıyla dikkat çeker.
Nesli

Nesli

@lecerveau

Toplumsal Tabulara Karşı İçgüdüler ve Tutkular
Stefan Zweig'in bir insanın yirmi dört saati kadar kısa ancak bir o kadar da çarpıcı bu eserinde, Bayan C'nin, bir daha hiç karşılaşmayacağı bir adama itiraf ettiği bir günü anlatılmaktadır. Yazar kitabın başında, kocasını ve iki çocuğunu genç bir Fransız'la kaçarak terk eden Henriette'nin hikayesini anlatacağı izlenimini uyandırır ancak Henriette'nin hikayesi, yalnızca 1920'ler Avrupa'sının aristokrat manzarası hakkında fikir vermeyi amaçlamaktadır.

Bir pansiyonda kalmakta olan misafirler, toplumsal tabuları bir kenara bırakarak ailesini terk eden Henriette hakkında eleştiriler yapmakta, yazarımız ise bu gruba karşı, bir insanın özgürce hareket edebilmesinin daha onurlu bir tutum olduğu fikrini savunmaktadır. İlk başta bu iki cephe arasında hakemlik yapan 67 yaşındaki İngiliz bir aristokrat olan Bayan C, yazarın bu konuya bakış açısını gördükten sonra kendi geçmişinde yaşadığı benzer bir olayı ona itiraf edip bir nebze olsun rahatlamak, suçluluk duygusunu üzerinden atmak ister.

Bayan C ve genç kumarbaz arasında uzun yıllar önce yaşanmış ve kitabın bel kemiğini oluşturan olayı burada özetlemeyi ve yeni okurların hevesini kaçırmayı düşünmüyorum. Ancak Zweig'in bu kısa romanında dikkat çeken bazı noktalardan bahsetmeden edemeyeceğim. Henriette hadisesini tartışan ve yargılayan grubun enternasyonal niteliği dikkat çekmektedir. Zira Henriette'nin ailesini terk edişini ahlaksızlık ve hafif meşreplik olarak niteleyip en sert şekilde yargılayan karakterlerin Alman oluşu, Henriette ve birlikte kaçtığı genç erkeğin Fransız oluşu, genç kumarbazla yaşadıklarından dolayı büyük bir utanç duyan, pişmanlık yaşayan Bayan C'nin ise İngiliz oluşunun tesadüf olmadığını düşünüyorum. Yazarın karakter ve milliyet eşleştirmesinde, toplumlara dair öne çıkan bazı kültürel kodların rol oynadığı görülüyor.

Okuyucu üzerinde hayranlık uyandıran önemli bir nokta ise yazarın psikolojik tahlilleridir. Özellikle genç kumarbazın oyun sırasındaki el hareketlerinden karakterini analiz etmesi, oldukça ilgi çekicidir. Son olarak, romanda etkilendiğim bir alıntıyı paylaşıyor ve hepinize keyifli okumalar diliyorum.

"Görünüşe göre pek çok insan kendilerini kolayca saptıranlardan daha güçlü, daha saf ve daha ahlaklı hissetmekten zevk alıyor gibiydi. Şahsen bir kadının gözlerini yumarak, kendi kollarında kocasına ihanet etmesindense, özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşinden gitmesinin daha onurlu olduğunu düşündüğümü de ekledim."

Sevgi ve içtenlikle...


Algernon Kitap Kulübü

https://ankarakitapkulubu.wixsite.com/algernon/single-post/2017/09/06/Bir-Kad%C4%B1n%C4%B1n-Ya%C5%9Fam%C4%B1ndan-Yirmi-D%C3%B6rt-Saat
0 yorum
Sezgin Taşcı

Sezgin Taşcı

@sezgintasci

Tutku üzerine...
Stefan Zweig bu kitabıyla tutkuların insana yaşatabileceği iniş ve çıkışları, insanın tutkuları uğruna nelerden vazgeçebileceklerini, neleri göze alabileceklerini, neleri yapabileceklerini, duygularının peşinden giden bir kadının 24 saat gibi bir süre içinde yaşadıkları ve bir anda yön değiştiren hayatı üzerinden konu alarak anlatıyor.

Kitap bir grup tatilcinin kaldığı pansiyona yakışıklı bir Fransızın gelmesi ile pansiyondaki havanın bir anda değişmesi ile başlıyor. Gelişi ile birlikte ilk andan itibaren bir anda ilgi odağı olan bu genç, çocukları sevecenliği ile, kadınları kibarlığı ile, yaşlıları bilgisi ile etkiliyor.
Fakat genç adam 24 saat sonra aniden ortadan kayboluyor. Aynı gün bir kişi daha ortalıktan kayboluyor. Ailesi ve çocukları ile birlikte kendi halinde bir kadın olarak hayatını sürdüren Madame Henriette.

Pansiyon sakinleri tarafından yapılan tartışmalarının bir anda baş konusu olan Henriette, 24 saattir tanıdığı biriyle kaçması dolayısıyla türlü eleştiriler alırken ve her türlü aşağılayan yorumdan nasibini alırken anlatıcı olan karakterimiz bu noktada:
"Ben şahsen bir kadının özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılmasını, genellikle alışılageldiği üzere, kocasının kollarında onu kapalı gözlerle aldatmasından daha dürüst bulurum" diyor. Ve bu tartışmada onlara karşı bir tavır alarak Madame Henriette'yi savunuyor.

Bu durum tartışmayı dışarıdan takip eden Mrs. C.'nin ilgisini çekiyor. Mrs. C. insanlara karşı tavırları ve yaklaşımıyla takdir toplayan ve saygı duyulan yaşlı bir bayan. Bu tartışmada anlatıcının savunduğu şeyleri birkere daha sorgulayarak büyük bir şaşkınlık yaşıyor. Sonraki günlerde anlatıcı ile daha fazla yakınlaşıyor ve ona kendisiyle birşey konulmak istediğini söylüyor.

Mrs. C. bu buluşmada anlatıcıya Madame Henriette olayına benzer bir hikayeyi; tüm hayatının yönünü değiştiren, onu esir alan, bir tutkunun peşinde gidişi ve devamında yaşadıkları; yani kısaca geçmişte yaşadığı 24 saatlik bir zaman dilimini anlatıyor.

Güzel bir Stefan Zweig kitabıydı. Hediye eden arkadaşlarıma buradan bir kere daha teşekkürler :)
Keyifli okumalar.
0 yorum
okunmuş kütüphane

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane

Okuduğum bu üçüncü Stefan Zweig kitabı ile yeniden merhaba. Bugün anlatmaya çalışacağım kitap Stefan Zweig'in Bir Kadının Yaşamından (Hayatından) Yirmi Dört Saat isimli kitabı. Stefan Zweig yine incecik bir kitap yazmış. Kısacık bir hikaye. Yaklaşık 100 sayfa. Kitabı beğenmeseniz bile bir çırpıda bitirirsiniz.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Kitabın konusuna gelince. Kitabın başlarında kahramanımız kaldığı pansiyondaki diğer misafirleri bize anlatmakla başlamaktadır. Pansiyon sakinlerinden üç kişi bizim için önemlidir. Zira hikayeyi onlar başlatacaktır. Bunlar pansiyonda yeni kalmaya başlayan Fransız bir genç, pansiyonda kocası ile birlikte kalan Henriette ve Bayan C. Fransız genç pansiyona geldikten sonra bir şekilde Henriette ile hızlı ve muhtemelen tutkulu bir aşk yaşar ve ertesi gün Henriette ve Fransız genç ortalıktan kaybolmuştur. Tahmin ettiğiniz gibi birlikte kaçmışlardır. Bu durum pansiyon sakinleri çok yadırgarlar ve bu konuda aralarında tartışmaya bile başlarlar. İşte bu tartışmalara anlatıcımız yani kahramanımız da katılır ve herkesin söylediğinin aksine bir insanın, bir kadının yirmi dört saatte bu şekilde bir karar alıp kocasını terk edebileceğini savunur. İşte bu görüş Bayan C'nin oldukça dikkatini çeker ve Bayan C. kahramanımıza kendi hayatının yirmi dört saatini anlatıp içini dökmeyi ister. İşte asıl hikaye Bayan C'nin çok uzun zaman önceki anılarından ibarettir. Bu anılara girip kitabın tadını kaçırmayım. Ancak Bayan C'nin hikayesi bir insanın kısacık bir sürede nasıl aşık olabileceğini, bu aşkın nasıl tutkuya dönüştüğünü, maalesef ki bu aşkın nasıl sonlandığını ve aşk uğruna insanların kendi kutsallarından nasıl vazgeçtiğinin anlatımıdır. Hikaye çok ilgi çekici değil muhakkak. Ancak anlatım işi başkalaştırıyor. Özellikle tasvirler çok dikkatimi çekti. Her Stefan Zweig kitabı gibi bir çırpıda okunacak ve okunması gereken bir kitap. İyi okumalar.
0 yorum
Elerrína

Elerrína

@elerrina

Tek bir çırpıda okunacak sürükleyici ve ilgi çekici bir kitap. İçeriği, teması üzerine söylenmesi gerekenler söylenmiş. Benim eklemek istediğimse; asıl üzüldüğüm karakter o kumar bağımlısı gençti. Olayın kahramanı olan kadın o genci gerçekten kurtarmak istese kurtarabilirdi ama tutkularının kurbanı oldu ve gencin içinde bulunduğu çıkmazı değil sadece o gencin yaptıklarının kendisine neler hissettirdiğini düşündü. Evet öylesine bağımlı bir insanla baş etmek sağlam psikoloji gerektiren bir iştir fakat benim kanaatim o kadın bu işe hiç girişmemeliydi. Hayatındaki bir boşluğu, boşlukta süzülen biriyle kapatmaya çalıştı. Ve günün sonunda düşündüğü tek şey yine kendi onuruydu. Üzerinde hissettiği baskı, bilhassa toplum baskısı ve kendi içinde olduğu psikolojik durum elbette üzerine konuşulması gereken şeyler fakat bana göre bu hikâyede en etkileyici şey öyle hayat dolu, masumca ve çocukça bir kalbi olan başarılı bir gencin bir bağımlılık uğruna kafasına sıkacak noktaya gelmesidir. Ciddi bir yardıma ihtiyacı vardı ve böyle bir hâldeyken yanlış zamanda yanlış kişiyle tanıştı. Kadın ona yardım ederek kendi hayatındaki bir boşluğu doldurmaya çalışırken adam bu tip bir yardımla cevap alınamayacak kadar hayattan ve kendinden kopmuş ileri derece bir bağımlıydı. Nihayetinde adam kaderiyle buluşurken orta yaş krizindeki bir kadınınsa pek çok açıdan yaşamı alt üst oldu. Zweig'dan yine -bana göre- tartışmalı, etkileyici, ruhbilim konusunda üzerinde uzunca tartışılacak bir roman. Tavsiye edilir.
0 yorum
Ayşenur Kıvanç Üstüntaş

Ayşenur Kıvanç Üstüntaş.

@aysenurkivancustuntas

Kitapta yine çok kısa bir zaman içerisinden gerçekleşen olaylar detaylı bir biçimde anlatılmış. Başka bir yazar, cümlelerini ve sözcükleri bu kadar sık tekrar etse, en ufak el hareketini bile bu kadar uzun uzadıya anlatsa kitap okunması güç hale gelirdi. Ancak Zweig bunu öyle ustalıkla yapıyor ve psikanalitik bir incelemenin yer aldığı her cümleyi öyle güzel tamamlıyor ki; kahramanın tüm hareket ve davranışlarında siz bu anı daha önce yaşamışsınız hissine kapılıyorsunuz. Bu betimlemelerden ve çözümlemelerden sıkılmak bir yana yeni bir dünya keşfeder gibi heyecanlanıyorsunuz.

Normal şartlarda evli bir kadının hiç tanımadığı bir adamla kaçması asla kabul edilebilir gözükmese de, bazı olaylar insanın kendi başına geldiğinde ne kadar uç noktalarda kararlar verebileceğini ta iliklerinizde hissediyorsunuz. Zweig sayesinde bir kumarhane işleyişini gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Hiç tanımadığınız ''kötü'' bir kadına nefret duymak ve ona ithamlarda bulunmak yerine ona anlayış gösterebiliyorsunuz. İnsan bazen, bu zamana kadar yığdığı, biriktirdiği, içinde özenle sakladığı her şeyi bırakıp kendinden bile gidebilir. Bunu anlıyorsunuz.

Şahsım adına Zweig'in bu ve diğer kitaplarının hayata bakış açıma kattığı çok önemli değerler var.Birileri hakkında karar vermeden, yorum yapmadan önce o kişilerle ilgili o kadar çok şey bilmemiz gerekiyor ki; aksi, haksızlık ve hatta kötülük oluyor.
0 yorum

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat - S41

O durumda, bütün eklemlerim buz kesmiş halde yatakta ne kadar kaldığımı asla bilemeyeceğim:ölüler de tabutta benzer şekilde kazık kesiliyorlardır heralde.Bildiğim sadece gözlerimi kapatıp Tanrı ' ya ,gökyüzündeki herhangi bir güce dua ettiğim,bu hakikat olamsın , bu gerçek olmasın diye.Ama keskinleşe duyumların artık hiçbir aldatmaya izin vermiyordu, yan odada insanların konuştuğunu, suların aktığını, dışardaki koridordan gelen ayak seslerini duyuyordum ve bu işaretlerin her biri duyumlarımın oldukça uyanık olduğunu acımasızca kanıtlıyordu.

Bir Kadının Hayatından Yirmi Dört Saat (Yayınevi : Akılçelen Kitaplar)
Onu bir kadının ilk erkeği göreceği gibi görmüyordum ve o gün kırk yaşını geçmiş bir kadın olarak, kocamın ölümünden sonra tek bir erkeğe bile gözüm kaynamıştı. Bu konu benim için kesin olarak kapanmıştı.Bunu üstüne basarak söylüyorum, çünkü böyle yapmazsam sonra anlatacaktarımın korkunçluğunu anlamanız mümkün olmaz.
abide efecan tarafından eklenmiştir.
Elif Nil

Elif Nil

@elifnil

Değerli olan her zaman için gerçeğin yarısı değil, tamamıdır.
ataç ikon Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Eduşka

Eduşka

@edaa

Zor olan sadece söze nereden başlayacağını bilmek.
0 yorum
Emine ARSLAN

Emine ARSLAN

@earslan

Meslek seçmem gerekiyorsa, savunma cephesinde olmayı yeğlerim.Şahsen insanları mahkum etmektense, anlamak beni daha mutlu kılar.
ataç ikon Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ayse gülce

ayse gülce

@aysegulce

Bir kadının duyguları sözcükler olmasa da, her şey apaçık ortaya dökülmese de her şeyi hisseder.. syf:53
ataç ikon Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ayse gülce

ayse gülce

@aysegulce

Ve o gece mücadele ve konuşmayla, tutku öfke ve nefretle yalvarıp yakarmanın ve sarhoşluğun gözyaşlarıyla öyle doluydu ki, bana bin yıl sürmüş gibi geldi.
Uçurumun dibinde birbirine kenetlenmiş şekilde sendeleyen iki insan olan biz, biri ölüme susamış, diğeri her şeyden habersiz, bu öldürücü karışıklıktan bambaşka tamamen değişmiş bir şekilde, farklı duyular ve duygularla çıktık. Syf :38
ataç ikon Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
164
KİTAP
Kadınların Okuması Gereken Kitaplar
Kadınları, yaşam tarzlarını, duygularını ve erkeklerden farklarını anlatan, her kadının içinde kendisinden bir parça bulacağı...
147
KİTAP
Kapak önemli! En güzel kapaklı kitaplar
İçeriğin öneminin farkındayız. Fakat bu listede sadece güzel kapaklı kitaplar olsun istedik. Sen de kapağını en beğendiğin ki...
392
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
1130
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
20
KİTAP
Uzun Romanlara Ara Vermek İsteyenler Buraya! Tüm Zamanların En İyi Öykü Kitapları
Bazıları tek öyküden bazıları ise birden fazla kısa öykünün derlemesinden oluşan tüm zamanların en iyi öykü kitaplarını bu li...
✨UrsaMajor✨

✨UrsaMajor✨

@elifbirkadin

 paylaşım fotoğrafı
Bence yaşlanmak, geçmişten korkmamak anlamına gelir 📌
ataç ikon Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Buse Aydoğan

Buse Aydoğan

@buseeaydogan

 paylaşım fotoğrafı
bir şeyler benziyor, bir şeyler benzemiyor
ataç ikon Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
34 yorum
Emre ÖZTÜRK (@emreozturk)
Telif hakkı istemelisin bence 😁
26.03.19 beğen 5 cevap
ELİF.🍒 (@julioco)
Bi ben kaldım yapmayan ki
26.03.19 beğen 1 cevap
can yılmaz (@canylmaz)
Hangisi kitap kapağı?Sağdaki mi soldaki mi?
26.03.19 beğen 1 cevap
Sardunya

Sardunya

@hepokur

 paylaşım fotoğrafı
Herkesin güne başladığı saatte bitiriyorum yirmi dört saati.. Gecelere akıyorum diye klişe bir tabir vardır ya hani evet gecelere akıyorum bende. Her gece yeni hayatlara dokunarak, her gece küçük bir insanoğlunun hayata merhaba deyişine şahitlik ederek, zaman zaman acil koridorlarında koşturarak gecelere aktığım doğrudur.. Varsın gündüzler uykuya yenik düşsün, ben gecelerin pelerinli bebeklerini görmeyi yeğlerim..
EK 1: (aynı kitap yayınevleri farklı) 22.03.19
ataç ikon Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 yorum
PARKER MEMO (@parkermemo)
zweig kadınları fazlasıyla anlıyordu. kitaplarında bunu derinine inecek sekilde hissediyorsun görünmeyen tarafını bu kadar ustaca anlatan ikinci bir kalem görmedim. bazen diyorum zweig ın aşık olduğu kadın bence o çok şey kazandırmış.
22.03.19 beğen cevap
Sardunya (@hepokur)
kesinlikle çok güzel bir tespitte bulundunuz. bu yüzden kitapları sıkmıyor bi kadın olarak zevkle okuyorum.
22.03.19 beğen 1 cevap
Rabia Bilen

Rabia Bilen

@rabiaa

Biraz da benzedigimdir? paylaşım fotoğrafı
Biraz da benzedigimdir?
Hırslı, tamahkâr olanları pençe gibi, müsrif olanları gevşek, hesabını bilenleri sakin,
umutsuz olanları titreyen ellerinden tanımak mümkündür...
ataç ikon Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
32 yorum
Canan (@cnnhni)
Zweig hic sevmem ,tek bir kitabini okudum simdiye kadar ve daha da okumam 🧐🧐begenim kara kasina kara gözune @rabiaa hocam😍
22.03.19 beğen 6 cevap
Sojen (@sojen)
Ben sadece santrancı okumuşum zweig'den. 8 yıl önceydi sanırım. Beğenmiştim de. Fakat bu son süreçte o kadar popülerleşti ki.. Nereye baksam zweig... Bir huyum da şu ki, bir şey popülerleşti mi, direkt antipatimi kazanıyor.zweig ne yazık ki kazandı... Sn.@rabiaa. Gerçekten de çok benziyorsunuz. 😁 Zor çıkardım valla😊
22.03.19 beğen 1 cevap
Batuuu (@batuuu)
yazarn begemedgm bir esw
eri olmustu
22.03.19 beğen 2 cevap