up
ara

Dünya Bu Kadar

Dünya Bu Kadar Konusu ve Özeti

Dünya Bu Kadar
Dünya Bu Kadar kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yayınevi: İletişim Yayınevi
ISBN: 9789750517402
Sayfa: 196 sayfa Basım Tarihi: 2015
Radyonun sesi duyulmaz, bağ evinin ışığı görünmez olunca ara ara duyulan kesik inlemeler geldi kulaklarına. Fikret korktu. Bok vardı gecenin bu saatinde bu saçmasapan şeylere kalkışacak, hem de iki şişe büyüğü gözünün yaşına bakmadan bitirmişken. Sesi Hilmi de fark etti. "Hocam, bu hayvan inlemesi mi, birileri iş mi tutuyor yoksa bağlık arasını bulmuş da?" diye sordu. Hocam diyerek ikisini de ortalamaya çalışmıştı. "Baykuştur," dedi Koço. "Bazı baykuşlar böyle inler gibi ses çıkarır, korkmayın," Hilmi bozuldu, "Yok Üstat, korktuğumuzdan değil de, olmadık bir şeye denk gelmeyelim şimdi gece vakti. Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde ve Olduğu Kadar Güzeldik kitaplarıyla sevdiğimiz Mahir Ünsal Eriş, bu kez bir romanla, başka bir dil deniyor. Sesleri, hatıraları, tesadüfleri, yeşil ve alabildiğine geniş fındık bahçelerini, deniz kıyısını, ipince ipeksi dantelleri, pervaneleri, hasreti, haseti, heba edilmiş yılları… Kör kuyuları, bir nakkaş gibi birbirine teyelleyerek hikâyeleri, ay karanlığını, defineleri, haritaları işliyor; yavaş yavaş anlatıyor üstelik, gülerek kıkırdayarak, kıpır kıpır… Uzakta, bozkırın ortasında, bir kayısı bahçesinde birileri kafa çekip, tütün sarıyor… Dünya Bu Kadar, çarpa çarpa geceye ışıl ışıl hikâyeler bırakıyor. Yeni roman, işte gökyüzü…
Evren Erarslan

Evren Erarslan

@evrenerarslan

Mahir Ünsal Eriş'in çok iyi bir yazar olduğu konusunda önce bir anlaşalım. Kullandığı dil, attığı tweetleri ( deyimlerin ve kelimelerin doğru kullanımlarını gösterme) doğrular nitelikte. Çok içten ve güzel iki öykü kitabı çıkmış, her şey iyi gidiyor. Sonra hikayeden romana yumuşak geçiş bir eser çıkıyor. O da bu kitap.

20'den fazla karakter ile yaratılmış bir dünya var ve bu dünyanın küçük olduğunu anlatılmak isteniyor (kitap isminden de anlaşılacağı üzere).

Gelelim şimdi benim hissettiğim artılara ve eksilere.

Artıları : Hikayeciliğin getirdiği kısa sürede karakteri sevdirme durumunu yaratabilmiş. Karakterlerin bir kaçı şahsına münhasır. Turan bey, Bahtışen, Güneş karakterleri akılda kalacak cinsten. Kişiler arasındaki geçişler de gerçekten dişe dokunur şekilde.

Eksileri : Karakterleri not aldım okurken, nasıl olsa hikayelerin birleşeceği belliydi diyerekten ama bir kaç ana durum, bir kaç yan durum harici karakterlerin çoğunluğu çöp oldu. Yirmi küsur karakterden 3-4 tanesi tam anlamıyla bir birleşim yaşadı. Peki, güzel. Belki çember gibi düşünüp belli bir yerden bağlamak istemiş olabilir yazar, ancak çemberin başı sonu belli değil, o kadar dağıldı ki karakterlerin gelişimi, yani yatay dikey 3-4 kademe sonra zaten hangi yüzyıldasınız, kim kimin neyi unutuluyor.

Sonuç : Şahsi kanaatim, 500 sayfada toparlanabilecek bir kitap 200 sayfa olunca belli karışıklıklara mahal vermiş. Buna rağmen yazarın güçlü dili okumaya hiçbir engel oluşturmuyor. Türe meraklıysanız göz atmanızı dilerim, ancak yazarı ilk defa okuyacaklar bu kitabından başlamamalı.
ataç ikon Dünya Bu Kadar
kitaba 7 verdi
0 yorum
Dilek Öz

Dilek Öz

@lostris

Kitabı ilk adığımda kapak tasarımını itici bulmuştum, büyük bir ön yargı ile başladım. Mahir Ünsal Eriş'le tanışmam da bu kitap sayesinde oldu. Kitabı bitirip kapattığımda, içindeki öyküyü bu kadar yansıtan bir kitap adı ve kapak tasarımını uzun zamandır görmediğimi fark ettim.

Olay döngüsü oldukça vasat olmasına rağmen, kurgusu oldukça başarılıydı. Her bölümde anlatılan karakterin kendi öyküsü, tam bir "yaşanmışlık" havası veriyor kitaba. Öykülerdeki yan karakterler, ilerleyen sayfaların ana karakteri olarak karşınıza çıkıyor, ve bu döngü kitap boyunca hiç değişmiyor. Karakter bolluğu farklı ve hikayeler, ilk başta kafa karışıklığına yol açsa da(karakter haritası çizerek okumak en kolayı), konu ilerledikçe yabancılaşan karakterleri içselleştiriyor.

Türkiye'nin geçmişi hakkındaki detaylar lezzet katmış kitaba. Siyasi eylemlerden, depremlere, savaşa, bağ-bahçeden, define haritalarına farklı konular, farklı hayatlar, yanıbaşınızda yaşanıyormuşcasına yakın ve sıradan bir dille anlatılmış.

Dili sade ve akıcı olmasına rağmen garip bir yoğunluk var kitapta. Bir an dalıp okuduğunuzu kaçırırsanız, zircir kırılıyor...
ataç ikon Dünya Bu Kadar
kitaba 8 verdi
0 yorum
birnevi notdefteri

birnevi notdefteri

@notdefteri

Başta o kadar karakterden korksam ve bağlantıları hatırlamakta zorlansam da -ki siz yine de kağıt kalem alıp bir karakter haritası çizin yoksa kitap ilerledikçe kişileri ve olayları karıştırabiliyorsunuz- sonrasında ''burası dünya yahu/ burası bu kadar işte'' kayısı çekirdeği kadar bir yer dedirtiyor.. Bir ikindi kahvaltısı yapacak sıra gelemeyen Güneş'e hayıflandırıp üzerimize beyaz bir hırka konduruyor..
ataç ikon Dünya Bu Kadar
kitaba 8 verdi
0 yorum
Kalemistik

Kalemistik

@kalemistik

Hikayeden hikayeye atlama fikrini hiç sevmedim. İnsan konsantre olamıyor. Sanki, "Ben roman yazamam; romanımsı öykülerle işi kotarayım," derdi vardı bu kitapta. Beğenmedim. Halbuki öykü kitapları ne kadar samimi ve ustaca yazılmış Mahir Ünsal Eriş'in.

Vesselam...
ataç ikon Dünya Bu Kadar
kitaba 4 verdi
0 yorum
Gülden Balcı

Gülden Balcı

@melekimsi

Daha önce hikayeleri ile sevdiğimiz Mahir Ünsal Eriş'i, romanıyla bir başka seviyoruz. Kitabı bitirip "vay anasını, dünya bu kadar" diyor muyuz? Evet, diyoruz.
ataç ikon Dünya Bu Kadar
kitaba 10 verdi
0 yorum

Dünya Bu Kadar - S41

Bu lafları aleni alkışlar, derinlikli görünen yüzeysel sözlerin arkasına saklanmış biatler, goygoylar izledi. Elbette bu çaba dikkatlerden kaçmadı ve ilgi çekmeyi başardı. Önünde büyük kapılar açıldı denemez ama işler yoluna girmeye başladı ufak ufak.
Yasmin Şahin tarafından eklenmiştir.
Selen Yüksel

Selen Yüksel

@istasyonsarkilari

Her şey, yaş betona yazılmış yazılar gibi kalakalıyordu yaşadıkça, hiç düzeltilemiyor, silinemiyordu, yapı yıkılmadıkça.
ataç ikon Dünya Bu Kadar
kitaba 6 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Şansım

Şansım

@umarsizgunce

Yaşa, işe, güce, itibara en ufak hürmeti olmayan bu acıya aşk acısı diyorlar.
Kim olursan ol, seni sakladığın yerde er ya da geç buluyor, gelip göğüs kafesini ateşle sıvazlıyor ve sen içeride kapkara kurum tutuyorsun.
Ağzını açsan, alevler püskürecekmişsin gibi, ciğerlerine damla damla kurşun eritiyorlarmış gibi.
Kolay kolay geçmiyor, geçtiğinde de sen geçmiş olduğunu fark bile etmiyorsun.
Yağmurlu havalarda sızlayan eski bir kırık gibi sızlayıp duruyor, kendini hatırlatıyor.
Bir tadı, bir kokusu, bir eti var hatta, bir kütlesi; gelip göğüsüne oturmasından belli.
Kokusunu, kütlesini hesap edemiyorum ama tadı varsa bence o genizde kalmış greyfurt tadını andırıyordur.
Çok sevdiğin bir şeye benzeyen, ama o olmadığını da bal gibi bildiğin bir tat; acı, buruk, portakala benzeyecek neredeyse, değil ama işte.
Hani kelime çok havalı olmasa, ’ kekre ’ diyeceğim.
İstediğin kadar yutkun, üstüne istediğini ye, iç; geçmiyor, genzinden aşağı yuvarlanıp gitmiyor.
Ne yediğinden anlıyorsun ne içtiğinde.
Allah belasını versin.
ataç ikon Dünya Bu Kadar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Şansım

Şansım

@umarsizgunce

Çünkü aşk, gözünde büyütmekti.
ataç ikon Dünya Bu Kadar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Şansım

Şansım

@umarsizgunce

Hele ki masada yan yana düştükleri toplantı günlerinde kavruk teninden yayılan kokusu başını döndürürdü.
Onca sigara kokusu arasından bile incelikle seçebildiği bu kokuyu kimseye belli etmemeye çalışarak solur,
İnsanın kokuları hala bir yere kaydedemiyor oluşuna lanet ederdi.
ataç ikon Dünya Bu Kadar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Şansım

Şansım

@umarsizgunce

Her hayat, birdenbire bambaşka yöne akmasını sağlayacak kırılma anları saklar.
ataç ikon Dünya Bu Kadar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
1130
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...